|
Ünitel Telekom'un arama kartları pazarda
Pazarın serbest hale gelmesinin ve Telekomünikasyon Kurumu'nun lisansların verileceğini duyurmasının ardından, 2004 yılı Haziran ayında kurulmuş Ünitel Telekom. Ünitel'in kurucusu ve aynı zamanda Genel Müdürü Hakan Koyuncu, bu işi daha önce 5 yıl boyunca Amerika'da yapmış ve oradaki tecrübelerine dayanarak Türkiye'de böyle bir adım atmış.
Stratejik olarak diğer telekom operatörlerinden farklı bir çalışma şekli var Ünitel'in. C tipi lisansı olmasına rağmen Ünitel, ses geçirme hakkını kullanarak ara bağlantı sözleşmesini Türk Telekom ile değil, taşıyıcıların taşıyıcısı olarak anılan Televersal ile yaptı. Faaliyetlerine kurumsal hizmetler ve arama kartlarıyla (Calling card) başlayan Ünitel'in Genel Müdürü Hakan Koyuncu ile sektör ve bu sektörde Ünitel'in konumu üzerine küçük bir söyleşi gerçekleştirdik. C Tipi lisans sahibi olmanıza rağmen neden kendi altyapınız yerine, Televersal'i kullanmayı tercih ettiniz? Tabi bu ara bağlantıyı Televersal ile yapmamızın en büyük sebeplerinden biri, biz daha çok trafiği Türkiye içinden Türkiye dışına çıkartmak için kurulmuş bir şirketiz. Türkiye'ye gelen bir trafik olmadığı için şu andaki maliyetlerimizi en az seviyede tutmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için de, Türk Telekom'un ara bağlantı isteklerini ve yaptırımlarını finansal bir strateji olarak uygulamamamız gerekiyor. Bu işin temeli pazarlamaya dayanır. Bu nedenle daha çok bu alanda yatırım yapmak istiyoruz. Bunun da en iyi yolu Televersal ile bir ara bağlantı yapıp, onların 811'li hattını kullanarak kendi arama kartlarımızı çıkarabilmek oldu. Ara bağlantınızı Televersal ile yaptınız. Aslında lisansınız olmadan da bu şekilde hizmet sunabilirdiniz. Lisans almakta farklı bir amacınız mı vardı? Lisans almamızın en büyük nedeni, pazarlamaya şu aşamada daha çok ağırlık versek de bir bayi olmayışımız. Sektöre şu an hakim olan ortamın bu şekilde devam edeceğine inanmıyoruz. Şu andaki finansal yaptırımlardan dolayı başka bir altyapı kullanıyoruz. Fakat zamanla trafiğimizi büyüttükçe kendi altyapımızı kuracağız, lisansımızı da o nedenle aldık. Yani bir anlamda geleceğe yatırım yaptık. Peki Ünitel'in son kullanıcıya ne gibi getirileri var, kullanıcı nelerden tasarruf edebilecek? Bakın şehirlerarası 35 dakika görüşmeyi 5 YTL'lik kartla veriyoruz biz. Almanya'yı ise 31 dakika veriyoruz. 35 dakikayı da para kazanaraktan vermiyoruz zaten. Amacımız; vatandaşımız bir servis alsın, servisi kullanarak öğrensin. İnsanlar ne yapıyor? GSM telefondan sabit hattı arıyor, dakikası 630 bin liralık bir harcama yapıyor. GSM'den başka bir GSM'i arama ise, yine en az 230 bin liralık bir harcamaya mal oluyor. Halbuki bir arama kartı kullanılsa, maliyeti 140 bin liraya düşecek. Yaşanan bu ekonomik sıkıntıda insanların mobil telefon faturalarına gelirlerinden daha fazla ödeme yaptıklarını görmek mümkün olabiliyor. Biz de bu işe ticaret için giriyoruz ama biz ticaret yaparken, ekonomik ve tasarruflu bir hizmet sunmaya özen gösteriyoruz. Türk Telekom'un pazardaki üstünlüğü tartışılmaz ve bunun uzun bir süre bu şekilde devam etmesi bekleniyor. Bu aşamada sizin bakış açınız nedir? Sizin içinde en büyük rakip Türk Telekom'mu? Bizim Türk Telekom'la rakip olma gibi bir durumumuz yok. Aslında bakacak olursak biz Türk Telekom'dan altyapı alıyoruz. Yani biz, Türk Telekom'un müşterisiyiz. Hatta Türk Telekom'a Ali, Veli, Ayşe ya da Fatma'dan daha çok gelir getirecek kurumuz. Çünkü biz, toptan bir şeyler yapıyoruz. Türk Telekom şu anda Orta Doğu'da devleşmiş bir telekom operatörü. Dolayısıyla, bu