45 bin okul ADSL ile İnternet'e bağlandı

Teknolojik altyapı konusunda önemli çalışmalar yapan Milli Eğitim Bakanlığı, 40 yıllık müfredatı da değiştirerek, iyi insan, iyi birey ve iyi davranış modelini ön plana çıkarmayı hedefledi.

Milli Eğitim Bakanı Doç.Dr. Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bilgi teknolojilerini en iyi uygulayan kurumların başında geldiğini dile getirdi. Çelik, Ulaştırma Bakanlığı ile yaptıkları protokol çerçevesinde 45 bin okulu ADSL sistemi ile İnternet'e bağladıklarını bildirdi. Okulların bu hızlı İnternet erişim ağı ile günlük olarak sanal kütüphanelere girip, iş ve işlemlerini takip edebildiklerini söyleyen Çelik, hemen hemen her okula bilgi teknolojileri sınıfları kurduklarını anlattı. Çelik, bilgi teknolojileri sınıflarından bütün öğrencilerin yararlanması için çalışma yaptıklarını ifade ederek, sınav hizmetleri, atama iş ve işlemlerinin de İnternet üzerinden yapıldığını kaydetti.

Öğretmenlerin ilk atamaları ve yer değiştirmelerinin Türkiye'de ilk defa kendi zamanlarında İnternet ortamında yapıldığını belirten Çelik, İnternet üzerinden başvuruları alarak, bütün atamaları hizmet puanı üstünlüğüne göre gerçekleştirdiklerini söyledi. Çelik, "Telepati"nin gündeme ilişkin çeşitli sorularını şöyle cevaplandırdı:

Avrupa Birliği (AB) ile ortaklaşa yürüttüğünüz çalışmalar veya projeler hangileri ve bu projeler ne durumda?

Bakanlık olarak Avrupa Birliği ile ilgili ortak yürütülen projelere önem veriyoruz. Şu anda AB fonları ile ortak yürüttüğümüz bir çok projemiz bulunuyor. Biz başta üniversiteler olmak üzere Avrupa Birliği fonlarından yararlanılması için bu konuyu sürekli gündeme getiriyoruz. Ancak, üzülerek belirtmeliyiz ki, bu konuda arzuladığımız noktada değiliz.

Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığımız aracılığı ile yürütülen 6 proje var. Yürütülen projelerin mali büyüklükleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

 

Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi (METEM) Olarak Yapılandırılan Orta Öğretim Kurumlarının Değerlendirilmesi Projesi, okul ve kurum çeşitliliğini azaltarak mevcut kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak, eğitim maliyetini azaltmak ve en az kaynak kullanarak en çok yarar sağlamak, eğitimin kalitesini çağdaş standartlara ulaştırmayı amaçlamaktadır. Projeyle ayrıca, 2002-2003 öğretim yılından itibaren uygulamaya geçirilen Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezleri'nin (METEM) kurumsal ve sosyal etkinliklerinin artırılması ve maliyet analizi değerlendirmesi amaçlanmıştır.

Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları Mezunlarının İzlenmesi Projesi (Web Net kapısı sürdürülebilir pilot) ile de, Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü, Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü ve Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü'ne bağlı mesleki ve teknik orta öğretim kurumları mezunlarının, güncel bilgi teknolojilerini kullanarak Web tabanlı olarak izlenmesi, verilen eğitimin hedeflere ulaşma düzeyinin belirlenmesi ve eğitim programlarının güncelliğinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Projenin bitiminde mesleki ve teknik orta öğretimde yeni stratejiler kolaylıkla belirlenebilecektir. Zaman ve iş gücü kaybı önlenecek, izlemede süreklilik kazanılabilecektir.

Eğitimin güncel teknolojiler kullanılarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve bunların sonuçlarına göre kolaylıkla yeni stratejilerin geliştirilmesi sağlanacaktır. Sadece belirli okullarda değil tüm Türkiye'de buna benzer projelerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ve eğitim öğretimin tamamen web tabanlı olarak izlenmesine örnek teşkil edecektir.

