Firmaların yoğun rekabet koşullarında
doğru adımlar atmaları için çözümler
Her geçen gün artan rekabet koşullarında firmalar
ayakta kalabilmek için, sahip oldukları bilgi birikimini doğru değerlendirmek
ve kullanmak zorundalar.
SAS
Institute, Türkiye ofisini açtığı 1997 yılından bu yana karar
destek ve veri ambarı çözümleri alanında Türk firmalarına hizmet
veriyor. Verinin yoğun olarak kullanıldığı telekomünikasyon sektörü
ise, firma için kilit alanlardan bir tanesi. Firmanın çalışmaları
ve telekom sektörüne yönelik çözümleri hakkında SAS Institute
Satış Müdürü Gamze Aydın Çelenk’le görüştük.
SAS Institute’nin firmalara kurumsal zeka sağlayan 26 yıllık bir
Amerikan kuruluşu olduğunu söyleyen Gamze Aydın Çelenk, firmanın
iş alanının tamamen kurumların mevcut operasyonel verilerini alarak,
bu verilerden bilgi sağlamalarına yardımcı olmak üzerine kurulu
olduğunu ifade etti. Gamze Aydın Çelenk söylerine şöyle devam
etti: “Yöneticilerin kurum için stratejik öneme sahip kararları
alırken içsel yöntemler kullanmaları yerine, kurum verilerinin
bilgiye dönüştürülmesinden oluşan değerlerle hareket etmelerini
sağlıyoruz. Telekomünikasyon, verinin çok zengin olduğu bir endüstri.
İşte SAS Institute burada devreye giriyor. Tüm bu bilgi ağlarında
biriken verileri toparlayıp, onlar üzerinde analizler gerçekleştiriyoruz.
Telekomünikasyon sektöründe, SAS oldukça kuvvetli bir yere sahip.
Bu sektörde SAS’la, analiz konusunda çalışmayan telekomünikasyon
firması yok gibi. Örneğin, Türkiye referanslarımızdan biri Turkcell.”
|
 |
“Sektör için
doğru şekillendirilmiş bilgi çok önemli”
SAS olarak müşteri davranışlarını incelediklerini söyleyen Çelenk,
telekomünikasyon sektörü için müşteri davranışlarına göre sınıflandırma,
çapraz satış modellemesi, yaşamsal değeri anlama, bir müşterinin
finansman olarak pazar değerini ölçen kredi skorlama ve stratejik
performans yönetimi konularında çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Çelenk bu çalışmaları şöyle anlattı:
“Telekomünikasyon çok hızlı gelişen bir sektör. Bu doğrultuda
SAS, hızlı bilgi akışını yönetim kadrosuna sağlayacak stratejik
performans yönetimi gibi birçok alanda sektöre hizmet sağlıyor.
Bizim modelimizi ters bir piramitle açıklamak mümkün. Piramitin
alt tarafında şirketlerin kurumsal kaynak planlaması gibi uygulamalardaki
operasyonel verileri yer alıyor. Burada bir zeka mimarisi söz
konusu ve piramidin üst tarafındaki zeka yapısının kurulması için
gerekli altyapı şekillendiriliyor. Bu kısımda, veriye ulaşımı
sağlayacak, onu işleyecek ve ortama yükleyecek araçlar var. Verinin
kalitesini sağlamak bu noktada önemli. Çünkü özellikle telekomünikasyonda;
her türlü veriyi almak çok anlamlı değil, toplam veriyi kullanılabilir
hale dönüştürmek gerekiyor. Ortam bağımsız çalışan bir şirket
olmamız, performansı arttırıyor ve kurumla ilgili veriye ek yatırım
yapmadan ulaşmayı sağlıyor. |
 |
Piramidin orta kısmını üçe bölüyoruz. Bu bölümde
birincil olarak müşteri ele alınıyor ve müşterinin özelliklerine göre
ne tarz hizmetlerin verilebileceğini modellediğimiz çapraz satış modelleri
oluşturuluyor. Örneğin bir mobil telefon abonesinin, telefonunu hangi
servisler için kullandığının belirlenmesi gibi. Müşteri tarafında tüm
altyapı, sınıflandırmaya dayanıyor. Bu adım, şirketin müşterisinin tarzını
anlamasını sağlıyor. Örneğin, değerli müşteri grupları ya da hiç kar
getirmeyen müşteri grupları gibi. Firma müşterilerinin demografik yapısı
burada ortaya konuyor. Kredi skorlama dediğimiz kısımda, müşteri finansal
açıdan değerlendiriliyor. Bu, Türkiye’de henüz yapılmıyor ama yurtdışında
çok yaygın. Yine mobil abone örneğini verecek olursak; bir tip sadakat
kartı uygulaması diyebiliriz. Müşterinin kullanımına göre konuşma limiti
vermek gibi. Müşteri bölümünde ayrıca hangi müşterinin elde tutulacağının
analizi ve müşteri kaybetme olasılığının ölçümü var. Özellikle rekabet
arttıkça bu konuda analiz önemli hale geliyor. Kaybetmek üzere olunan
müşteri kesiminin firma için ne kadar önemli olduğunun ölçümü de atlanmaması
gereken bir nokta. Dolayısıyla bu ölçümler, kuruma müşteri tarafında
geliri nereden elde etmesi gerektiğini gösterecek nitelikte olan çözümler.
