Telekom'da kamu yansımaları

TÜRKSAT 3A uzaya yerleşti

Yeni haberleşme uydusu TÜRKSAT 3A, Fransız Guyanası'ndan uzaya fırlatıldı.
Avrupa, Türkiye'nin tamamı ve Asya'yı kapsama altına alan TÜRKSAT 3A, Türkiye ile birlikte Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Çin'e kadar uzanan geniş bir kapsama alanında, televizyon yayıncılığı ile birlikte İnternet, ses ve veri aktarımları için kullanılacak.
TÜRKSAT 3A, TÜRKSAT 1C Uydusu'nun bütün trafiğini ve yükünü alacak. Farklı bir yörüngede, farklı bir şekilde işletilecek olan 1C Uydusu televizyonların ilave veri aktarımı taleplerinin yerine getirilmesinde kullanılacak.
Doğu ve Batı kapsama alanları arasında doğrudan anahtarlanabilme özelliğine sahip olan TÜRKSAT 3A, bu özelliği ile kapsama alanı içerisinde dünyanın herhangi bir bölgesinden verilen bir yayının, dünyanın başka bir bölgesine aktarımını gerçekleştirebilecek.
TÜRKSAT 3A, 1296 megahertzlik pazarlanabilir kapasiteye sahip. Bu kapasite, TÜRKSAT 1C uydusunun yaklaşık iki katı büyüklükte. TÜRKSAT 3A'nın, bu kapasitesi ile ortalama 200 yeni televizyon kanalı yayın yapabilecek.
TÜRKSAT 3A'nın 42 derece Doğu yörüngesinde devreye girmesiyle mevcut televizyon, radyo ve VSAT aktarımları çok yüksek hız ve kalitede gerçekleştirilebilecek.
TÜRKSAT 3A, ülkemizin bilişim ve haberleşme teknolojilerine ve yayıncılık sektörüne çok önemli bir katkı sağlayacağı belirtilirken, TÜRKSAT 3A'nın bugüne kadar uzaya gönderilen en büyük kapasiteli ve en gelişmiş uydu olduğu bildirildi. Uydunun yapımı sırasında ve projelendirme süresince Türkiye'den 25'in üzerinde mühendis görev aldı.
Fırlatmadan 27 dakika sonra İngiliz Askeri uydusu SKYNET 5A, 31 dakika sonra ise TÜRKSAT 3A roketten ayrıldı. TÜRKSAT 3A uydusu 10 gün süren bir yolculuğun ardından “42 derece Doğu” yörüngesine yerleşti. Uydunun kontrolü Gölbaşı Uydu Yer İstasyonu'na devredildi. TÜRKSAT 3A'nın uydu manevra ömrü 20 yıl. (2,8x2,3x1,8) metre boyutlarında olan uydunun kanat açıklığı ise 30 metre . TÜRKSAT 3A uydusunda diğer uydularda olmayan “yıldız izleme” özelliğinin bulunuyor. Diğer uydular güneşe ve dünyaya bakarak yerini hesaplarken, TÜRKSAT 3A uydusu ise yıldızları izleyerek yerini hesaplıyor.
Üretimi için ilk resmi girişim 2005 yılı Nisan ayında başlatılan TÜRKSAT 3A, 200 milyon Dolar'a mal oldu.
Yeni uydunun tasarım, sistem bütünleştirilmesi ve test aşamalarına paralel şekilde yürütülen teknoloji transferi ve eğitim projesinde 22 Türk mühendis de görev aldı. Böylece, bundan sonra TÜRKSAT için üretilecek uyduların Türk mühendislerce tasarlanabilmesi yolunda, ilk ve en önemli adım atılmış oldu.

