Huawei'den 3N incelemeleri

Mobil sistemlerin gelişimiyle birlikte veri hizmetlerinde yüksek hız ve ses hizmetlerinde yüksek kalite istenmeye başladı.

MOBİL sistemlerin gelişimiyle birlikte veri hizmetlerinde yüksek hız ve ses hizmetlerinde yüksek kalite istenmeye başladı. Bu eğilimleri cevaplayabilmek için, 1985 senesinde ITU 3.Nesil (3N) mobil bir sistem olan IMT2000'yi gündeme getirdi. Şimdiki 2.Nesil şebekesiyle kıyaslandığında altta gösterilen özellikleri ön plana çıkmaktadır.

  • Dünya çapında popüler olması ve yine dünya çapında sorunsuz dolaşım yapılabilmesi.
  • Özellikle İnternet olmak üzere, çoklu ortam servislerini desteklemesi.
  • Kolay geçiş ve gelişim sağlanabilmesi
  • Yüksek frekans kullanım rahatlığı
  • Yüksek kalitedeki resimleri 2 Mbps'e kadar hızlarda iletebilmesi.

WCDMA Nedir?

CDMA ana teknolojisi altında oluşan 3N standardı 3GPP ve 3GPP2'den oluşmaktadır. Halen 3 tane 3N standardı bulunmaktadır: WCDMA, CDMA2000 ve TD-SCDMA. CDMA2000 ve WCDMA FDD konumuna, TD-SCDMA TDD konumuna aittir. 2004 yılı sonunda 130 adet 3N lisansı geçerlilik kazanmış, 117'si WCDMA'ye veya UMTS'e atanmıştır. 3N şebeke kurulumu için WCDMA olgun bir teknolojidir.

Kasım 2004'de Huawei Technologies, Türkiye'nin 1. ve 2. sırasında bulunan mobil telekom operatörlerinden Turkcell ve Telsim'e WCDMA sunumu yaptı.

Sunumda Huawei firmasının uzmanları Ana Şebekeyi, Radyo Erişim Şebekesini, Akıllı Şebekeyi, Mobil Veri Hizmet Platformunu ve telefonları içeren baştan-sona bir WCDMA çözümü sundu.

Tüm WCDMA çözümü 3GPP R4'a ve ana şebeke yazılım anahtarlaması - softswtich mimarisine dayalı. Huawei aynı zamanda MMS, VOD, VP, VC ve TV'de telefon gibi çoklu WCDMA servislerini de sağlamakta. Huawei'nin şebekesiyle insanlar 3N dünyasının güzelliklerini yaşayabilecekler. Huawei, aynı zamanda gelişimin ve çözümün yol haritasını göstermiş ve uygulama teklifini de operatörler sunmuş durumda.

Sunumların sonrasında, herkesin bilgilerini paylaştıkları bu ortamdan duydukları mutluluğu belirttiler. Huawei'nin sunumunu gerçekleştiren uzman takım, sistemini başarıyla tanıttıktan sonra operatörlerin sorularını yanıtladı.

Ayrıca, Huawei Kablosuz Ağlar Başkan Yardımcısı Yu Chengdong ile yapılan görüşmemizde, elde ettiğimiz bilgileri de sizlerle paylaşıyoruz.

Mobil şebekelerde sağladığı baştan-sona çözümlerle Huawei, Türk mobil operatörleriyle uzun vadeli birliktelikler istiyor. Diğer ülkelerde gösterilen çabalarının olumlu sonuçlarını dikkate alarak Huawei, Türk müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğinden emin olmuş durumda.

Huawei kablosuz haberleşme pazarında mobil telekomünikasyon gereçlerinde ana üreticilerden biri olarak, dünya çapında 62 milyon abone hizmet edecek şekilde, 50 ülkede 140 telekomünikasyon taşıyıcısına kablosuz çözüm ve ürünler sağlamış. Yu'nun anlattığına göre; Huawei kablosuz servislerine 1993 yılında başlamış. 6 yıl sonra bilgi ve teknolojinin kavranmasıyla birlikte geliştirme faaliyetine başlanmış ve bir 6 yıl daha. pazar araştırması yapılmış.