İkinci bölüm olan organizasyon yapısına baktığımızda; nakit yönetimi,
işlem bazlı maliyetlendirme, finansal konsolidasyon bütçelemesi gibi
çok farklı çözümleri görmekteyiz.
Üçüncü bölümde ise, tedarikçi tarafının analizi bulunuyor. Kurumlar
birçok tedarikçi ile çalışıyorlar. Dolayısıyla hangi tedarikçinin kuruma
ne kadar kar sağladığını yansıtan bilgileri analiz ediyoruz. Burada
da, müşteri tarafında yaptığımız çalışmanın bir benzerini yapıyoruz.
Piramitin en üstünde ise, stratejik performans yönetimini görüyoruz.
Stratejik performans yönetimi, yöneticilerin belirli performans göstergelerine
göre çalışmalarını yürütmesini sağlıyor. Telekomünikasyon firmalarında
çok yaygın bir organizasyon yapısı söz konusu. Bu kuruluşlarda bilgi
akışı en kritik nokta. Günümüzde sektörün gidişatı ortada. Çok hızlı
bir büyüme gerçekleşti. Ardından bir iniş yaşandı ve birçok firma zarar
etti. Şu anda pazar toparlanmaya çalışıyor. Şu var ki, bizler de tüketici
olarak asla telekom ürün ve hizmetlerinden vazgeçmeyeceğiz. Ayrıca ileride
telekom kuruluşlarının bankacılık servisleri dahil birçok servisi veren
bir kuruluşlar haline geleceği iddia ediliyor ki, bu görüşe biz de katılıyoruz.”
İş zekası çözümleri
SAS Müşteri İlişkileri Yönetimi
SAS Müşteri İlişkileri Yönetimi, firmaları farklı iş alanlarındaki
bilgiye ulaştırırken, müşteri karlılığı, kazanma, kayıp, bağımlılık
ve pazarlama kampanyaları alanlarındaki etkinliklerini maksimize etmelerini;
firmaların uyguladığı stratejik müşteri ilişkileri yönetimi için gereken
iş zekasını sağlıyor.
Yeni müşteri kazanmanın zor ve maliyetli olduğu endüstri koşullarında,
müşteriyi etkilemek, elde tutmak ve onun ihtiyacı olan ürün-servis
yelpazesini en iyi şekilde sunmak en kritik rekabet koşulları olarak
firmaların karşısına çıkmakta. SAS Müşteri İlişkileri Yönetimi Çözümü,
mevcut organizasyon ve teknoloji altyapısıyla bütünleşebiliyor, aynı
zamanda sağlanan esneklik ve ölçeklenebilirlik özelliği ile firma
yatırımlarının teknoloji ile önde olmasını sağlıyor.
