Ankara'dan Kısa Kısa

RTÜK yönetmeliğinde değişiklik

“Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Kanal veya Frekans Tahsisi Şartları ve Bunlara İlişkin İhale Usulleri ile Yayın ve İzni Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yürürlüğe girdi.
Yönetmelikle daha önce her coğrafi bölgede bir ile yayın yapma şartını öngören “Ulusal yayın” tanımı ise genişletilerek “Bütün ülkeye yapılan yayın” olarak değiştirilirken; “Bölgesel yayın”, “Birbirine komşu 3 il ve en çok bir coğrafi bölge alanının asgari yüzde 70’ine yapılan yayın”, “Yerel yayın” ise “En az bir ilçe veya ilin alanının en az yüzde 70’ine yapılan yayın” olarak tanımlandı. Değişikliğe göre, uydu, kablo ve karasal yayın lisans tipleri için ayrı ayrı başvuru yapılacak ve başvurular ayrı ayrı değerlendirilecek. Kuruluşlar; ulusal, bölgesel ve yerel yayın lisans tiplerinden sadece birisi için başvuruda bulunabilecekler.
Lisans tipini değiştirmek isteyen kuruluş, yeni lisans tipinden yayına başlamasıyla birlikte, eski lisans tipinden feragat etmiş sayılacak. Üst Kurul’dan izin alınmadan yeni istasyonun yayına geçmesine izin verilmeyecek. Önceki düzenleme “Lisans alma” şartını öngörüyordu.
Yönetmeliğe eklenen hükümlere göre de, Üst Kurul’dan izin almadan verici yayın yerini, verici gücünü, yayın frekansını, yayın tipini değiştiren veya yeni bir kanaldan (frekans) yayın yapan kuruluşlar uyarılacak. Verilen süre içinde durumunu düzeltmeyenler cezalandırılacak. Yönetmeliğe eklenen hükümle, 1995 yılında başvuru yapan ancak çeşitli sebeplerle yayını durdurmak zorunda olan istekliler, Üst Kurul’dan yayın alanı, lisans tipi değişikliği ve yeniden yayına geçme talebinde bulunabilecekler. İlk kez yayın yapmak üzere lisans başvurusu yapan kuruluşlara “ihaleleri kazanmaları şartıyla” yayın izni verilecek.

Tüketiciyi üzen yandı

Tüketicinin korunması için uygulanan kurallara aykırı davrananları yüklü miktarda para cezaları bekliyor. Bu konudaki idari para cezaları yüzde 59 artırılarak 2003 yılı için yeniden belirlendi. 231 milyon Lira’dan başlayan cezalar, 121 milyar Lira’ya kadar çıkıyor.
Türkçe kullanma kılavuzu olmayan ürünleri satanlara, bu yıl 462 milyon Lira para cezası verilecek. Tüketiciyi aldatan ve genel ahlaka uygun olmayan ulusal reklamlar için 24 milyar 336 milyon Lira ceza uygulanabilecek.
Satışa sunulan özürlü ürünlerin üzerine “Özürlü” ibaresinin yazılmaması, taksitli satışlarda istenilen bilgilerin tüketiciye yazılı olarak bildirilmemesi ve imzalanan sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmemesi, kampanyalı satışlarda kampanyayla ilgili bilgilerin verilmemesi durumunda 231 milyon 180 bin Lira ceza uygulanabilecek. Yasalara aykırı promosyon yapılması halinde 121 milyar 680 milyon Lira para cezasının uygulanmasını öngören yeni düzenlemeye göre, genel ahlaka aykırı ve aldatıcı reklamlara da 9 milyar Lira ceza verilecek. Tüketiciyi korumak için uygulanacak bu para cezaları, aynı yıl içinde tekrarlanması halinde iki katına çıkacak.

