Ankara'dan Kısa Kısa

İnternet'in 13'üncü yaşı kutlandı

Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki İnternet Kurulu, İnternet'in Türkiye'ye gelişinin 13'üncü yıldönümü kapsamında bir dizi etkinlik düzenledi. İnternet Haftası'nın bu yıl 10-23 Nisan 2006 tarihleri arasında kutlanması sağlandı. Kutlamalar 10 Nisan 2006 tarihinde başladı, 12 Nisan 2006 tarihinde de Başbakanlık Yeni Bina'da bir 'doğum günü' partisi yapıldı.

Etkinlikte konuşan İnternet Kurulu üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül, ilk bağlantısı 12 Nisan 1993'te gerçekleştirilen İnternet'in bu yıl Türkiye'ye gelişinin 13'üncü yılını kutladıklarını, İnternet Haftası'nın İnternet'i geniş kitlelere tanıtmak üzere düzenlendiğini söyledi. Türkiye İnterneti'nin geçen süreçte sancılı bir dönem yaşadığını, plansız ve programsız bir büyüme görüldüğünü dile getiren Akgül, İnternet'le henüz tanışmayan milyonlarca kişi bulunduğuna işaret etti.

Akgül, dünyada 1 milyarı aşkın İnternet kullanıcısı, 400 milyon civarında İnternet'e bağlı bilgisayar bulunduğunu, Türkiye'de ise 15 milyona yakın insanın İnternet'le tanıştığını anlattı. Akgül, Türk toplumunun rotasının henüz bilgi toplumuna dönmediğini, bunun için İnternet fiyatlarının makul düzeylere çekilmesi gerektiğini ifade belirtti. 

Tüm İnternet Derneği Başkanı Erdal Tanıl da Türkiye'de telekomünikasyon sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirmesinin ardından İnternet'in dünyada hızla geliştiğini ve diğer teknolojileri etkilemeye başladığını anlattı. Tanıl, İnternet'in faksı yuttuğuna işaret ederek, yakın gelecekte de telefonu yutmak üzere olduğunu ileri sürdü.

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Turhan Menteş ise konuşmasında, geleceğimizi planlamamız gerektiğine işaret ederek, ülkemizde herhangi bir kaynak sıkıntısı bulunmadığını savundu. Menteş, yapılacak çalışmaların planlı ve üretime yönelik olması gerektiğini vurguladı.

Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muammer Türker de, İnternet Kurulu'nun yeniden yapılandırılmasıyla önümüzdeki yıllarda daha iyi etkinliklerle İnternet Haftası kutlamaları yapılacağını kaydetti. İnternet'in ülkenin her tarafına götürülmesi zorunluluğu getiren Evrensel Hizmet Yasası'nın yürürlüğe girdiğini ancak uygulamada bazı sıkıntılar bulunduğunu söyleyen Türker, kısa süre içinde bu konuda önemli adımlar atılacağını duyurdu. Türkiye'de İnternet servis sağlayıcılığı lisansı alan 74 işletmenin faaliyet gösterdiğini ifade eden Türker, kablo.net üzerinden İnternet erişimi konusundaki abone sayısının az olduğunu, bu konudaki hukuki sorunların da önümüzdeki günlerde giderileceğini kaydetti. Muammer Türker, İnternet erişim ücretlerinin düşürülmesi gerektiğini de ifade etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ise TBMM'ye verdikleri özellikle trafik cezası gibi tebligatları e-posta ile almak isteyenlere İnternet erişiminin ücretsiz sağlanmasına olanak tanıyan yasa teklifi hakkında bilgi verdi. İnternet'in elit insanların kullandığı bir teknoloji görüntüsünden çıkarılması gerektiğini ifade eden Ayva, İnternet hizmetlerinin herkesin yararlanabilmesi için ücretsiz olması gerektiğini, hazırladıkları taslağa Adalet Bakanlığı'nın olumsuz, Ulaştırma Bakanlığı'nın ise olumlu görüş bildirdiğini aktardı.
 
ADSL sayısı 2 milyona yaklaştı
Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Celalettin Dinçer de şirketin 1 milyon 868 bin ADSL abonesi bulunduğunu, kurumsal müşteriler için metro ethernet çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi. Kablosuz erişime imkan sağlayan kablosuz, Wi-Fi ve WiMax teknolojilerine önemli yatırım yaptıklarını da söyleyen Dinçer, WiMax'le ilgili Yozgat ve Ankara'daki test çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Dinçer, Türk Telekom'un İnternet'in yaygınlaştırılması konusunda sorumluluğunun farkında ve yeni yönetimin de bu konuda kararlı bir tavrının söz konusu olduğunu ifade etti. Dinçer, bütün okullara ADSL erişiminin sağlanması projesi kapsamında bugüne kadar 22 bin 500 okula ADSL bağlantısı yapıldığını, kısa sürede 5 bin okulun daha bağlanacağını, geri kalan 10 bin okulun çevirmeli tip bağlanabilmesi için gerekli hazırlıkların sürdüğünü söyledi.

