Ankara'dan
Kısa Kısa
İnternet Haftası yine sönük başladı
İnternet'in 12'inci doğum günü, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da sönük başladı. Hükümetten hiçbir siyasetçinin katılmadığı toplantının açılışını Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muammer Türker yaptı. İnternet Kurulu üyesi Mustafa Akgül, “ Türkiye gemisinin rotası henüz bilgi toplumuna dönmedi” dedi.
Türkiye'de İnternet kullanımının 12'inci doğum günü, 12- 24 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen 8'inci İnternet Haftası ile kutlandı. Yurt çapında yaklaşık 35 etkinlikle kutlanan haftanın açılış toplantısı TÜBİTAK Feza Gürsey Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıya e-Dönüşüm Türkiye Projesi İcra Kurulu başkanı olan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ile İcra Kurulu Üyesi ve İnternet Kurulu'nu bünyesinde barındıran Ulaştırma Bakanlığı'nı yöneten Binali Yıldırım katıldı.
Açılış konuşmasını yapan, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muammer Türker, bilgi toplumunun en temel adımı olarak adlandırılan İnternet'in Evrensel Hizmet Yasası Tasarısı'nda, devletin sunmak zorunda olduğu bir hizmet olarak yer aldığını vurguladı. Dünyada 900 milyon kullanıcı, 285 milyon İnternet'e bağlı bilgisayar, Türkiye'de ise 7 milyon civarında kullanıcı bulunduğunu dile getiren Türker, 250 bin civarında İnternet'e bağlı bilgisayar olduğunu söyledi. Türker, bu özellikleriyle İnternet'in devletin etkin, ucuz ve hızlı hizmet vermesinde en önemli ve vazgeçilmez bir aracı haline geldiğine değindi. Türker, Ulaştırma Bakanlığı'nın İnternet konusundaki ana görevinin, İnternet'in önünü açmak, e-Türkiye, e-Avrupa+ hedefinin gerçekleştirilmesi için önderlik etmek, özellikle altyapıyı zenginleştirerek, kolay ucuz ve güvenilir hizmeti sağlamak olduğunu belirtti. E-Dönüşüm Türkiye Projesi'nin ülkenin talihini değiştirecek bir proje olduğuna işaret eden Türker, İnternet Kurulu'nun da bu kapsamında daha da aktif bir rol üstleneceğini söyledi.
İnternet Kurulu üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül de, İnternet Haftası'nı bir İnternet ve bilişim fırtınasına dönüştürmeye çalıştıklarını belirterek, Türkiye İnterneti'nin 12 sancılı yıl geçirdiğini söyledi. Akgül, Türkiye'de İnternet'te plansız, programsız eşit olmayan bir gelişmenin gözlendiğini, sıkıntılı bir servis sağlayıcı sektörü ve telekomünikasyon sektörünün gözlendiğini kaydetti. Akgül, “Türkiye gemisinin rotası henüz bilgi toplumuna dönmedi!. Hala altyapı ve serbestleşmede sorunlar var. Ülkenin İnternet'e yönelik uzman insan yetiştirmek için henüz somut bir projesi yok. Türkiye İnterneti'ni ölçmek için bir yapılanmamız yok” dedi. Sayısal uçurumu önleyecek kapsamlı bir plan ve bilgi toplumu strateji planının olmamasından yakınan Akgül, e-Türkiye Dönüşüm Projesi'nin ulusal bir seferberlik ruhuyla ele alınmasını, bilişim ve İnternet kültürünün yayılmasını sağlayacak projeler geliştirilmesini istedi.
TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Nükhet Yetiş ise, 2004'te yapılan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda (BTYK) bilim ve teknolojiye yatırım yapılmazsa farklı sorunlarla karşılaşılacağına dikkat çekildiğini hatırlattı. O günden bugüne önemli adımlar atıldığını anlatan Yetiş, artık bilim ve teknolojiye yatırım yapılması konusunda tüm kesimlerde bir fikir birliği oluştuğunu vurguladı. Yetiş, hükümetin bilim ve teknolojiye ek kaynak ayırarak kaynak sorununu çözdüğünü belirtti. Yetiş, Eylül 2005'te yapılacak BTYK'ya sunulmak üzere Ulaştırma, Sağlık, Tarım ve Enerji sektörlerine ilişkin ulusal araştırma programları hazırlandığını bildirdi. Önümüzdeki dönemde en büyük darboğazın bilim insanı konusunda yaşanacağına dikkat çeken Yetiş, İnternet'e bu noktada önemli görevler düştüğünü söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Artık bahanemiz kalmadı . Şimdi çalışma zamanı. Projeler geliştirelim. Konsorsiyumlar oluşturarak bir araya gelelim. Bunun finansmanını bir TÜBİTAK olarak vereceğiz. Bilgi toplumuna ilişkin projeler öncelikli konular olarak önümüzde duruyor. Kendimizle yarışmak zorundayız. Sıkıntımız projeler ve bilim insanı bağlamında yaşanıyor. Bilim ve teknoloji altyapısını oluşturalım. Bilişimcileri bu seferberliğe davet etmek istiyorum.”
Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan ise, Türkiye'de İnternet'in istenilen düzeyde ve yerde bulunmadığını anlatarak, “Son 1-2 yılda yaptıklarımızla gittiğimiz yolun umut verici olduğunu düşünüyorum” dedi.
7 milyon kullanıcı var
İnternet'in Türkiye'de kullanımı hızla yayılıyor. Türkiye'de 12 yıl önce başlayan İnternet'ten bugün 7 milyon kullanıcı yararlanıyor.
Türk kullanıcı sayısı gelişmiş ülkelerle yarışmasa da Türkiye'de İnternet'e olan ilgi her geçen gün artıyor. Bugün Türkiye'de İnternet kullanıcı sayısının 7 milyona, İnternet'e bağlı bilgisayar sayısının ise 250 bine ulaştığı tahmin ediliyor.
İnternet teknolojisi Türkiye'ye ilk olarak, 1987 yılında Ege Üniversitesi'nin öncülüğünde kurulan, Türkiye Üniversite ve Araştırma Kurumları Ağı ile geldi.
Türkiye ilk kez İnternet'le, 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ'den Ankara-Washington arasında kiralık hat kurularak yurtdışıyla sağlanan bağlantı sayesinde tanıştı. Bu nedenle 12 Nisan, Türkiye'de İnternet'in “doğum günü'” olarak kabul edildi.
1993 yılında ODTÜ ve Bilkent'in gerçekleştirdiği “tr” uzantılı iki Web sitesiyle başlayan İnternet yolculuğunda günümüzde “tr” uzantılı web sitesi sayısı, 71 bin 346'ya ulaştı.
Türkiye'nin ilk İnternet altyapısı olan TURNET, 1996 yılında devreye girdi. 1998 yılında da Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde İnternet Üst Kurulu oluşturuldu.
TÜBİTAK, proje teşvik ve destekleme esasları belirlendi
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) Proje Teşvik ve Destekleme Esaslarına İlişkin Yönetmeliği 9 Mart 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelik, TÜBİTAK tarafından doğa bilimleri ve sosyal bilimler ile bunların uygulamalı alanlarında desteklenecek projelerin başvuru, teşvik, değerlendirme, kabul, izleme, sonuçlandırma ve sonuçların izlenerek değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenliyor. Yönetmelikte, TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkan eser, buluş, endüstriyel tasarım, bütünleşik devre topografyaları ve teknik bilgi gibi her türlü fikri ürün üzerindeki hakların TÜBİTAK'a ait olduğu belirtiliyor. Yönetmelikte, konuya ilişkin şöyle deniliyor:
“Kuruma ait fikri hakların ekonomik olarak değerlendirilmesi sonucunda elde edilecek gelirin en fazla yüzde 50'si TÜBİTAK tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde fikri ürün sahibine verilir.
Projelerde yürütücü ve yardımcı araştırmacı olarak görev alan ve isimleri proje kesin raporunda yer alacak üniversite öğretim elemanları ile diğer kamu kurum ve kuruluşları personeline, söz konusu proje sözleşmesine uygun olarak yürütecekleri bilimsel araştırma ve inceleme sonucunda meydana getirecekleri eserlere karşılık yapılacak telif ödemelerinin miktarı ve esasları TÜBİTAK Bilim Kurulunca gelişen şart ve ihtiyaçlara göre her yıl tespit edilir. Bu ödemelerin yüzde 75'i proje süresince verilen gelişme raporlarının kabulünü takiben avans olarak, geri kalan kısmı ise araştırma kesin raporunun kabulünden sonra yapılır.