Uzaktan “Türkçe Öğrenim Merkezi” yayında

Meteksan Grubu’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren ve eğitim sektöründe ciddi yatırımları olan Mobilsoft - TÖMER işbirliği ile gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen Uzaktan Türkçe Öğrenim Merkezi projesi, 22 Ocak 2003’te Ankara Üniversitesi (A.Ü.) 100. Yıl Salonu’nda gerçekleştirilen törenle hayata geçirildi.
Projede, ilk aşamada İngilizce bilgisine sahip yetişkin bireyler kullanıcı grubu olarak seçilirken, bu çerçevede özellikle Türkiye’de öğrenim görmek isteyen öğrenciler, Türkiye ile iş bağlantıları olan çalışanlar ve Türkçe’yi kurallı bir şekilde öğrenmek isteyen Avrupa ve özellikle Almanya’daki üçüncü kuşak Türkler de potansiyel kullanıcı grubunu oluşturuyor.
Açılışta konuşan Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Türkçe üzerine detaylı bir konuşma yaparken, Tepe Grubu Murahhas Üyesi Ali Kantur, uzaktan eğitim için ciddi bir çalışma ve yatırıma ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras projeye başlamadan önce elektronik ortamda dil öğretimi yapan kaynakları incelediklerini kaydederken, TÖMER Başkanı Aypar Altınel, bilgi çağı olan 21’inci yüzyılda tüm dünyada teknolojik olanaklarla eğitim ağlarını genişletmenin bilgiyi ulaşılabilir kıldığını söyledi.

OkulNet Projesi yurtdışına açılıyor

Yüce Bilgi Sistemleri geliştirdiği OkulNet Projesi’ni Orta Asya ve Kafkas ülkelerine de açmayı planlıyor. Yüce Bilgi Sistemleri Başkanı Prof. Dr. Ziya Aktaş, projenin Türkiye’de başlamasından sonra farklı dillerde de uygulamaya konulacağını, mevcut olan yazılımın kullanımının ardından özellikle Internet ortamında çalışabilir hale getirileceğini ifade etti. Avrupa Birliği’ne (AB) uyum çerçevesinde bütün okulların Internet’e bağlanmasının zorunlu olduğunu anımsatan Aktaş, “Internet’ten yararlanan okullarda bu tür yazılımların kullanılması çok daha ucuz ve kolay olacaktır. O zamana kadar biz de bu yazılımı daha iyi konuma getirmiş oluruz. Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri, sadece okul yazılımı açısından değil, özellikle bilgi teknolojileri eğitimi açısından da bizim öngördüğümüz bir alan” diye konuştu. Aktaş, proje çerçevesinde Balkan ülkeleriyle de ortak çalışmalar yapabileceklerini belirtti ve “OkulNet, ağ üzerinden her okuldaki idari işlerden, ölçme değerlendirmeye kadar bütün işlemlerin yapılmasına olanak sağlayan bir yazılım paketi. Bu paketin ilk uygulamasına Yüce Okulları’nda başlandı. Yazılım paketi ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Bunlar belli bir noktaya geldiğinde ticari olarak diğer okullara da açmayı düşünüyoruz. Bununla ilgili olarak TÜBİTAK’tan da proje desteği alınmış durumda” dedi. Aktaş, Yüce Bilgi Akademisi bünyesinde de “yeni bir çağ, yeni bir meslek ve yeni bir gelecek” hedefi doğrultusunda Microsoft Sertifika Programı’nı devreye soktuklarını, Hindistan’da teknik eğitimin lideri
durumunda olan Aptech firması ile eğitim yazılımları konusunda işbirliğine gittiklerini anlattı.

Bilgi Toplumu Çağında e-Devlet ’2003 Semineri

Bilgi toplumuna dönüşüm süreci, “Bilgi Toplumu Çağında e-Devlet ’2003 Semineri”nde tartışıldı. Gartner analistleri ve danışmanları Bruch Girdim ile Andrea Di Maio’nun 28 Ocak’ta Ankara Sheraton Oteli’nde verdiği seminerde, bilgi toplumu çağında Avrupa Birliği’ne ve Avrupa’daki birçok ülkeye e-devlet ve bilgi toplumu konusunda danışmanlık veren Gartner analistlerinin tecrübeleri, dünyadaki uygulamalar ve 2010 yılına kadar olan vizyon ile öngörüler paylaşıldı. Seminerde Siemens Business Services Türkiye’den (SBS) Çağlayan Arkan, “Devlet Kapısında Dönüşüm” konusunu katılımcılara aktarırken, Microsoft Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Yener, “E-Devlet ve İngiltere Örneği”ni anlattı. Cisco Systems’den Ali Korkmaz ise, “Internet Çağında Yönetim ve Bir Devletin e-Dönüşümü” konusunu ele aldı ve elektronik ortama taşınan iş süreçlerinin iş yapma tarzını kökten değiştirdiğini belirtti.