Fırlatma 3 kez ertelendi
Türksat 3A, Fransız Guyanası'nda son aylarda yaşanan olumsuz hava şartları nedeniyle önceden planlanan 21 Aralık 2007, 9 Mart 2008 ve 31 Mayıs 2008 tarihlerinde fırlatılamadı. Türksat 3A öncesinde fırlatılması planlanan uyduların fırlatılmasında gecikme yaşandı. Türksat 3A'nın tasarımına 10 Şubat 2006'da başlandı. Fransa'daki Thales Alenia Space tesislerinde üretildi. Çin'den Grönland'a kadar Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika bölgesine hizmet verebiliyor. 400 TV kanalını destekliyor. 4 Gbit veri transfer kapasitesi bulunuyor.
Uydu alanındaki en son teknolojiler olan yüksek düzeyde anahtarlama ve Star Tacker gibi teknolojilere sahip. Ömrü 20 yıl.
Öte yandan, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.'nin, yüzde 75 oranında hissedarı olduğu Eurasiasat S.A.M.'daki Thales Alenia Space France firmasına ait yüzde 25 oranındaki hisselerin tamamını devralmasına ilişkin ekli karar 27 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

Mobil yaşam olguları
Mobil Yaşam Konferansı 15-19 Eylül 2008 tarihinde Antalya'da Sheraton Voyager Otel'de yapılacak.
Mobil teknolojilerin yaşamımız üzerindeki etkilerini keşfe çıkalım; mobil teknolojilerin yaşamımız üzerindeki etkilerinin herkes farkında. Bu etkiler, kişisel ilişkilerimizden, toplumla etkileşimimize, kamu sektörünün transformasyonundan, ekonomik gelişimin dinamiklerine kadar pek çok alana uzanıyor.
Mobil Yaşam konferansları ve sergileri, mobil devrimin ve sosyal yaşamın şekillenmesinde rol almak ya da izlemek isteyen kurumlar ve profesyoneller için en önemli etkinlikler. Bu etkinlikler, profesyonellere, kamu kurumlarına ve araştırmacılara, hedeflerine ulaşabilmek üzere, sosyal mobil devrimin ufuklarını keşfetme ve bilgilenme olanakları sağlıyor.
Türkiye'de Mobil Devlet Projeleri'nin önünü açmak ve yapılanları duyurmak; dünyadaki örnekler ile Türkiye'deki örnekleri karşılaştırmak, sektördeki ilgililer ile beraber olabilmek ve fikir alışverişinde bulunabilmek amacı ile Türkiye'den ilgili işletmeci ve burumlar bu etkinliklerde yer alıyor. Bu etkinlikler hakkında daha fazla bilgilenmek ve katılım için
 (www.mgovernment.org/events/) ve (mlife@mgovernment.org) adresine başvurulabilir.

Türkçe Karakter kullanımında ithalatçı ve üreticilere tanınan süre uzatıldı
Kısa mesajlarda Türkçe Karakter kullanımı konusunda ithalatçı ve üreticilere tanınan süre 31 Aralık 2008 tarihine kadar uzatıldı. Daha önce bu süre 1 Temmuz 2008 olarak belirlenmişti.
Kısa mesajlarda ç, ş, Ş, ğ, Ğ, İ ve ı harflerinin kullanılması durumunda bir mesajda yer alabilecek maksimum karakter sayısının düşmesi ve bunun sonucunda söz konusu karakterleri içeren mesajların bölünerek birden fazla mesaj olarak ücretlendirilmesi problemi, 18.07.2007 tarih ve 402 sayılı Kurul Kararı çerçevesinde Telekomünikasyon Kurumu koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda çözüme kavuşturuldu.
Problemin çözümü amacıyla alınması gereken önlem ve faaliyetlerin tanımlandığı
Kurul Kararı'nda şöyle denilmişti:
- İşletmecilerin mevcut cihazlar için 160 karakterden az olan ve Türkçe karakterler içeren bir kısa mesajın birden fazla mesaj olarak ücretlendirilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almaları,
- Cihaz üreticileri ve ithalatçılarının ülkemiz piyasasına sunacakları cihazların Türkçe karakterleri desteklemelerini sağlamak üzere gerekli değişiklikleri yapmaları,
- Sorunun nihai olarak çözülmesi amacıyla Türkçe karakterlerin uluslararası standartlara girmesi için gerekli çalışmaların Kurumuz ve ilgili tarafların işbirliği ile yürütülmesi hususlarına yer verilmiştir.