Proje yürütücüleri, TÜBİTAK'ın desteğini belirtmek şartıyla, yurtiçinde veya yurtdışında araştırma ile ilgili makale yayımlayabilir ve tebliğ sunabilir. Yayımlanmak üzere kabul edilen makalelerle, sunulan tebliğlerin bir örneğinin ilgili Gruba/Kurula gönderilmesi zorunludur. Gizlilik gerektiren hallerde, koşullara uyulması yayın yapanların sorumluğundadır.”
Öte yandan, TÜBİTAK tarafından, bilimsel araştırmaların teknolojik yeniliklere süratle dönüşebilmesi, Türkiye'nin uluslararası alanda bilimsel ve teknolojik rekabet gücünün artırılması ve ülke ekonomisine katma değer sağlayacak girişimcilik çalışmalarının desteklenmesi için, “TÜBİTAK Teknogirişim Yarışması” adı altında bir program oluşturuldu.
Bu arada, TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen Pardus Ulusal İşletim Sistemi Çalışan CD beta (test) aşamasını geçerek nihai sürüme ulaştı. Pardus Çalışan CD ayrıca özgür bir yazılım olarak İnternet üzerinden serbestçe ve bedava dağıtılıyor (www.uludag.org.tr)
Ayrıca, Türkiye'nin bilim ve teknoloji politikalarının oluşturulmasında esas teşkil eden ulusal bilim kaynaklarını ve Ar-Ge alt yapısını saptamak amacıyla TÜBİTAK tarafından geliştirilen Araştırmacı Bilgi Sistemi (ARBİS) ve TÜBİTAK Ulusal Araştırma Altyapısı Bilgi Sistemi de (TARABİS) hizmete girdi.
Sanal kumarla yasal mücadele
Türkiye'de her ay 2 milyon Dolar'lık paranın yatırıldığı sanal kumarla yasal mücadele başlıyor. Hazırlıkları tamamlanan yasa taslağına göre, sanal kumarın oynatıldığı Web sitelerine erişim engellenecek. Sanal kumarla mücadele için oluşturulan ve Adalet, İçişleri, Maliye, Ulaştırma, Kültür ve Turizm Bakanlıkları ile BDDK, Bankalar Birliği, Kredi Kartları Merkezi, üniversiteler, İnternet servis sağlayıcıları ve diğer sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan komitelerde alınacak önlemlere yönelik çalışmalar sürüyor.
İnternet'teki yasadışı oyunlarla yasal mücadele ve bunların vergilendirilmesine dönük yasal önlemler için harekete geçilirken, bu amaçla, Milli Piyango İdaresi'nin yapısını yeniden düzenleyecek olan yasa taslağına özel hükümler konulması kararlaştırıldı. Milli Piyango İdaresi, oyun ve çekilişlerin sanal ortamda oynatılması ile ilgili düzenleme yapmaya ve bunları denetlemeye yetkili kılınacak.
Milli Piyango İdaresi, yasayla getirilen erişim engelleme ve düzenleme yapma yetkisinin ardından çalışma komiteleriyle de koordinasyon içinde, sanal kumara ilişkin fiili takibata geçecek. Yurtdışından yayın yapan yasadışı kumar ve bahis sitelerine Türkiye'den İnternet aracılığı ile erişilmesi engellenecek. Bu amaçla, bu Web sitelerine “perde uygulaması” yapılacak. Oyun ve bahis sitelerinin reklamları da yasaklanacak. Böylece bu sitelerin geniş kesimlere ulaşmasının önüne geçilecek. Sanal kumar için oluşturulan özel komitelerin çalışmaları sırasında, söz konusu sitelerin kredi kartları kullananlar kanalıyla takip edilmesi sağlanacak
Öte yandan, Yasa taslağıyla, şans oyunlarına en az yüzde 20 oranında vergi koyulması ön görülüyor. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü sanal kumar ve bahis sitelerinde dönen paraların vergilendirilmesi için bir yasal düzenleme yapmayı planlıyor.
Türkiye'nin uzay politikası belirlendi
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun (BTYK) son toplantısında 2005-2014 ulusal uzay araştırmalarına yönelik hedefler belirlendi. Türkiye'nin 2014 yılında bir gezegene ulusal bir uydu göndermesi için uzay araştırmalarına 1 milyar 125 YTL ayrılacak. Türkiye, 2008 yılından itibaren astronot yetiştirecek. Türkiye'nin uzay sistemlerini kontrol edebilecek bir yapıya ulaşmasının ulusal güvenlik için çok büyük önem taşıdığının belirtildiği toplantı da, uzay çalışmalarının ulusal çıkarlar doğrultusunda ulusal kaynaklarla finanse edilmesi gerektiği vurgulandı.