Kamuda bilgi yönetimi

“Kamuda Bilgiye Dayalı Yönetimin Önemi” seminerinde e-devlet, yolsuzlukların tespiti ve engellenmesi ile kriz yönetiminde bilgiye dayalı karar almanın önemi ve yöntemleri masaya yatırıldı. SPSS Türkiye’nin, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) 27 Ocak’ta gerçekleştirdiği seminerde, planlama, maliye, sağlık, askeriye, finans ve emniyet alanında “iş zekası” çözümlerinin kamuda uygulamaları ve dünyadaki başarılı örneklerine yer verildi. Kamu yöneticilerinin bilgi konusundaki gereksinim ve birikimlerinin paylaşıldığı seminere SPSS EMEA Bölge Müdürü Michael Mayr, SPSS Türkiye Genel Müdürü Dr. Tülin Güzel Özdemir, SBS E-devlet Yöneticisi Dr. Cemal Akyel, Eximbank Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Abdullah Körnes, Başbakanlık e-Türkiye Projesi Yürütücüsü Adnan Mete, TBD’den Önder Özdemir ve Plenexis Genel Müdürü Kerem Resuloğlu konuşmacı olarak katıldılar.
Seminerin açılışında konuşan ATO Başkanı Sinan Aygün, bilginin iktisadi hayat üzerindeki ağırlığının arttığını, ülkelerin gelişmişlik düzeyinin artık işlenen, iletilen ve saklanan bilgi ile ölçüldüğünü anımsattı. Aygün, günümüzde ar-ge harcamalarının önemli bir kriter olduğunun altını çizerken, Türkiye’de GSMH’nin sadece binde 46’sı oranında araştırma-geliştirmeye harcama yapıldığını vurguladı. Aygün, “21. yüzyıla girerken bir dünya ülkesi olma iddiasını sürdürmek istiyorsak bilgi toplumu olmanın gereklerine doğru, hızlı ve somut adımlar atmak zorundayız” dedi. SPSS Türkiye Genel Müdürü Tülin Güzel Özdemir ise, Türkiye’de yanlış karar alma maliyetlerini en aza indirmenin bir zorunluluk olduğuna dikkat çekerken yatırımın geri dönüşünün gerçek anlamda iş zekası çözümleriyle mümkün olduğunu vurguladı. SPSS’nin ham veriyi karar destek amaçlı bilgiye dönüştüren çözümler sunduğunu anlatan Özdemir, şirketin “geçmişi anla, bugünü gör ve geleceği yönet” anlayışıyla çözüm ürettiğini söyledi.

Internet ortamında bildirim başlıyor

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü, Internet ortamında beyanname verme konusundaki ilk adımı Özel Tüketim Vergisi’nde attı. Özel Tüketim Vergisi mükelleflerine elektronik bildirim uygulaması 20 Şubat’ta devreye girdi. Bu uygulama Internet ortamında bildirim, vergi beyannamelerinin Internet ortamında verilmesinin de ilk adımını teşkil etti.

ANAP, e-ANAP oluyor

ANAP Genel Başkanı Ali Talip Özdemir, partilerinin bilgi ve iletişim teknolojilerini en iyi şekilde kullanacağını belirterek, “Video konferans sistemiyle her gün il başkanlarıyla görüşeceğiz” dedi. Özdemir, Türkiye’de yolsuzlukların önüne ancak “elektronik devlet” ile geçilebileceğini söyledi. ANAP’ın teknolojiyi en iyi şekilde kullanacağını anlatan Özdemir, “E-partiyi kurmaya başladık. Küçük etkileşimli bir kamera sistemi ile tüm il başkanlarıyla her gün görüşeceğiz. Partinin tüm hesaplarını şeffaf bir şekilde göstereceğiz. E-ANAP olacağız” diye konuştu.

