Ankara'dan Kısa Kısa

Telepati dergisinin Türkiye gündemine getirdiği, ‘Mobil suçlar' düzenlemesi hazır

Kaçak ve çalıntı mobil telefonlarla ilgili hazırlanacak olan yasal düzenleme çalışmalarında son aşamaya gelindi. Mobil Suçlar konusunda İngiltere ile işbirliğine giden Türkiye, gerekli altyapıyı oluşturup çalıntı telefon ticaretini önlemeyi amaçlıyor. Mobil suçlar için Avrupa Birliği'ne (AB) örnek gösterilecek küresel bir sistem kurulması gündeme getirildi. İngiltere ile verilerin ortak kullanımı, uzman değişimi ve yasal olmayan GSM el terminallerinin takibi için uluslararası gözlemleme sistemi kurulması konularında anlaşma imzalandı.

Türkiye'de ilk defa 4 yıl önce Telepati dergisi sayfalarından Türkiye gündemine sunulan ve yıllardır defalarca sayfa işgal eden, ‘Kaçak ve Çalıntı GSM Telefonlar - Sorunları ve Çözümü' konusu sonunda neticeleniyor

GSM kaçakçıları ve hırsızları, Telekomünikasyon Kurumu, İç İşleri Bakanlığı işbirliği ve uluslararası destekle kıskaca alınacak. Bu çerçevede 3-4 Aralık tarihlerinde İngiliz uzmanlar ile GSM telefonlarla ilgili sokak suçlarının önlenmesi konusunda uluslararası işbirliği toplantısı yapıldı. Telekomünikasyon Kurumu koordinasyonunda düzenlenen toplantıya İngiltere Sokak Suçları Önleme Takımı Başkanı Emma Louise Avery, Ulusal Mobil Telefon Suç Önleme Birim Başkanı Eddie Thomson ile Mobil Endüstrisi Suçları Eylem Forumu Sekreteri ve Telekomünikasyon Dolandırıcılığı Forumu Başkanı Jack Wralth ile Adalet, İçişleri bakanlıkları, Genelkurmay yetkilileri katıldı. Konuk heyet yasadışı GSM telefonlarının kullanılması ve ihracatına yönelik ülke deneyimlerini anlatırken AKP Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşoğlu, GSM gasplarıyla ilgili bir yasa teklifi hazırladığını bildirdi. İmzalanan “mutabakat zaptı” ile taraflar, işbirliği yapma, verileri ortak kullanma, uzman değişimi ve eğitim, AB ile ilişkileri sağlama, yasal olmayan GSM cihazların takibi için uluslararası gözlemleme sistemi kurulması gibi konularda ön anlaşmaya vardılar.

10 milyon kayıt dışı GSM telefon

Telekomünikasyon Kurumu Teknik Düzenleme ve Standardizasyon Daire Başkanı Dr. Mehmet Altuner, çalışmanın ilk ayağını tamamladıklarını bildirdi. Mobil suçların organize suçlar kapsamında olduğuna işaret eden Altuner, hızlı hareket etmek için bir birimin kurulmasının önerildiğini bu birimin İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulması gerektiğini bildirdi. Telekomünikasyon Kurumu olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılacak çalışmalara teknik ve lojistik destek vereceklerini belirten Altuner, “Yaptığımız çalışmalarda 20 milyon kayıp bulunduğunu, bunun sadece 10 milyonu kayıt dışı olduğunu ve söz konusu kayıt dışı ekonominin değerinin ise, yaklaşık 2.5 milyar Dolar olduğunu belirledik” dedi.

10 milyon kaçak GSM telefon kullanıcısı, belirli bir miktar para cezası ödeyerek, kayıt altına alınacak. Hakkında çalıntı ihbarı yapılan telefon hem yurtiçi hem de dışında susacak.

Telekomünikasyon Kurumu olarak bu konuda gerekli altyapıyı kurduklarını ve bir kanun taslağı hazırladıklarını bildiren Altuner, çalıntı telefonlarla ilgili olarak Adalet Bakanlığı ile bir çalışmaları olduğunu ve çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye'deki kaçakçılık ve gaspın tümüyle duracağını söyledi. Konuyla ilgili hazırlanacak yasada, kaçak telefonların kayda girmesi sağlanacak.