HighTech Fuarı yeniden Ankara'da

Ankara bilgi ve haberleşme teknolojileri fuarı Hightech'e yeniden kavuşuyor. Bilişim ve ileri teknoloji konularında profesyonel ve geniş kapsamlı bir fuarın eksikliğini hisseden Ankara'da,   HighTech Fuarı yeniden canlandırılıyor. Geçmiş yıllarda başkentte geleneksel olarak gerçekleştirilen, ancak uzun yıllardır düzenlenmesine ara verilen HighTech Fuarı'nın 6'ıncısı, SADA Uzmanlık Fuarları A.Ş tarafından 7-11 Haziran 2006 tarihlerinde ANFA Altınpark Fuar Alanı'nda gerçekleştirilecek. SADA A.Ş yetkilisi Mesut Yazar, HighTech fuarının daha önceki yıllarda da Ankara'da yapıldığını belirterek, "Ancak bu fuar sadece isim olarak devam niteliği taşıyor. İstanbul HT (Haberleşme Teknolojileri) sektörünün Ankara'ya verdiği değerin bir yansıması olarak biz çok daha büyük ve güçlü bir fuar gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

HighTech'06 Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenecek olan Yapı ve Kentte Bilişim 4'üncü Kongresi (Bilişimle-Kentleşme) de 8-9 Haziran 2006 tarihlerinde Ankara Hilton Oteli'nde yapılacak. Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Belediyeler Birliği ve Türk Mühendisler Birliği Derneği tarafından düzenlenen kongreye 3225 belediye başkanı ve bilişim yetkilisinin katılması bekleniyor.

SADA A.Ş yetkilisi Yazar, bilişim sektörünün ithalatçı ya da ana firmalarının merkezlerinin İstanbul'da yerleşik olmalarının, BT sektöründe önemli pazar payına sahip ve 5 milyondan fazla nüfusu olan Ankara'ya verilen önemi zayıflattığına değindi. Yazar, Ankara'nın önemini vurgulamak ve gündeme getirmek amacıyla HighTech Fuarı'nı uzun bir sürenin ardından yeniden Ankara'da gerçekleştireceklerini söyledi. Yazar konuya ilişkin açıklamasını şöyle sürdürdü:

"İstanbul'daki BT pazarı tüm Türkiye'nin genelini oluşturmakta, fakat BT pazarında satış dağılımına bakıldığında devlet ve kamu çok büyük bir oran tutmaktadır. Türkiye'deki BT ürünlerinin yüzde 80'i özellikle devletin içerisinde bulunuyor. Tüm ithalatçı ve üretici firmaların yüzde 95'inin de İstanbul'da olması dolayısıyla sektörün kaynağı İstanbul görünüyor ve uluslar arası birçok fuar İstanbul'da yapılıyor.

Ankara kökenli SADA A.Ş, yıllardır denenmemiş hayal dahi edilmemiş, güçlü bir fuar yapmayı planlıyor. SADA 1981'den beri uzmanlık fuarları düzenliyor. Bir fuar düzenlerken de ilgili sektörün duayenlerine danışman olarak görev veriyor.

İstanbul suyun başıdır ama Ankara'da her zaman İstanbul için cazibe merkezidir. Devletle bir proje yapmak bir ihaleyi almak İstanbul için önemlidir. Ankara Anadolu'nun kalbinde olmasına rağmen yıllardır değer verilmemiş. Biz Ankara'nın bu önemini ve değerini tekrar gündeme getiriyoruz.

Sektördeki tüm üretici ve ithalatçı firmalar bu fuara katılarak bize destek veriyorlar. Fuara 85 firma katılacak. Diğer bilişim ve teknoloji fuarlarından bir diğer ciddi farkımız da içinin dolu olması. 'Stand'larda sadece ürünler sergilenmeyecek, bununla birlikte birçok yan etkinlik gerçekleştirilecek. Bunlardan en çok ön plana çıkan da, 4'üncü Yapı ve Kente Bilişim Kongresi. Kongre katılımcılarının fuar alanına gidiş gelişleri düzenli olarak sağlanacak. HighTech'06 Fuarı'nı70 bin civarında katılımcının ziyaret etmesini bekliyoruz".

Türkiye'de İnternet en çok işyerinde kullanılıyor

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) gerçekleştirdiği, '2002-2004 Yılları Sanayi ve Hizmet Sektörlerinde Teknolojik Yenilikler Araştırması' sonuçlarına göre; sanayi sektöründe 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimcilerin teknolojik yenilik yapma oranı yüzde 34.58 olarak belirlenirken, bu dönemde, girişimlerin yüzde 8.75'inin ürün ya da üretim süreci geliştirmeye yönelik çalışmaları sonuçsuz kaldı.

Sanayi sektöründe, söz konusu 3 yılda teknolojik yenilik yapan girişimlerin yüzde 30.89'u sadece ürün yeniliği, yüzde 30.27'si sadece üretim süreci yeniliği ve yüzde 38.84'ü hem ürün hem de üretim süreci yeniliği yaptı.

Hizmet sektöründe ise 2002-2004 yıllarında, 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin teknolojik yenilik yapma oranı yüzde 25.90 olurken, ürün ya da üretim süreci geliştirmeye yönelik çalışmaların yüzde 6.96'sı sonuçsuz kaldı. Bu sektörde teknolojik yenilik yapan girişimlerin yüzde 33.82'si sadece ürün yeniliği, yüzde 24.48'i sadece üretim süreci yeniliği, yüzde 41.70'i ise hem ürün hem de üretim süreci yeniliğinde bulundu.