Bir yıl sonra Internet üzerinden dava açılabilecek

Adalet Bakanlığı vatandaşlara Internet üzerinden dava açma olanağını sağlayacak yasal düzenleme üzerinde çalışıyor. Adalet Bakanlığı, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) çerçevesinde kurulacak elektronik mahkemeleri, 2004’te uygulamaya geçirmeyi planlıyor. UYAP’ın, MERNİS Projesi’yle uyumlu bir şekilde çalışacağı belirtilirken, projenin bu yıl 58 trilyon Lira’lık bir kaynağa ihtiyaç duyduğu bildirildi. Proje ile mahkemelerin hızlanacağı kaydedilirken, bu aşamada devlet daireleri içerisinde elektronik imkanlardan en az pay alan kuruluşların yargı kuruluşları olduğu, sadece adli sicil işlemlerinde elektronik olanaklardan yararlanıldığı belirtildi. Elektronik mahkemelerin uygulamaya girmesiyle birlikte, mevcut mevzuatta köklü değişikliklere ihtiyaç duyulacağı ifade edildi.

Sağlıkta e-dönüşüm tartışılıyor

Bütün sağlık sisteminin ve sağlık kuruluşlarının aynı çatı altında toplanmasını öngören Sağlıkta e-Dönüşüm Projesi, ilgili tarafların katkılarıyla şekillendirilecek. Sağlıkta e-Dönüşüm Projesi’nin tartışıldığı toplantıda, ilgili taraflardan oluşan çalışma grupları oluşturuldu.
Sağlıkta e-Dönüşüm Projesi; Sağlık Bakanlığı temsilcileri, sağlık, bilişim ve iletişim teknolojileri sektörleri temsilcileri ile sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katılımıyla geniş bir platformda tartışıldı.
30 Ocak’ta Hekimevi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aylardır sivil toplum örgütleri, bilişim ve iletişim teknolojileri sektörleri ve sağlık sektörü temsilcileriyle bir araya geldiklerini ve bu konuda bir yol haritalarının bulunduğunu söyledi. Akdağ, projenin en önemli aktörlerinin sigortacılık kuruluşları (kamu-özel), birinci basamak sağlık hizmeti sunan hekimler, hastaneler, Sağlık Bakanlığı ve hastalar olacağını, proje için çağın en modern teknolojisiyle Web tabanlı sistemlerle elektronik bilgi iletişim sistemi kuracaklarını söyledi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, gelişmiş ülkelerdeki sistemi kurmaya çalıştıklarını, ‘Yeşil Kart Uygulaması’nı sigorta benzeri bir kuruma dönüştürmek için yasal zeminin tartışmaya açıldığını söyledi. Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanı Orhan Altunel ise, Sağlık Bilgi Sistemi’nin oluşturulması için 10 ana hedef belirlediklerini dile getirerek bu hedefleri; eylem planı çıkarılması (Mart 2003 sonuna kadar rapor hazırlanacak), veri sözlüğü hazırlanması, tek numaraya dayanan kişisel sağlık tanımlayıcısının oluşturulması, minimum sağlık veri setinin oluşturulması, kayıtların gizliliğinin ve güvenirliliğinin sağlanması, bilgi teknolojileri uygulamalarında eş güdümün sağlanması, erken uyarı sistemi kurulması, eğitim yapılması, sağlık özel ağı kurulması ve tele-tıp uygulamalarına geçilmesi olarak sıraladı.

İhracatçılara yeni Internet sitesi

İhracata yeni başlayan ve ihracat yapan firmaların ihtiyaç duydukları tüm bilgileri bulabilecekleri Internet sitesi www.ihracatdunyasi.com, yayın hayatına başladı. Söz konusu sitede ihracatla ilgili haberler, gerekli tüm resmi ve özel bilgiler ve yetkin makalelere ulaşabilmek mümkün. Sitede, KOBİ köşesi ile KOBİ’lere ihracat alanında pratik çözümler getirilirken, ihracatın uluslararası pazarlama, eğitim, gümrük, lojistik, finans, sigorta, hukuk gibi tüm operasyonel bölümleriyle ilgili her tür bilgi ile ihracatçıların çalışabileceği firmalar bulunuyor. Sitede, firmalardan teklif isteyebilme olanağı da sağlanıyor.

