|
Sektörde dönen hileler masaya yatırıldı
Televersal ve AB Teknoloji, telekom pazarının serbestleşmesiyle birlikte sektöre yeni katılan oyuncular ve bilinmesi gereken tüm noktaları basın mensupları ile paylaştı. Taşıyıcıların taşıyıcısı olarak anılan Televersal Telekomünikasyon adına Adnan Çolak, ve AB Teknoloji Genel Müdürü Erhan Atay'ın katıldığı toplantıda, serbestleşen telekom pazarı ile birlikte üretici, aracı ve son kullanıcıların yaşayabilecekleri sorunlar, telefon kartlarında yaşanan hileler, tüketicilerin korunması ve Call Shop-Arama Merkezi konusunda yaşanan ilginç olaylar yer buldu.
Televersal'in altında dağıtıcı olarak çalışan ve son kullanıcıya yönelik çözüm ve kanallar geliştiren AB Teknoloji Genel Müdürü Erhan Atay, telekom sektörüne yönelik ilginç açıklamalarda bulundu. İnternet servis sağlayıcılarının telekom çözümlerine yönelmesinin nedeninin geleceği görmek değil, battıkları yerden çıkmak olduğunu savunan Atay, İnternet hizmetinin ilk başladığı günlerde Türkiye'de birçok insanın bu konuda bilgi sahibi olmadığını hatırlatarak, bu nedenle insanların İnternet'e güven duymasını önleyecek haberlerin ortaya çıktığını vurguladı. Televersal Telekomünikasyon adına Adnan Çolak ta, İnternet servis sağlayıcıların faaliyete geçmesiyle birlikte Türk Telekom'un yıllık 20 YTL'ye İnternet hizmeti verdiğini hatırlatarak, “Dolayısıyla, İnternet'te hiçbir şekilde rekabet olamıyor ve özel sektörün bu konuda yapabileceği birşey de yok” dedi. Bunun üzerine, telekom operatörlerinin henüz lisanslarını dahi çerçeveye asmadan Türk Telekom'un telefon ücretlerini indirdiğini hatırlatan Erhan Atay, “Türk Telekom, 19 milyon abonenin tamamından hiçbir hizmet vermeden 10 Dolar sabit ücret alıyor. Bu aktif oyuncuların %90'ını alana girmeden sistem dışı bıraktı. Türk Telekom'un böylece normal geliri düştü ama kar kaybetmemiş oldu” diye konuştu. Türk Telekom'la ara bağlantı ücretlerinin de son derece yüksek olduğuna değinen Atay, “Telekom'un bize 2 Km'den bağlanması, bizim tüketiciye 1400 Km'den bağlanmamızdan daha pahalı” dedi. Türk Telekom'un özelleştirilmesiyle ilgili de görüş bildiren AB Teknoloji Genel Müdürü Erhan Atay, Türk Telekom'u yabancı bir şirketin almasından korkmadıklarını, çünkü yabancıların genelde pazarı ve işi iyi bildiklerini ifade etti. Türkiye'nin telefon trafiğinin 2003 yılında (gidiş-geliş) 2.5 milyar dakika olduğunu bildiren Televersal Telekomünikasyon adına Adnan Çolak, “Almanya'nın toplam trafiği ise 60-65 milyar dakika yani, Türkiye'nin neredeyse 30 katı. Ayrıca, Almanya'da en kıymetli müşteri Türkler. Belçika İstanbul'un yarısı kadar bir nüfusa sahip ve yıllık telekom karı 5 milyar Dolar. Türk Telekom ise, 70 milyon nüfusla 5 milyar Dolar kar etti. Belçika Telekom bizden pahalı değil hatta ucuz bile, ama katma değerli servisler sayesinde insanlar çok daha fazla konuşuyor. 2007 yılında Türkiye'de konuşma trafiğinin 20-25 milyar dakikaya çıkacağını tahmin ediyorum ve 6-7 yıl içinde Avrupa ortalamasını yakalayacağımızı düşünüyorum” diye konuştu. Türk Telekom'un ara bağlantı ücretlerini eleştiren Çolak, “Dünyanın hiçbir yerinde toptan fiyatla perakende fiyat aynı olmaz ama Türk Telekom'da aynı. Bunun düzeltilmesi için Telekomünikasyon Kurumu ve Rekabeti Düzenleme Kurumu'nun bize yardımcı olması lazım” şeklinde konuştu. Birçok telekom operatörünün PRI bedelini müşteriye ödettiğini ifade eden Çolak, şunları söyledi: “Biz PRI hizmetini 811 