Ankara'dan Kısa Kısa

İhale Yasası’nda değişiklik yeniden gündemde

Değiştirilmesi gerektiği sık sık ortaya atılan ancak uygulamaya geçilemeyen Kamu İhale Yasası’nda değişiklik önerisi yeniden gündemde. Kamu İhale Yasası IMF ve Dünya Bankası ile yapılan görüşmeler sonucunda 57’inci Hükümet tarafından çıkarılmış ve 1 Ocak 2003 tarihi itibariyle yürürlüğe girmişti. 58’inci Hükümet döneminde de değişiklik önerisi bir süre askıya alınmıştı.
58’inci AKP Hükümeti, Aralık ayı içinde kamu ihale yasasında geniş çaplı değişiklikler öngören bir yasa tasarısını Meclis’e sevk etmiş ancak tasarı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken herhangi bir gerekçe açıklanmadan görüşmelere ara verilmişti
Öte yandan, AK Parti Tokat Milletvekili Resul Tosun ve arkadaşları da 58’inci Hükümet döneminde, Kamu İhale Yasası’nın ihale ilanlarıyla ilgili maddesinde değişiklik öngören yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sunmuşlardı.
Teklif, yerel basında yayımlanacak ihale ilanlarını, mal ve hizmet alımında 25 milyar, yapım işlerinde ise 50 milyar Lira ile sınırlandıran yasa maddesinin değiştirilmesini düzenliyor.
Buna göre, mal ve hizmet alımında 500 milyar, yapım işlerinde ise 1 trilyon Liraya kadar olan ihale ilanları Resmi Gazete’nin yanı sıra yerel basında da yayımlanacak.
Teklif, “ihalenin yapılacağı il” ifadesinin, “ihalenin yapılacağı yer” olarak değiştirilmesini ve böylece ilçelerde yayınlanan gazetelerin de ilan almasına olanak sağlıyor.

Yeni Tüketici Yasası çıktı

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa’da değişiklik yapan ve sanal ticareti de bir yönüyle ilgilendiren yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Internet üzerinden yapılan satışlar da yasa kapsamında.
Yasa’nın ikinci bölümünde “Mesafeli sözleşmeler” başlığı altında elektronik ortamda yapılan satışlara da değinilirken, mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmeler olarak tanımlanıyor.
Yasa’da satıcı veya sağlayıcının elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayri maddi malların veya sunulan hizmetlerin teslimatının ayıpsız olarak yapıldığını ispatla yükümlü olduğu vurgulanıyor.
Yeni yasada, tüketicinin sorunlarının, ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak, sorunların tüketici lehine çözülmesi için alınacak tedbirlerle, yasanın uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri ilgili mercilere iletmek amacıyla, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde bir “Tüketici Konseyi” kurulacağı kaydediliyor. Sanayi Bakanlığı’nın bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, yasanın uygulamasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla en az bir tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevli olduğunun altı çiziliyor.
Yasaya göre, tüketici kredileri ile kredi kartları borçlarına uygulanan temerrüt faizleri, sözleşmede yer alan faiz oranının yüzde 30’u ile sınırlandırıldı. Bu oran geçmiş borçlar için yüzde 50 olarak uygulanacak ve birikmiş borçlar 12 taksitte ödenecek.
Tüketiciler, isteklerini yazılı olarak bildirmek şartıyla taraf oldukları her türlü abonelik sözleşmesine son verebilecek.
Taksitli satışlarda temerrüde düşen tüketiciye sağlanan haklar genişletilirken, bazı kampanyalı satışların, bakanlık izniyle yapılabileceği hükmü getirildi.
Sanayi mallarında asgari garanti süresi bir yıldan iki yıla çıkarıldı. Gizli reklam yasaklanırken, reklamlarda yer alan iddialar reklam verenler tarafından ispat edilecek.
Gazete gibi süreli yayın kuruluşları, kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin dağıtımını yapamayacak.