Üçüncü Nesil Ortaklık Projesi Türkçe karakterleri destekliyor
Kurul Kararı gereğince yürütülen çalışmalar sonucunda GSM işletmecileri ve Türk
Telekomünikasyon A.Ş. tarafından yeni kısa mesaj ücretlendirme sistemleri faaliyete geçirildi. Böylece kısa mesajlarında Türkçe karakter kullanmaları nedeniyle fazla ücret ödemek zorunda kalan tüketicilerin yaşadığı haksız mağduriyet mevcut durum itibariyle giderildi. Ayrıca tüketici memnuniyetinin yanısıra, işletmeciler ve diğer sektör aktörlerinin de ihtiyaçları dikkate alınarak, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü
Üçüncü Nesil Ortaklık Projesi grubu nezdinde yürütülen çalışmalar sonucunda 3GPP TS 23.038 ve 3GPP TS 23.040 standartları Türkçe karakterleri destekleyecek şekilde güncellendi ve (http://www.3gpp.org/ftp/Specs/latest/) adresinde yayımlandı. Söz konusu standart değişikliği ile Türkçe karakterlerin desteklenmesi yalnızca ülkemiz piyasasına arz edilecek cihazlar için değil üretilen tüm cihazlar için bir standart gerekliliği haline geldi. İlgili standartların 20.03.2008 tarihinde yayımlanması ve üreticilerin bu standartlara uygun cihazlar üretmek amacıyla yapacakları çalışmaların alacağı zaman dikkate alınarak, üretici ve ithalatçılara ürünlerini söz konusu standartlara uygun hale getirebilmeleri için 18.07.2007
Kurul Kararı ile 01.07.2008 tarihine kadar tanınan süre 21.05.2008 tarih ve 308 sayılı Kurul
Kararı ile 31.12.2008 tarihine kadar uzatıldı.

Aboneler şikayet ediyordu
Kısa Mesaj Hizmeti (SMS) kapsamında yazılan ve Türkçe harfler içeren bazı mesajların birden fazla mesaja bölünerek iletilmesi, bu mesajların iki veya üç mesaj olarak ücretlendirilmesi ile sonuçlanırken, bu da abone şikâyetlerine neden oluyordu. Bu problemin, Türkçe'de yer alan bazı harflerin (ç, Ğ, ğ, İ, ı, Ş ve ş harflerinin) 7 bit esasına dayanan standart GSM alfabe setinde (SGA) yer almaması, dolayısıyla bu harfleri içeren kısa mesajlarda 16 bit esasına dayanan Unicode seti kullanılması ve bunun sonucunda da bir kısa mesaj içinde yer alabilecek karakter sayısının 160'dan 70'e düşmesinden kaynaklandığı tespit edildi.
Bu kapsamda, söz konusu probleminin çözümü amacıyla, 18.07.2007 tarih ve 2007/DK/402 No'lu Kurul Kararı'nda; GSM işletmecilerinin, GSM telefonu üretici ve ithalatçılarının gerekli tedbirleri almaları ile uluslararası standart kuruluşlarıyla, Türkçe harflerinin standartlara girmesi için gerekli çalışmaların yapılması konularına yer verildi.
Söz konusu Kurul Kararı gereğince; GSM işletmecileri, Türk Telekomünikasyon A.Ş., üreticiler, ithalatçılar, sivil toplum kuruluşları, yazılım firmaları, Dış Ticaret Müsteşarlığı, GSMA, GSME ile toplantılar yapılmış ve konu diğer ülkelerin telekomünikasyon otoriteleri ile ETSI 3GPP çalışma grubuna aktarıldı.
GSMA uzmanları ve tüm ilgili tarafların katılımıyla 24/01/2008 tarihinde İstanbul'da bir çalıştay yapılarak, ortak bir öneri belgesi hazırlanıp, 3GPP CT1'in 51'inci toplantısında sunuldu. Söz konusu toplantıda çözümün bir ülkeye özel olması nedeniyle güçlü bir direnişle karşılaşılırken, bu nedenle öneri belgesi güncellenerek, anılan grubun 19-21 Şubat 2008 tarihleri arasında Atina'da yapılan toplantısında sunuldu.
Toplantıda Nokia ve Sony Ericsson'un alternatif önerilerinin de bulunması nedeniyle, Telekomünikasyon Kurumu personelinin de dahil olduğu bir çalışma grubu oluşturuldu ve tek bir öneri belgesi hazırlandı. Söz konusu öneri toplantı sonucunda kabul edilerek, nihai kararın verilmesi için Meksika'da 04-13 Mart 2008 tarihlerinde yapılan 3GPP Genel Kurul toplantısı gündemine alındı. Genel Kurulda nihai öneri belgesi 07 Mart 2008 tarihi itibariyle onaylandı.
Bu nihai öneri belgesinin imzalanmasıyla, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü'nün Üçüncü Nesil Ortaklık Projesi (ETSI 3GPP) grubu tarafından, Türkçe karakterlerin tamamını içeren çözüme yönelik iki mekanizma (single shift ve locking shift) 3GPP TS 23.038 ve 3GPP TS 040 standartlarının yeni versiyonlarında 20.03.2008 tarihinde yayımlandı.