ECDL için TBD’den onay yönetmeliği

ECDL Programı’nın yaygınlaşması için sürdürülen çalışmalarda yeni bir aşamaya daha gelindi ve ECDL Eğitim Malzemesi için Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) “Onaylama Yönetmenliği” yayınlandı. Tüm üye ülkelerde geçerli olan ECDL müfredatına uygun eğitim malzemesinin hazırlanmasının özendirilmesi ve onaylanması amacıyla TBD bünyesinde Hakem Kurulu oluşturuldu. Kurulun görevi, başvuru yapan tüm yayıncıların hazırladıkları basılı ya da elektronik malzemenin ECDL müfredatına uygunluğunun saptanması ve bunun belgelendirilmesi olarak belirlendi. Etkinlik ve tarafsızlık ortamının sağlanması ile TBD tarafından onaylanacak çalışmaların, ECDL programının gelişmesine katkı sağlayacağı bildirildi. TBD; ECDL Vakfı tarafından yetkilendirilerek, Türkiye’de ECDL’nin tüm haklarına sahip olan kuruluş olarak belirlenmişti. Bu konuda çalışma yapacak kuruluşların, bilimsel içeriğin yanı sıra, isim hakkı konusunda da TBD’den onay almaları zorunlu kılındı.

Oracle, e-İş Yönetimi Çözümleri’ni tanıttı

Oracle, kurumların geleceğine yön verecek e-iş çözümlerini, ‘Oracle e-İş Yönetimi Çözümleri’ seminerinde tanıttı. 31 Ocak’ta Ankara Hilton Oteli’inde gerçekleştirilen etkinlikte, Oracle, e-Business Suite ürünlerini ve günümüz Internet teknolojilerinin getirdiği fırsatları katılımcılara aktardı. İş süreçlerini geliştirmek, entegre etmek, kurumsallaştırmak, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve doğru bilgiyi, doğru kişiye doğru zamanda ulaştırmak fonksiyonlarını sağlayan “Oracle e-İş Yönetimi Çözümleri”, şirketlerin operasyonlarını daha verimli bir şekilde yönetmelerini sağlıyor. Oracle e-İş Yönetimi Çözümleri Müdürü Kansu Atikler, e-İş Yönetimi Çözümleri’nin hammaddeden tüketiciye giden karmaşık değer zincirindeki tüm oyuncuların birbirleriyle en hızlı şekilde haberleşmelerini hedefleyen anlayış ve teknolojileri desteklediğini söyledi. Oracle Türkiye CRM Çözümleri Danışmanı Fezya Narlı’da, Oracle müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümlerinin fark yaratan avantajlarına dikkat çekti. Seminerde ayrıca ERP - Kurumsal Kaynak Planlama Uygulamaları, SCM - Tedarik Zincri Yönetimi Uygulamaları, CRM - Müşteri İlişkileri Yönetimi Uygulamaları, e-İş Yönetim Uygulamalarının İşletmelere Kazandırdıkları ve e-İş Projelerinin Hayata Geçirilmesi ve öneriler anlatıldı.

İşsizler site kurdu

İşsiz gençler, Internet sitesi kurdu. http://isistiyoruz.sitemynet.com adresinden ulaşılan ve “İş istiyoruz” başlığını taşıyan sitede, açlık sınırında yaşayan, işsizlikten kıvranan, üniversiteyi dereceyle bitiren ve ruh sağlığını yitirme sınırında olan milyonlarca gencin görmezlikten gelindiği belirtiliyor ve “Anayasal eşitliğin sağlanamadığı Türkiye’de, tüm bu gerçeklere rağmen kamu çalışanları arasında torpilli, imtiyazlı, yüksek derecede ücret alan, verimsiz, çalışmadan, işe gitmeden maaş alan bankamatik memurları bulunmaktadır” deniliyor. Başbakanlık, TBMM başkanlığı, AKP ve CHP’ye dilekçe gönderen işsizler, 55 yaşını dolduran 30-35 bin kişinin emekli edilerek yerlerine gençlerin alınmasını istiyorlar.