Mesleki ve Teknik Eğitimin Modernizasyonu Projesi (MTEM) de çağdaş ve etkin bir öğretmen yetiştirme sisteminin düzenlenmesini ve geliştirilmesine yönelik kapasitenin arttırılmasını amaçlamaktadır.

Meslekî Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP) ise, Hükümetimiz ile Avrupa Birliği arasında yürütülen Türkiye'de Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesinin (MEGEP) kapsamında 7 sektöre ait ortak beceriler, tanıtım ve yönlendirme dersleri modülleri hazırlanmış ve 2004-2005 öğretim yılında pilot olarak seçilen 64 örgün mesleki teknik öğretim okulu ile 40 genel lisede uygulanmıştır.

Orta öğretimin yeniden yapılandırılması çerçevesinde ortak 9'uncu sınıflarda 2005-2006 yılından itibaren okutulacak 50 meslek alanına ait tanıtım ve yönlendirme modülleri hazırlanmıştır. Pilot okul ve kurumlarda, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında 10'uncu sınıflarda uygulanacak meslek dersleri modülleri hazırlanmıştır. 11'inci ve 12'inci sınıf meslek dersleri modülleri yazım çalışmaları devam etmektedir.

Türk Telekom ile birlikte yürütülen okulların Geniş bant İnternet Erişimine Kavuşturulması Projesi'ne ilişkin çalışmalar nasıl sürdürülüyor?

Şu anda 45 bin okulumuzu Ulaştırma Bakanlığı ile yaptığımız protokol çerçevesinde ADSL sistemi ile İnternet'e bağladık. Okullarımız bu hızlı İnternet erişim ağı ile günlük olarak sanal kütüphanelere girip iş ve işlemlerini oralardan takip edebiliyorlar. Bunun yanında hemen hemen her okulumuza bilgi teknolojileri sınıfları kurduk. Bu sınıflardan bütün öğrencilerimizin yararlanması için çalışmalar yaptık. Bunun yanında sınav hizmetleri, atama iş ve işlemleri İnternet üzerinden yapılıyor.

Vakıfbank'la ortaklaşa gerçekleştirilen "Öğretmenlere Dizüstü Bilgisayar" kampanyasına ilişkin bilgi verebilir misiniz?

Öğretmenlerin teknolojik yönlerinin gelişmesi için bir çok çalışma yapıyoruz. Bu çalışmaların başında da Vakıfbank'ın katkılarıyla düzenlediğimiz "Öğretmene Diz üstü Bilgisayar" kampanyası geliyor. Söz konusu kampanyayla 100 bine yakın öğretmenimiz diz üstü bilgisayarlarına kavuştular. "Öğretmene Diz üstü Bilgisayar" kampanyası düzenlememizin temel sebebi öğretmenlerimiz bilgisayarlarıyla derse girsinler. Görev yaptıkları yerden yazın memleketlerine falan tatile gittiklerinde bilgisayarlarını da yanlarında götürsünler. Eğitime ait bütün iş ve işlemlerini bilgisayar üzerinden yapsınlar istiyoruz.

Kampanyayla çok önemli bir olayı daha gerçekleştirdik. Öğretmenlere yönelik düzenlediğimiz kampanya ile piyasayı ucuzlattık. Bunun nereden bakarsanız bakın yerli ekonomiye katkısı 1.5-2 milyar Dolar'a yakın olmuştur.

Dünya ülkeleri arasında artık rekabetin vazgeçilmez unsuru haline gelen bilişim ve teknoloji alanı Milli Eğitim müfredatında nasıl yer alıyor. Genç nesillerin bu alana ilgisinin artırılması için neler yapıyorsunuz ya da daha neler yapılabilir?

Yeni hazırladığımız müfredatın temelinde bilgi teknolojileri vardı. O yüzden şu anda bütün okullarımızda bilgi teknolojileri sınıflarını oluşturmuş durumdayız. Bu oluşturduğumuz sınıflarda eğitim gören öğrenciler teknolojik gelişmeleri de anında derslerinde uyguluyorlar. Müfredatın içeriğini de bilgi teknolojilerindeki gelişmelere uyarlı hale getirdik. Sistem kendini otomatik olarak yeniliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı kendi iş süreçlerinde bilişim ve teknolojiden nasıl yararlanıyor?

