Bence

"Allah korusun" demek yeterli mi?

İnsanların doğasında bir yaratıcıya inanmanın var olup olmadığı yüz yıllardır düşün insanlarını, din bilimciler ve sosyologlar tarafından tartışıla gelmektedir. Bir çok bilim adamı ve kişi bir yaratıcının varlığına inanırken, Ateizm veya varoluşçuluk felsefelerine inanan bir kısmı ise Tanrı'nın varlığına (teist olanlar ise, dinin varlığına) inanmazlar. Öte yandan, her dinden bir çok insan ise, (çeşitli bilimsel yayınlarda Allah'ın varlığına dair makaleler ve çeşitli deliller var ise de) hiçbir ispata gerek duymaksızın Allah'ın varlığına tam olarak inanırlar, teslim olurlar.

İster inanan olarak, ister inanmayan olarak bakın temenni, pozitif düşünce veya dua olarak ifade edilebilecek başlıktaki iki kelimeye sığınmak yeterli midir? Eğer yeterli olsaydı, İslam dininin kutlu peygamberi Hz. Muhammed (sav) çeşitli hadislerinde bu yaklaşımın aksine tutum ve davranışları tavsiye eder miydi?

Bunları, ülkemizde yaşanan iki deprem felaketi sonrasında yıkılan evlerden ölen binlerce insanın acısı hala sıcakken ve mahkemelerde adaletin nasıl komik bir şekilde tecelli olduğuna dair yazıları okuduktan sonra yazıyorum. Bu depremler sonrasında kamusal haberleşmenin nasıl kesildiğini, GSM şebekelerinin nasıl kilitlendiğini, uydu haberleşmesinin nasıl yetersiz kaldığını ve ekiplerarası koordinasyonsuzluk nedeni ile ilk birkaç saat içinde kurtarılabilecek iken, belki bir çok canının nasıl kurtarılamadığını bilen bir insan olarak yazıyorum.

Bunları ayrıca, muhtemel bir deprem sonrası yine aynı senaryonun oluşmaması maksadı ile ilgilileri uyarmak bu konuda ilgili tüm kurumlar arasında haberleşmeyi, eşgüdümü, veri akışını temin edecek bir haberleşme altyapısının oluşturulması konusunu bir kez daha dikkatlerine sunmak için yapıyorum. Bir kez daha diyorum çünkü, "Kamu Güvenliği ve Acil Durum Haberleşmesi" başlıklı hazırlamış olduğum bir raporu ilgili kuruluşların bir çoğu ile paylaşmıştım. Geçmiş tecrübeler göstermektedir ki bu tür kritik görevlerde, esnek gruplandırmanın gerekli olduğu çalışmalarda bir telsiz altyapısına ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle başta Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü olmak üzere, Ulaştırma Bakanlığının ve Telekomünikasyon Kurumunun, Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün, deprem gibi acil durum riski olan illerin valilerinin, belediye başkanlıklarının dikkatlerine bu önemli konuyu getiriyorum. Artık, bir an önce, hiç vakit kaybetmeden elimizden geleni yapalım, hazırlıklı olalım ve sonra tevekkül edelim diyorum. Aksi halde, en azından vicdanen sorumlu olunacaktır. İstanbul 26.04.2006