Yazılımcılar ARGE'yi tartıştı

Cenk Yapıcı

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) tarafından 28 Mayıs tarihinde İTÜ Maslak Yerleşkesi Arı 2 Teknokent Binası'nda düzenlenen “Yazılım geliştirme ve ARGE'de ne durumdayız?” konulu seminerde ARGE Kanunu ve TÜBİTAK destekleri konusunda akla takılan pek çok soruya yanıt arandı. YASAD'ın düzenlediği bilgilendirme toplantısının açılış konuşmasını Yazılım Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülara Tırpançeker yaptı.
YASAD'ın hedefleri hakkında bilgiler veren Tırpançeker, yazılım sektörünün Türkiye'de henüz hak ettiği yerlere gelmesi için büyük gayret gösterdiklerini dile getirerek başladığı konuşmasında, kısa vadede Türkiye'nin yazılım ihtiyacının tamamına yakınının yerel olarak üretilen kaynaklardan karşılanması, yenilik ve yaratıcılığın teşvik edilmesi, kurumsallaşma, kalite ve rekabet gücünün arttırılması, 2015 yılında en az iki milyar Dolar yazılım ihracatı yapılabilmesi için, orta vadede ise, üye şirketlerin küresel şirketler haline gelmesi için ve küresel şirketler ile ülkemiz yararına işbirliği geliştirmek ve 2023'te ülkemizin ihracatçı sektörleri içinde ilk 5'e girmek için sürekli çalışma amacında olduklarını kaydetti. 2006 yılında büyüklüğü 650 milyon Dolar yazılım sektörünün 2007 yılında 738 milyon Dolar'a yükseldiğini belirten Tırpançeken, Türkiye'nin yazılım konusunda güçlenmesi için devlet desteğinin önemli olduğunu ve ulusal yazılım politikaları doğrultusunda ARGE çalışmalarına daha fazla ödenek ve kaynak ayrılması gerektiğini vurguladı.
Yazılım ürünlerinin tüm iş sektörlerine en yüksek katma değerin, verimliliğin, istihdamın ve üretkenliğin sağladığını belirten Tırpançeker, Türkiye'nin bilişim teknolojileri harcamalarının yüzde 70'e yakın oranının halen donanımsal olduğunu ancak yazılıma ayrılan kısmın da giderek arttığına işaret etti. Türkiye'de yazılım konusunda yapılacak isabetli ARGE yatırımlarının kısa zaman içinde olumlu sonuçlar vermesi için her türlü ortamın hazır olduğunu ifade eden Gülara Tırpançeker şöyle devam etti: “Verilecek eğitimler, ARGE konusunda yapılacak düzenlemeler ve teşvikler sayesinde Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi konum, genç nüfus gerçek bir avantaja dönüştürülerek başarı sağlanabilecektir. Bilindiği üzere Hindistan ve İrlanda gibi ülkeler sahip oldukları iş gücünü olumlu yönde kullanarak ve doğru stratejileri uygulayarak dış pazarlı büyüme oranlarında dünya lideri konumundalar. Brezilya ve Çin gibi ülkeler de iç pazar odaklı büyüme gerçekleştiren ülkelerin başında yer alıyor. Kendi stratejimizi geliştirerek ve diğer ülkelerin de yazılım konusunda büyüme sağladıkları faktörleri inceleyerek kendimize özgü modeller oluşturabilir ve hem iç pazar hem de dış pazar odaklı eş zamanlı büyüme kaydedebiliriz.”
Seminer'de “Sanayi'de ARGE destekleri” konulu açıklayıcı bir sunum yapan TÜBİTAK'a bağlı Bilişim Teknolojileri Grubu Grup Yürütme Komitesi Sekreteri Ercan Orhan TEYDEB'in (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) amaçlarından bahsederek söze başladı. Türkiye'nin kalkınma perspektifinin ekonominin bilgiye dayalı olmasını zorlamakta, dolayısıyla ARGE projelerinin desteklenmesinin daha da önemli bir aldığını belirten Orhan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin stratejik hedefiyle de uyumlu olarak, ARGE faaliyetleri ve desteklerinin ülke refahını artırmaya odaklanarak daha etkili olması için 2004 sonlarından başlayarak bir dizi önlem ürettiğini ve 2010 yılına kadar ARGE harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) oranını %2'ye yükseltmeyi hedefleyen bir strateji oluşturduğunu ifade etti. ARGE'ye ayrılan kaynağın artırılmasının yanısıra, sanayi kuruluşlarının toplam ARGE harcamalarındaki payının çoğunluğu oluşturması ulusal bir hedef olduğunu söyleyen Orhan, 2010'da ARGE harcamalarının GSYİH'ye oranının %2 ve özel sektörün ARGE harcamalarındaki payının %50 olması, diğer bilim-teknoloji destek programlarıyla birlikte TÜBİTAK tarafından yürütülen programların da hedefi olduğunu açıkladı.
Desteklenen ARGE çalışmalarının kabul görme aşamaları hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler veren Orhan şunları belirtti: “Doğru kavramlarla geliştirilmiş, teknik ve ekonomik konuda yapılabilirlik etüdü yapılmış, laboratuar ortamında tasarım geçiş süreci tamamlanmış, pilot tesisi kurulmuş, prototipi üretilmiş, deneme üretimi gerçekleştirilmiş ve satış sonrası ürün tasarımından kaynaklanan sorunlarının yok edilmesi için gerekli ortamın sağlanmış olduğu bir proje, ARGE aşamasını eksiksiz ve başarılı şekilde uygulanmış bir projedir.”
Projelerin değerlendirme aşamalarında birçok kıstası göz önüne aldıklarını belirten Orhan, proje için mevzuatta belirlenen konuların eksiksiz şekilde tamamlanmasının, başvuru sürecinin başlaması ve hakem, uzman ve TEYDEB değerlendirmesinden geçilmesinden sonra ARGE desteği almak isteyen kurum veya kuruluşların projelerinde dikkat etmesi gereken değerlendirme boyutlarını şu şekilde açıkladı: “Projenin ARGE içeriğinin teknolojik düzeyinin ve yenilikçilik yönünün örneklere dayandırılarak ve çok iyi açıklanarak sunulması gerekiyor. Projenin kaça mal olacağı ve ne kadar sürede, kaç çalışan ile bitirileceği kesin şekilde belirtilmelidir. Bu tür kıstaslarda eksik yönü olduğu saptanan hiçbir proje değerlendirmeye layık görülmüyor.
Toplantının son oturumunda, ARGE ve yenilik faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanunun çıkarılma amacı üzerine konuşulduktan sonra, kanun içeriğindeki kavramlar hakkında detaylı bilgi verildi. Ayrıca, kanun ile yapılan düzenlemeler maddeler halinde anlatıldı; kanun kapsamında ARGE indirimi, gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi desteği, damga vergisi istisnası ve teknolojik girişim sermayesi desteği gibi teşvik ve destekler sağlandığı belirtildi. KOBİ'lerin TEYDEB, TTGV, AB FP7, EUREKA gibi programlar kapsamında ARGE ve yenilik projeleri yapmaları, büyük ölçekli işletmelerin ARGE merkezi kurmaları, rekabet öncesi işbirliği projeleri, şirket kurma teşviki, uzun vadeli ARGE projeleri geliştirme teşviki gibi konularda kanun ile önemli fırsatlar yaratıldığı ifade edildi. 01.04.2008 - 31.12.2024 tarihleri arasında geçerli olacak kanun içeriğinde değişiklik talep edilecek konular (özellikle yazılımla ilgili olarak) ile değişikliğin nasıl yapılması gerektiği gerekçeleri ile aktarıldı.