KOBİ’ler yeniden ekonomiye kazandırılacak

Hükümet; esnaf, sanatkar ve KOBİ’leri yeniden ekonomiye kazandırmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Hükümet, Halk Bankası’nın kredi kefalet kooperatifleri kefaletiyle, esnaf ve sanatkarlara kredi kullandırmasına dayanak olan kararnamenin süresini uzatırken, KOBİ’leri yeniden ekonomiye kazandırmak için yaptığı hazırlığı Bakanlar Kurulu’nda tartışarak, Bakanlar Kurulu kararı olarak yayınlayacak.
Öte yandan, ekonomi ile ilgili bakan ve bürokratlar ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlık Divanı üyelerinin katıldığı Ekonomik Sorunları Değerlendirme Kurulu, yabancı sermayenin önündeki engelleri kaldıran ve şirket kuruluşunu kolaylaştıran yasa tasarısının Meclis’e sevkedilmesini kararlaştırdı. Kurul, KOBİ borsalarının kurulması, KOBİ’lerin tarifinin yeniden yapılması, kredi garanti fonunun yaygınlaştırılması ve kambiyo mevzuatının gözden geçirilmesi konularında da mutabakata vardı.

Kamu Tek Hesabı’na geçiş yeniden gündemde

AKP, kamu açıklarının daha fazla büyümesinin önüne geçmek ve kamuya kaynak oluşturmak üzere bir proje hazırladı. Proje, kamu kuruluşlarında ‘Hazine Tek Hesabı’ndan ‘Kamu Tek Hesabı’na geçişi öngörüyor. Tüm kamu kurumlarının nakit hareketlerinin izlenmesi ile doğru bir şekilde tespit edilmesini içeren projeye göre; kamudaki açıklar, faizle para basarak kapatılması yerine, ortak havuzdan aktarım yoluyla karşılanacak.
Proje, Refahyol Hükümeti döneminde de uygulanmıştı. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a sunulan proje, ‘Kamu Nakit Durumlarının Şeffaflaştırılması ve Etkin Yönetim’ başlığını taşıyor.
Projenin amacı, kamu gücünü kullanarak kaynak elde eden tüm kuruluşların nakit kıymetlerini doğru bir şekilde tespit edip izleyecek, kamuoyunu bilgilendirecek şeffaf bir sistem oluşturmak olarak belirlenirken, kurumların kendi mevduatları üzerindeki tasarruf yetkilerine de herhangi bir kısıtlama getirmiyor.

Buğday üretimi uzaydan belirlenecek

Buğday üretim alanlarının uzaktan algılama yöntemi ile tespiti için bir proje başlatılırken, pilot projede oluşturulacak modelin 3 yıl içinde Türkiye çapında uygulanabilmesi planlanıyor. Ankara’da başlatılan pilot projenin de gelecek yıl tamamlanması hedefleniyor.
Pilot uygulamalar sonucunda bir model oluşturulması halinde, 3 yıl sonra Türkiye’nin buğday üretimi, uzaydan alınacak fotoğraflar değerlendirilerek, daha doğru bir şekilde tahmin edilebilecek. Halen üretim tahminleri, borsalara ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) gelen ürün miktarları, tarım il müdürlerinin tahminleri veri alınarak, Tarım Ürünleri Tahmin Komitesi tarafından yapılıyor. Komite, Tarım ve Köyişleri ile Sanayi ve Ticaret Bakanlıkları, Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Ziraat Odaları Birliği temsilcilerinden oluşuyor ve yılda 3 tahminde bulunuyor. Tahmin rakamları, GSMH’nın hesaplanması açısından büyük önem taşıyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Ankara’daki Tarla Bitkileri Araştırma Enstitüsü’nde kurulan Uzaktan Algılama Merkezi, buğday tahmininde model oluşturmak üzere pilot proje başlatırken, proje kapsamında, uydulardan sağlanan görüntüler, yer bilgileri ile eşleştirilerek doğruluğu test ediliyor. Uzmanlar, uydu görüntülerinin ekili alanların miktarı hakkında bilgi vermesine karşın verim konusunda tahmin yapmanın henüz mümkün olmadığını, verimin tahmin edilmesi için uzaktan algılama, iklim, toprak, yetiştirme tekniği gibi konuları içeren bir model oluşturulması gerektiğini belirtiyorlar. Pilot projenin tamamlanmasıyla geliştirilecek modelin Türkiye genelinde uygulanması hedeflenirken, böylece, sadece ekim alanı değil, verim hakkında da tahmin yapılabileceği için, üretim rakamları daha doğru bir şekilde ortaya konabilecek.