TÜİK'in 2005 yılı Haziran ayında yaptığı 'Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması' sonuçlarına göre de 2004'te yüzde 7.02 olan hanelerin İnternet'e erişim oranı, geçen yıl yüzde 8.66'ya çıktı.

Geçen yıl Haziran itibariyle İnternet bağlantılarının yüzde 52.27'si çevirmeli modemle, yüzde 19.27'si DSL (ADSL, SDLS) ile ve yüzde 37.04'ü kablosuz bağlantı ile gerçekleştiriliyor.

İnternet kullanımının yüzde 43.28'i işyerinde, yüzde 36.62'si İnternet kafede, yüzde 27.64'ü de evde oluyor. İnternet erişim imkanına sahip hanelerin yüzde 67.65'i İnternet erişimini kişisel bilgisayar üzerinden gerçekleştiriyor.

Araştırma kapsamında, 16-74 yaş grubundaki hane halkı bireylerinin geçen yıl Nisan-Haziran döneminde bilgisayar ve İnternet kullanım oranlarının, sırasıyla yüzde 17.65 ve yüzde 13.93 olarak belirlendi. Bu oranlar; kentsel yerleşim yerlerinde yüzde 23.16 ve yüzde 18.57'ye ulaşırken, kırsal kesimde yüzde 8.28 ve yüzde 6.05'e kadar düştü.

Hiç İnternet kullanmayanların oranı yüzde 82.45

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen Kasım ayında yayımlanan 2005 yılı verilerine göre; Türkiye'de hiç İnternet kullanmayanların oranının yüzde 82.45 olduğuna dikkati çekti. EMO, İnternet kullanımı ve bilgi teknolojilerinin gelişiminin kamusal bir yaklaşımla ele alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.

 EMO'dan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ'den Ankara-Washington arasında kiralık hat kurularak yurtdışıyla sağlanan bağlantı sayesinde İnternet'le tanıştığı ve bu nedenle 12 Nisan tarihinin Türkiye'de "İnternet'in doğum günü" olarak kabul edildiği hatırlatıldı.

OECD'nin bu yıl yayımladığı istatistik verilere bakıldığında; Türkiye'nin 2004 yılı itibariyle yüzde 7 olan hane halkı İnternet'e erişim oranıyla 21 ülke arasında son sırada yer aldığına işaret edilen açıklamada, "Türkiye'nin 2000 yılı itibariyle hane halklarının İnternet'e erişim oranının yüzde 6.9 olduğu dikkate alındığında 4 yıllık süreçte kayda değer bir ilerleme gösterilmediği açıktır" denildi.

 

TÜİK'in en son Kasım ayında yayımlanan 2005 yılı verilerine bakıldığında da durumun değişmediği, Türkiye'de hiç İnternet kullanmayanların oranının yüzde 82.45 ile 2004 yılındaki yüzde 81.15 olan düzeyin üzerine çıktığının görüldüğü ifade edildi.

Türkiye yüksek teknoloji üretmiyor

Türkiye yüksek teknoloji üretmiyor, tüketiyor. Ankara Ticaret Odası (ATO), Türkiye'nin yüksek teknoloji ithalatını araştırdı. ATO'nun "Yüksek Teknoloji Raporu"na göre; Türkiye'nin, 1 ton video kamera ithal etmek için 5 bin 625 ton domates salçası, 1 ton sayısal fotoğraf makinesi ithal etmek için de, 1.192 ton kabuksuz fındık ihraç etmesi gerekiyor. Bir başka deyişle; 1 kamyonet video kamera karşılığı 25 ton kapasiteli 225 tır domates salçası, 1 kamyonet sayısal fotoğraf makinesi karşılığı 48 tır fındık satmak gerekiyor. 1 ton Türksat uydusu 714 bin 285 ton bor mineraline, 1 ton mobil telefon 4 bin 965 ton siyah zeytine, 1 ton bluetooth kulaklık 1.724 ton kuru kayısıya, 1 ton dizüstü bilgisayar 3 bin 718 ton arpaya karşılık geliyor. Teknoloji marketlerde, gençlerin gözdesi MP3 çalarların her modeline ve markasına rastlamak mümkün. Creative marka bir MP3'ün satış fiyatı 293 Dolar. 75 gram ağırlığındaki bu ürünün tonu 3 milyon 906 bin Dolar'a geliyor. 1 ton MP3 çaların fiyatı, 4 bin 595 ton nohut fiyatına eşit. 1 ton MP3 çalar 1 kamyonetle taşınabilirken 4 bin 595 ton nohut 184 TIR ile taşınabiliyor.