Toplantıda, 2005 yılı içinde bir uzay araştırma merkezi kurularak, astrofizik araştırmalarına başlanacağı belirtilirken, astronomi alanında yapılacak araştırmalar için yetersiz olan üniversitelerdeki teleskopların tümünün 2008 yılına kadar yenilenmesi kararlaştırıldı.Uzay gözlemleri için de özel teleskoplar satın alınması gerektiği vurgulanırken, 2006 yılından itibaren de Güneş Sistemi ve gezegen araştırmalarının arttırılmasının üzerinde duruldu.
Türkiye'nin uzay programına göre, ulusal bir uydu, ulusal bir roketle birlikte 2014 yılında bir gezegeni araştırmak üzere uzaya gönderilecek. Türkiye, 2008 yılında astronot yetiştirme programlarını hayata geçirecek. Aynı yıl Ulusal Yüksek İrtifa uçağı, 2009'da ise, Ulusal Fırlatma Sistemi ve düşük maliyetli roketlerin geliştirilmesine başlanacak. 2009 yılına kadar Ulusal Uzay Sistemi altyapısı kurularak, yer gözlem araştırma uydusu geliştirilecek. Ulusal güvenlik stratejisi çerçevesinde, keşif ve istihbarat amaçlı düşük maliyetli uydular tasarlanacak
Yeni Ulusal Kalkınma Planı hazırlanıyor
Türkiye'yi Avrupa Birliği (AB) tam üyeliğine hazırlayacak olan ve 2007-2013 yıllarını kapsayacak olan yeni Ulusal Kalkınma Planı'nın çalışmaları başladı.
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) koordinasyonunda başlatılan çalışmalarda, 6 yıllık dönemde Türkiye'nin, AB'ye ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde gerçekleştirmeyi planladığı hedefler, sektörel bazda ve ayrıntılı olarak belirlenecek.
Kalkınma Planı'nın “katılım” ve “finansman” olmak üzere iki önemli özelliğinin olacağı belirtiliyor. Altı yıllık yeni Kalkınma Planı, Türkiye'de hemen hemen her kesimin görüşlerinin yer alacağı demokratik bir katılımla gerçekleştirilecek. Plan sürecinde, tüm sivil toplum kuruluşları, planın hazırlanması döneminde, aktif olarak çalışmalara katılacaklar. Planda, finansman boyutları net olarak belirlenecek. Plan çerçevesinde, Proje Havuzları oluşturularak, buralardan projelere finansman sağlanacak. Planın yasal çalışmalarının ise bu yılın ikinci yarısında başlatılarak, gelecek yılın ortasında bitirilmesi planlanıyor.
Öte yandan, Yüksek Planlama Kurulu (YPK), “e-Dönüşüm Türkiye Projesi 2005 Yılı Eylem Planı”nı kabul etti. Konuya ilişkin YPK tebliği, 1 Nisan 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre YPK, 2005 Yılında uygulanması öngörülen ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın koordinasyonunda ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla hazırlanan, “e-Dönüşüm Türkiye Projesi 2005 Yılı Eylem Planı”nı kabul etti. Tebliğ'de şöyle denildi:
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'nın 8.2.2005 tarih ve MY-6 sayılı yazısı ile Kurul'a intikal ettirilen e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun 16.12.2004 tarih ve 9 sayılı Kararı dikkate alınarak; 2005 Yılında uygulanması öngörülen ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın koordinasyonunda, ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla hazırlanan ekli “e-Dönüşüm Türkiye Projesi 2005 Yılı Eylem Planı”nın kabulüne ve Eylem Planı'nın uygulanmasına ve izlenmesine ilişkin hususların Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yürütülmesine, 540 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5'inci maddesine göre karar verilmiştir.”
Linux ve Özgür Yazılım Şenliği
4'üncü Linux ve Özgür Yazılım Şenliği, 19-22 Mayıs 2005 tarihinde Ankara'da Milli Kütüphane salonlarında yapılacak. Linux'a ve özgür yazılım felsefesine gönül vermiş kişileri biraraya getirecek olan etkinlik herkese açık olacak. Şenlik, hiç bilmeyene, az bilene, ev
kullanıcısına, KOBİ'lere, iş dünyasına yönelik, meraklıların, uzmanların, Linux'a destek veren firmaların buluştuğu bir ortam olmayı hedefliyor.