OYTEK kamu ve özel sektöre de hizmet verecek

Oyak Grubu’nun çimento fabrikalarını elektronik ortamda ağ üzerinde biraraya getiren “e-çimento” projesini hazırlayan ve Oyak Emeklilik şirketinin altyapısını kuran Oyak Teknoloji Bilişim ve Kart Hizmetleri A.Ş. (OYTEK), bu yıl kamu ve özel sektör kuruluşlarına da hizmet verecek.
Finans başta olmak üzere inşaat, gıda, otomotiv, turizm, nakliye ve sigortacılık gibi farklı sektörlerde iştirakleri bulunan Oyak Grubu bünyesindeki şirketlere bilgi teknolojileri çözümleri sağlayan Oyak Teknoloji Bilişim ve Kart Hizmetleri A.Ş. (OYTEK), bu yıl kamu ve özel sektöre de hizmet sunacak.
Yenilikçi, yaratıcı, katma değeri yüksek bilgi teknolojileri çözüm ve hizmetlerini ulusal ve uluslararası pazara sunmak amacıyla 2002 yılında kurulan OYTEK’in bu yıl hedeflerini yükseltirken, şirketin grup içinde ve dışında yeni projeleri hayata geçireceğini ve uluslararası şirketlerle yapacağı işbirlikleriyle farklı markaların distribütörlüklerini üstlenerek ürün ve çözüm portföyünü zenginleştireceği öğrenildi.

TTGV’den 117 milyon Dolar’lık AR-GE desteği

Sanayi kuruluşları ile yazılım şirketleri tarafından gerçekleştirilen teknoloji geliştirme projelerine finansal destek sağlayan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), Teknoloji Geliştirme Projeleri (TGP) kapsamında yaklaşık 117 milyon Dolar tutarında kaynak kullandırdı.
TTGV’nin desteklediği projeler sayesinde Türkiye genelinde yaratılan araştırma-geliştirme (AR-GE) hacmi yaklaşık 244 milyon Dolar’a ulaşırken, başvurusu kabul edilen projelerin en çok yüzde 50’sine destek sağlanabildi. Kalan miktar ise sanayi kuruluşlarının kendileri tarafından karşılanırken, Teknoloji Geliştirme Projeleri kapsamında değerlendirilen projelere kaynak yaratılması için proje süresinin en fazla 2 yıl olması gerekiyor. Sağlanan destek miktarı ise en fazla 2 milyon Dolar olarak uygulanırken, sağlanan kredinin geri ödeme süresi ise 4 yıl olarak belirleniyor.
Teknoloji Geliştirme Projeleri kapsamında tahsis edilen kaynak içinde en büyük payı, yüzde 25,80 ile malzeme sektörü alırken, elektrik/elektromekanik sektörü yüzde 25 pay ile ikinci, makina sektörü yüzde 21,60 ile üçüncü sırada bulunuyor. Bu sektörleri, enformasyon, biyoteknoloji ve kimya sektörleri izledi.
TTGV, bugüne kadar aralarında Arçelik, Aselsan, Beko Elektronik, ÇBS Boya, Goldaş Kuyumculuk, Kale Porselen, Kardemir, Milsoft Yazılım, Netaş, Strateji Mori, Şişecam, Tikveşli, Tofaş, Türk Pirelli gibi kuruluşların da bulunduğu birçok firmanın teknoloji geliştirme projesine destek verdi.

Türkiye, küresel bilgi teknolojisi rekabetinde geriledi

Küresel bilgi teknolojisi rekabeti sıralamasında geçen yıl 41. olan Türkiye, bu yıl 50. sıraya geriledi. Geçen yılın birincisi ABD, bu yıl yerini Finlandiya’ya kaptırdı.
Dünya genelinde 82 ülkenin bilgi teknolojisi kapasitesi ve rekabet gücü açısından değerlendirilen raporda, bu yıl birinci olan Finlandiya’da, hükümet, iş dünyası ve halkın yaygın bir şekilde teknoloji ürünlerini kullandığı kaydedildi.
Tayvan, Brezilya ve İsrail gibi ülkeler teknoloji konusunda yenilikçi ülkeler olarak kabul edilirken, Küresel Bilgi Teknoloji Rekabeti sıralamasında, Finlandiya ve ABD’yi, Singapur, İsveç ve İzlanda takip ediyor.