1 adet MR-Manyetik Rezonans cihazı (1 milyon 200 bin Dolar) alabilmek için 6 bin adet 51 ekran televizyon, 1 adet tomografi cihazı (300 bin Dolar) için 73 ton tütün, 1 adet mamografi cihazı (100 bin Dolar) için 166 adet çamaşır makinası, 1 adet Toshiba marka DVD (700 Dolar) için 100 kilogram tekstil ürünü, 1 adet Leopard-2 tank (7 milyon Dolar) için 3 bin 500 ton zeytinyağı, B-1 ağır bombardıman uçağı (220 milyon Dolar) için 29 bin 333 ton porselen yemek takımı satmamız gerekiyor. Sunduğu yüksek görüntü kalitesiyle son yıllarda hızla tüplü televizyonların yerini alan LCD (Liquid Crystal Display-Sıvı Kristal Ekran) televizyonlar da Türkiye'de çok sayıda alıcı buluyor. 1 adet 94 ekran LCD televizyon (4 bin 500 Dolar) alabilmek için, 2 bin 250 kilo çipura cinsi balık satmamız gerekiyor. Türkiye 2005 yılında 73.1 milyar Dolar'lık ihracat gerçekleştirdi. Bu parayla, 16 milyon 222 bin adet LCD televizyon alınabiliyor.

Enformasyon Ağı Hazırlık Endeksi'nde Türkiye 48'inci sırada

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Küresel Enformasyon Teknolojisi 2005-2006 Raporu'na göre, Enformasyon Ağı Hazırlık Endeksi'nde Türkiye 48'inci sıraya yükseldi.

Dünya Ekonomik Forumu, "Küresel Enformasyon Teknolojisi 2005-2006 Raporu'nu" yayımladı. Raporda yer alan Enformasyon Ağı Hazırlık Endeksi'nde daha önce 52'nci sırada yer alan Türkiye, bu yıl 48'inci sıraya çıktı.

Endeks sıralamasında Türkiye 2004 yılında (-) 0,14 puan ile 52'nci sırada yer alırken geçen yıl sıfır puanla 115 ülke arasında, Kuveyt ve Ürdün'ün ardından 48'inci sırada yer aldı.

Söz konusu endeks sıralamasında 2,02 puan ile ABD birinci sırada yer alırken bu ülkeyi sırasıyla Singapur, Danimarka, İzlanda, Finlandiya izledi.

Sıralamada, Paraguay, Çad ve Etiopya en son sırada yer aldı. Raporda, Türkiye'de 100 kişi başına İnternet kullanımı 8,49 olarak hesaplandı.

Endekse göre, 2003 rakamları çerçevesinde Türkiye, GSM telefonu kullanımı sıralamasında 49'uncu, kişisel bilgisayar kullanımında 68'inci, telefon hattında 44'üncü sırada yer aldı.

Yine Endekse göre, bir işe başlanması için gereken süre sıralamasında Türkiye 7'nci sırada bulunurken, mühendis bilim adamı sağlama sıralamasında 42'nci teknolojinin hazırlığı sıralamasında 51'inci sırada yer aldı.

26 ülkede 850 danışmanlık şirketini ve bu şirketlerde çalışan 25 bini aşkın halkla ilişkiler profesyonelini temsil eden ICCO (International Communication Consultancy Organisation-Uluslararası Haberleşme Çözümleri Organizasyonu) her altı ayda bir üye ülke derneklerine detaylı bir soru formu göndererek, ülkelerin sundukları raporlardan derlenen Dünya Raporu'nu hazırlıyor.

TBMM'den bilgi edinme hakkı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı "Bilgi Edinme Hakkı Uygulama Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yönetmeliğin amacı, gerçek ve tüzel kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun uygulanmasına dair usul ve esasları düzenlemek olarak belirtildi.

Yönetmelik kapsamında, bilgi edinme hakkının etkin kullanılabilmesi ve bilgi veya belgelere erişimin zamanında sağlanabilmesi amacıyla TBMM Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde Bilgi Edinme Bürosu kurulduğu belirtildi. Büronun, bilgi edinme hakkının etkin olarak kullanılabilmesi, bilgi edinme başvurularından kaynaklanan iş yükünün en aza indirilebilmesi amacıyla, "Genel Sekreterlik Makamının uygun görmesi halinde, teşkilat yapısını, görevlerini, verilen hizmetleri; istatistik verileri İnternet sayfası üzerinden kamuoyunun bilgisine sunabilir. Şikayet ve başvuru yapılması usulü ile başvurunun yapılacağı mercii İnternet sayfasında yer alır" denildi.

Bilgi edinme hakkının elektronik ortamda kullanımını kolaylaştırmak amacıyla, elektronik posta yoluyla yapılan başvuruların da kabul edileceği belirtilirken, söz konusu başvuru formlarının TBMM İnternet sayfasında ve ayrıca büroda bulundurulacağı kaydediliyor.

M. Aydın Şen Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı

Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanlığı'na M. Aydın Şen seçildi.

Şirketin borsaya gönderdiği açıklamada, "Şirketimizin 31 Mart 2006 tarihinde yapılan 31'inci Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın bitimini müteakip yapılan yönetim kurulu toplantısında;

Yönetim kurulu başkanlığına M. Aydın Şen, başkan yardımcılığına M. Kenzi Suner,

Murahhas aza olarak M. Kenzi Suner ve Adem Demir, Kurumsal yönetim komitesi üyeliklerine Naci Karakaya ve Ömer Ertaç Öztürk, Denetimden sorumlu komite üyeliklerine Aziz Öztürk ve Sıtkı Arıkan, seçilmiştir" denildi.

