Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Yanlış nerede?

Avrupa Alternatif Telekomünikasyon Operatörleri Derneği (ECTA), yılda iki kez yayımlanan ve Avrupa'da geniş bant kullanımı ile rekabeti inceleyen raporunun sonuçlarını açıkladı.
Rapordan elde edilen bilgiler doğrultusunda da ECTA, düzenleyici kurumları rekabet kurallarını daha güçlü bir şekilde uygulamaya çağırdı. Bununla birlikte rapor, Türkiye'deki durumun Avrupa'nın çok gerisinde kaldığını da saptadı. Geniş bant pazarının %20 yaygınlık oranına ulaştığı Avrupa'da ECTA, Avrupa Komisyonu'nu, rekabeti arttıracak yasal düzenlemeleri yapmaya çağırdı.
Raporu yorumlayan Türk haberleşme sektörünün güçlü STK'si TELKODER ise; “Geniş bant İnternet erişim yaygınlığı %5 olan Türkiye'de ise ne rekabet yaşanıyor, ne de konuya ilişkin yasal düzenlemeler yapılıyor. Ülkemizde, 2.5 milyon adrese ulaşan kablo şebekesi hâlâ özelleştirilmeyi bekliyor. Bunun yanısıra, ADSL hizmetinin yeni işletmeciler tarafından yaygın olarak sunulmasına imkan sağlayacak Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (YAPA) uygulamasının önündeki engeller de varlıklarını sürdürüyor. 2008 yılında, alternatif işletmecilerin pazardan %20 pay almalarının hedeflenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor” diyor.
Yaptıkları ya da yapmadıkları sürekli olay olan sabit telekom operatörümüz Türk Telekomünikasyon A.Ş., sosyal sorumluluk çerçevesinde 200 trilyon Lira harcayarak İnternet evleri açıyor, okullarda laboratuarlar kuruyor. Avea da, bu konuda bir hayli çalışıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yürüttüğü, “Bilgisayarlı Eğitime Destek” çalışmaları kapsamında kırsal kesimdeki binlerce okula bilgisayar sağlanıyor. Evrensel Hizmet Fonu'ndan karşılanmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı'na 115 bin derslik kazandırılıyor. Ulaştırma Bakanlığımız da geri kalmıyor, tüm ilk öğretim okullarımızın İnternet'e bağlanması ve öğretmenlerin eğitilmesi konusunda yüzlerce trilyon Lira'lık büyüklükte bir bütçe kullanıyor. Yani kısacası, bir seferberlik ilan edilmiş ve tüm vatandaşlarımızın İnternet okur yazarı olması için hep bir elden çalışılıyor.

İyi güzel de, tüm bunlar ne için?
Gelişmiş ülkelerle aradaki uçurumun yok edilmesi için. ARGE ve üretimle ilgili bilgiye erişim için. İnternet sayesinde küresel bir köy haline gelen dünyanın dışında kalmamak için. Yıllardır kendimizi anlatamadığımız yabancılara bizleri tanıtabilmek için. Hakkımızdaki olumsuzlukları takip edip düzeltebilmek için. İçin… İçin… İçin.

E, ne güzel! Ne var bunda?
Güzel olmasına güzel de, niye kapatıyorsunuz Net'e erişimimizi? Madem kapatacaktınız, neye yaradı bunca emek, neden harcandı ve harcanıyor bunca para? Bari bu muhteşem olanakları kullanabileceğimiz bir işe için yaratsaydınız da, kıt kaynaklarımızı heba etmeseydik.
Sektörümüz belli başlı STK'lerinden Türkiye Bilişim Derneği (TBD), İnternet Teknoloji Derneği (INETD), Tüm İnternet Derneği (TID), Linux Kullanıcları Derneği (LKD), Tüm İnternet Evleri Derneği (TIEV) ve Bilişim Sektörü Derneği (TUBIDER), İnternet yasaklarının Türkiye'ye zarar verdiğini öne sürüyor.
Yayımlanan ortak bildiride, “5651 sayılı Yasa ve konuyla ilgili diğer yasalara dayanarak Youtube, Wordpress, Geocities, Alibaba gibi bir çok Web sitesine erişimin sık sık engellendiği” ifade edildi. Bildiride, Telekomünikasyon Kurumu'nun (TK) yurt dışındaki Web sitelerine erişimi 5651 sayılı Yasa kapsamında “Sorgusuz sualsiz kapatma yetkisi” olduğu iddia edildi. Bildiride, TK'nin erişime kapatılan Web sitelerinin hangileri olduğunu kamuoyuna ve kapatılana haber verme yükümlülüğünün bulunduğu belirtildi. Bildiride, “Söz konusu yasaklamalar, yasanın zaten tartışmalı olan amaçlarını aşmış ve ülkemize zarar vermeye başlamıştır. Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz” denildi.
Bildiride; 5651 sayılı Yasanın “Çok hızlı bir şekilde, çocuk pornosu bahanesi ve temiz İnternet söylemleriyle çıkartıldığı” öne sürülerek, böyle bir yasanın Avrupa Birliği ve modern dünyada asla olmadığı, Mahkemeler tarafından Web sitelerine erişimin yasaklanmasının kesin bir engelleme sağlamamakta ve İnternet hakkında biraz teknik bilgisi olan bir kişinin başka yollarla hala bu sitelere ulaşılabilmekte olduğu belirtiliyor.
“Yasaklanan Web sitesi erişimi, daha doğrusu yasaklamaya konu olan Web sitesi nesnesi, örneğin bir video kaydı, o nesne için ülkemiz içinde ve dışında daha fazla negatif reklam ya da tanıtım oluşmasına sebep olmakta ve dünyadaki tüm İnternet kullanıcılarının ilgisini çekerek asıl amacın tam tersinin gerçekleşmesiyle sonuçlanmaktadır” denilen bildiri, yaşanmakta olan durumu açıkça gözler önüne seriyor.

Bulun bakalım yanlış nerede ve kim düzeltecek?
Saygılarımla.