Eski ve yeni cihazlar arasında uyumu sağlandı
Standardın yeni versiyonunda eski ve yeni cihazlar arasında uyumu sağlamak amacıyla problemin çözümüne yönelik olarak kısa ve uzun vadede uygulamak üzere iki mekanizma tanımlandı. Uluslararası düzeyde kısa mesaj uzmanları tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda mevcut teknoloji dahilinde tüm ülkelere hitap eden en uygun çözüm yöntemi olarak belirlenen bu mekanizmalardan ilki olan single shift mekanizması aracılığı ile Standart GSM alfabesinde yer almayan Türkçe karakterlerin kullanıldığı mesajların Unicode sistemi ile kodlanması, dolayısıyla maksimum karakter sayısının ç, Ğ, ğ, İ, ı, Ş ve ş karakterlerinden herhangi birinin tek bir defa kullanılması halinde bile 70'e düşmesi önlenecek.
Mesajlarda 155 karakterden başlamak üzere ç, Ğ, ğ, İ, ı, Ş ve ş karakterlerinin her biri için iki karakter kullanılacak. Bu durumda söz konusu harflerin kullanım oranının yüzde 10 olduğu dikkate alınarak ortalama 140 karakter uzunluğunda mesajların yazılmasına imkân tanınacak. Buna ilave olarak, yeni standartta usul ve esasları belirlenmiş ve üretime yansıtılacak olan Locking shift mekanizmasının Kurum tarafından ileride belirlenecek bir tarihte aktive edilmesi ile de, bir mesajda yer alabilecek maksimum karakter sayısı 155 karakterde sabit olacak.
Mesaj uzunluğunda 5 karakterlik bir azalma söz konusu olup; bu durum sadece Türkçe karakterler için değil, standart GSM alfabesinde yer almayan karakterlere sahip tüm diller için geçerli.
Bu çerçevede de GSM telefonu üreticileri, standartların yeni sürümlerini üretimlerine yansıtmak için çalışmalara başladılar. Böylece ülkemiz kendi sorununu çözerken diğer ülkelerin sorunlarının da aynı öneri paketi içerisinde çözülmesini sağladı.
Diğer taraftan ilgili Kurul Kararı çerçevesinde mevcut durumda piyasada yer alan ve yeni standardın yürürlüğe girmesinden önce üretilmiş olan cihazlarda Türkçe karakter içeren ve 160 karakterden az olan mesajların tek bir mesaj olarak ücretlendirilmesinin sağlanması amacıyla işletmeciler tarafından ücretlendirme sistemleri üzerinde yürütülen çalışmalar, GSM işletmecileri tarafından tamamlanarak devreye alındı. Mevcut cihazlardaki sorunlar, bu şekilde çözülüyor.