E-Türkiye’yi “Bilgi Toplumu Dairesi” yürütecek

Elektronik dönüşümü vaat eden AKP hükümeti, e-Türkiye Projesi için yeni bir yapılanmaya gitti. Uzun bir süre muhatap bulamadığı için sahipsiz kalan e-Türkiye Projesi’nin koordinasyonunu Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşar Yardımcılığı’na atanan Halil İbrahim Akça yürütecek. Projeyi yürütmek üzere Teşkilat bünyesinde oluşturulan Bilgi Toplumu Daire Başkanlığı’na ise DPT’de haberleşme sektörü uzmanı olarak görev yapan Recep Çakal atandı.

SSK otomasyon projesine soruşturma

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, SSK’nın MBA ve TAİ’ye yaptırdığı tam otomasyon projesi hakkında soruşturma açılmasını istedi. Kurul’un 2002 Raporu’nda projenin ihale edilmesi, yatırıma yönelik danışmanlık hizmeti satın alınmasının SSK’nın menfaatlerine aykırı olduğu belirtildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu da Yüksek Denetleme Kurulu’nun raporu üzerine SSK ve Bakanlık teftiş kurullarına soruşturma açılması talimatı verdi.

Elektronik İmza Başbakanlık’ta

Elektronik imzanın hukuksal temelinin oluşturulması amacıyla hazırlanan “Elektronik İmzanın Düzenlenmesi Hakkında Yasa Tasarısı”, Başbakanlık’a sunuldu.
Adalet Bakanlığı, ticaretten, kamu işlemlerine kadar birçok alanda kulanılacak elektronik imza için hazırlanan tasarıyı Başbakanlık’a sevketti. Günümüzde yaşamın her alanında kullanılmaya başlanan güvenli “elektronik imza”, tasarıda, “imza sahibinin nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak kimliğinin tespitini sağlayan, sadece imza sahibi tasarrufunda bulunan ve güvenli elektronik imza oluşturma aracı ile oluşturulan imza” olarak tanımlandı. Bu imzada, elektronik veriler aracılığıyla herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığı da saptanabilecek. Güvenli elektronik imza oluşturma araçları, ürettiği elektronik imza verilerinin araç dışına çıkarılamamasını, gizliliğini, üçüncü kişilerce elde edilememesini ve kullanılamamasını da sağlayacak. Elektronik imzanın sahteciliğe karşı korunması da temin edilecek

KOBİ Piyasası oluşturuluyor

KOBİ Piyasası’nı oluşturmak ve işletmek üzere SPK onayı ile kurulacak bir şirketin potansiyel ortaklarının, Aracı Kuruluşlar Birliği, TOBB, İMKB, merkezi kayıt kuruluşu ve yerel odalardan oluşması öngörülüyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), kamuoyunda “KOBİ Borsası” olarak bilinen, Küçük ve Ortaboy İşletmeler (KOBİ) Piyasası’nın kuruluşuna ilişkin esasları belirleyen yönetmelik taslağının Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere Başbakanlık’a gönderildiğini bildirdi
SPK’dan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisi için önem taşıyan küçük ve orta ölçekli işletmelerin, varlıklarını devam ettirme, büyüme ve yaratıcılık konusunda yaşadıkları sıkıntıların en önemlilerinden birinin de finansman olduğu belirtildi.
Bu doğrultuda, Kurul tarafından KOBİ’lere odaklı bir piyasa oluşturulması amaçlandığı ifade edilen açıklamada şöyle denildi: “Anadolu’da faaliyet gösteren KOBİ’lerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş bir piyasa yapısının ve organizasyonunun oluşturulması, bu tür işletmelerin piyasaya girmeleri konusunda başlı başına bir teşvik unsuru oluşturacaktır.”
Yönetmelik çerçevesinde, KOBİ Piyasası’nı oluşturmak ve işletmek üzere Kurul onayı ile bir şirket kurulması, işlemlerin çeşitli bölge ve illerdeki pek çok yatırımcıyı biraraya getirecek, “Finans çarşısı” şeklinde ortak bir elektronik işlem platformu üzerinde gerçekleştirilmesi tasarlanıyor.

