|
|
Saydam
Paranoya had safhada
TÜRKİYE’de
elektronik ticaretin gelişme şansı nedir? Galiba bu sorunun yanıtı
“Çok zor gelişecek” olacak. Başlıca üç nedeni var:
. Alıcıyı potansiyel hırsız olarak gördüğünüz
sürece alışveriş yapan sayısını artıramazsınız.
. Parayı sipariş esnasında kargo ücreti
dahil olarak tahsil edip, üretici ya da dağıtıcıdan temin edene
kadar o parayı kullanırsanız, Internet’ten alışveriş yapanların
sayısını artıramazsınız.
. Stokta olmayan ürünü listenizde varmış
gibi gösterip, siparişle birlikte bulamayacağınız ürünün parasını
da alırsanız yine olmaz.
Bu, şuna benziyor. Bir mağaza açıyorsunuz. Müşteri kapıya geliyor,
katalogdan ne istediğine bakıyor, size söylüyor, siz “Tamam, gidip,
getirelim” diyerek ürünün parasını alıyorsunuz, sonra “Şu anda bulamadık,
araştıracağız” diyerek müşteriyi gönderiyorsunuz.
Türkiye’de bu tür sistemlerin nasıl çalışacağını belirleyenlere
hayret ediyorum. Güzel bir deyişimiz vardır; “Kişiyi nasıl bilirsin?
Kendim gibi” derler. Sistemi, kullanıcıların yaşamını ne kadar kolaylaştırabilir
diye kurmaktansa, daha az dolandırılmak için nasıl daha zor kullanılır
hale getiririz diye uğraşıyorlar. Sanki herkes dolandırıcı, birileri
Internet ticaretine başlasa da dolandırsak diye bekliyor.
Gözden kaçırdıkları noktayı belirteyim ki, belki işlerine yarar.
Internet platformunda alışveriş yapanların büyük bir kısmı yurtdışı
sitelerden de alışveriş yapabilecek yetenekte ve bu deneyimlerindeki
rahatlığı yurtiçinde de görmek istiyorlar.
Şimdi önce “Amazon.com”dan yurtdışı bir örnek vereyim, ardından
da yurtiçinden iki farklı örneği birleştirerek vereceğim.
Amazon.com’da...
. Siteye girip, aradığınız ürünü buluyorsunuz.
Alışveriş dosyanıza ekliyorsunuz. Size siparişinizin ne kadar zamanda
yola çıkacağını ve ne zaman elinizde olacağını belirtiyor. Ardından
siparişiniz kargo şirketine teslim edilene kadar kredi kartınızdan
para alınmayacağı yazılıyor.
. Siparişinizden sonra size bununla
ilgili detayları bildiren bir e-posta geliyor.
. Kargo şirketine verildiğinde de bir
e-posta geliyor. Ayrıca bu e-postada paketi nasıl izleyebileceğinizi
belirten tanım da mevcut.
. Eğer siparişinizde gecikme olacaksa
yine ikaz ediyorlar ve siz onaylar iseniz, işlemlere devam ediyorlar.
Doğal olarak sevkiyattan önce para almadıkları için, iptal işleminde
hesabınıza paranın ne zaman iade edileceğini de düşünmek zorunda
kalmıyorsunuz. Ya da birden fazla ürün sipariş ettiyseniz ve bir
tanesi bulunamıyorsa (ki çok nadir) o ürünün parasını size iade
etmeleri gerekmiyor çünkü zaten almamışlar.
. Ürünü getiren kurye şirketi şirketteki
elemanlarınıza imza karşılığı paketi bırakıp gidiyor. Siz şirkete
geldiğinizde ürünleri masanızda buluyorsunuz.
Yurtiçindeki uygulamada...
. Siteye girip, aradığınız ürünü buluyorsunuz.
Alışveriş dosyanıza ekliyorsunuz. Size ne kadar zamanda yola çıkacağını
ve ne zaman elinizde olacağını üç aşağı beş yukarı belirtiyor ancak
elinde olup olmadığı bilgisi çok net değil. Ardından siparişinizin
tutarını ve kargo ücretini kredi kartınızdan tahsil ediyor (Oh oh,
ne güzel. Üretici ya da dağıtıcıya ödeyeceği parayı benden peşin
peşin aldı. Üstelik kargo ücreti ile birlikte).
. Siparişinizden sonra size bununla
ilgili detayları bildiren bir e-posta eğer sistemlerinde sorun yoksa
geliyor.
. Kargo şirketine verildiğinde bir e-posta
bazen geliyor bazen gelmiyor. Geldiyse de bu e-postada paketi nasıl
izleyebileceğinizi belirten tanım mevcut değil. Bu tür izlemeyi
telefon açarak yapmak zorundasınız.
. Eğer siparişinizde gecikme olacaksa
ikaz yok, sizin arayıp öğrenmeniz gerekiyor. Eğer gecikme olacağı
için iptal edecekseniz, kredi kartınızdan alınan paranın iadesini
istemek ve beklemek zorunda kalıyorsunuz.
.l Ürünü getiren kurye şirketi şirketteki
elemanlarınıza imza karşılığı paketi bırakıp gitmiyor, muhakkak
sizi bulması gerekiyor. Siz yoksanız haber bırakıp gidiyor. Onlar
geleceği zaman şirkette olmanız lazım yoksa siparişinizi teslim
almanız olası değil.
. Son numaraları da; kredi kartı ile
sipariş verdiyseniz, ya kredi kartınızın fotokopisini faksla göndereceksiniz
ya da paketi teslim eden kişiye vereceksiniz. Diyelim ki ürünün
teslimi on gün sonra yapıldı ve o esnada da bir talihsizlik eseri
kredi kartınız çalındı. Artık ne sorun yaşayacağınızı ben tahayyül
edemiyorum.
Teslimat süreleri de ilginç. Aynı gün yurtiçi ve yurtdışı iki sipariş
verin, yurtdışı yurtiçinden önce teslim ediliyor.
Bu kadar verileri aldıktan sonra yazının başındaki tespit için bana
katılacağınızı düşünüyorum; “Çok zor ve paranoya had safhada”.
Bir sonraki yazıda buluşuncaya değin, esen kalın. Sağlık, başarı,
mutluluk ve barış sizlerle birlikte olsun. “Bilgi paylaşıldıkça
büyür” görüşünden yola çıkarak, düşüncelerinizi iletin, paylaşın.
|
|