Bilişim teknolojilerini en iyi uygulayan kurumların başında Milli Eğitim Bakanlığı geliyor. Öğretmenlerin ilk atamaları ve yer değiştirmeleri Türkiye'de ilk defa İnternet ortamında bizim zamanımızda uygulamaya konuldu. Bütün atamaları, hizmet puanı üstünlüğüne göre İnternet üzerinden başvuruları almak suretiyle gerçekleştiriyoruz. Bütün bunları yaparken de herhangi bir şekilde bakanlığa gelmeye veya araya birisini sokup işini takip ettirmeye gerek kalmıyor. Herkes biliyor ki, ilk atama, tayinler ve diğer işlemler İnternet üzerinden ve puan üstünlüğüne göre yapılıyor.

Eskiden bu iş ve işlemler il milli eğitim müdürlüklerinden alınan formların doldurulması ile oluyordu. Öğretmen adayları önce form almak için bir sıraya giriyorlardı. Sonra ücret yatırmak için banka önlerinde sıraya giriyorlardı. Banka önlerinde oluşturulan uzun kuyruklar unutulmuş değildir. Biz bilgi teknolojilerini kullanmak suretiyle bunların hepsine son verdik.

Bunun yanında başta Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) olmak üzere sınavlara ait bütün iş ve işlemler İnternet üzerinden yapılıyor. Bu uygulamadan dolayı yılda 7-8 milyon YTL'lik bir kaynak tasarrufu sağlanıyor. Daha önceki yıllarda bu işler mektupla yapılırdı.

Yeni bir Web Net kapısı oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Bunun hizmete girmesiyle birlikte İnternet hizmetleri daha yaygın bir hal alacaktır.

Bunun yanında okullardaki bilgi teknolojileri sınıflarını halka açtık. Eğitim öğretim dışındaki zamanlarda vatandaşlar buralardan yararlanabiliyor.

Avrupa Birliği (AB) ile müzakere sürecinde olan Türkiye bilim ve teknolojiye ne kadar önem veriyor. Bu konuda Avrupa ülkelerine ya da gelişmiş ülkelere ne kadar yakınız veya uzağız?

Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'de bilim ve teknolojiye kesinlikle büyük önem veriyoruz. e-devlet uygulamaları çerçevesinde kamuya ait bütün iş ve işlemleri İnternet üzerinden yapma çalışmaları devam ediyor.

Bilgisayarlı eğitimin bütün eğitim kurumlarında yaygın bir şekilde kullanılabilmesi için önemli projeleri hayata geçirdik. Bu anlamda kamu imkanlarıyla 120 bin bilgisayarı eğitimin hizmetine soktuk. Bunun yanında özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla "Bilgisayarlı Eğitime Destek" kampanyası düzenledik. 5 Haziran 2005 tarihinde Sayın Başbakanın da katıldığı bir törenle başlattığımız kampanya çerçevesinde bugüne kadar 125 bin bilgisayar eğitime bağışlanmış durumda. Kampanya kısa sürede büyük ilgi gördü.

Eğitim teknolojilerinin okullarda kullanımı konusunda bir çok alanda Avrupa Birliği ülkelerini yakalamış durumdayız. Ancak, bazı alanlarda hedeflediğimiz noktada olmadığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Amacımız bilgisayar başına düşen öğrenci sayısını Avrupa ülkelerinin standardına çıkarmak.

Bunun yanında öğretmenlerin bilişim teknolojilerini en iyi şekilde kullanabilmeleri için önemli çalışmalar yapıyoruz. Microsoft, Intel gibi bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren teknolojik kuruluşlarla işbirliği halinde öğretmenlere yönelik hizmet-içi eğitim kursları düzenleniyor.

Eklemek istediğiniz başka konular var mı?            

