|
TBD'de yeni yönetim iş başında
Türkiye Bilişim Derneği (TBD) 26'ıncı Dönem Yönetim Kurulu, yeni bir vizyonla çalışmalarına başladı. Yeni Yönetim Kurulu, kurumsal kimliği ön plana çıkarmayı hedeflerken, üyelerle ilişkileri güçlendirmeyi ve rekabetçi bir bilişim sektörü yaratılmasına ön ayak olmayı planlıyor
TBD'nin 27 Mart 2005'te gerçekleştirdiği 25'in Olağan Genel Kurulu'nda başkanlığa Doç.Dr. Turhan Menteş seçildi. TOBB Binasında yapılan genel kurulda Rahmi Aktepe ve Turhan Menteş'in listeleri yarıştı. Oldukça çekişmeli geçen genel kurulda Menteş'in listesi kazandı. 30 Mart tarihinde yapılan toplantıda da yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra onur kurulu ve danışma kurulu üyeleri belirlendi. TBD'nin yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor: TBD Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor: Turhan Menteş (Başkan), Önder Özdemir (2'inci Başkan), Murat Aşkar (Sayman), Serdar Bilecen (Veznedar), Uğur Akkuş (Genel Yazman), Nihat Yurt (Üye), Faruk Özer (Üye), Atilla Yardımcı (Üye), Uğur Yüksel (Üye), Deniz Şahin (Üye), Lütfi Varoğlu (Üye).
Menteş: “Türkiye bilgi teknolojileri profilini çıkaracağız” TBD Başkanı Menteş, Türkiye'nin bilişim teknolojilerini kullanan, bilgi toplumuna girişte bilgi teknolojilerindeki sıçramayı yakalayarak bir üst sınıfa çıkmaya çalışan bir ülke konumundan çıkarılması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye, bilişim alanında üreten bir kimliğe kavuşmalıdır” dedi. Türkiye Bilişim Derneği'nin ( TBD) 27 Mart 2005'te gerçekleştirdiği 25'in Olağan Genel Kurulu'nda başkanlığa seçilen Doç.Dr. Turhan Menteş, yeni yönetim olarak nasıl bir tutum sergileyeceklerini anlattı. Yeni yönetimin yapacağı belli başlı çalışmaların neler olduğunu sıralayan Menteş, Türkiye bilgi teknolojileri profilini çıkarmak için bir çalışma başlatacaklarını söyledi. Menteş, yeni dönemde hiçbir zaman kişilerin ön plana çıkmayacaklarını vurgulayarak, yeni yönetimin kurumsal kimliğin daha önemli olduğuna inandığını kaydetti. Menteş, “Kimse TBD'de kurumsal kimliğin arkasında kişisel bir konuşma yapmayacaktır” diye konuştu. Menteş, “Telepati”nin çeşitli konulara ilişkin sorularına şöyle cevap verdi:
Yeni yönetimle birlikte, yeni bir vizyon neler yapacaksınız? Mevcut durumda ve çalışmalarda bir değişiklik olacak mı? Biz bir kere bir değişimi simgeliyoruz. İlk defa TBD'de birşeylerin değişebildiğini göstermek adına anlamlı buluyorum bunu. Ama bu değişimi hiç kimse, TBD'nin bugüne kadar yapılmış, gerçekleştirilmiş çalışmalarının değiştirileceği, onların doğru olmadığı şeklinde algılamasın. TBD'nin bugüne kadar yaptığı bütün çalışmalar değerlidir. Bunlar, TBD'nin toplumdaki öncü rolünü çok güzel gösteren çalışmalardır. Bu açıdan bakınca konuya; biz değişimle, yapılan çalışmaları kastetmiyoruz. Çünkü TBD'nin içinde çok ciddi çalışma grupları var. Çok ciddi çalışan bir üye kitlesi var. Bunların ürettiği çok ciddi ürünler var. Bu ürünler sadece sektörümüzde değil, hatta devletin üst kademelerinde bile kullanılan ürünler. Bunları gözardı etmek mümkün değil.
