Mavi ve Beyaz Nil'in buluştuğu ülke: Sudan

Fatma Ağaç

Zenginlikle, fakirliğin içi içe, yan yana, baş başa olduğu Sudan'da zıtlıklar ve çelişkiler göze çarpıyor.

Mavi Nil'le Beyaz Nil Başkent Hartum'da küçük bir ada etrafına birleşerek tek vücut halinde Mısır'a akarken, Nil'in hayat verdiği Sudan daha çok gelişmeye aç ve açık görülüyor. Hartum'un bir yakasından diğer yakasına Nil üzerine kurulmuş köprülerden geçerken hep İstanbul'u ve Boğaz'ı hatırlatıyor insana. Boğaz'da da iki köprü var burada da, Boğaz'a üçüncü köprü yapılması planlanıyor, Nil'de de üçüncü köprünün inşaatı başlamış. Sabahları trafik tıpkı İstanbul'daki gibi köprülerin her iki ucunda tıkanıyor. Ancak, ne korna sesleri duyabiliyorsunuz ne de bir telaş. İnsanlar arabaların içinde gayet rahat ve stressiz görünüyorlar. Satıcılar arabaların arasında geziniyor, yoldan geçenler istedikleri arabalara biniyor. Kadın sürücülerin çokluğu da gözden kaçmıyor...

Sudanlıların oldukça gururlu insanlar oldukları göze çarparken, işlerini ve etraflarındaki yabancı insanları çok fazla takmıyorlar. Rahat ve güler yüzlü davranıyorlar. Emir komuta zincirine pek aldırış etmiyorlar. Sudanlılar, Osmanlı döneminden gelen bağlar ve son yıllarda kurulan sıcak ilişkilerin etkisiyle Türkiye'ye ve Türklere büyük bir sempati duyuyorlar. “Türküm” dediğinizde gülücükler saçıyorlar. Bu da insanın çok hoşuna gidiyor tabi... Türkiye Sudan Büyükelçisi Ali Yakıtal ve eşi Gülden hanım gösterdikleri misafirperverlikle, büyükelçilik personeli de yakın ilgileriyle bizlere evimizde olduğumuz hissini yaşattılar.

Zenginlikle, fakirliğin içi içe, yan yana, baş başa olduğu Sudan'da zıtlıklar ve çelişkiler göze çarpıyor. Yabancı elçiliklerin bulunduğu lüks semtte yolların çok bozuk ve toz içinde olduğu görülürken, harabe bir binanın yanında çok modern ve lüks bir binaya rastlayabiliyorsunuz. Camilerin ve kiliselerin mimari yapısı ve güzelliği hemen göze çarpıyor. Nil kenarında seyreden cadde de kendinizi zengin bir tatil beldesindeymiş gibi hissediyorsuuz.

Hediyelik eşyaların satıldığı Omdurman'da ve sokak pazarlarında fakirliğin ve sefilliğin en soğuk yüzüne rastlıyorsunuz. Tekne gezisi ile de, Nil'in güzelliğine bir kez daha hayran oluyorsunuz.

Nil kenarına kurulmuş otellerin manzaraları güzel ancak hizmet kaliteleri oldukça düşük. Sadece Malezya'lıları yaptıkları otelin taşıdığı yıldızların hakkını verdiği söyleniyor.

Gelişmeye açık Sudan'a Çin, Japon ve Malezya'lıların yaptıkları katkılar gözardı edilemezken, ülke İngiliz sömürgesi olmanın da izlerini taşıyor. Nüfusun büyük bir bölümünün İngilizce konuşuyor ve tüm dünyayla rahat iletişim kuruyor olmaları; “Sömürge olmanın avantajlı yanı da varmış” düşüncesini çağrıştırıyor. Türklerin Hartum'da kurduğu modern alışveriş merkezi‘Afra' Sudanlıların yüzünü güldürüp, yaşamlarına renk getirirken, bir çok Türk işadamı da Sudan'ın kalkınmasına katkı sağlıyor. Altmışa yakın Türk firması Sudan'da faaliyet gösteriyor.

Nüfus çeşitliliği ile renkli bir ülke görünümü veren Sudan, Türkiye yüz ölçümünün iki katı geniş topraklarda 35 milyon nüfusu barındırıyor. Çatışmaların yaşadığı ve zencilerin hakim olduğu Güney Sudan'da iki kabilenin hiç bozulmadan, teknolojiye bulaşmadan ilkel yaşam biçimi sürdürdükleri belirtiliyor. Her şeyin çok pahalı olduğunun gözlendiği ülkede; bu pahalılığın herşeyin ithal edilmesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Üniversitelerinde oldukça iyi bir eğitim verdiği ve üniversite öğrencisi olmanın zor olduğu Sudan'da, düşünürler ülkenin dış güçler tarafından geri bırakılmak istendiğinin üzerinde kafa yoruyor.

Hep oyuncaklarını gördüğümüz siyah bebeklere dokunmanın ve sevmenin hazzını anlatmak sözcüklerle ifade edilemezken, sıkı yönetim nedeniyle rahat fotoğraf çekememenin de sıkıntısını yaşıyor. Gündüz sıkı yönetimin pek fark edilmediği Sudan sokakların da geçe neredeyse her yüz metrede bir kurulan askeri barikatlar dikkat çekiyor. Gelişmenin önünde bir engel olarak görülen Güney Sudan'da ki çatışmaların yakın süre içerisinde barışla sonuçlandırılacağı ifade edilirken, ülkede Birleşmiş Milletler (BM) müeyyidelerinin kalkmasının da avantaja dönüştürülerek, daha yeni ve ucuz dış kredilerden yararlanılması hedefleniyor. 26 eyaletten oluşan ve federal bir cumhuriyet olan Sudan, başkanlık sistemi ile yönetilirken, cumhurbaşkanı 5 yıllık süre için halk tarafından seçiliyor. Eyaletler, eyalet valileri tarafından yönetilirken, ülkede çeşitli alanlarda faaliyet gösteren 380 bakanlık bulunduğu belirtiliyor.