Şenlik havasında gerçekleşecek etkinlikte; seminerler, toplantılar, çeşitli yarışmalar ile bazı sürpriz aktiviteler olacak. İlgili firmaların katıldığı, çözümlerin sunulacağı şenlikte, yoğun olarak kütüphanecilere yönelik etkinlikler olacak
AB e-Devlet Ödülleri
EAvrupa Birliği (AB), e-Devlet Ödülleri'nin verileceği bir yarışma düzenleniyor. Yarışmaya katılacak e-devlet uygulamalarının halen kullanılmakta olan merkezi ya da yerel uygulamalar olması gerekiyor. Yarışmaya katılım için 1 Haziran 2005 tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Ödüller, 24-25 Kasım 2005 tarihlerinde İngiltere'de düzenlenecek olan e-Devlet Bakanlar Konferansı'nda dağıtılacak.
Öte yandan, 16-18 Mart 2005 tarihleri arasında Devlet Planlama Teşkilatı Bilgi Toplumu Dairesi'nin koordinasyonunda, British Councilİin desteği ve ev sahipliğinde “Birlikte Çalışabilirlik ve Metaveri Atölye Çalışması” yapıldı. Atölye Çalışması, İngiltere Hükümet Ofisi (UK Cabinet Office) yetkililerinden Maewyn Cumming ve Colette Coles ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 20 uzmanın katılımı ile gerçekleştirildi.
Avrupa Birliği de programlarında birlikte çalışabilirliği geliştirirken, kamu idareleri arasında hızlı, güvenli ve güvenilir bilgi akışına olanak tanıyarak gerçek katma değer sağlıyor.
TESTA (AB kamu idareleri arasında bir telekomünikasyon altyapısı olarak İnternet gibi yaygın erişim sağlayan, fakat kendi içinde kapalı özel bir ağ) Avrupa Birliği ülkeleri idarelerinin katılımıyla hızla gelişirken, ağ üzerinde taşınan trafik ayda ortalama yüzde 30 artıyor. Ülkemizde de TESTA erişim noktası kurulumu ile ilgili çalışmalar tamamlanırken, Avrupa Birliği ile giriş sürecinde kamu idarelerimizin etkinliğini ve verimliliğini arttırmak için önemli bir fırsat olarak hizmete sunuldu. TESTA bağlantısına ilişkin teknik faaliyetler Türk Telekom tarafından yürütülüyor.
TBV'den Uzaktan Eğitimde Standartlar toplantısı
Türkiye Bilişim Vakfı koordinasyonunda 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen uzaktan eğitimde altyapı, uygulama ve içerik standartlarını belirlemeyi amaçlayan toplantının sonuncusu ODTÜ-Halıcı Yazılımevi'nde yapıldı.
Üniversiteler, kamu kurumları, ordu, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörden çok sayıda karar vericinin katıldığı toplantıda, tüm katılımcılar “Eğitim Portalı-Net kapısı”, “Akreditasyon-Tescil”, “Sertifika Programları” ve “Tanıtım” olmak üzere dört farklı uzmanlık biriminde çalıştılar. Bu birimlerde, önceki çalışmalarda alınan kararlarla uyumlu olarak hazırlanan hareket plan ve programları gün sonunda tüm grupların ortak görüşüne sunuldu.
Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın başlattığı öğretmenlere ucuz dizüstü bilgisayar projesi kapsamında bilgisayarlar, Nisan ayı başında verilmeye başlandı.
Software AG'den “Birlikte Çalışabilirlik” toplantısı
Software AG Türkiye tarafından 31 Mart'ta Ankara Hilton Oteli'nde düzenlenen “Birlikte Çalışabilirlik: Kamuda Bilgi ve Belge Dolaşımı, Yönetimi ve Paylaşımı” konulu toplantıda, e-dönüşüm ve veri entegrasyonu konuları tartışıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Software AG Türkiye Genel Müdürü Yüce Erim, e-dönüşümün temeli olan XML bütünleşmesinin, kamu kuruluşlarının bilgi sistemleri arasındaki veri alışverişini inanılmaz boyutlarda kolaylaştırdığını belirtti. XML standardının, şeffaf ve etkin iş süreçlerine sahip olmayı hedefleyen kamu kuruluşları için vazgeçilmez olduğunu dile getiren Erim, bu standardın benimsenmesiyle, daha kaliteli ve hızlı kamu hizmetlerine ilk adımın atılabileceğini belirtti.