MERNİS’in devamını sağlayan tasarı yasalaştı

MERNİS Projesi’nin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan projelerin uygulamaya geçirilmesine olanak tanıyacak olan, nüfus kayıtlarının kesinlikle bilgisayar ortamında tutulmasını da öngören ve birçok yeni düzenlemeler içeren yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda önceki hafta sonu kabul edildi. Yasa, nüfus kayıtlarının tutulmasında çağdaş teknolojinin kullanımına olanak sağlamasının yanı sıra nüfus cüzdanlarının güvenliğini arttırmaya yönelik düzenlemeleri de içeriyor.
MERNİS Projesi’nin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan projelere ilişkin yasa, nüfus hizmetlerinin verimliliğini arttırmak ve Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) projesinin uygulanabilir olmasını amaçlıyor. Her yıl yaklaşık 5,5 milyon nüfus cüzdanı düzenlendiğinin belirtildiği yasada nüfus cüzdanı taşımanın yasal bir gereklilik olduğu vurgulanıyor. Yasada ayrıca T.C. Nüfus Cüzdanlarının ulusalararası standartlara uygun, güvenli ve toplumun benimseyeceği bir görünümde olması (kredi kartına benzemesi), kartlardaki güvenlik unsurlarının sağlanarak her türlü tahrip, taklit ve tahsisin büyük ölçüde önleneceği kaydediliyor.
Vatandaşların ileri teknolojiye uygun olarak üretilmiş bir nüfus cüzdanı ihtiyacı sık sık gündeme gelirken, nüfus cüzdanlarının yenilenmesinde en büyük kriter olarak; vatandaşa çok büyük yük getirmeyecek seviyede nüfus cüzdanı mahiyetinde olup, başka işlerde kullanılması şeklinde gösteriliyor. Nüfus cüzdanlarının Türk milletine özgü bazı özellikleri de içermesi planlanıyor.
MERNİS Projesi’nin devamı olacak diğer bir adımın da; e-devletin gereği olan kurumlar arası bilgi alışverişini sağlamak üzere ek bazı yazılımlar konulması olarak belirtilirken, kurumlar arası (e-devletin çok büyük bir bacağı olan) ilişkileri güvenli bir şekilde sağlayacak bir yazılımın mevcut şu andaki yapının üzerine kurulması gerektiği dile getiriliyor.
Nüfus kayıtlarının tutulmasında ve nüfus cüzdanlarının güvenliğini artırmaya yönelik düzenlemeleri içeren tasarıya göre yeni uygulamaların bazıları şöyle olacak:
“Doğumlar yurt içinde 30 gün, yurt dışında ise 60 gün içinde ilgili birimlere bildirilecek; bildirimi babalar yapacak, anneler ancak zorunlu durumlarda bildirimde bulunabilecekler; nüfus kütükleri, bilgisayar ortamında tutulacak; yasayla, bilgisayar ortamında tutulan kütüklerin güvenliği ve gizliliğinin sağlanması, defterlere kaydedilen nüfus ve aile kütüklerinin uygulamadan kaldırılması konusunda İçişleri Bakanlığı`na yetki veriliyor; kimlik sahteciliğini önlemek için parmak izi sistemi uygulanacak; para cezaları da yeniden düzenliyor.”

TBD’nin geleneksel BİM Yöneticileri Semineri 10’uncu yılında

Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD), her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiği Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri onuncu yılında. Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri’nin sektördeki teknolojik gelişmeler, bilgi işlem merkezlerinin kurum ve kuruluşlardaki konumu, dünyadaki ekonomik ve teknolojik gelişmelerin bilgi işlem merkezlerine etkileri ile merkez yöneticilerinin ve teknik personelinin etkileşimini geliştirmeyi hedefleyen seminerler serisinin onuncusu (BİMY’10), 10-13 Nisan 2003 tarihleri arasında Antalya Belek, Adoria Golf Resort Hotel’de gerçekleştirilecek. İki paralel oturum şeklinde düzenlenen seminerlerde belirlenen konuların ayrıntılı olarak ele alınması, dünyadaki son gelişmeler ve ülkemizin ilgili alanlardaki durumunun tartışılması amaçlanıyor.
Ana sponsorluğunu Oracle Türkiye’nin ve diğer sponsorluk hizmetlerini de Cisco Systems, Microsoft, CA, Sybase, Merlin ve NCR’nin yapacağı seminerin ayrıntılı bilgilerine www.tbd.org.tr/bimy10 adresinden ulaşılabilir.