|
|
Saydam
İçerik tekeli
INTERTAINER
isimli isteğe bağlı video yayını şirketi yöneticisi Jonathan Taplin
demiş ki; “Teknoloji bir sorun teşkil etmiyor. Problem içerik tekellerinde”.
Kendisi Hollywood’u Internet’teki eğlence sektörünün önündeki en
büyük engel olarak görüyor.
Gerçekten doğru bir saptama. 2003 Mart’ının üçüncü haftasında başlayan
çatışmaları medyadan izlerken de bu görüş aklınıza gelebilir, herhangi
bir spor karşılaşmasını ya da sanat eserini izlerken de.
Teknolojinin yardımı ile ses ve görüntü iletiminde hemen hemen sınır
kalmadı. Gerekli altyapı hizmete sunulmuş durumda; ekonomik açıdan
dünyanın her yerinde eşit koşullarda rekabet edilemese ve kullanılamasa
da parası olanlar için edinilebilir konumda.
Ancak teknolojinin bu gelişiminden yararlanarak servis üretmek,
hizmet vermek isteyen kuruluşların karşısında bir başka sorun sor;
“içerik tekelleri”.
Üretilmesi zor bir ürün; “içerik”. Üretildikten sonra da çok kıymetli.
Pek çok kanal ile dağıtıma girebiliyor. Yukarıda da belirttiğim
gibi, üretildikten sonra son kullanıcıya erişiminde teknolojik sorun
yok. Yeni cihazlar ve yeni haberleşme altyapıları ile anında film
seyredebilir, haber izleyebilir, müzik dinleyebilir hale geldik.
Ama bu içeriği başkalarıyla paylaşma konusuna, daha doğrusu bu içerikten
başka şirketlerinde faydalanarak, üzerine birşeyler ekleyerek yeni
pazarlar oluşturma konusuna geldiğimizde, karşımıza bir duvar çıkıyor.
Aşılması olası gözükmeyen bir duvar.
Grup şirketlerinin avantajlarını, büyüklüğün yararlarını sürekli
kullanmaya çalışan işletmeler var.
Diyelim ki, hem film dağıtım şirketiniz, hem gazeteniz, hem televizyonunuz,
hem telekomünikasyon şirketiniz, hem reklam şirketiniz hem de Internet
şirketiniz olsun.
Getireceğiniz filmle ilgili tüm içeriği bu firmalara kullandırabildiğiniz
gibi başka işletmelerin de kullanmasını engelleyebilirsiniz ya da
diğer işletmeler zaten sizin reklamınız olmasın diye içeriği gözardı
etmeye başlamışlardır.
Bunun toplum bireylerine yansıması ise hiç hoş değil. Eksik ve düzensiz
bilgi, yönlendirilmiş, önyargılı haberler, zorlanmış içerik ve haber
alma özgürlüğünün sonu. Ayrıca haksız rekabet.
Bütün bunlardan herşey bedelsiz kullanılmalı görüşü çıkarılmasın.
Lisanslama ve kopyalama haklarına saygı gösterilmeli. Bu şekilde
içerik üreten bireylerin ya da şirketlerin ayakta kalması sağlanır.
Ancak bu içerik üretildikten sonra kullanımında tekelci olmamak,
makul lisans bedelleri ile başka kuruluşların da kullanımına açmak
uygun olacaktır.
Bir sonraki yazıda buluşuncaya değin, esen kalın. Sağlık, başarı,
mutluluk ve barış sizlerle birlikte olsun. “Bilgi paylaşıldıkça
büyür” görüşünden yola çıkarak, düşüncelerinizi iletin, paylaşın.
|
|