Yatağan’da Internet kursları sürüyor

Denizli’nin bıçaklarıyla ünlü beldesi Yatağan’da herkes Internet’i öğreniyor. KOSGEB, TBD ve Yatağan Belediyesi işbirliği ile başlatılan e-Belde Projesi kapsamında üç yıl önce başlatılan Internet kurslarına, hayvan üreticisinden esnafa, öğrencilerden mahalle muhtarına kadar 7’den 77’ye herkes katılıyor. Internet’i benimseyen ve öğrenen Yatağan halkı, ürettikleri bıçakları Internet üzerinden dünya ülkelerine satıyorlar.

BTYK kararları Irak krizine takıldı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun (BTYK) 6 Şubat 2003 tarihinde ODTÜ Yerleşkesi içinde bulunan TÜBİTAK - Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü’nde (BİLTEN) gerçekleştirdiği 9’uncu toplantısı Irak krizine takıldı. Daha önce Başbakan Abdullah Gül’ün başkanlığında gerçekleştirileceği açıklanan toplantıya Başbakan Gül katılamazken, toplantının açılışını yapan Devlet Bakanı ve Başkan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır ile Kurul Üyesi bakanlar da Meclis’te ABD’nin üs ve limanlarda modernizasyon talebini görüşmek üzere toplantıyı erken olarak terk etmek durumunda kaldılar. Ağırlıklı olarak ar-ge oranlarının artırılması ile Türkiye’deki bor madenlerinin değerlendirilmesi konularının ele alındığı toplantıda, herhangi bir karar alınamazken, kararların açıklanması için TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Namık Kemal Pak tarafından düzenleneceği belirtilen basın toplantısı da iptal edildi. BTYK kararlarının açıklanması 10’uncu toplantıya bırakılırken, ancak 10’uncu toplantının ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin de bir tarih verilmedi.
Başbakan Yardımcısı Yalçınbayır, konuşmasında Türkiye’nin küresel rekabet koşullarında daha etkin bir konuma yükselebilmesi için “Ulusal İnovasyon Sistemi“nin kurulması gerektiğine işaret etti. Avrupa Birliği 6’ıncı Çerçeve Programı’nın önemini vurgulayan Yalçınbayır, bu konuda, programla ilgili her türlü koordinasyonu yürütmek üzere Ulusal İrtibat Organizasyonu olarak görevlendirilen TÜBİTAK ile sanayi kuruluşları ve üniversitelere, ilgili bütün kamu kurumlarına ve sivil toplum örgütlerine büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. “Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarının önemli bir boyutunu, e-Türkiye projesi ile de bağlantılı olarak, e-Avrupa+ girişimi ile ilgili düzenlemelerin bir an önce gerçekleştirilmesi oluşturmalıdır” diyerek, ar-ge konusu üzerinde de önemle duran Yalçınbayır, Türkiye’nin bilimsel yayınlarda dokuz yıl içinde dünyada 37’inci sıradan 22’inci sıraya çıkmasının, milli gelirden araştırma-geliştirmeye ayrılan payın yüzde 0,3’lerden yüzde 0,6’lara, sanayi kuruluşlarının ar-ge harcamalarındaki payının yüzde 20’lerden yüzde 40’lara yükselmesinin önemli, ancak yetersiz gelişmeler olduğunu söyledi.
BTYK’nın dokuzuncu toplantısında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır’ın açılış konuşmasından sonra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Namık Kemal Pak, gündemle ilgili bir sunuş yaptı. Hükümet üyelerinin TBMM’deki toplantılar nedeniyle ayrılmasından sonra, toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır’ın talimatı doğrultusunda, TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Namık Kemal Pak’ın başkanlığında devam edildi.
Bu bölümde, Avrupa Birliği 6’ıncı Çerçeve Programı’ndan etkin biçimde yararlanabilmek için bir “Altıncı Çerçeve Programı Eşgüdüm Kurulu” oluşturulması konusunun görüşülmesi tamamlandı. Toplantıda ayrıca, ulusal gelirden ayrılan ar-ge payının artırılması ve bu kaynakların etkin olarak kullanılması konuları görüşüldü.