Öte yandan, Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş, Savunma Sanayi Müsteşarlığı'yla 22 milyon Dolar'lık sözleşme imzaladı. Aselsan tarafından borsaya gönderilen açıklamada, "Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile şirketimiz arasında Tank Atış Kontrol Sistemi Tasarım ve Geliştirme Projesi ile ilgili olarak 27 Mart 2006 tarihinde, toplam bedeli 22.000.000 Dolar'ı tutarında bir sözleşme imzalanmıştır. 55 ay sürecek olan proje kapsamında yeni bir Tank Atış Kontrol Sistemi geliştirilecek ve iki adet prototip sistem teslimatı gerçekleştirilecektir. Bu açıklama Savunma Sanayi Müsteşarlığı'ndan alınan 30.03.2006 tarihli izne istinaden yapılmıştır" denildi.

Bu arada, Aselsan'ın savunma sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları sürüyor.

Aselsan'ın zor muharebe koşullarında hedeflerin tespit edilmesi ve toplanan bilgilerin komuta-kontrol kademelerine iletilmesi amacıyla gündeme gelen Mars-V Keşif-Gözetleme Aracı Projesi geliştirildiği öğrenildi.

Aselsan, tarafından geliştirilen projenin özellikleri arasında, gündüz/gece her türlü hava şartlarında görev yapabilen aracın, görev teçhizatının tümüyle bilgisayar kontrollü olarak tanımlanması, elektro-optik algılama sistemi ile kara gözetleme radarının bağımsız olarak ve birbirlerini tamamlayacak şekilde çalışması bulunuyor.
 

ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Bilim ve Teknoloji Müzesi törenle açıldı. ODTÜ Rektörü Prof.Dr. Ural Akbulut, törende yaptığı konuşmada, Toplum ve Bilim Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin desteğiyle dünyada örneği ender görülen bir müze oluşturup, M.Ö 7000 yılından günümüze bilim ve teknolojinin Anadolu'da nasıl yeşerdiğini göstermek istediklerini söyledi.

Bilim ve Teknoloji Müzesi'nde, geleceğin bilim adamları olacak gençlerin, hem bilimin nasıl geliştiğini göreceğini hem de bugünün teknolojisini deney yaparak öğrenebileceklerini belirten Prof.Dr. Akbulut, okullarında laboratuar olmayan gençlerin eğlenerek, deney yapmalarını sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Daha sonra açılışı yapılan müzeyi, Namık Kemal, Sarar ve Özyurt ilköğretim okullarından gelen öğrenciler gezdi. Rektör Akbulut, öğrencilerle birlikte deney masalarını gezerek çeşitli bilgiler verdi. Ses dalgalarının nasıl yayıldığını alevlerin yardımıyla anlatan deney, öğrencilerden büyük ilgi gördü.

Sosyal güvenlikte 'Tek Çatı' dönemi

Kamu ve özel sektör çalışanlarının sosyal güvenlikte farklı muamele görmesine yol açan Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur'u kapatarak yerine Sosyal Güvenlik Kurumu'nu (SGK) oluşturan yasa mecliste AK Parti'nin oylarıyla kabul edildi.
İktidarı protesto ettiği için CHP milletvekilleri, tasarının görüşüldüğü iki gün boyunda Genel Kurul salonuna girmedi. Tasarı üzerinde sadece DYP ve Anavatan Partisi Milletvekilleri ile Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu eleştiride bulundu. Oylamaya 206 milletvekili katılırken, 199 milletvekili 'kabul' oyu kullandı. 7 milletvekili de 'Red' oyu verdi.
Sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında birleştiren Sosyal Güvenlik Kurumu Yasası TBMM Genel Kurulu'nda yasalaştırıldı.
Yasayla her üç sosyal güvenlik kurumu kaldırılarak yerine Sosyal Güvenlik Kurumu oluşturuldu. SGK, yönetim kurulu, genel kurul ve başkanlıktan oluşacak. En yüksek karar organı 10 üyeli yönetim kurulundan oluşan SGK'nın başkan ve başkan yardımcısı dışındaki yönetim kurulu üyelerinin görev süresi 3 yılla sınırlandı. Genel Kurul da 3 yılda bir toplanacak. SGK, "Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü, Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü, Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ile Aktüerya ve Fon Yönetimi Daire Başkanlığı" gibi ana hizmet birimlerinden oluşacak. Yasayla, Sosyal güvenlik politikaları ve uygulamaları konularında görüş oluşturacak "Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu" da kurulacak. Kurul, MSB, İçişleri, Maliye ve Sağlık Bakanlıkları ile DPT, Hazine müsteşarlığı temsilcilerinin yanısıra, YÖK ve bazı kamu kurum ve kuruluşları, Sivil Toplum Örgütü başkanlarından oluşacak. Her ilde sosyal güvenlik il müdürlükleri kurularak SGK'nın taşra birimleri oluşturulacak. Yasaya göre kurum, görevlendirildiği hizmetlerin gereği ve bağışlar dışında taşınmaz edinemeyecek.