Bu çözüm telekomünikasyon sektöründe, firmanın sahip olduğu müşteri
zekası ile müşteri davranışlarını anlamasına, müşteri iletişim ve
karlılığını optimize ederken kampanya maliyetlerini düşürmesine ve
yatırımların geri dönüşünü (ROI) maksimum seviyeye çıkarmasına yardım
ediyor. Tam müşteri görüntüsünün sağlanması, güvenilir, yüksek değerli
müşteri zekasının yaratılması, kampanya geri dönüş oranlarının arttırılması,
müşteri kazanma ve elde tutma oranlarının arttırılmasının yanı sıra
bu çözüm, kurumsal müşteri ilişkileri yönetimi hedeflerindeki ilerlemeyi
ölçümlüyor ve mevcut teknoloji yatırımlarına yapılan değeri arttırıyor.
SAS Toplam Performans Yönetimi
Finansal olan ve olmayan ölçümleri bir arada kullanma esasına dayanan
toplam performans metodolojisi, bir stratejiyi operasyonel hedeflere,
ölçümlere ve girişimlere dönüştürecek bir çerçeve sunuyor. Bu çerçevenin
dört boyutu ve bunların her birinin ayrı ayrı ölçüm kriterleri var.
Bunlar:
Finansal ölçüm kriterleri: Yapılan yatırım üzerinden getiri/ekonomik
katma değer, karlılık, gelirde büyüme ve maliyetleri azaltma yoluyla
kazanılan verimlilik maddelerinden oluşuyor.
Müşteriler açısından başarı kriterleri: Pazar payı, müşteri kazanma
oranı, müşteri tutma oranı, müşteri kârlılığı ve müşteri tatmini olarak
sıralanıyor.
Öğrenme ve büyüme açısından kriterler: Çalışan memnuniyeti, çalışanı
elde tutma oranı ve çalışan verimliliğini kapsıyor.
İş süreçleri açısından kriterler: Hissedar ve müşteri memnuniyetini
yükseltmek için hangi iş süreçlerinde mükemmele ulaşmanın gerekli
olduğu konusu, her faaliyet alanına göre değişiyor. SAS Toplam Performans
Yönetimi kapsamlı bir ölçümlemeyle kuruluşların performansını gerçekçi
biçimde değerlendirme olanağını sunuyor.
Bu çözüm, kuruluş genelinde performans yönetim stratejisini desteklemek
üzere bilginin uyarlanmasını, analizini ve dağıtımını gerçekleştiriyor.
Tüm toplam performans ölçüm kriterleri açısından stratejik değer sunarak,
kurumsal verileri, daha yetkin bilgilerin oluşturulması ve isabetli
kararlar alınması için bir araya getiriyor. Düzenli olarak yüksek
ya da düşük performansa ilişkin erken uyarılarda bulunuyor. Bu şekilde,
potansiyel problemlerin nedenleri önceden görülebiliyor, kalıcı bir
başarı sağlamak için stratejik önlemler zamanında gündeme alınabiliyor
ve planlanabiliyor.
SAS Toplam Performans Yönetimi,
strateji, iletişim ve otomasyon bileşenlerini sunuyor:
Strateji: Strateji bileşeni, toplam
performans ölçümü bilgilerini toplayarak ve düzenleyerek veriler yığınını
kuruluş için anlamlı bilgiler haline dönüştürüyor. Bu bilgiler vizyon,
misyon, strateji, amaçlar, ölçütler ve inisiyatifler gibi farklı açılardan
irdelenebiliyor.
İletişim: Karne, stratejiyi eyleme
dönüştürme konusunda katedilen yolu doğru bir şekilde değerlendirme
olanağını sağlıyor. Önde giden ve geride kalan göstergeleri belirtiyor.
Böylece, kuruluşun yönetimi, hangi stratejilerin arzu edilen sonuçları
getirdiğini, hangilerin yetersiz kaldığını görebiliyor. İletişim bileşeni,
stratejiyi, kurum geneliyle paylaşmaya olanak tanıyor. SAS Toplam
Performans Yönetimi Çözümü paylaşımcı teknolojileri harekete geçiren
bir sistem sunuyor. Kuruluş bünyesinde yürütülen strateji geliştirme
ve iletişim alanındaki çalışmaların başarılı bir entegrasyonunu olanaklı
kılıyor.
Otomasyon: Tam kapsamlı bir bilgi-analiz
çözümü, veri erişiminden daha fazlasını sunmak zorunda. Verinin, yeni
ve farklı şekillerde analizine izin vermeli, iş yaşamındaki eğilimlere
ve hipotezlere ilişkin doğru öngörülerde bulunma olanağını sağlamalı.