300'ü şebeke planlamasında ve 4000'i Ar-Ge faaliyetlerinde çalışan personeli ile Huawei Kablosuz Grubu, dünyanın birçok yerinde araştırma enstitüleri kurdu. 2003 yılında Huawei kablosuz satışları %90 oranında bir artışla 6.020Milyar RMB'ye erişmiş. 2004'ün ilk yarısında uluslararası satışların %77.1'lik bir artışıyla da, Huawei küresel gelirleri 5.328 Milyon RMB'ye ulaşmış.. (1 ABD Doları = 8.2 RMB)

“R4'de sağlam ilerliyoruz”

WCDMA ürünleri Huawei Kablosuz Grubu için anahtar ürünler durumunda. "Huawei, dünyada sayılı baştan-sona WCDMA ürün gamı bulundurabilen üreticilerden biri. “Bundan da önemlisi, 3GPP standartlarına göre Release 4 (R4)'ü uygulamakla gelen liderliktir.”diyor Yu ve ekliyor: “2N/3N birlikte çalışabilirliği için en ileri çözümleri sağlıyoruz. Güç anfisi diğer emsallerine göre %25 daha fazla olabilen WCDMA baz istasyonları sağlıyoruz. Tedarikçilikte ise 3GPP'ye uyan dünyada ilk A-GPS servisini sunduk.”

2004'den önce kurulan WCDMA şebekeleri 3GPP şartlarına uyan R99'a uyumludur. 2004'den itibaren yazılım anahtarlaması-softswitch yapabilen ve temelde IP haberleşmesi kullanan R4 tabanlı uygulamalar hızlı bir gelişim sürecine girmiştir. "R4-tabanlı WCDMA geliştirmenin esas ayağıdır," diye işaret ediyor Yu ve "Bu da. Huawei ve diğer birçok üreticinin hızlı çıkışını sağlamıştır.” diye ekliyor.

Uzmanlara göre; WCDMA gelişiminde özellikle Türkiye ve Çin gibi ülkelerde, R4'ün kenarda durabilecek bir sürüm değil. R4 şu avantajları sağlıyor: Birincisi, küresel hizmet güncellemesi ve uygulama yönetimi; ikincisi, havada dolaşan trafiği azaltması; üçüncüsü, IP iletiminin maliyetleri düşürmesi ve küresel servis şebekeleriyle entegrasyonu mümkün kılması.

Yu, Huawei'nin ARGE'sinde WCDMA'ye daha başından beri geleceğinden emin olduğu R4 teknolojisi ile başladığını söyledi. Halen, Huawei'nin ARGE'sinde R4 için yaptığı yatırım toplam 5.000 Milyon RMB'ye ulaştı. Dolayısıyla, insanlar da Huawei'nin R4'da başarılı olacağından gayet emin olduklarını söylüyorlar.

2003'te R4 çözümlerini ticari olarak pazara ilk sunan Huawei firması olmuştu. Hemen sonra Etisalat'da R4 şebekesini devreye soktu. Takip eden yıllarda ise, dünyanın gözü Huawei'nin R4 tabanında sunduğu servislerdeydi. Huawei telefonlar konusunda bu işin ana üreticileriyle beraber çalışmanın, dolaşım ve ana 2N şebekeleriyle uyumlu çalışmanın gerekliliğini gördü ve dünyanın ilk karşılıklı R4 çalışmasını Nokia'nın R4 şebekesiyle yaptı. Böylelikle Huawei R4'da dünyadaki liderliğini ortaya koymaya başladı.

Etisalat'a R4 kurulumunun yapıldığı yılın ortasında Huawei Hong Kong'da bulunan SUNDAY firmasına, Mauritius'da Emtel'e ve Malezya'da Telecom'a baştan-sona R4 çözümleri kurmuş durumda. Radyo ve uygulamanın gerçekten karışık olduğu Hong Kong şehrinde R4 kurulumu iğne deliğini görmek gibi bir şey. Bazı kaynaklara göre, Hong Kong adasında Huawei'nin yazılım anahtarlama sistemi ve yayılmış kapsama alanı bir takım açık avantajlar ortaya koymakta. SUNDAY'in Genel Müdürü Xu Bozhi son günlerde şöyle konuştu: “Bu yılın birinci çeyreğinden ikinci çeyreğine değin, şebekede bir dizi testi birleştirdik. Sonuçlar tatmin edici seviyede. Şimdi şebeke, servisler ve ücretlendirme hazır durumda olduğu için, mobil telefon ve pazar durumunu analiz ettikten sonra ne zaman uygulamaya koyacağımıza karar vermeye geldi. "

Bundan daha dikkat çeken, Huawei'nin R4'ü ile birlikte yazılım anahtarlamalı 2N haberleşmesinde de ön plana çıkmaya başladı. Strateji vizyonu olan bir takım telekomünikasyon firmaları GSM operatörlerine R4 Soft-switch ve IP-İnternet iletimini tanıtıyorlar. Mesela China Mobile, dünyada en büyük olacak olan Tandem SoftSwitch plane B'yi kuruyor. Tayland AIS firması 400.000 aboneye hizmet verebilecek olan bir Soft-Switch-yazılım anahatarlamalı santral kuruyor. Tayland'lı TAO firması 10.000'den fazla E1 bağlantısını destekleyen yazılım anahtarlamalı bir omurga kuruyor.