ARGE desteği
Yeni ürün üretilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi, maliyet düşürücü ve standart yükseltici yeni tekniklerin geliştirilmesi ve yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesine fayda sağlayan ARGE çalışmalarına destek için sektör ve büyüklüğüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan ülkemizde yerleşik tüm kuruluşlar başvurabiliyor.
Sanayi programında, ARGE proje giderleri toplamının en fazla %60'ı harcama yapıldıktan sonra hibe şeklinde destek olarak en fazla 36 ay boyunca destekleniyor. KOBİ ARGE Başlangıç Destek Programı'nda, daha önce TÜBİTAK'a proje başvurusunda bulunmamış veya TÜBİTAK'tan en fazla bir kez destek almış KOBİ statüsündeki kuruluşlar programa sunulan projelerin bütçelerinin 400.000 YTL'lik kısmı destek kapsamında. Uygun bulunan proje giderleri toplamının %75'i 18 ay boyunca desteklenmekte. 
Teknoloji ve Yenilik Odaklı Girişimleri Destekleme Programı ile de genç girişimcilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerine dayanan, nitelikli istihdam yaratma ve rekabet gücü potansiyeli yüksek iş kurma girişimlerinin desteklenmesi amaçlanmakta. Üniversitelerin örgün öğrenim veren, herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenciler, yüksek lisans veya doktora öğrencileri, l isans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok 5 yıl önce almış kişiler 12 ay boyunca destek alabiliyorlar. Desteklenmesine karar verilen projelerin giderlerine geri ödemesiz (hibe) destek sağlanmakta olup, destekleme oranı %75 ve bir proje için ödenebilecek destek üst limiti 100.000 YTL.
Verilen mali desteğin kullanılacağı mecralar; personel giderleri, proje personeline ait seyahat giderleri, alet, teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri, malzeme ve sarf giderleri, yurt içi danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alım giderleri, proje çıktısı ürün ile ilgili olarak Türk Patent Enstitüsü'nden alınacak patent tescili, faydalı model tescili ve endüstriyel tasarım tescil giderleri, iletişim giderleri (İnternet ve sabit telefon giderleri), ofis ve işlik kira giderleri ile ofis ve işliğe ait su, elektrik, ısıtma giderleri, yeminli mali müşavir ücretleri şeklinde sıralanıyor.
Bireysel olarak yapılan başvuruların ardından, girişimcinin destek kararını takip eden üç ay içerisinde firma kurup faaliyete geçmesi bekleniyor. Girişim Planı doğrultusunda belirlenen dönemlere ait ödemeler, dönem başında, harcamalardan önce teminat karşılığında firmaya ödeniyor. Firma dönem sonunda hazırlayacağı ilerleme raporu ve harcama belgeleri ile bir sonraki dönemin ödemesini almaya hak kazanırken, destek ödemesi firma isteğine bağlı olarak dönem sonunda, harcamalar gerçekleştirildikten sonra da yapılabiliyor.

YASAD
Türkiye'de yazılım üreten kişi ve kuruluşların çıkarlarını korumak amacıyla kurulan Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD), kısa vadede Türkiye'nin yazılım ihtiyacının tamamına yakınının yerel olarak üretilen kaynaklardan karşılanması, yenilik ve yaratıcılığın teşvik edilmesi, kurumsallaşma, kalite ve rekabet gücünün artırılması, 2015 yılında en az 1 milyar Dolar'lık yazılım ihracatı yapılabilmesi; orta vadede ise üye şirketlerinin küresel şirketler haline gelmesi, küresel şirketlerle işbirliği ve sinerji geliştirilmesi, yazılımın 2023'te Türkiye'nin ihracatçı sektörleri içinde ilk 5'e girmesi için çalışmalarını sürdürmekte.