Güney Sudan'da yaşanan müslüman-hristiyan ihtilafının dışında, ülkenin batısındaki Darfur Eyaletlerinde de, 2003 yılı Nisan ayından beri hükmet güçleri ile isyancılar arasında çatışmalar yaşanıyor. Dönem dönem yapılan anlaşmalara karşın çatışmalar eski şiddetinde olmasa da hala sürüyor.

Yıldırım'ın Sudan ziyareti

Türk işadamları Sudan ekonomisine önemli katkılar sağlarken, son yıllarda Türkiye ile Sudan arasında yaşanan sıcak ilişkilerin her iki ülke ekonomisine de olumlu katkılar sağlayacağı gözleniyor.

Türkiye-Sudan Karma Ekonomi Komisyonu (KEK) 9'unu Dönem Toplantısı ve 2'inci Uluslararası Yapı Malzemeleri, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı'nın açılışı nedeniyle Sudan'ı 13-17 Aralık tarihleri arasında ziyaret eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, çok sayıda bakanla ikili görüşmelerde bulundu. Sudan Meclis Başkanı Ahmed İbrahim Al Tahir'le de bir görüşme yaptı. Hartum'da bulunan Türk Okulu'nu da ziyaret eden Yıldırım, Türklerin kurduğu alışveriş merkezi Afra'da da bir gezinti yaptı. Yıldırım, Bir Türk tekstil firmasının Sudan ordusunu giydirdiği fabrikasını gezdi. Sudan Milli Savunma Bakanı ve Genel Kurmay Başkanı ile sohbet etti. Türk inşaat firmalarının yaptıkları inşaat ve yol inşaatlarının açılışını yaptı.

Bakanlıkları ziyaretinde oldukça sıcak ilgiyle karşılanan Türk heyeti ve Yıldırım Sudan'a has ‘karkate' bitkisi kokteylinden içti. Türkiye Büyükelçisi Ali Yakıtal ile Sudan Ulaştırma Bakanı, Dış Ticaret Bakanı ve Hartum Eyalet Valisi de Türk heyetine yemek verdi. Sudan hükümetinin elektrik bakanı ise herkese birer baston ve bayan katılımcılara çanta hediye etti. Sudanlı bakanlar arasında en yaşlı olduğu gözlenen Dış ilişkiler Bakanı da Yıldırım'ı yerel giysileri içerisinde karşılarken, Osmanlı döneminden bu yana gelen ilişkilerden söz etti. İki ülke arasında Osmanlı dönemine ait eserlerin ve arşivlerin kullanıma açılması ve korunmasına değindi. Sudan'lı Maliye Bakanı da Türk heyetinde bulunan müteahhitlerin yaşadıkları mali sorunları dinledi ve Bakan Yıldırım'ın esprilerine bol bol karşılık verdi. Sudan Büyükelçisi de, Yıdırım'ın bütün temaslarına eşlik etti.

Yıldırım, temasların ilk günüde başkanlık ettiği KEK toplantısı kapsamında, Türkiye ile Sudan arasında imzalanması gündemde olan Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) taslak metnini Dış Ticaret Bakanı'nın başkanlık ettiği Sudan heyetine sundu. Yıldırım, Türkiye-Sudan 9'uncu KEK toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, STA kapsamında Türkiye'nin öncelikli hedefinin Sudan'dan yapılan ithalatı artırmak olduğunu söyledi. Yıldırım, sanayi ürünlerinde Türkiye pazarını Sudanlı firmalara hemen açmayı öngördüklerini dile getirerek, çok uzun süreli geçiş dönemi ile de Sudan sanayisinin rekabetçi hale getirilmesini temin için her türlü kolaylığın sağlanacağını kaydetti. Yıldırım, Hartum'a bir Türk Ticaret Merkezi'nin açılacağını belirtti.

Telekomünikasyon iş adamları ziyareti

Yıldırım, Türkiye-Sudan 9'uncu KEK Toplantısı sonucunda imzalanan protokolü Sudan Ulaştırma Bakanı ile birlikte düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Protokol içerisinde yer alan maddelerden birisi de, ‘Posta Hizmetleri ve Telekomünikasyon'u kapsıyordu. “Ulaştırma ve Telekomünikasyon” başlığı altında yer alan ‘Posta Hizmetleri ve Telekomünikasyon' bölümünde; Sudan telekomünikasyon altyapısının Türk firmalarınca geliştirilmesi amacıyla Sudan'ı işadamları heyetinin ziyaret edeceği belirtiliyor. Protokolün, Ticari İlişkiler bölümünde; iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemi başlatacak olan Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin Mart 2005'te Ankara'da başlatılacağı vurgulanıyor. “Ulaştırma ve Telekomünikasyon” başlığı altında Deniz, Hava, Kara ulaştırması alanında yapılan işbirlikleri ile demiryollarında Sudan'ın ihtiyacı olan vagon ve lokomotiflerin karşılanacağı belirtiliyor. Protokolde, Ekonomik ve Teknik İşbirliği kapsamında; sanayi işbirliği ve yatırımlardan söz ediliyor. Aynı başlık kapsamında; enerji ve maden alanında, müteahhitlik ve müşavirlik alanında ve teknik işbirliği alanında yapılacak ortak çalışmalar aktarılıyor. Protokolde, eğitim, kültür, sağlık ve turizm alanında yapılacak işbirliklerine de yer veriliyor.