Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Teşekkürler TK… Teşekkürler Adalet Bakanlığı…

SON on yolda, hepimizin birer ikişer edindiği GSM telefonlarıyla ilgili o kadar çok sorun yaşadık ki…

On sene önce, bu el telefonlarında edinebilmek için, 2000 Dolar gibi bir parayı bütçemizden ayırmak zorunda kalmıştık. Aldığımız telefonları da bir yıl sonra değiştirmeyenlerle; ‘Takoz-Tuğla' gibi benzemeler yaparak, ‘gırgır' konusu yapmıştık. Sanki olacakların habercisiydi bu ilk ‘alaylar'.

İlk yıllarda; ‘kovalamaca alanı' sorunu yaşardık. Öyle her bulunduğunuz yerde çalışmazdı bu cihazlar. Gerçi bugünlerde bile, üç operatörümüzden birinin kullanıcıları hala bu sorunu yaşamakta ama, çok sınırlı olduğu için yok sayıyoruz.

İlk yıllarda; telefonsuz hat, hatsız telefon edinemiyorduk. Önce ana dağıtıcı ve bayileri, daha sonra da GSM operatörleri kontrol ediyordu ve rapor ediyor, kontrolden geçiyordu. Yoksa, büyük bir ceza onları bekliyordu. Bu sistem, Lisans Sözleşmesi gereği uygulanıyordu. E, sonra ne oldu da hatsız telefon veya telefonsuz hat edinebildik? Sözleşme mi değişti? Ya da, Yasalar mı? Hayır… Hiçbir değişiklik olmadı. Olan şu: Türk'ün pratik zekası devreye girdi ve teori ile pratik arasındaki uygun bağlantı bulundu. Böylece, her yeni alınan telefonla birlikte, yeni bir hat edinme ortadan kalktı.

Sonuç: Bizler; hatsız yeni telefonlarımıza kavuşurken, hat parası cebimizden çıkmıyor diye memnun mutlu yaşarken, tahmin etmediğimiz, inanılmaz sorunlar silsilesi ile karşılaştık.

Telefonlarımızın ve hatlarımızın kaydı olmadığı için, çalınma ve gasp edilme olayları başladı. Kaçakçılık sektörü de devreye girdi. Ülkemizde resmi olarak satılan GSM telefon sayısından fazla sı gayri resmi olarak bizlere ulaşmaya başladı. Telefon, teknik servis, aksesuar ve yedek parça fiyatları -ilk yıllarda olduğu gibi- düşmemeye başladı. Ve hatta, Devlet de yeterli vergi geliri elde edemediği için, ek vergiler uygulamaya başladı. Yani bizler kaçırdıkça, Devlet ve kaçakçı daha fazlasını bindirdi. Biz, kaşınmıştık! Hiç de bir şey yapmadık. Yaptığımız tek şey, konuşma sürelerimizi azalttık. Biz azatlıkça, GSM operatörleri de uygulayabilecekleri ekstra indirimleri uygulamadılar. Yine zararı bize yansımıştı…

Doğru istatistik verilere erişemiyor, daha ucuza satın alabilecek ve konuşabilecekken yapamıyor, arızalı cihazları pahalı tamir ettiriyor, gerekli aksesuarları alamıyor ve hatta gasp ve çalıntı olayları neticesinde karakollarda sabahlıyor ve buna rağmen çalınan telefonlarımıza ulaşamıyorduk. Devlet de yeterli vergiyi toplayamadığı için, her gün haberleşme sektörü için vergiler icat ediyor ve Avrupa'nın en pahalı mobil haberleşme bedelini ödeyen ülke durumuna geliyorduk.

Bu böyle devam etmemeliydi! Derginiz Telepati, ilgili mercilere uygulamadaki ilk güne dönülmesini önerdi. Sorunları ve çözümlerini sundu. 4 yıl önce yapılan öneri ve yazılanlar meyvasını veriyordu. Telekomünikasyon Kurumu, ilgili kurum ve kuruluşlarla toplantı üstüne toplantı düzenledi. Adalet Bakanlığı'nın da desteğiyle son aşamaya gelindi. Tüm Türk vatandaşları ve Devlet'imiz adına, teşekkürler TK! Teşekkürler, Adalet Bakanlığı. Önümüzdeki sayımızda, Telepati'nin bu konuda yaptıklarını ve yazdıklarını, detaylı olarak sizlere ileteceğiz.

Sorunsuz ve teknolojisiyle olsun bedeliyle olsun, Avrupa standartlarında bir mobil haberleşme ağı kullanabilen 2005 Türkiye'si dileğiyle…