Yu şöyle diyor: “R4 şebekelerinin gelişmesiyle beraber Huawei R4 çözümlerini tam bir çözüm haline getirmeye çalışacak ve böylelikle müşteri ihtiyaçlarına daha uyumlu cevaplar verebileceğiz. R5 henüz tam olarak olgun değil, fakat Huawei bir takım R5 fonksiyonlarının R4 platformunda çalışabileceğine inanıyor. Dolayısıyla, Huawei 2005 yılında R4 üzerinde yapacağı çalışmaları ‘R4+R5'ın bir kısmı' yönüne doğru yapacaktır.”

2N ve 3N nin birlikte çalışabilmeleri için çok çalışıyoruz

2N ve 3N ulusal dolaşım ve birlikte çalışma konularına gelindiğinde, 2N taşıyıcıların problemleri artabiliyor. Yu şuna dikkat çekiyor: “Telekom endüstrisinde bilinen odur ki, 3N şebekeleri esas olarak 2N altyapısıyla kurulmuştur. Fakat, 2N'ye sıkı sıkıya da bağlı değildir. Dolayısıyla, 3.Neslin başarısı yüksek oranda 2. kuşağın 3. Nesil teknolojileriyle beraber çalışmasına bağlı olacaktır.”

“Maalesef Türkiye'de de Huawei'nin GSM sistemlerinin bilinmesine rağmen, uluslararası pazardaki düşük payı bir dezavantaj. Dolayısıyla, Huawei 3N/2N birlikte çalışabilirliğin önemini daha önceden kavrayıp bu alanda Ar-Ge'sinde daha aktif oldu ve toplam çözüm sunabilen bir yapıya kavuştu. Mesela bu yüzden, dünyada 3N/2N birlikte çalışmasını ilk gerçekleştiren de Huawei olmuştur. Video görüntünün bile bilikte çalışması uygulanmaktadır. Ve bu sistemlerin onayı için, birçok ana 2.Nesil üreticilerle birlikte çalışabilirlik testleri yapılmıştır.”

“Biz çalışmalarımızı müşteri ihtiyaçlarına göre belirleriz”

Teknoloji ilerlemesi ve rekabetin çok daha sertleşmesi ile birlikte artık şebeke taşıyıcıları için artık şebeke satın almak maliyetin esas kısmını oluşturmayı bırakmıştır. Ek kurulumlar ve işletme maliyetleri gittikçe daha önemli olmaya başlamıştır. Yu bu konuda şöyle diyor: “Takım arkadaşlarımla çalıştığım zaman performans her şey demek olmuyor. İlk ürün tasarımlarında müşterilerimizin işletme fiyatlarını aşağı çekebilen arkadaşlarımıza daha değer veriyoruz.”

Huawei'in cihazlarında kullanmakta olduğu yüksek verimlilikli sayısal güç amplifikatörü, diğer birçok üreticinin kullandığı güç amplifikatörlerine göre %50 oranında daha az güç tüketimine sahiptir. Çin Halk Cumhuriyetindeki operatörlerin güç sarfiyatlarında, Huawei'in ürünleri kullanıldığı zaman, birkaç yüz milyon RMB tasarruf sağlayabileceği hesaplanmıştır. Huawei'in sistem odası gerektirmeyen, uzak RF birimini (RFU), bütünleşik mini baz istasyonu ve harici makro baz istasyonunun bütünleştirildiğinde elde edilen çözümü Hong Kong'da yaygın olarak kullanılmaktadır. Huawei'in, ‘Media Gateway'i Softswitch'ten ayıran R4 mimarisi geliştirilmiş TFO/TrFO ses kalitesi ile sadece transmisyon maliyetlerini aşağıya çekmekle kalmaz, aynı zamanda Bakım&İşletme Maliyetlerini de kısar.”