Kaçak ve çalıntılar bloke edilecek

Telekomünikasyon Kurumu, ikinci aşamada bir bilgisayar sistemi kuracak. Adalet Bakanlığı da çalıntı telefonlara karşı savcılıklar marifetiyle kendilerine gelen suç duyurularından yola çıkarak, bir veri tabanı oluşturacak. Bilgisayar sistemi tamamlandıktan sonra kaçak veya çalıntı telefonların GSM şebekelerinden kullandığı hizmet alımı engellenecek. Altuner, “Nasıl GSM işletmecileri faturalar ödenmediğinde SIM karta bakıp, görüşmeleri bloke ediyorsa, bu sistemde de mobil telefonun seri numarasına (EMEI) bakıp, hizmet bloke edecekler” dedi.

Nihai hedefin, uluslararası suçların önlenmesi olduğunu anlatan Altuner, İngiltere'deki birimin bir benzerini oluşturmayı, komşu ülkelerle gerçekleştirilecek işbirlikleriyle çalıntı telefon ticaretini önlenmek üzere AB'ye örnek gösterilecek küresel bir sistem kurmayı hedeflediklerini vurguladı.

Çalışma tamamlandığında GSM telefonlarının sınır dışına çıkarılarak kullanılması engellenecek. Bu amaçla Suriye, İran, Irak gibi komşu ülkelerle işbirliğine gidilecek. Uluslararası işbirliği çerçevesinde Avrupa Birliği (AB) fonlarından da yararlanılması düşünülüyor.

 

2005'te hedef büyük: 14 milyar Dolar'lık BHT pazarı

Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri (BHT) pazarının 2005'te, 2004'e oranla yaklaşık yüzde 15.6 oranında büyüyerek 13.8 milyar Dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. İnternet kullanıcısının 15 milyon, geniş bant (ADSL) abone sayısının ise 1.5 milyon olması hedefleniyor.

(Ülkemizde İletişim sektörü: Medya ve Halkla İlişkiler kurum ve kuruluşlarını temsil etmektedir. Üniversitelerin İletişim Fakültesinden mezun olan öğrenciler; İletişim sektörü (Telekom ya da Haberleşme değil) kurum, kuruluş veya bölümlerinde görev almakta, Basın Yayın Yasa ve Yönetmeliklerine göre çalışmakta, RTÜK tarafından denetlenmekte ve İletişim sektörü Sivil Toplum Kuruluşları tarafından temsil edilmektedirler. Yılda bir defa da, İletişim Şura'sı düzenlenmektedir. Bu yüzden BİT-Bilgi ve İletişim Teknolojileri kullanımı yanlış olup, ilgili sektörün adı: BHT-Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri'dir.)

2005 Yılı Programında bilgi ve haberleşme teknolojilerine (BHT) ilişkin ilke, politika ile hukuki ve kurumsal düzenlemelerde hedefin büyüklüğü göze çarpıyor. 2004'te yaklaşık 11.9 milyar Dolar seviyesine erişmesi beklenen BHT pazarının, yaklaşık 9.6 milyar Dolar'lık kısmının telekomünikasyon, 2.3 milyar Dolar'lık kısmının ise bilgi teknolojilerinden (BT) oluşacağı tahmin ediliyor. 2005'te ise, kamu ve özel sektörün BT yatırımlarının artması ve telekomünikasyon pazarının tümüyle serbestleşmesi sonrasında elektronik haberleşme hizmetlerinin çeşitlenmesi ve yaygınlaşması bekleniyor. 2005'te BHT pazarının 2004'e oranla yaklaşık yüzde 15.6 oranında büyüyerek, 13.8 milyar Dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor.

Öte yandan, 2003-2004 yıllarını kapsayan e-Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planı'nın uygulama ve izlenme süreci devam ederken, eAvrupa 2005 hedefleriyle uyumlu ve sadece 2005'i kapsayacak ayrı bir Eylem Planı hazırlanacak. eAvrupa 2005 hedeflerine uygun olarak geniş bant (ADSL) öncelikle yaygınlaştırılacak. Kamu hizmetlerinin sunumunda vatandaş ve iş dünyasının yaşam ve iş süreçleri temel alınacak. e-Devlet uygulamalarında mükerrerliklerin giderilmesi ve birlikte çalışabilirliğin sağlanması yönünde standartların belirlenmesinin yanı sıra, tek kapıdan hizmet sunumuna yönelik çalışmalar yürütülecek. Sağlık bilgi yönetimi sistemi, hasta kayıtları, kullanılan sağlık ürünlerinin sınıflandırılması ve standardizasyonu ile klinik verinin kodlanması çalışmaları sürdürülecek. KOBİ'lerde e-ticaret ve e-iş bilincinin oluşturulması, şirketlerin e-ticarete hazırlık sürecinin kolaylaştırılması, ortak e-Ticaret Bilgi Havuzu ve Şirket Sicil Kayıt Sistemi kurulacak. Dış ticarette kullanılan bilgi ve belgelerin elektronik ortamda paylaşılmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Kablo TV şebekesinde mevcut gelir ortaklığı sözleşmeleri yerine, yeni işletmecilere lisans verilerek şebekenin işletmecilere devri ve yerel şebekede alternatif bir oluşum sağlanacak. Tüketicilerin işletmecilerle yapacakları sözleşmeler, hizmet kalitesi, özel hizmet numaralarına erişim, numara taşınabilirliği gibi hususları içeren kullanıcı haklarına ilişkin düzenlemeler yapılacak.