Biz değişimle yeni kanı, yeni açılımları kastediyoruz. TBD'nin belki bugüne kadar açılmadığı, belki buna çok da gerek duymadığı ama bizce gerekli olduğunu düşündüğümüz konularda bir açılım yapmayı düşünüyoruz. Bu açılımla, TBD başlangıçta, Türkiye bilgi teknolojileri sektörünün bir profilini çıkarmakla işe başlayacak. Bu kadar yıl sonra bir mevcut durum saptamasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Neredeyiz? Neye ihtiyacımız varın çok ciddi olarak adlandırılması gerekiyor. Çok genel, slogan düzeyinde kalmış söylemlerden kurtulmamız gerekiyor. Daha somut konulara inmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu slogan olarak kullanılan şeylerin yanlış olduğunu söylemiyorum. Altının doldurulması, bunların tamamlanması açısından söylüyorum. Bu gibi çalışmalara ihtiyacımız var. Biz bunları yapmaya çalışacağız. Seçim öncesi de bu çalışmaların yapılması gerektiğini söylemiştik. Hala aynı görüşteyiz. Bunun için durum tespiti çalışmalarına başladık. Önümüzdeki günlerde bu çalışmaların sonuçları alınacaktır. Çünkü TBD'nin iki senelik ömrü Türkiye'deki bilişim problemlerini çözmeye yeterli bir ömür değildir. Geçmişten başlayan belki 10-20-30 yıl öncesini görecek çalışmaların tohumlarını atma, bir açılımın ucunu yakalama, onu ilerletme şeklinde çalışmalarımız olacaktır. Bunu, TBD'nin sürekliliğinin ara noktasına bir güç ekleme diye düşünüyorum. Geçmiş yönetimlere, TBD “Tek Adam”la yönetiliyor eleştirisi yoğun olarak yapılıyordu? Siz sanıyorum bu eleştirileri de dikkate alarak farklı bir yönetim çizgisi mi izleyeceksiniz? “Her yiğidin yoğurt yemesi farklıdır” deyimine uygun bir örnek. Sanıyorum, geçmiş yönetim kendi çalışma biçimini bu şekilde konuşlandırmıştı. Biz farklı bir şekilde konuşlandıracağız. Biz de hiçbir zaman kişiler ön plana çıkmayacak. Biz kurumsal kimliğin daha önemli olduğuna inanıyoruz. Kimse TBD'de kurumsal kimliğin arkasında kişisel bir konuşma yapmayacaktır. Bunun garantisini şimdiden verebilirim. TBD'nin başkanının mecburen olması gerektiği yerde ben olurum elbette. Ama bunun dışında bütün görevleri bütün arkadaşlarımla paylaşmaya hazırım. Ve biz bu konuda ortak karar aldık. Şunu söyleyebilirim: TBD'de artık başkan odası yok. TBD'de yönetim kurulu odası var. Biz çalışmaları ortak yapıyoruz. Anlattıklarım nasıl bir çalışma yapacağımıza ilişkin bir gösterge olacaktır diye de düşünüyorum.
TBD'nin aslında çok ciddi olarak basın desteğine ihtiyacı var. Bilişim basınının da çok ciddi TBD'nin desteğine ihtiyacı var. Bu karşılıklı bir ihtiyaç. Sadece basınla ilişkiler açısından söylemiyorum. TBD'nin yapılanmasında basınla ilişkilerimizin ne kadar önemli olduğu; zaten anlaşılıyor. Geçmiş dönemlerde gerçekleşmiş bir çok değerli çalışma var. Bunların yeteri kadar duyurulduğunu ben düşünmüyorum. Bu çalışmaları Türkiye'nin gündemine taşımak gerekiyor. Bunların tanıtılması gerekiyor. Bu tanıtım aşamasında da bizim için en büyük destek bilişim basını. Bu konuda çok ciddi desteğe ihtiyacımız var. Ama ben bilişim basının da büyütülmesi ve bunun için kendi kurumları içerisinde gerekli önlemin alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda bize düşen bir görev varsa. Yapmaya hazırız. Bugüne kadar yapılan çalışmaların dışında, TBD sektör açısından yeni bir çalışma mı başlatacak? Neler yapmayı planlıyorsunuz? Yapacağımız yeni çalışmanın, nasıl olmasına ilişkin biçimi çok ciddi olarak belirlemedik henüz. Konuşmamın başında da söylediğim gibi Türkiye'deki mevcut bilişim sektörü profilini çıkarmamız gerekiyor. Bunu yaparken de temel amacımız; Türkiye, bilişim teknolojilerini kullanan, bilgi toplumuna girişte bilgi teknolojilerindeki sıçramayı yakalayarak bir üst sınıfa çıkmaya çalışan bir ülke konumundan çıkarılarak, bilişim alanında üreten bir kimliğe kavuşturulmalıdır. TBD, bunun öncülüğünü yapmalı ve buna ilişkin politikaların temelinin atılmasına destek vermelidir. Bilişim ihtiyacını saptamış bir ülke değiliz. Bunu saptamamız