SAS, toplam performans yönetimi metodolojisinin yaratılması ve kurulması
süreçlerinin otomasyonunu sağlıyor. Böylece, yöneticiler düzenli aralıklarla
güncellenmiş karneleri izlerken iş modellerini araştırabiliyor, ön
görebiliyor ve simüle edebiliyorlar. SAS Toplam Performans Yönetimi
tüm ilgili veri kaynaklarına anında ulaşma olanağını sağladığından,
performans sonuçlarının karneye girişi yapılmış en yeni ve doğru verileri
esas aldığına ilişkin tam güvence sağlıyor. Kısacası SAS Toplam Performans
Yönetimi Çözümü, bir kuruluşun stratejisini hedefe, eyleme ve ölçümlemeye
dönüştürmek için kaynaklarını daha hızlı ve rasyonel şekilde harekete
geçirmesini olanaklı kılıyor.
SAS Toplam Finans Yönetimi
Çözümü
Finansal konsolidasyon ve raporlama, genellikle kuruluşun belirli
bir dönem içinde elde ettiği sonuçların ölçülmesi üzerinde odaklanır.
Ancak, sonuçlar bir grup içinde konsolide edildiğinde, geçerli finansal
bilgiler yüksek oranda özetlenmiş, sınırlandırılmış ve tarihe bağlanmış
olur. Bu durum eldeki veriye dayanarak sonucu önceden tahmin edilebilen
kararlar alınmasını güçleştirir.
Buna ek olarak, hissedarların talepleri, pazarın artan ve değişen
rekabet koşullarında kuruluşların kaynaklarını, yatırımı en üst düzeyde
gelire çevirebilmesi için daha etkili kullanmasını gerektirir. Bu
talepleri karşılamak için, zaman bakımından geçerliliğini koruyan
bilgiye, kullanılabileceği ve analiz edebileceği formatta ulaşılması
gerekir.
Genellikle finans departmanlarında çalışan profesyoneller, kayıt ve
hesap tutan ya da kuruluşun karar vericilerine bilgi sağlayan kişiler
olarak görülür. Finans fonksiyonlarının rolü, küresel pazar ve hissedarlarla
daha yakın çalışmanın önemi göz önünde bulundurulduğunda, hesap kaydı
tutmaktan uzaklaşır, karar destek için iş ortaklığına ve kuruluş stratejisinin
geliştirilmesine yakınlaşır. Buna paralel olarak, bu ortaklığın vazgeçilmez
bir üyesi olduğunun benimsenmesi için finans profesyonellerinin bilgiye
gereksinimi vardır.
Finans profesyonelleri için odak noktası, geleneksel hesap kaydı tutan
kişiden, daha ileriyi gören iş ortağına doğru kayıyor. Bu rol gelişmeye
devam ettikçe, geçmiş kayıt süreçlerinin değerlendirilmesinde daha
az çaba harcanacak ve kritik iş kararlarının alınması için, temel
bilgilerin elde edilmesine daha fazla dikkat verilebilir. Ancak teknolojik
engeller, bu değişimlerin şirketlerin finans fonksiyonlarına uygulanmasını
güçleştiriyor. Finansal olsun ya da olmasın temel iş verileri, farklı
ortamlarda çalışan çok sayıda farklı operasyonel sistemde tutulur.
Bu verilerden etkili raporlama ve analiz yapılabilmesi için, farklı
operasyonel sistemlerdeki veriye ulaşmak, temizlemek, konsolide etmek
gibi veri ambarının temel gereksinimleri karşımıza çıkıyor. Bu noktada
geleneksel muhasebe araçları bir kenara bırakılmıyor. Aksine, kuruluşun
veri ambarının daha fazla finansal akla gereksinimi oluyor.
Modern karar destek sistemlerinin kilit noktasını, firmanın yaptığı
işin bilgilerini doğru anlama yetisi oluşturuyor. Günümüzde rekabetin
temelinde sadece satılan ürünün fiyatı ya da sağlanan hizmet değil,
aynı zamanda özgünlük, çeşitlilik ve yeni ürünlerle hizmetlerin geliştirilme
hızı var. Kuruluşların daha fazla artı değer sağlamak için, ürün hatları,
hedef sektörler, coğrafi sınırlar ve müşteri portföyleri çapında daha
derinlemesine analizlere gereksinimi bulunuyor.