kurum 3-5 tane kurumsal abone yada bireysel abone ile oynayacak bir kuruluş değil. Yani biz onun için devede pireyiz, rakip değiliz. Biz Türk Telekom'a gelir getiriyoruz, bizim gibi şirketler Türk Telekom'a daha çok trafik verebilir. Bunun dışında insanlar ne yapıyor, telekom fiyatları yüksekken, daha az görüşme yapıyor. Halbuki fiyat düşükken daha çok telefon kullanılıyor. Arama kartlarınız piyasaya çıktı, biraz onlardan da bahseder misiniz. Yani bunların çalışma koşulu nedir, nerelerden temin edilebilir? Arama kartlarımız 5 YTL'lik fiyatlarla piyasaya sunuldu ve bunları tamamen dakika üzerinden ücretlendiriyoruz. 5YTL'lik arama kartıyla 35 dakika şehirlerarası konuşabilirsiniz Aşağı yukarı 13 şehirle 139 bin liraya konuşulabiliyor. Diğer şehirlerle 169 bin 500 liradan konuşuluyor. Biz tamamen kart üzerinden kaç dakika konuşabileceğini tüketiciye söylüyoruz. Çünkü tüketici cebinde hesap makinesi ile dolaşıp kontör hesabı yapmamalı. Her tüketici bunu hesaplamak zorunda değil. Neticede insanlar buna alışmış belki başta bizimki bir karşılaştırma yapmak için zor olacak ama, tüketicinin konuştuğunu dakika bazında bilmesi lazım, kontör bazında değil. Çünkü kontörler değişiyor kaç saniyede bir attığı belli değil ve tamamen bir aritmetik problem haline dönüşüyor. Yani tüketici hesabını tam tutamıyor. Bizde bu sebepten “5 YTL şu kadar dakika, 10 YTL bu kadar dakika” diyoruz. Arama kartlarımız şimdi hazır, piyasada. PTT'lerden, Metro Turizm'in tüm dinlenme tesislerinden ve şubelerinden temin edilebilir. Peki ara bağlantı ücretlerinde nasıl bir politika izliyorsunuz? Bunu siz mi karşılıyorsunuz yoksa kullanıcı her arama yaptığında, karşı taraf meşgul olsa ya da cevap alamasa dahi kontör düşüyor mu? Ara bağlantı ücretini biz ödüyoruz. Aradığınız insan meşgul ise ya da cevap vermiyorsa dahi bu ücreti size ödetmiyoruz, yine biz karşılıyoruz. Biz 0811'li ücretsiz bir erişim numarası verdiğimiz için bu kesinlikle onların faturasına yansımıyor. Bunu tüketiciye ödeten firmalar var. Onlar kendi bölgesel numaralarını veriyorlar yani 212 ya da 216'lı noyu veriyorlar. Tabi dolayısıyla şehiriçi bir çağrı başlatma ücreti oluyor. Yani 72 bin lira olan bu ücret kullanıcının Türk Telekom faturasına yansıyor. Zaten Televersal ile çalışmamızın en önemli sebebi bu. Biz müşterimize bizim santralımıza düştüğü andan itibaren bir ücret yansıtıyoruz. Call shop konusunda ne gibi faaliyetleriniz var, bu alanda çalışmalara başladınız mı? Call shop açmak için size başvuranlar oluyor mu? Call shop açmak isteyen çok insan geliyor, hem de daha ‘call shop'un ne olduğunu bilmeden. Gelenlere açacakları yerin nerede olduğunu ve nasıl bir müşteri potansiyeli bulunduğunu soruyoruz. Bunu anlamaya çalışıyoruz ve gidip yerini görüyoruz. Gerçekten iyi müşteri potansiyeline sahip bir yeri varsa bu öneriyi yapıyoruz. Ama iyi bir yerde değilse ve para kaybedeceğini düşünüyorsak kart satmasını öneriyoruz. Bulunulan yerin bir verimliliği olması lazım. Hakan Koyuncu kimdir? 1997 yılında Boca Raton Lynn Üniversitesi İşletme-Pazarlama Bölümü'nden mezun olan Hakan Koyuncu, 1999 yılında Amerika'da Nterra Holding'in yan kuruluşu olun Tel3.com'da Pazarlama Direktörü olarak işe başladı. 2001'de Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığına terfi eden Koyuncu, 2002'de Tel3.com'un Başkan ve Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Koyuncu, 2003 yılında daha önce kurduğu İnternet Marketing şirketine yoğunlaşmak üzere Tel3.com'da fiilen çalışmayı bıraktı ve 2004 yılında sektörün özelleşmesiyle Türkiye'ye dönerek Ünitel Telekom'u kurdu. |