Yasayla SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın merkez ve taşra teşkilatlarında kadrolu olarak görev yapan personel, mevcut statüleri ile her türlü taşınır ve taşınmaz mal varlıkları, tapuda bu kurumlar adına kayıtlı olan taşınmazları ve hizmet binaları, araç, gereç, malzeme, demirbaş ve taşıtları, alacakları, hakları, borçları, iştirakleri, dosyaları, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlü kayıtları ve diğer dokümanlar kuruma devredilecek. Kurumun merkez ve taşra teşkilatı ve kadroları, kademeli olarak en geç 3 yıl içinde kanuna uygun hale getirilecek. Geçiş sürecinin 3 yılda tamamlanamaması halinde Bakanlar Kurulu, süreci 2 yıl daha uzatabilecek. Yönetim Kurulu oluşturuluncaya kadar, devredilen kurumların yönetim kurulları görevlerini sürdürecek. Devredilen kurumların üst düzey yöneticilerinin görevleri sona erecek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müşavirliği kadrolarına atanacak. Maliye Bakanlığı'nda görevli Emekli Sandığı personelinden, yeni kurumda göreve atanma imkanı bulamayan üst düzey yöneticiler bakanlık müşaviri olarak çalışabilecek. Ataması yapılan personel, devredilen kurumlardaki kadrolarında görevlendirilmiş sayılacak ve sorumlu oldukları görevleri yürütmeye devam edecek.

TÜBİTAK'tan KOBİ'lere danışmanlık

TÜBİTAK, KOBİ'lere çevre projeleri için 'ücretsiz danışmanlık' desteği vermeye hazırlanıyor. Kurum, Altıncı Çerçeve Programı kapsamında, KOBİ'ler ve araştırma kurumlarının Avrupa Birliği (AB) fonlarından yararlanmasını sağlayacak araştırma projelerine yardım edecek.

TÜBİTAK, KOBİ'ler ve araştırma kurumlarına yönelik olarak 'Altıncı çerçeve programına katılım için SAFE Projesi' başlattı. Proje, AB'ye aday ve yeni üye ülkelerdeki KOBİ'lerin, Altıncı Çerçeve Program'a katılımının artırılmasını amaçlıyor. Proje ile KOBİ'ler ve diğer araştırma kurumlarının, çevre alanında araştırma projeleri sunmalarına yardım etmek üzere gerekli ağların kurulması desteklenecek. TÜBİTAK'ın danışmanlık hizmeti ücretsiz olacak.

Teknolojiye AB fonu SAFE Projesi'nin kapsamında iklim değişimi, kirlilik ve riskler, kaynakların sürdürülebilir yönetimi, doğal ve insan yapımı kaynakların korunması, deniz sistemlerinin değişimi, çevre teknolojileri, teknolojilerin değerlendirilmesi, doğrulanması ve test edilmesi gibi konular bulunuyor. Öte yandan, yerküre gözlem ve değerlendirme araçları projeleri ile sürdürülebilir kalkınma için değerlendirme araçları da projenin konuları içerisinde yer alıyor. SAFE Projesi'nden yararlanmak isteyen kuruluşlar, AB araştırma fonları hakkında bilgiye ulaşabilecek. Elektronik bülten ve dergilerden yararlanabilecek. Ayrıca proje kapsamında Malta'da diğer ülkelerden ortak paydaşlarla yapılacak konferansa da katılabilecek.

Pasaportlar değişiyor

Pasaportların üzerine çip yerleştirilecek ve 'barkod' sistemine uygun hale getirilecek. Yeni pasaportlar, 2007 yılının başından itibaren kullanılmaya başlanacak.
Pasaportu alacak kişiyle ilgili tüm bilgiler yeni pasaportlarda yer alacak çipe yerleştirilecek. Barkod sistemine de uygun hale getirilecek yeni pasaportlar sayesinde, görevliler pasaport bilgilerini bilgisayara işlemek yerine, pasaportları optik cihazlardan geçirecekler. Yeni düzenleme sayesinde giriş ve çıkışlarda herhangi bir engeli bulunmayan kişilerin havaalanlarında pasaport kontrolünden kaynaklanan bekleme süreleri ortadan kalkacak.
Pasaportların defter kısmında güvenlik katmanları olacak. Bir çok aşamalı planlanan güvenlik katmanlarında yer alan figür ve resimler, morötesi ya da kızılötesi ışınlarla görülebilecek. Böylece pasaportların sahtesini yapmak mümkün olamayacak.
"Lacivert pasaport" olarak bilinen ve yaygın olarak kullanılan pasaportların rengi, yeni uygulamayla birlikte bordo olacak.
Yeni pasaportlar artık 10 yıllık olarak alınabilecek. Önümüzdeki yılın başında kullanılması planlanan pasaportların yanısıra, daha önceden verilen pasaportlar da süresi içinde kullanılabilecek .

Pasaport almak için sadece nüfus cüzdanı yeterli olacak. Pasaport almak isteyen kişilerin bürolarda stüdyo ortamında sayısal fotoğrafları çekilecek, bu fotoğraflar pasaport defterine yapıştırma yerine bir yazıcı ve laminasyon cihazıyla yerleştirilecek. Pasaport almak isteyen kişilerden formlara atılan ıslak imzanın yanısıra, sayısal imzalar da alınacak. Vatandaşların ped üzerine atacakları imza, sayısal olarak pasaportlara işlenecek.
Pasaportların defter kısmında güvenlik katmanları olacak. Bir çok aşamalı planlanan güvenlik katmanlarında yer alan figür ve resimler, morötesi ya da kızılötesi ışınlarla görülebilecek.