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığı'ndan Hakan Demirtel, “E-Dönüşüm Türkiye Projesi Çerçevesinde Birlikte Çalışabilirlik” konulu sunumunda, E-Dönüşüm Türkiye Projesi, kısa dönem eylem planı, 2005 yılı eylem planı ve birlikte çalışabilirlik eylemleri hakkında bilgi verdi. Demirtel, E-Dönüşüm Türkiye Projesi ile, yaşam kalitesinin yükseltilmesi, istihdamın artırılması, şeffaf ve etkin kamu yönetiminin oluşturulması ve kamu hizmetlerinin sunumunun iyileştirilmesi gibi önemli hedefleri olduğunu söyledi. Demirtel, birlikte çalışabilirlik anlayışının, eşit erişim hakkı, kişisel verilerin korunması, açık ve uluslararası standartların kullanımı, ölçeklenebilirlik ve katılımcılık gibi pek çok esastan oluştuğunu ifade etti. Demirtel, birlikte çalışabilirliği sağlamak için, e-devlet meta-veri standartları, e-devlet veri sözlüğü standardı, elektronik kayıt yönetimi esasları ve iş süreçleri ortak havuzu gibi çeşitli hazırlıkların yapılacağını da sözlerine ekledi.
Gartner Türkiye'den Arzu Gençoğlu, “İçerik Yönetimi – 2015” konulu sunumunda, iş dünyasındaki içerik yönetimi, etkileşim ve portal çözümlerini bir araya getirmeye yönlendiren gelişmeler, bu birleşimi destekleyecek teknoloji ve mimariler ile Akıllı Kurumsal Yazılımlar konularına değindi.
Software AG Türkiye'den Gökhan Özkan, “E-Dönüşümü Bütünleşme İle Yakalamak” konulu sunumunda, e-devletin, bir Web sitesinden ya da bilgisayarlaşmadan daha fazla anlam taşıdığını kaydetti.
Software AG'den Francisco Gomez Vila toplantının son sunumunu gerçekleştirdi. Kurumsal İçerik Entegratörü çözümünü tanıtan Vila, XML teknolojisinin her tür elektronik dokümanı içerdiğini; XML dokümanları sayesinde arama, erişim ve analiz işlemlerinin kolaylaştığını ve verilerin toplanıp yeniden birleştirildiğini kaydetti.
Aloyemek.com Ankara'da
Aloyemek.com İstanbul'dan sonra şimdi de Ankaralıların hizmetinde. İnternet'in yanı sıra telefon ve çağrı merkezi aracılığı ile üyelerine hizmet veren site, kaliteli üye restoranlarına her gün yenilerini ekleyerek müşteri memnuniyetini arttırmayı hedefliyor.
Yoğun iş temposu nedeni ile öğlen ya da akşam yemeğine çıkamayan çalışanların kebaptan pizzaya, börekten tatlı ve ekşi soslu tavuğa kadar birçok tat ile buluşmasını sağlıyor. Binlerce yemek çeşidini ve yüzlerce restoranı bir tıkla ya da tek bir telefonla ayağınıza getiren Aloyemek.com, ilerleyen dönemlerde adım adım Türkiye'nin her yerine ulaşmayı planlıyor.
Ankara'da hizmete giren Aloyemek.com'un çağrı merkezi (0312 265 01 85) 09:00–23:30 saatleri arasında siparişleri alıyor. Ayrıca aynı saatler arasında İnternet üzerinden canlı destek hattının diğer ucunda bulunan profesyonel Aloyemek.com operatörleri de müşterilere yardımcı olmayı bekliyor
DPT danışmanlık ihalesi Peppers & Rogers Grup'un
Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) e-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamında açtığı stratejik danışmanlık ihalesi sonuçlandı. İhaleyi, Peppers & Rogers Grup Danışmanlık şirketi kazandı.