üzerinden veriyoruz ve bu bedeli biz ödüyoruz. Ancak kimi operatörlerde; örneğin, müşteri arama yapıyor, operatöre bağlandıktan sonra arayacağı numarayı çeviriyor. Aradığı numara meşgul ise ya da cevap vermiyorsa dahi 72 bin lira ücret ödüyor. Aranan numara yerel numara ise 150 bin lira ödüyor. Ama bizim müşterilerimiz bu bedeli ödemek zorunda değiller, çünkü bunu biz karşılıyoruz. Bunların önüne geçebilmek için öncelikle tüketiciyi bilinçlendirmek gerekiyor. Lisansı olmayan, vergi ödemeyen ve tüm yükümlülükten muaf birçok insan PRI yapabiliyor. Biz, ara bağlantıları karşılıyoruz ve fiyatlar düşene kadar bunu yapacağız ki insanlar PRI'a gitmesinler. Bir kart kullanıcısının Kayseri'den Sivas'ı aramasının kart maliyeti 190 bin lira ama biz 150 bin liraya satıyoruz. Amacımız, telekom tüketicisinin şehir içi ve şehirlerarası ihtiyacını tek karttan karşılayabilmesidir” diye konuştu. Telefon kartlarında ücretlendirmenin hangi aralıklarda yapıldığının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Erhan Atay, 60'a 60 olan kartlarda ilk alo dendiği andan itibaren 60 saniyelik ücret alınır. Yani 59. saniyede 180 bin lira ödenirken 61. saniyede 360 bin lira ödenir. Bizim kartlarımız ise 6 saniye aralıklarla ücretlendiriliyor. Yani ücret her altı saniyede bir değişiyor, bu önemli bir avantaj. Kimi operatör PIN kodu girildiği anda ücretlendirirken, kimi çevir dendiği anda ücretlendiriyor. Bizim minimum konuşma tutarımız var. Mesela bağlandıysan en az 50 bin liralık konuş ya da 6-7 saniye konuşmuşsan da en az 50 bin öde. Çünkü 2 saniye konuşsan bize maliyeti 60 bin lira. Bir de gerçekten hileli kartlar var. Adam dakika fiyatı söylüyor, bir de kart fiyatı var. Mesela şehirlerarası 140 bin lira diyor. Biz denedik baktık, dakikası 183 bin liraya tekabül ediyor. Tüketicilere bunu anlatmak lazım. Örneğin test için özel kart gönderenler var, test kartı dakikası dakikasına doğru, hiç yanılmıyor. Aynı kartı çarşıdan alıyorsun çok başka. Bu uygulama bizi de öldürür, onun için biz tüketiciye diyoruz ki, kartta zarar da etsek biz taviz vermeyeceğiz. Eğer TK denetlemezse ya da denetleyeceğini hissettirmezse kayıt dışı kartların önüne geçilmez. Adam 100 kart basıyor 50'sini kaydetmiyor. Bu büyük kayıp”. “Call Shop'ların öncelikli amacı ülkede geçici olarak bulunan yabancıların ihtiyacını karşılamaktır. Ama Türk halkı da yurtdışını bu şekilde arayabilir. Birileri de sürekli Arama Merkezi açtırıyor, ama orada bir tehlike var. Ortada dolaşan rakam15-17 bin Dolar. Biz diyoruz ki, arkadaşlar 500 Dolar'ınız varsa gelin Arama Merkezi açalım. Şu anda en az 150 Arama Merkezi İstanbul'da batık durumda” Amerika'da ‘call shop'tan ziyade arama kartlarının çok tuttuğunu ifade eden Adnan Çolak, Almanya'da ise ‘call shop'ların daha çok tuttuğunu ifade etti. Bu nedenle beklemek gerektiğini kaydeden Çolak, “Türkiye'de ne tutacak bilemiyoruz. Arama Merkezi ‘Call Shop'lar saadet zinciri oluşturmasın, bu insanlara gerçekten yazık. Karısının bileziğini, ineğini satıp ben Arama Merkezi açmak istiyorum diye bize gelenler oluyor.” “Amerika'da lisans almak çok ucuz ama herkes bu işi yapmıyor. Orada santral işini, faturalandırmayı ve dakikalandırmayı farklı kimseler yapıyor. Bu işte 20 ayrı firma hizmet veriyor. Türkiye'de ise bu işler tek elden yapılıyor. Dakika taşıyıcı olarak firmalarla anlaşma yapma, pazarlama, telefon kartını basma, son kullanıcıya gitme bunların hepsi birbirinden ayrı işler. |