GSM 900 MHz ilave frekansı ihalesi yapıldı
Telekomünikasyon Kurumunca, mevcut GSM 900 (890–915/935–960) MHz frekans bantının yeniden organize edilmesi sonucu boşalan frekans kanalları ile halihazırda herhangi bir GSM
İşletmecisi tarafından kullanılmayan frekans kanallarının ardışık 5'er kanal halinde üç ayrı
“Frekans Bandı” (A, B, C) olarak GSM işletmecilerine “GSM İmtiyaz Sözleşmesi” süresince
“İhale” yoluyla ilave olarak tahsis edilmesi amacıyla, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihaleye çıkıldı. “GSM 900 İlave Frekans Bandı İhalesi” 20 Haziran 2008 tarihinde yapıldı.
İhalelere ayrı ayrı olmak üzere Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., Vodafone
Telekomünikasyon A.Ş. ve Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından teklif verildi.
A Frekans Bandı ihalesini Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (281.000 YTL),
B Frekans Bandı ihalesini Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (130.000 YTL ),
C Frekans Bandı ihalesini ise Avea İletişim Hizmetleri A.Ş (128.000 YTL) kazandı.

Telekomünikasyon Kurumu “Bilgi kirlenmesi yaşanıyor”
Telekomünikasyon Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı son günlerde telekulak konusuyla ilgili olarak bir bilgi kirlenmesi yaşandığını belirtti. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:
1-Basın organlarında yayınlanan “Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan talep üzerine 5190 sayılı Yasa ile görevli Ankara Ağır Ceza Mahkemesi hakimliği tarafından verilen yurt çapındaki görüşme bilgilerinin TİB üzerinden alınmasına ilişkin” kararla ilgili haberler, tüm vatandaşlarımızın dinlenmesine olanak sağladığı şekilde anlaşılmaya müsaittir. Halbuki bu tür kararlar, iletişimin dinlenmesi işlemleri ile ilgili olmayıp, herhangi bir içerik (ses, kısa mesaj içerikleri) ihtiva etmeyen, ilgili kurumların sinyal bilgilerini değerlendirebilmesine ve istihbarat analizi yapmalarına esas olacak görüşme bilgileridir. Bu tür kararların sadece Emniyet Genel Müdürlüğü'nce değil, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından da aynı mahkemeden üçer aylık periyotlarla alındığı bilinmektedir.
Açıklıkla vurgulamak gerekir ki, ülke çapındaki tüm iletişimin dinlenmesi kesinlikle sözkonusu değildir.
2-Mevzuatımıza göre, Sabit ve GSM telefon işletmecilerinin, abonelerinin kendi konuşmalarına ait ücretlendirmeye esas fatura taleplerine cevap verebilecekleri, bunun dışında “İletişimin içeriğine müdahale etmeden haberleşme araçlarının diğer haberleşme araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri” kapsayan iletişimin tespiti anlamında herhangi bir belge düzenleyemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
3-Son günlerde kamuoyunun gündeminde olan bir konu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma ile ilgili olarak, 30.05.2008 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığımızdan bir Turkcell numarasına ilişkin iletişimin tespiti talebinde bulunulmuş, aynı gün Başkanlığımızca düzenlenen belge Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na (ilgili Soruşturma Savcısına) elden teslim edilmiştir.