 

Üçüncü nesil mobil telekomünikasyon hizmetlerine lisans

 
2003 Gerçekleşme
2004 Gerçekleşme Tahmini
2005 Tahmin
Sabit Telefon Santral Kapasitesi (Bin Hat)
21163
20761
20866
Fiber Optik Hat Uzunluğu (Km)
87597
93097
99722
Kablo TV Abone Sayısı (Bin)
1044
1150
1250
İnternet Kullanıcı Sayısı (Bin)
6000
10000
15000
Geniş Bant Abone Sayısı (Bin)
100
500
1500

2005 Programı'na göre, telekomünikasyonda hizmetin küresel düzeyde geliştirilmesi temel hedef olacak. Bu hedef doğrultusunda devletin düzenleyici rolü etkinleştirilecek ve rekabet ortamı geliştirilecek. Üçüncü nesil mobil telekomünikasyon hizmetlerine yönelik lisans hazırlıkları tamamlanacak. Verilecek lisanslarda, gelir hedefinin yanı sıra, iyi tasarlanmış rekabetçi bir ihale yöntemiyle etkin piyasa yapısının oluşturulması esas olacak. Milli Frekans Planı, telekomünikasyon düzenlemeleri ile uyumlu olacak şekilde revize edilerek, analog ve sayısal radyo ve televizyon frekans tahsisleri tamamlanacak.

Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Yasa ile Elektronik Haberleşme Yasası'nın çıkarılması sağlanacak. Evrensel hizmetin kapsamı, maliyeti ve finansmanına ilişkin düzenleme tamamlanacak. Elektronik ortamdaki kamuya ait bilgi ve belgelerin kayıt, iletim, paylaşım, imha ve güvenlik açısından tabi olacağı usul ve esaslar belirlenecek. Posta hizmetlerinde serbestleştirme ve bağımsız bir düzenleyici otorite oluşturma çalışmaları sonuçlandırılacak. Sayısal yayıncılık teknolojisinin yaygınlaşması amacıyla, yayın kuruluşları arasında eşitlik ilkesine ters düşmeyecek ve şeffaflığı sağlayacak düzenlemeler hayata geçirilecek.

 

İnternet suçları artıyor

İnternet üzerinde işlenen suçlarda büyük bir artış olduğu gözleniyor. 2001'de 11 olan suç sayısı yüzde 200 artışla 224'e yükseldi. En çok kredi kartı dolandırıcılığı yapılıyor.

Türkiye'deki elektronik ortamda işlenen suçlarda ciddi artış görülüyor. Ankara Emniyet Müdürlüğü Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Sistem İletişim ve Bilişim Suçları Büro Amirliği'nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ayhan Çankaya, Türkiye genelinde 2001'den itibaren 381, İnterpol ile işbirliği sonucunda da 24 bilişim suçunun aydınlatıldığını bildirdi. Çankaya, teknolojinin ilerlemesi ve yaygınlaşmasıyla Türkiye genelinde bilişim suçlarında ciddi bir artış gözlendiğine işaret etti. Emniyetin verilerine göre; 2001 yılında 11 olan bilişim suçu, 2004'ün ilk 11 ayında 224'e yükseldi.

Bilişim suçlarındaki artışın engellenmesi için Bilişim Suçları Büro Amirliği'nin 24 saat İnternet'i gözlediğini anlatan Çankaya, son zamanlarda çocuk pornografisinin giderek arttığına dikkat çekti. Çankaya, Türkiye genelinde şimdiye dek bu suçla ilgili 10'un üzerinde operasyon yaptıklarını söyledi.

Bilişim suçlarının, kredi kartı kopyalanması ve İnternet bankacılığında dolandırıcılık gibi vakaları da kapsadığını vurgulayan Çankaya, son bir yıl içinde kredi kartı numaralarının çalınması olaylarında ve çalıntı kartlarla yapılan alışverişlerin hacimlerinde ciddi artışlar gözlendiğini dile getirdi.