SAS Toplam Finans Yönetimi Çözümü’nün bir bileşeni olan ‘CFO Visio’,
günümüz finans profesyonellerinin değişen gereksinimlerine, veri ambarı
fonksiyonelliğinin, OLAP araştırma ve raporlama yeteneği ile bütünleştirilmesi
yoluyla yanıt veriyor. SAS Toplam Finans Yönetimi Çözümü, yönetim
bilgilerinin ve faaliyet gösterilen pazarın anahtar performans göstergelerine
hızlı erişim sağlayan geniş bir karar destek mimarisinin parçası.
SAS Kredi Derecelendirme Çözümü
Bankacılık sektörü, rekabetin yoğunlaştığı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin
sayısız uygulama alanı bulduğu ve birçok başka ülkede olduğu gibi
Türkiye'de de yeniden yapılanmaların gündemde olduğu bir dönemi yaşıyor.
Bu koşullarda kredi derecelendirme her zamankinden daha fazla önem
kazanıyor.
Kullanıcısına katma değer sağlayan, işlevini en üst düzeyde yerine
getirecek bir kredi derecelendirme çözümü, hatasız, adil ve zamanında
ulaşılabilir karnelerin oluşturulmasını gerektiriyor. Bu karneler
zaman içinde tek bir anın değerlendirmesine dayanmamalı, koşullardaki
değişiklikleri, uzman kuruluşların kredi notlarını ve kredilendirilebilirlik
ölçütlerini yansıtmalı. Basit bir örnek vermek gerekirse, banka müşterisi
bir öğretmen belirli bir dönemde sahip olduğu gelir düzeyine göre
değerlendirilmiştir; ancak öğretmenlerin gelirlerinde genel bir iyileşme
zamanında kredi karnesine yansımalıdır. Kredi derecelendirmesinde
kullanılan belirli parametrelerin ağırlıkları, finans kuruluşunun
ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Bu faktör de zaman içinde değişebilir.
Sistem, yalnızca tek tek kuruluş ya da bireylerin kredi derecelendirmesi
bağlamında değil, bir bütün olarak kredi yapısının kapsamlı bir analizini
ve raporlamasını destekler nitelikte olmalıdır.
Kullanılan mevcut çözümler ya manueldir ya da bilgisayar tabanlı hesap
çizelgeleri formatındadır. Ödeme kapasitesindeki değişiklikler gibi
gelişmeleri ya da dış kaynakları dikkate alacak yeterli donanımdan
yoksundur. Ayrıca, raporlama ve analiz konusunda da yetersizdir ve
hata riskine açıktır. SAS Institute'un “Kredi Derecelendirme Çözümü”,
bütünüyle uyarlanabilir özellikte ve veri erişimi, modelleme, analiz
ve raporlama alanlarında kanıtlanmış bir yüksek işlevselliğe sahip.
Kredi derecelendirme konusunda anahtar önemdeki konu, bir kredi başvurusunun
en doğru şekilde değerlendirilmesi. Bireysel başvurularda kişinin
yaşı, cinsiyeti, mesleği, işi, gelir ve giderleri temelinde borcunu
ödeyemez bir duruma düşmesi olasılığının tespiti, kurumsal başvurularda
ise şirketin bir bütün olarak kredi riskine açıklık oranı, bu açıdan
hayati önemde. Aynı şekilde, belirli kredi paketlerinin ve modellerinin
de değişen ölçülerde risk düzeyleri var. Gerek kredi başvurusunun,
gerekse kredi paketinin içerdiği risk faktörlerinin sayısız çeşitlilikteki
seçeneklere göre bileşimlerinin analizi ve belirli bir duruma uyarlanması
SAS Kredi Derecelendirme Çözümü'nün ana konusunu oluşturuyor.
SAS Kredi Derecelendirme Çözümü, kolay erişilebilir, merkezileştirilmiş
havuzlarda depolanan geçmiş verileri her an kullanıma hazır kılıyor.
