Kenan CAVNAR

 

Danışmanın dediği

Seçme Değerlendirme Yön Değiştirdi

ARALIK ayı boyunca gazetelerin İnsan Kaynakları ekleri ile kariyer sitelerinde çıkan yazılara hiç dikkat ettiniz mi? Adayların başvurdukları işe kabul edilebilmeleri için dikkat etmesi gereken hususlar yine gündemin ilk sırasını oluşturuyor. Oysa bu konular yıllardır yazılıyor yıllardır konuşuluyor. Ancak içinde bulunduğumuz dönemde adayların işe alınması değil, kendi çalışmak istediği firmaları seçme özgürlüğünde daha da güçlendikleri açıkça görülüyor.

Tekstil sektöründe küçük ölçekli sayılabilecek bir firmanın sahibi tanıdığım anlatmıştı. Yaptığımız işin özelliğinden dolayı biz de yazın işler yoğun olur. Kışın ise nispeten daha rahat geçer. İşte bu olay bizim en büyük problemimizdir. Yaz döneminde yani işlerin yoğun olduğu zamanlarda çalışanlar firmaya karşı daha rahattır. Her firmada rahatlıkla iş bulabileceklerini düşünürler ve ücretlerinin artması konusundaki istekleri yaz boyunca size bir şekilde iletilir. Siz de en yoğun olduğunuz dönemde personel kaybına uğramamk için istedikleri ücretleri kabul etmek zorunda kalırsınız. Kış dönemi ise durum tersine döner, iş ve yoğunluk azaldığı için çalışanlar acaba bu kış bizi gönderirler mi düşüncesiyle çalışırlar. Bu sefer insiyatif ve rahatlık firma sahibinin eline geçer. Maaş ve mesai ücretlerini düşürerek yazın verdiklerinizi geri alırsınız. Bu böyle her mevsim yaşanır gider...

Günümüzde bu olayın bir benzeri de işe alım süreçlerinde yaşanmaya başladı. Ekonomik kriz döneminde işini kaybetmek istemeyen çalışanlar ya firmanın önerdiği ücretleri kabul etmek zorunda kaldılar ya da yeni iş arayışlarında düşük ücretlerle işe başlamayı kabul ettiler. Ancak şimdilerde durum biraz farklı. Artık dönem çalışanlardan yana. İsteklerini kabul ettirmek ve arzu ettikleri fiyatlarda çalışmak için tüm şartlar onların lehine gibi görünüyor.

Aralık ayında departmanıma iki personel alımı için yoğun bir çaba sarfettim. Herşeyin dört dörtlük olmasını istiyordum ve bu yüzden seçme değerlendirme sürecinde yapılması gereken tüm detayları yerine getirmek istiyordum. Yaklaşık 40 kişiyle birebir görüştüm ve 6 kişiyi kısa listeye aldım. Kendilerini son görüşme için arattırdığımda 5 kişinin farklı bir yerde işe başladığını öğrendim. Oysa hiçbirinin kısa zamanda işe başlaması gibi birşey söz konusu değildi. Üstelik bu kişiler arayıp ben bir işe girdim herşey için teşekkür ederim deme zahmetinde bile bulunmadılar. Ancak poziyonu biz kapatıp onları biz aramasaydık profesyonellik ve kurumsallık konusunda yazmadıkları konu kalmazdı. Aralık ayında yaptığım iş görüşmeleri iki konuyu farketmemi sağladı. Birincisi, Türkiye'de işsizlik sorunu var diyenleri iş görüşmesi yapmaya davet ediyorum. İkincisi de devir artık çalışanların dönemi. Hangi işte hangi ücretlerde çalışacaklarına artık onlar karar veriyor. Son günlerin revaçta tarifiyle bardağın hangi tarafından bakarsanız o şekilde düşünürsünüz. Fakat nasıl olsa bir gün bu durum yine değişeceği için pek te kafanızı yormanıza gerek yok.


Köşe Yazarları
Danışmanın Dediği