"Birlikte Daha Güçlüyüz"

Microsoft, Intel, SAP ve Unisys, 11 Nisan 2006 tarihinde Sheraton düzenlenen "Birlikte Daha Güçlüyüz" adlı etkinlikte geliştirdikleri işbirliğinden söz ettiler. Toplantıda Microsoft'un SQL Server 2005, Visual Studio 2005 ve BizTalk Server 2006'nın oluşturduğu veritabanı platformu da tanıtıldı.

Açılışta konuşan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, bilişimin Türkiye'nin geleceği açısından "olmazsa olmaz bir kavram" olduğunu, eğitimden sosyal güvenliğe bir dizi sorunun bilişimin etkin kullanımı ile çözülebileceğini vurguladı. Sektörde yaklaşık 20 yıldır önemli projelerin hayata geçirildiğini ve dünya standartlarında projeler gerçekleştirildiğini anlatan Arkan, ancak bu projelerin üstüne e-devlet çatısı konulmasının eksik kaldığına işaret etti. "Artık bilişimi ülkenin gündeme oturtma zamanı gelmiştir. Bir taraftan birlikteliği, işbirliğini ve beraber çalışmayı ön plana çıkarak diğer taraftan da konunun önemini karar verici ve liderlere anlatarak çok farklı geleceği birlikte yaratacağız diye düşünüyorum" diyen Arkan, Türkiye'deki yazılım mühendislerinin kalitesini bildiklerini, ancak sayılarının yeterli olmadığını söyledi. Arkan, Avrupa'daki yaşlanan nüfus ve bilişim sektöründeki yetkin eleman açığına değinerek Türkiye'nin bu işgücü açığını kapatabilmek üzere yeni neslini iyi yetiştirmesi gerektiğini kaydetti. Çağlayan, e-devlet uygulamaların hızlanacağını bu nedenle kısa bir süre sonra sektörün eleman sıkıntısıyla karşı karşıya kalacağına, sektörün ihtiyacını karşılayacak yetiştirilmiş iş gücü açığını kapatmanın pek mümkün olmayacağına dikkat çekti..

Intel Türkiye Genel Müdürü Ege Ertem de Türkiye'de son dönemde bilişim alanında çok pozitif gelişmeler kaydedildiğini, bu sayede Türkiye'nin Avrupa'da bilişim alanında 7'inci en büyük pazar olduğunu ifade etti. ABD'nin GSMH'sındaki yüzde 1-3 oranındaki artışın bilişim sektöründeki gelişmelerden yatırımlardan kaynaklanan verimlilik artışıyla gerçekleştiğini ölçtüğüne değinen Ertem, Türkiye'nin bilişimi kullanarak katma değer yaratmada ABD'den daha fazla verim elde edebileceğini belirtti. Devletlerin emniyet ve güvenlik, vatandaşın memnuniyeti ve ekonomik güç nedeniyle bilişimi kullandıklarını belirten Ertem, İntel'in bu yıl ayırdığı 50 milyon Dolar bir yatırım fonu ile Ortadoğu ve Türkiye'deki yerli firmalara iş ortaklığı geliştireceğini duyurdu. Ayrıca, İntel İnovasyon Merkezi'ni İstanbul'da hayata geçireceklerini bildiren Ertem, kamu tarafında da Ed-Mer (e-devlet araştırma ve uygulama merkezi) çalışmalarını yürüttüklerini anlattı. Türkiye'de yazılım sektörünün hak ettiği yere gelebilmesi için hem büyük yazılım şirketlerine ortak olma imkanlarını araştırdıklarını hem de şirketlere giderek yazılımlarının performansını İntel mimarisi üzerinde yüzde 30 ila 40 arasında artıracak bir teknik altyapı sunduklarını bildirdi.

Unisys Türkiye Genel Müdürü Kurt Akın ise firmasının, bilişim alanında dünyanın parlayan yıldızları olarak gösterilen İrlanda ve İsrail'e Türkiye'den danışmanlık hizmeti sağladığı, bunun nitelikli çalışmalarından kaynaklandığını söyledi.

SAP Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker de SAP Türkiye olarak, Birleşik Arap Emirlikleri'ne kadar uzanan bölgedeki tüm ülkelerdeki SAP projelerinden sorumlu hale geldiklerini, bu kapsamda Suudi Arabistan Elektrik Teşkilatı'na bir proje hazırlayacaklarını böylece bu alanda ihracata başlayacaklarını belirtti. SAP Türkiye'nin şu anki büyüklüğünün Slovenya, Ukrayna ve Romanya kadar olduğunu bildiren Yeker, bilişim sektörünün geliştikçe büyüyebileceğini bu nedenle yazılım firmalarına önemli görevler düştüğünü belirtti..