İnternet'te kumara her ay 2 milyon Dolar

İnternet üzerinde oynanan kumara her ay ortalama 2 milyon Dolar yatırılıyor. Bu sitelerin perdelenmesi ya da belirlenen bir bölgede faaliyetlerine izni verilerek mali ve yasal kontrolde tutulması öneriliyor.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nün koordinatörlüğünde başlatılan ve Adalet, İçişleri, Maliye ve Turizm Bakanlıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü, BDDK, üniversiteler ve İnternet sağlayıcıların da katıldığı çalışmalarda, 3 alt komisyon oluşturuldu. Bu komisyonlardan biri; sanal kumarın sosyal boyutu üzerinde dururken, biri; İnternet kanalıyla oynanan şans oyunlarına karşı alınacak teknik önlemleri, bir diğeri de; bu oyunlar için başvurulacak mali önlemleri araştırıyor.

Yapılan incelemelerde, Türkiye'de sanal kumara kredi kartlarıyla her ay 2 milyon Dolar yatırıldığı ortaya çıktı. Sanal kumara büyük şehirlerin yanı sıra, özellikle Güneydoğu Anadolu'da büyük rağbet olduğu gözleniyor.

İnternet'te oynanan şans oyunları konusunda alınacak önlemlerle ilgili olarak çeşitli alternatifler gündeme geldi. Bunlardan biri, İnternet'te kumar oynatan sitelerin perdelenmesi. Adalet Bakanlığı'nın bu konudaki hukuki önlemleri almasının ardından, söz konusu sitelerin perdelenip perdelenemeyeceği konusunda bir araştırma yapıldı. Bu araştırmada; İnternet sağlayıcıları, oyun oynatılan siteleri perdeleyebileceklerini, ancak bunun teknik anlamda bazı olumsuzlukları da beraberinde getirebileceğini belirtiyor. İnternet sağlayıcıları, yüzlerce sitenin perdelenmesinin ardından diğer sitelere girilirken çeşitli gecikmeler ortaya çıkabileceğine işaret ettiler. Ayrıca, sanal ortamda oyun oynatan işletmelere Türkiye'de belirlenen bir bölgede faaliyet izni verilmesi tartışılıyor. Bu konuda faaliyet gösteren şirketlerin, İnternet merkezini serbest bölge benzeri belirlenen bölgede kurması ve program altyapısını burada oluşturarak, yönlendirmesi söz konusu.

 

İnternet üzerinden radyo ve televizyon yayını

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Fatih Karaca, Türkiye'de 2005 yılının ilk aylarında İnternet üzerinden radyo ve televizyon yayını yapılacağını açıkladı.

Karaca, İnternet üzerinden radyo ve televizyon yayıncılığı yapılmasına ilişkin düzenlemeleri kısa sürede Haberleşme Yüksek Kurulu'na göndereceklerini bildirdi.

Karaca, Kurul'un onayı ve hukuki altyapısının belirlenmesinden sonra 2005 yılında İnternet üzerinden televizyon yayıncılığının başlayabileceğini söyledi.

Türkiye'de sayısal yayıncılığın gereksinimleri konusunda Haberleşme Yüksek Kurulu'na Ocak 2003 yılında gönderilen taslağın kabul edilmesini beklediklerini dile getiren Karaca, RTÜK olarak bu konudaki gelişmeleri takip ettiklerini kaydetti.

Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu ise, ABD'de yaygın olarak kullanılmaya başlayan ‘TİVo' teknolojisinin, maç ve dizilerin bırakıldıkları bölümden izlenmesine olanak sağladığını belirtti. Bu teknolojinin, ‘reklamsız dizi' izlenmesine de imkan verdiğini dile getiren Çolakoğlu, TİVo'nun dünyada da yayılmaya başladığını ve televizyon yayıncıları olarak reklam gelirleri konusunda endişe duymaya başladıklarını kaydetti.

 

Bilimkurgu Yarışması ödül töreni yapıldı

Türkiye Bilişm Derneği (TBD) Bilişim Dergisi'nin düzenlediği Bilimkurgu Öykü Yarışması 2004 Ödül Töreni ve TBD yeni yıl kokteyli 22 Aralık 2004 akşamı gerçekleştirildi.

Bilişimciler, kamu ve özel sektör yöneticilerinin yoğun ilgi gösterdiği törende, TBD Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Aktepe, Bilimkurgu Öykü yarışması ödüllerinin verilmesi öncesinde bir konuşma yaptı. Bilimkurgu Öykü Yazarları da ödüllerini aldılar.