3.Nesil şebeke kurmanın tam zamanı

3.Neslin gelişimi konusunda Yu iyimser: " Geniş kapsamlı ticari WCDMA kurulumlarında 2004'ün 2.yarısında başladı.. 2005 yılı WCDMA kurulumlarının son derece hızlı geliştiği bir yıl olacak. Hala içinde olduğumuz yılda iki büyük ticari WCDMA sözleşmesi daha imzalamayı planlıyoruz"

Ocak 2004 öncesinde dünya üzerinde işletilen sadece 15 ticari WCDMA şebekesi bulunmaktaydı. 2004'ün sadece ilk 8 ayı içerisinde 28 ticari WCDMA şebekesi daha hizmete alındı. 2004'ün sonuna kadar ticari WCDMA şebeke sayısının 50'yi bulması beklenmektedir. Dünya çapında bugüne kadar 120 civarında WCDMA lisansı dağıtıldı. 2005 yılı sonunda kadar bu lisans sahiplerinden 100'den fazlasının WCDMA şebekelerini hizmete vermiş olacağını düşünüyoruz. 2004 yılı 3.Çeyreğinde dünyadaki WCDMA abone sayısı aylık 1,300,000 oranıyla artmaktaydı. Bu artış oranının 4.Çeyrekte 3,000,000 abone/ay hızına ulaşması beklenmektedir. WCDMA abone sayısının 2004 yılı sonunda 17,000,000; 2005 yılı sonunda da 60,000,000 olmasını bekliyoruz. Ocak 2004 itibariyle ticari WCDMA mobil telefonlarda model sayısı 20'den daha düşüktü. Ağustos 2004'te bu sayı Huawei'in yüksek çözünürlüklü 4 modeli ile birlikte 50'ye ulaştı.

Yu, " 3.Nesil şebekenin kurulması için bugünün tam zamanı olduğunu düşünüyoruz. Bazı çevrelerin WCDMA'in hala yeterince olgun olmadığı konusunda görüşler var. Ancak yanlış düşünüyorlar. 3.Neslin küresel uygulamaları açısından bakıldığında, ticari mobil telefonların bugün ulaştığı sayı ve çeşitlilik, operatörlerin ARPU değerlerinden ve bu değerin içerisinde yer alan veri haberleşme trafiğinin yarattığı ARPU oranından WCDMA teknolojisinin son derece olgun bir teknoloji olduğu anlaşılmaktadır. Olgun teknoloji en yaygın teknoloji anlamına gelmez. GSM'de adım adım genişlemişti”. Yu, şöyle devam ediyor:

“Bazıları WCDMA'in vurucu bir servisten (Killer application) ve olgun bir iş modelinden yoksun olduğunu iddia etmektedirler. Bence bu kişiler de yanlış düşünmektedirler. Huawei ses servislerinin uzun bir süre daha telekom operatörlerinin ana gelir kaynağı olacağı açık. Bu en olgun iş modeli. Bunun yanında WCDMA sistemi ses aramalarını daha düşük maliyetlerle taşıyabilmektedir. Kapasite ve tümleşiklik açısından WCDMA, 2.Nesilden farklıdır. Abone başı CAPEX ve OPEX değerleri diğer sistemlerinkinden daha düşüktür. 90'ların başlarında olduğu gibi GSM'de Kısa Mesaj Sistemleri-KMS'in ne kadar vurucu bir servis olduğunu kimse görememişti. Şimdi de, 3.Neslin vurucu servislerini göremiyorlar. WCDMA alanında ana gelir kaynağının çeşitli servislerin kombinasyonu olacağını düşünmek yaygın yaklaşımdır. Örneğin Huawei, Etisalat için 8 adet servisi ticari kullanıma koymuşken bu sayı Hong Kong'da SUNDAY için 18'dir. Her bir servis kategorisinin kendi gelir modeli vardır..”

Müşteri gereksinimlerini dinle ve geleceğe doğru bak

Sonuç olarak Yu: ‘Huawei'in gücü ve başarısı müşterilerinin başarısından gelmektedir. 3.Neslin endüstri zinciri üzerinde yüksek gereksinimleri bulunmaktadır. Huawei, önemli telekom operatörlerinin endüstri zinciri içerisindeki yerlerini iyileştirmeleri gerektiğine inanıyor. Türkiye 2.Nesil uygulamalarda ve operasyonlarda başarılı bir tecrübeye sahip. Umuyorum ki, Huawei'in önerileri ve yol göstermeleri telekom taşıyıcılarını yurtdışında olduğu gibi Türkiye'de de 2.Nesilden 3.Nesile taşımada yararlı olacaktır.