Bu özellik kullanıcıya hatasız, güvenilir ve birbiriyle tutarlı verilere
dayanan hızlı bir kredi kontrol sistemi sağlıyor. Benzerlerine oranla
çok ileri bir düzeyde otomasyon sağlayarak, ilk kez etkili bir kredi
derecelendirmesini olanaklı hale getiriyor.
Programlama bilgisine sahip olmayan kredi yöneticileri ve analistler
tarafından da kolaylıkla kullanılabiliyor. Kredi derecelendirme dışındaki
uygulamada da kullanılabilecek son derece esnek bir çözüm olduğu için,
genişletilebilir, uyarlanabilir özelliğe sahip.
SAS Veri Madenciliği
Veri Madenciliği, karar verme mekanizmaları için yeni bilgiler üreten
bir teknikler ve kavramlar bütünü olarak açıklanıyor. Doğru yanıtlandığında,
kuruluşların isabetli karar almalarında belirleyici bir rol oynayacak
stratejik önemde sorular var. Örneğin; “En iyi müşterileriniz nasıl
korunabilir?”, “Hangi müşterilerin bir firmayı bırakıp rakiplere gitmesi
olasılığı yüksek?”, “Müşterilerin gelecekte nasıl davranacağı nasıl
doğru bir şekilde öngörülebilir?”, “Yolsuzluklar nasıl saptanabilir?”
gibi. Bu soruların doğru yanıtları, firmaya ait verilerin içindedir.
Veri Madenciliği, bu verilerin içinden, kuruluş yöneticileri için
en gerekli olanların seçilmesi, düzenlenmesi ve modellenmesi süreçlerini
içerir.
Veri Madenciliği teknikleri kullanarak şirketler, müşterilerinin satın
alma eğilimlerini ve alışkanlıklarını, tüketicilerin motivasyonlarını
belirleyen faktörleri saptayabilirler, yolsuzlukları önlemenin uygun
yöntemlerini geliştirirler, kaynaklara yönelik muhtemel talep düzeyini
öngörebilirler ve müşteri kayıplarını önleyebilirler.
Veri Madenciliği, karar vericilerin kullanabileceği yeni bilgi oluşturabilmek
için yapay zeka gibi yüksek teknoloji içeren yöntemler kullanıyor.
Kurum işlemleri, müşteri geçmişi ve demografisi ve kredi büroları
gibi değişik kaynaklarda toplanan verileri kullanarak gerçek dünyanın
bir modelini oluşturan bu çözüm; karar vermeyi ve yeni iş imkanlarını
tahmin edebilmeyi destekleyen yöntemler üretiyor. Veri Madenciliği
uygulamaları, pek çok sektör ve iş fonksiyonlarında kullanılıyor.
Telekomünikasyon, hisse senedi işlemleri, kredi kartı ve sigorta şirketleri
Veri Madenciliğini hizmetlerinin istismar edilmesini önlemek için
uyguluyor; tıp endüstrisi ameliyat işleyişinin, tıbbi testlerin ve
ilaçla tedavinin etkinliğini tahmin ediyor; perakende sektörü de özel
uygulamaların etkinliğini değerlendiriyor.
Veri Madenciliğinin tüm uygulama alanlarının içinde belki de en çok
kullanılanı, veritabanı pazarlamacılığı ve müşteri ilişkileri yönetimi.
Pazarlamacılar, bu yolla hedefledikleri kampanyalar için uygun müşteri
adaylarını belirliyor ve müşterilerin firmanın rakiplerini tercih
nedenlerini saptıyor. Böylelikle maliyetler düşürülüyor ve karlılık
arttırılıyor.
Veri Madenciliği uzun süredir üzerinde çalışılan bir konu olmasına
rağmen, ancak son zamanlarda iş dünyasında daha etkin bir maliyet
kontrolü ve daha yüksek karlılık elde etme konusunda sağladığı katkılar
ile ilgi kazandı. Gartner Group Araştırma şirketi, gelecek on yıl
içinde, hedef pazarlarda Veri Madenciliği kullanımının yüzde 80’lere
ulaşacağı tahmininde bulunuyor. META Group ise, Veri Madenciliği pazarının
bu yıl 800 milyon Dolar’a yükseleceğini öngörüyor.
|