İstanbul Göz Hastanesi haberleşme ağı altyapısı Bimel'den 

İstanbul Bahçelievler semtindeki İstanbul Göz Hastanesi'nin, ağ altyapısı Bimel tarafından gerçekleştirildi. Proje 2006 Mart başında tamamlandı. Anahtar teslim sistemde Digitus marka patch panel, patch kablo, sıva üstü prizler gibi yapısal kablolama ürünleri ile Form marka   kabinet ve aksesuarları da kullanıldı. Hastane bünyesinde artan bilgisayar kullanıcısının ağa dahil etmek amacıyla hızlı ethernet anahtarlaması kullanıldı. Bimel, bu proje kapsamında hastane bünyesine kablosuz haberleşme altyapısı da kurdu. Hastane genelinde serbestlik ve hareketlilik kazandıran bu yapı sayesinde, hasta yakınları ve sağlık görevlileri kantinlerde, yatakhanelerde, bahçelerde ve hastanenin tüm katlarında, edinmek istedikleri bilgilere hızlı ve pratik şekilde erişebiliyor. Hastane, hem kablolamanın getireceği ek yükümlülükten kurtulmuş hem de kablolama altyapısının olduğu yerlerde cihazların sistem bütünleşmesi kolaylaştığından, kablosuz ağ projesi süratle hayata geçirilebilmiş bulunuyor.

IBM süper bilgisayarlarını tanıttı

Dünyanın en hızlı bilgisayarı Blue Gene/L'nin mimarı olan IBM, süper bilgisayar çözümlerini (High Performance Computing/HPC-Yüksek Başarımlı Hesaplama), bu çözümlerde kullandığı teknolojileri ve mimariyi 13 Nisan 2006 tarihinde Ankara Hilton Oteli'nde tanıttı.

Toplantının açılışında konuşan IBM Türk Kamu Sektörü Bölüm Müdürü Mehmet Telli, rekabetin iş dünyasında olduğu gibi üniversiteler arasında da yaşandığını söyledi. Telli, araştırmacıların daha önceden hayal dahi edilmeyen bilimsel araştırmaları gerçekleştirebilmek için çok kuvvetli bilgisayar altyapılarına ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Telli, Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu'daki üniversiteler, binlerce küçük bilgisayarın kümelenmesiyle oluşturdukları ve saniyede trilyonlarca işlemi yönetebilen 'süper bilgisayarlardan, çok büyük çaplı bilimsel araştırmalarda yararlandıklarını anlattı. Telli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İnsan beyninin çalışma yönteminin modellenmesinden, maddelerin manyetik alanlarına atomik düzeyde müdahale edilebilmesine kadar farklı projelerde IBM'in 'süper bilgisayarlar'ı çalıştırılıyor. Bilimsel alandaki küresel rekabette Türkiye'deki üniversitelerimizin gücünü artırabilmek için, akademisyenler ve ARGE toplumunu, 'süper bilgisayarlarımız'la tanıştırmak istiyoruz."

Toplantıda IBM Blue Gene/L projesinin Avrupa kolunun üst düzey yönetici ve mimarları olan Dr. Olivier Hess ve Patrick Deniau da birer sunum yaptılar. Ayrıca, Türkiye'de 'süper bilgisayarlar'ı ilk kullanan kurumlardan biri olan Devlet Meteoroloji İşleri Genel müdürlüğü Hava Tahmin Dairesi Sayısal Hava Tahmin Şubesi'nin Müdürü Fatih Büyükkasapbaşı da, kullandıkları teknolojiyi ve üzerinde çalıştıkları projeleri anlattı.

Halen dünyanın en hızlı ilk 3 bilgisayarı IBM tarafından üretiliyor. En hızlı ilk 100 bilgisayarın 49'unda ise, IBM'in imzası bulunuyor. Saniyede trilyonlarca işlem yapabilme kapasitesine sahip 'süper bilgisayar' platformları üniversitelere ve şirketlerin ARGE bölümlerine, devasa bilimsel araştırma projelerinde ve yeni ürün modellemelerinde yüksek işlem gücü ve hız sağlıyor.

TBD KAMU-BİB verimlilik toplantısı Antalya'da

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından düzenlenen "TBD KAMU-BİB'8 Bilişim Platformu" etkinliği 25-28 Mayıs tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek. Toplantı, kamu kuruluşlarının bilgi işlem yöneticilerini bir araya getiren en önemli etkinlik olma özelliğini taşıyor.

Toplantının açılışını Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yapacak. Belek'teki Magic Life Sirene Imperial Hotel'de düzenlenecek olan etkinliğe kamudan üst düzey yöneticiler, kamu ve özel sektör bilgi işlem yöneticileri, akademisyenler, özel sektör şirket yöneticileri ve gazeteciler katılacak. Geçen yıl 220 kişinin katıldığı, bu yıl ise 400 bilişim profesyonelinin beklendiği etkinlik, kamu kurumlarının bilgi işlem yöneticilerini özel sektörle biraraya getiren en önemli buluşma olma özelliğini taşıyor.

Etkinlikte, bilişim sektörünün gelişmesinde lokomotif görevini üstlenen kamunun bilişim uygulamalarında karşılaştığı engellere ve sorunlara çözüm önerileri geliştirilmesi ve e-devlet olma sürecinde Türkiye için yapılması gerekenlerin görüşülmesi amaçlanıyor. Etkinlik kapsamında çalışma grupları da düzenlenecek.

KAMU-BİB'8 etkinliğinde bugüne kadar Microsoft, IBM, Sentim, STM, Superonline ve Sun Microsystems ana sponsor, BNN, CA, Sybase, Oracle, D-Link, SBS ve Software AG ise yardımcı sponsor olarak yer aldı. Geçtiğimiz yıl 32 sponsorla gerçekleştirilen etkinliğe bu yıl da 40 civarında sponsor firma katılımı bekleniyor.