Turkcell: “Şebeke içi tarifeler, en düşük ara bağlantı ücretinin altında kalmasın”
Turkcell, Danıştay'ın, Telekomünikasyon Kurulu kararının, şebeke içi tarifelerin en düşük ara bağlantı ücretinin altında kalmamasının sağlanmasına dair bölümünün yürütmesini durdurduğunu açıkladı.
Turkcell'den Borsa'ya yapılan açıklamada, 18 Aralık 2007 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında, Telekomünikasyon Kurulunun aldığı bir kararla, tüm operatörlerin şebeke içi tarifelerinin tabi olduğu azami fiyat tarifesini düşürdüğünü ve sadece Turkcell'in şebeke içi tarifelerinin uygulanmakta olan en düşük ara bağlantı ücretinin altında kalmamasının sağlanmasını talep ettiğini, bu karar hakkında şirketin yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle Danıştay nezdinde bir iptal davası açtığı hatırlatıldı.
Açıklamada, “Şirketimize tebliğ edilen kararla davayı gören Danıştay 13'üncü Dairesi, bu kararın şirketimiz şebeke içi tarifelerinin uygulanmakta olan en düşük ara bağlantı ücretinin altında kalmamasının sağlanmasına ilişkin bölümünün dava sonuna kadar yürütmesinin durdurulmasına, buna karşın aynı kararın azami fiyat tarifesine ilişkin bölümü hakkındaki yürütmenin durdurulması talebinin ise reddine karar vermiştir” denildi.

TELKODER: “AB, Türkiye'de serbestleşmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi”
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ve Avrupa Politika Araştırmaları Merkezi (CEPS) tarafından, 17 Haziran 2008 tarihinde İstanbul'da düzenlenen “Telekomünikasyon: Bilgi Toplumunun Kaldıracı” adlı konferanstan, Avrupa Birliği (AB) temsilcisi Türkiye'de serbestleşmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), AB temsilcisinin kendi söylemlerini desteklediğini duyurdu. AB yetkilisi, konferanstaki konuşmasında Türk telekomünikasyon sektöründe, 2000 yılında başlatılan ancak halen daha tam olarak sağlanamayan serbestleşmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğinin üzerinde durdu.
Türk telekomünikasyon sektöründe yaşanan sorunların ve çözüm yollarının tartışıldığı konferansa, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Telekomünikasyon Kurumu (TK) Başkanı Tayfun Acarer, TBV Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı ve AB Temsilcisi Oliver Pascal'ın yanısıra, CEPS araştırmacıları, Avrupalı akademisyenler, işletmeci temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile sektöre ilgi duyan çok sayıda kişi katıldı.
AB temsilcisi Oliver Pascal, konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye'de serbestleşmenin ve etkin rekabet ortamının sağlanamadığını vurguladı. Pascal'a göre, rekabet ortamının tesis edilebilmesi için serbestleşmenin önündeki engeller bir an önce kaldırılmalı. Oliver Pascal'ın yapmış olduğu değerlendirmenin ana başlıkları ise şöyle;
• Şehir içi telefon hizmetleri bir an önce rekabete açılmalıdır.
• TK'nın özerk bir kurum olması gerekirken siyasi etkilere açık olması, serbestleşme sürecinde yaşanan problemlerin başında gelmektedir. Bu sebeple, etkin rekabet ortamının tesis edilmesi için TK'nın siyasi etkilerden uzak kalması sağlanmalıdır.
• TK, karar alırken daha şeffaf ve hızlı olmalıdır.
• TK, Rekabet Kurumu ile işbirliği yapmalıdır.
• Yeni işletmecilerin Türk Telekom'a ödemek zorunda oldukları arabağlantı ücretleri düşürülmeli ve Türk Telekom'un rekabeti önleyici fiyatlar belirlemesine izin verilmemelidir.
• Tesis paylaşımı yapılmalı ve yerel işletmecinin, yani Türk Telekom'un sahip olduğu yerel şebeke paylaşıma açılmalıdır.
TELKODER açıklamasını şöyle sürdürdü:
”Ortaya çıkan bu tablonun bize gösterdiği en önemli sonuç ise şudur: Gerek işletmecilerin ve gerekse başta TELKODER olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının yıllardır altını çizdiği sorunlar artık AB temsilcileri, Avrupalı bağımsız akademisyen ve araştırmacılar ile GSM telefonu işletmecileri tarafından da vurgulanmaktadır!
Ayrıca Türk telekomünikasyon sektörünün sahip olduğu yüksek potansiyelin kullanılamamakta olduğu ve 8 yıldır devam eden serbestleşme sürecinin bir türlü istenilen seviyeye gelemediği, bu kişiler tarafından da farkedilmiştir.
Bu konferanstan çıkan bir diğer önemli sonuç ise, rekabetin eksik olduğu sektörlerde, yatırımların, istihdamın ve uygun fiyatlı hizmetlerin de eksik olduğudur.”