DPT'nin Bilgi Toplumu Stratejisi Danışmanlık Hizmet Alımı İhalesi'nde Mc Kinsey, Peppers and Rogers ve Booz Allen Hamilton şirketinin teklifi değerlendirildi ve ihaleyi Peppers & Rogers şirketi aldı. Peppers & Rogers'ın danışmanlığıyla 2010 yılı hedef alınarak hazırlanacak olan Strateji Belgesi taslağı, Proje İzleme Komitesine ve e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'na DPT tarafından belirlenecek tarihlerde sunulacak. Bakanlar Kurulu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da aynı sunum yapılacak.
Strateji Belgesi taslağı ile Bilgi Toplumu Stratejisi ile Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde geçilmesi gereken safhalar ortaya çıkacak.
İcra Kurulu UYAP'ı ele aldı
e-Dönüşüm Türkiye Projesi İcra Kurulu 12'inci Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener''in başkanlığında, 13 Nisan 2005 tarihinde, Yeni Başbakanlık Binası Birinci Kat Toplantı Salonu'nda yapıldı.Toplantıda, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Gelişim Endeksi Raporu ve Adalet Bakanlığı UYAP Projesi ele alındı.
Şener, Ulusal Yargı Sistemi'ne taşra birimlerinin dahil edilmesiyle hizmetlerin hızlanacağını belirterek, “Karar alma kolaylaşacak, vatandaşlar açısından sistemin işleyişi izlenebilecek ve şeffaflaşacak” dedi. Şener, BM Raporu'nda yoksul kesimlerin bilgi ve iletişim teknolojilerine ulaşmaları desteklenerek, eşitsizlik oluşturulmaması gerektiğine vurgu yapıldığını söyledi. Şener, ''BM'nin, Türkiye insani gelişme raporuna göre Türkiye, 172 ülke arasında 88'inci sırada yer alırken, ilk defa Türkiye'den hiçbir il az gelişmişlik sıralamasında yer almadı. Daha önceki raporlarda Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki bazı iller bu sıralamada yer alıyordu” diye konuştu.
2'inci Polis Bilişim Sempozyumu yapıldı
Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'nın bu yıl ikincisini düzenlediği "Polis Bilişim Sempozyumu”nun ikincisi yapıldı. İki gün süren sempozyumun açılış konuşmasını İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu yaptı. Sempozyum, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Aksu, İçişleri Bakanlığı'nın e-dönüşüm projeleri ile öne çıktığını dile getirerek, Diyarbakır'da başarı ile uygulanan Mobesa projesinin geliştirilmiş haliyle İstanbul'da hayata geçirileceğini söyledi. Mobesa projesi ile polis araçlarını sayısal ortamda izlediklerini belirten Aksu, “Bu proje NATO Zirvesi'nde de başarı ile uygulanmıştır. Polis araçlarını sayısal ortamda izleyerek verimli bir çalışma çıkarıyoruz. Bu sistemle ayrıca polisin ulaşmak istediği arşivlere aktif olarak erişimi mümkün” diye konuştu.
Aksu, bilgi sistemlerinin tamamını kapsayan PolNet projesinin, polisin ve vatandaşın gereksinim duyduğu her türden bilgiye en kolay ulaşmasını sağlayan bir sistem olduğunu kaydetti.
Sempozyumun ilk günü öğlenden sonra gerçekleştirilen panelde, yeni Türk Ceza Yasası'nda Bilişim Suçları tartışıldı. Sempozyum sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde şöyle denildi: “Teşkilatta kullanılan bilişim suçu kavramının ne olduğu açıkça belirlenmelidir-. Bilişim yoluyla işlenen bütün suçlar bilişim suçu değildir. Bir suçun bilgisayarla işleniyor olması bilişim suçu anlamına gelmez. Bu nedenle bilişim suçlarıyla bilgisayarla işlenen suçların ayırt edilmesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin biraraya gelerek gerekli iş bölümünün yapılması ve ihtiyaç duyulması halinde salt bilişim suçlarına yönelik bir birimin görevlendirilmesi gerekmektedir.”
Türkiye'de Güney Kore rüzgarı esti
Telekomünikasyon uygulamalarında dünyada önde gelen Güney Kore'nin Cumhurbaşkanı Mu Hyun Roh 14-17 Nisan tarihleri arasında Türkiye'yi ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Roh'un yanında bilişim sektörünün temsilcilerinden oluşan bir heyetle birlikte Güney Kore Haberleşme ve Bilişim Bakanlığı tarafından kurulan KIPA Ajansı Başkanı Hyun Jin Ko da yer aldı.
Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasında, “Enformasyon ve Haberleşme Teknolojileri Alanında İşbirliği”ni öngören bir mutabakat zaptı imzalandı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Kore Cumhurbaşkanı Roh Moo-Hyun, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdikleri başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi. Sezer, içten ve dostça bir ortamda gerçekleştirilen görüşmelerde ikili ilişkilerin tüm boyutlarını kapsamlı bir biçimde ele aldıklarını söyledi. Sezer, Moo-Hyun'un ziyaretinin, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1957 yılından bugüne dek gerçekleştirilen ilk Cumhurbaşkanı ziyareti olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Sezer, Kore'nin Türkiye ile birlikte dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer aldığını belirtti.
Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Roh Moo-Hyun ise oldukça faydalı olan görüşmelerde, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve savunma sanayi alanlarında işbirliği konularında görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.
Öte yandan, Türkiye ve Güney Kore arasında ekonomik ve sosyal gelişime katkı sağlamak, bilişim alanında işbirliği yapmak ve ortak projeleri hayata geçirmek amacıyla TBV (Türkiye Bilişim Vakfı) ve KADO (Korea Agency for Digital Opportunity and Promotion) arasında ‘İyi Niyet Anlaşması' imzalandı.
12'inci BİMY Antalya'da yapıldı
Türkiye Bilişim Derneği'nin (TBD) her yıl geleneksel olarak düzenlediği Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri'nin 12'inci 7-10 Nisan 2005 tarihlerinde Antalya-Kemer Limra Otel'de yapıldı. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdikleri seminerde bilişim ve telekomünikasyon alanında hükümetin gündeminde olan konular ele alındı. Toplantının açılış konuşmalarını, TBD Başkanı Turhan Menteş, TBD Onursal Başkanı Aydın Köksal, KOSGEB Başkanı Erkan Gürkan ve Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan yaptı. Menteş kısa konuşmasının ardından sözü Aydın Köksal'a bırakırken, Köksal, Türkiye'nin bilgi işlem tarihçesini örneklerle aktardı.
KOSGEB Başkanı Erkan Gürkan da KOSGEB'in zirveye doğru yol aldığını anlatarak, KOSGEB'in iç iletişim alt yapısını oluşturduklarını ifade etti. Firmaların birbirlerini görecekleri şekilde, bir sistem kurduklarını dile getiren Gürkan, KOBİ Eylem Planı'nın uygulama aşamasına geldiğini kaydetti. Gürkan, Türkiye'nin küresel rekabete ihtiyacı olduğununun altını çizerek, “TBD'ye sesleniyorum. Gelin birlikte iş yapalım” diye konuştu. KOBİ Eylem Planı'nın sekreteryasını KOSGEB'in üstlendiğini belirten Gürkan “2005 yılında yeni yapımızın sonuçlarını göreceğiz. 20 bin işletmeden 10 bini stratejik yol haritasını doldurma sürecine girdi. En büyük desteğimiz yazılım sektörüne gitti. Eksiklerimiz varsa gelin birlikte çözüm bulalım” dedi.
Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan, Türk Telekom'un telekomünikasyon şirketinden, bir bilgiişlem şirketi olma çabası içerisinde olduğunu dile getirerek, son iki yıldır Türk Telekom'da birşeylerin değiştiğini kaydetti. Ekinalan, Türk Telekom'un BİM yöneticileri ve şirketleriyle en üst düzeyde birlikte çalışmaya başladıklarını kaydetti.. Bilgiişlem yöneticilerinin fonksiyonlarının hızla değiştiğini de belirten Ekinalan, “Eldeki teknolojileri daha verimli kullanmak gerekiyor” diye konuştu. Ekinalan, BİM personelinin eğitimi ve yönlendirilmesinde Koç'luk görevi üstlenebileceklerini ifade etti.Ekinalan bu yılkı ADSL abone hedeflerinin 1.5 milyon olduğunu söyledi. Ekinalan hedeflerinin bütün okulları İnternet'e bağlamak ve İnternet kullanımını artırmak olduğunu vurguladı.
Seminer kapsamında düzenlenen açık oturumda Türkiye'nin e-Devlet Kapısı tartışılırken, Bilişim Teknolojilerindeki Yeni Eğilimler, RFID, Uludağ Projesi ve Kamu İhale Yasası'nda Bilişim Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri konulu bildiriler sunuldu. Seminerin forum bölümünde ise Türkiye'de Yazılım Sektörü ele alındı. |