gerekiyor. Bu saptama yapılmazsa söylemlerimiz hep çok üst düzeylerde kalacak. e-Devleti, e-dönüşümü gerçekleştirmeliyiz, bilgisayar sahipliğini artırmalıyız, İnternet kullanımını artırmalıyız gibi söylemlerin ötesine geçip; şu sektör için şu ürünü üretmeliyiz şeklinde somut adımlar atmamız gerekiyor. Bu çok ciddi bir çalışmadır. İki arkadaşımız bu çalışmanın ön hazırlıklarını yapıyor. Sanıyorum bir yapı ortaya çıkınca bunu basınla paylaşacağız. TBD kamuoyunda bilinen bir dernek ama, yaptıklarını çok da duyuramıyor? Bunun yanında, Avrupa Birliği'ne hazırlık sürecinde bilişim alanında yapılması gereken çok da iş var (e-devlet kapısı, e-dönüşüm v.s). TBD'nin bu çalışmalarda rolü ne olacak, siyasi iradeyle ilişkiler nasıl sürdürülecek? Bizim sektörde siyasi iradeye en yakın sivil toplum kuruluşu olarak hep TBD görüldü. Bunun nedeni de TBD'nin merkezinin Ankara'da oluşu. Bir de aktif çalışan çalışma gruplarına katkı veren üyelerinin büyük bir çoğunluğunun kamuda görevli olması. Ama sanıyorum, bu konuda da bir açılım yapmamız gerekiyor. TBD sadece kamuda çalışan bilgi işlemcilerin örgütü değil, TBD Türkiye bilişim kültürünün içerisinde olan herkesi kucaklayan bir örgüt. Toplumun her kesiminden kişileri bünyesinde barındıran bir örgüt. Dolayısıyla, toplumun tüm kesimindeki kişilere karşı sorumluluğu var diye düşünüyorum. Biz bu açılımı yapmak zorundayız. Eğer biz sadece e-dönüşümün, e-devlet kısmıyla uğraşıyorsak ortada bir eksiklik var demektir. Sanıyorum vatandaşı da işin içerisine katmamız gerekiyor. Vatandaşı bu işin içine katmak TBD'ye biçilen rollerden birisi. Ben bu rolü de yeterli görmüyorum. Sadece vatandaşı değil, toplumun her kesimini (Özel sektör, üniversiteler, öğrenciler, kamu personeli, sıradan vatandaş, emekli vatandaş) bu çalışmalara katmak gerekir diye düşünüyorum. e-dönüşüm kültürel değişimi gerektiren bir süreç. Bu süreçte vatandaşı dönüştürmeden hiçbir şeyi gerçekleştirmemiz yeterli olmayacaktır. Teknoloji kullanımını sağlamamız gerekiyor. Kullanımın ötesinde de bu kültürel gecikmeyi ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bu gecikmeyi ortadan kaldıracak süreçleri başlatmamız gerekiyor. Telekomünikasyon sektörünün konusu ya da sorunu ama, bir yönüyle bilişimi sektörünü de ilgilendiriyor. Telekom sektöründeki serbestleşme size göre istenilen noktada mı? Türkiye maalesef bazı şeyleri deneme yanılma ile öğreniyor. Dünyada örnekleri var; serbestleşmenin de, özelleşmenin de, özerkleştirmenin de. Bu modelleri ülkelere uyarladığınız zaman; biz de olduğu gibi hata da yapıyorsunuz. Amacımız bu hataları minimuma indirmek ama bazen zararlar fazla da olabiliyor. Zararın neresinden döneriz kısmı o kadar da kolay olmuyor. Çünkü bir yasal süreç başlatılıyor. Yasal süreç o anda algılananlar doğrultusunda yapılıyor. Hata olunca da ikinci bir yasal süreç devreye giriyor. İkinci yasal düzenlemede bunu düzeltemiyor ve yine hata barındırıyor ise çok daha fazla zaman alıyor. Türk Telekom'da rekabetin içinde olunca durum farklı boyutlara gidiyor. Aslında serbestleşmenin çok ciddi tamının yapılması gerekiyor. Serbestleşme bu deyip ondan sonra bu işlere girişilmesi gerekiyor. Burada da üst kurumlara önemli görev düşüyor. Bunlar ülkemiz için yeni konular. Bu açılımların bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Yapılan hatalardan dönüleceğini umuyorum. Eklemek istediğiniz şeyler var mı? TBD 34 yılı aşkın süre önce kurulmuş, kamu yararına çalışan bir dernek. Türkiye'nin ilk sivil toplum kuruluşlarından birisi. Buna zarar verecek her şeyden uzak durmamız gerekiyor. TBD'de yönetimler gelir gider. Ama TBD kalır. Mühim olan iş sürekliliğini sağlayabilmektir. Biz bunu yapmaya çalışacağız. Herkesle birlikte çalışacağız. Herkesi kucaklayacağız. Kimseye karşı bir ayrımcılığımız olmayacak. TBD herkese eşit mesafededir. Kimsenin ne yanındadır. Ne de karşısındadır. Her zaman doğruları savunan bir kurum olduk, bundan sonra da bu devam edecek. |