Zühtü Bayar, Bülent Akkoç, Sönmez Güven, Levent Karadağ ve Ünsal Oskay'dan oluşan Yarışma Jürisinin 47 başvuru arasından seçtiği üç öykü, TBD ‘den değerli ödüller aldı.

Birinci, Aşkın Güngör-Escort PC

İkinci, Akın Başal-HP - iPAQ Avuç içi Bilgisayar

Üçüncü, Alper Sezener-Microsoft Office XP Yazılım Paketi kazandı.

Törende yarışmacıların ödüllerini ve sertifikalarını Ankara Milletvekili Reha Denemeç, Başbakanlık Baş müşaviri Fikter Üçcan, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı verdi.

TBD Başkanı Rahmi Aktepe'nin Bilimkurgu Yarışması Ödül Töreni konuşması ve yeni yıl mesajı özetle şöyle:

“Bilim kurgu konusunda bu öykü yarışmasını neden yapıyoruz? Özellikle genç kuşaklarımızda gelecek ve değişim kavramını oluşturarak, onların gelecekte olabilecek gelişimler üzerinde düşünebilmelerini sağlamak, hayatları boyunca değişimin etkilerini algılama yeteneklerini arttırmak ve teknolojik gelişmelere onları hazırlamak anlamında bir girişim olduğunu düşündüğümüz için.

Bilim kurgu'nun ilk filizlerini verdiği toprakların Anadolu olduğunu biliyor muydunuz?

Ben doğrusu bunu yeni öğrendim ve çok etkilendim. Milattan sonra 2'inci yüzyılda Malatya civarında yaşamış olan Lukianos, hem bir hiciv hem de bilim kurgu yazarıydı ve insanoğlunun aya gidişini hayal ederek yazıya döken ilk düşünürdü.

Anadolu kültürü, gerçekten farklı özellikleri ve çok yüksek bir dinamizmi içinde taşıyan, çok özel bir kültür. Bu anlamda tarih boyunca tüm medeniyetleri etkilemiş ve hala etkilemeye devam eden, Pir Sultan Abdal'ı, Yunus'u, Mevlana'yı, büyük bilim adamı ve düşünürleri içinde barındırmış bir kültür. Antik çağda Mısır medeniyetinde bile Güneş Ülkesi olarak özlemle bahsedilen bir Anadolu'nun çocuklarıyız bizler...

Bugün yine Anadolu'nun çağdaş toplumu olarak taşıdığımız bu dinamizmle bize yepyeni fırsatlar sunabilecek bir sürece doğru ilerliyoruz. Farklılıklarımızın getirdiği birçok üstün ve güçlü yönümüz var. Bunu kullanarak kendimizi yenileyeceğimiz bir eşik noktasındayız ve bu eşiği aşabilecek durumdayız. Ancak bir şey var ki, bu gücümüzün farkında değiliz. Ya da bazı geçmiş önyargılarımızla kendi kendimizin üzerinde yarattığımız baskıyı kaldıramıyoruz.

Oysa Anadolu'nun en baskın özelliklerinden biri de yurt olduğu birçok değişik medeniyetin özelliklerini ve enginliğini bizlere sunmasıdır.

İşte bu engin birikimle, yeni ekonomik ve sosyal bir yapılanma içine giriyor, Avrupa Birliği'nin bir parçası olma tercihimizde yine Anadolu'nun bize sunduğu dinamizmden güç alıyoruz.

2000'li yılların başlangıcında ekonomik krizler, doğal afetler, çevremizde oluşan savaşlar gibi bir çok olumsuzluklar yaşadık. Siyasi istikrarsızlıklar, aldığımız ivmeyi biraz yavaşlattı. Ancak bir süredir toplum olarak özlediğimiz daha mutlu ve daha güçlü bir ülke olmak yolunda çok samimi adımların atıldığı bir dönem yaşıyoruz. Bunun olumlu etkilerini görmek için belki henüz erkendir, mutlaka bu süreçte bizleri yolumuzdan geciktirmeyi hedefleyecek zorluklar, sıkıntılar olacaktır.

Toplumumuzun entelektüellerine, bu anlamda yine önemli görevler düşüyor. Bu süreçte kendi üzerimizde oluşturduğumuz baskıların etkisine fazla kapılmak, bazı yan yollara fazla zaman ve enerji vererek, özdeki amacımızı kaybetmek en büyük risklerimizdir. Bu, her anlamda daha dikkatli olmamız gereken günler, yıllar yaşayacağımız anlamına gelmektedir. Dikkatimizi yoğunlaştıracağımız alanda en çok güç birliği içinde olmak çabası ve ortak akıl yer almalıdır.”