Think.com İnternet'te öğrencileri bir araya getiriyor
• 2008 Think.com Proje Yarışması'nın ödül töreni Ankara'da yapıldı. Oracle Eğitim Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nün sponsor olduğu yarışma, öğrencilerin Think.com platformu kullanılarak toplu ve paylaşımcı öğrenme ile 21'inci yüzyıla yönelik yeteneklerinin geliştirilmesini hedefliyor.
Ödül törenine Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Muammer Yaşan Özgür, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizamettin Aktürk ve Oracle Türkiye Ankara Bölge Müdürü Cem Şatana ile Oracle yetkilileri katıldı.
• Oracle Eğitim Vakfı'nın iki teknoloji programından biri olan Think.com, öğrencilerin 21'inci yüzyılın yaşam ve iş dünyası için gerekli önemli yetenekleri geliştirmelerine yardımcı olacak şekilde proje eğitimi ve teknoloji kullanımı sağlayan bir sanal öğrenme topluluğu.
Öğrenim için, güvenli ortamda öğretmenler tarafından yönlendirme ve reklamın yer almadığı bir ortam sağlanıyor. Think.com bugün 41 ülkede 375.000'den fazla çocuk tarafından kullanılıyor.
•  Türkiye'deki ilköğretim okullarında eğitim alan öğrenciler bu yılki yarışmaya 400'den fazla proje sundular.
•  Öğrenciler dörder kişilik gruplar oluşturarak, aralarında matematik ve hoşgörünün geliştirilmesi gibi konuların da yer aldığı Web projeleri geliştirdiler. Öğrenciler seçmiş oldukları konularda, Think.com'dan yararlanarak Web sayfaları oluşturdular. Bir sonraki aşamada öğrenciler Türkiye ve tüm dünyada Think.com'u kullanan diğer öğrenci akranlarıyla fikirlerini paylaşarak proje geliştirdiler ve projeleri tartıştılar.
•  En iyi proje ödülünü, İstanbul Bahçelievler Org. Eşref Bitlis İlköğretim Okulu'nca hazırlanan “Hayatımızı Kolaylaştıran Makineler” konulu proje kazandı.
•  Her kategoride birinciliği kazanan grup üyelerine birer diz üstü bilgisayar, ikinciliği elde eden grup üyelerine ise birer i-Pod hediye edildi. Ödül kazanan öğretmenlere de birer diz üstü bilgisayar armağan edildi. “2008 Think.com Proje Yarışması” Ödül Listesi şöyle: İlköğretim 6-8
Birincilik Ödülü: İstanbul Bahçelievler Org. Eşref Bitlis İlköğretim Okulu
Öğretmen: Seyla Çelik
Konu: Hayatımızı Kolaylaştıran Makineler, Güç ve Hareket
İkincilik Ödülü: Sivas Cumhuriyet İlköğretim Okulu
Öğretmen: Kenan Sarı
Konu: Hücrelerimiz Bizimle Konuşuyor, Hücrelerin Genel Yapısı
•  İlköğretim 4-5
Birincilik Ödülü: İstanbul Mahmut Kemal İnal İlköğretim Okulu
Öğretmen: Elif Altın
Konu: Kağıt Atıklarının Geri dönüşümü
İkincilik Ödülü: Manisa Demirci Fatih İlköğretim Okulu
Öğretmen: Özlem Baştuğ
Konu: Demirci Bölgesindeki Çocuk Oyunları