Bakanlık olarak eğitimdeki problemleri kademeli olarak ortadan kaldırmak için çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Öncelikle şunu belirtelim ki, eğitim sistemimizi gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkarmak ve bir çok noktada onların önüne geçirmek için önemli çalışmalar yapıyoruz. Biz göreve başlarken eğitimde 6 problemli alan tespit ettik. Bunları okullaşma oranı, fiziki altyapı, teknolojik altyapı, müfredat, öğretmen eğitimi ve rehberlik sistemi şeklinde belirledik.

Bu alanlara yönelik yaptığımız çalışmalara gelince. Okul öncesi eğitimde okullaşma oranını yüzde 11'den yüzde 20'ye çıkardık. Hedefimiz kısa vadede yüzde 30'ları yakalamak, uzun vadede de yüzde 100'lere ulaşmak. İlköğretimde yüzde 90'larda olan okullaşma oranını yüzde 97'ye çıkardık. İlköğretim zaten zorunlu. Hedefimiz yüzde 100'ü burada da yakalamak. Ortaöğretimde okullaşma oranı yüzde 60'lardan yüzde 70'lere çıkardık. Burada da hedefimiz yüzde 90'lara ulaşmak. Kısacası, kimsenin okul dışında kalmaması için ciddi çalışmalar yapıyoruz.

Eğitimin fiziki altyapısını düzeltmek için mevcut okulların ihtiyaçlarını a'dan z'ye karşılıyoruz. Bunun yanında yeni yaptığımız okul binalarını yepyeni bir mimariyle inşa ediyoruz. Şu anda bu mimariyle yapılmış okullarda eğitim gören öğrenciler çok memnunlar. Okulda daha fazla vakit geçirmek istiyorlar.

Teknolojik altyapı konusunda da önemli çalışmalar yaptık. Şu anda ilk ve ortaöğretimde bilgisayar sınıfı bulunmayan okulumuz hemen hemen yok. Bütün iş ve işlemleri elektronik ortamda İnternet üzerinden gerçekleştiriyoruz. Okulları bilgi teknolojileri ile donatıyoruz.

40 yıllık müfredatı değiştirdik. Yeni müfredatı hazırlarken, iyi insan, iyi birey ve iyi davranış modelini ön plana çıkarttık. Daha önceki müfredat ekonomiye ve demokrasiye duyarlı değildi. Yeni müfredat öğrenciyi merkeze alıyor. Yeni müfredatla birlikte öğrenciler bilgisayar disketi olmaktan çıkarılıyor. Müfredat, yöntem, mevzuat, öğretim ortamı düzenlemesi, materyal kullanımı, içerik organizasyonu ve benzeri bütün konularda öğrencinin ihtiyaç ve beklentilerini kapsıyor.

Öğretmen eğitimine de ağırlık veriyoruz. Öğretmenliğe ilk atamaya bazı kriterler getirdik. Bunların başında da bilgisayar bilmesi geliyor. Bunun yanında öğretmenleri başta bilgi teknolojileri olmak üzere her alanda hizmet-içi eğitim kurslarına tabi tutuyoruz.

Eğitimdeki problemli alanlardan birisi de rehberlik sistemi idi. Daha önce aktif bir rehberlik hizmeti vardı. Yani problem ortaya çıktıktan sonra müdahale eden bir anlayış mevcuttu. Bunu değiştirdik. Rehberlik sisteminde önceden hesaplanan-proaktif bir sisteme geçtik. Artık problem ortaya çıkmadan müdahale edilebilecek.

Bunların yanında son dört yıldır eğitime en büyük pay ayrılıyor. Şu anda yeterli olmasa bile genel bütçeden en büyük pay eğitime tahsis ediliyor.

Şu anda değişim yaptığımız sistemle eğitimlerini sürdüren öğrenciler, hayatlarından son derece memnunlar. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sonuçlarını tamamen aldığımızda hedefimizi yakalamış olacağız. Zaten şu anda bir çoğunu gerçekleştirmiş durumdayız.