Hes Cabling Systems’in eğitim seminerleri bilinçlendiriyor

Yapısal kablolama ve iletişim ağı altyapısıyla ilgili kablo ve bileşen sistemlerini üreten ilk Türk firması HCS (Hes Cabling Systems) Kablolama Sistemleri Ticaret ve Danışmanlık A.Ş., her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği ‘Sertifikalı Kurucu Eğitimi Semineri’ ile altyapı kurucu firmaların yanı sıra son kullanıcı firmaları da bilinçlendiriyor.
Üretimlerinin tamamını dünya standartlarıyla uyumlu bir biçimde gerçekleştirdiklerini dile getiren HSC Satış Müdürü Ufuk Yılmaz, düzenledikleri ‘Sertifikalı Kurucu Eğitimi Semineri’ni her yıl düzenli olarak yaptıklarını belirtti. Yılmaz bu eğitimin amacının ürünlerin doğru kullanımını anlatmak olduğuna işaret ederek, iki gün boyunca verilen fiber optik ve bakır kablo eğitiminde; ürünleriyle yapısal kablolama sisteminin nasıl kurulacağını doğru bir biçimde katılımcılara anlattıklarını kaydetti. Yılmaz, sonlandırma tekniklerini ve yeni teknolojileri de katılımcılara öğreterek, iki gün sonunda da katılımcıları sınava tabi tuttuklarını belirtti.
Eğitimlere katılımın oldukça büyük boyutlarda olduğunu anlatan Yılmaz, eğitim toplantılarını İstanbul, Ankara ve İzmir’de Hilton Otelleri’nde yaptıklarını belirtti. İstanbul’da 28-29 Ocak, Ankara’da 31 Ocak-1 Şubat ve İzmir’de de 3-4 Şubat’ta gerçekleştirilen toplantılara ayrı ayrı 60’şar firma katılımı olduğunu belirten Yılmaz, sadece kurucu firmaların değil, son kullanıcı firmaların da toplantılara iştirak ettiklerini ifade etti. Silahlı Kuvvetler, Emniyet Genel Müdürlüğü ve diğer kamu kuruluşlarından toplantılara ciddi boyutlarda talepler olduğunu dile getiren Yılmaz, toplantıların son kullanıcıların bilinçlendirilmesi açısından faydalı olacağını düşündüklerini kaydetti. Yerli firma olmalarına karşın diğer Batı Avrupa ülkelerine (İngiltere, Danimarka) bilgi birikimi sattıklarını belirten Yılmaz; son kullanıcıların bilinçlendirilmesiyle, satın alacakları ürünlerle ilgili karşılarındaki insanlara daha doğru sorular sorarak, sistemlerini en iyi şekilde kurmalarını sağladıklarına işaret etti.
Seminerlerin her yıl kurucu firmalar için düzenlendiğini anlatan Yılmaz, bu seminerlerin diğer seminerlerden oldukça farklı olduğuna dikkat çekti. İletişim ağı kablolama sistemleri ve iletim hatlarıyla ilgili çok detaylı bir teknik eğitim verdiklerini söyleyen Yılmaz, seminerlerin oldukça geniş kapsamlı olduğunu, sadece pratik uygulamaları içermediğini, iletişim ağı tasarımı yapan kişi ve kuruluşlara çok detaylı olarak “ürün seçimi yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini” anlattıklarını belirtti. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“6 ay önce Kategori 6 standardı yayınlandı. Uluslararası anlamda onaylandı ve kabul gördü. Kategori 6, bakır kablolamayla ilgili yeni bir standart. HCS, Kategori 6 standardında ürün üretme yetkisine sahip ve en iyi kalitede üretim yapan dünyadaki en iyi üreticilerden bir tanesi. Bu yılki seminerde özellikle Kategori 6’yı vurguladık. Bahsettiğimiz gibi Kategori 6 yeni bir standart olarak yayınlandı. Bu standarda uygun olarak üretim yapılması; en hızlı şekilde en son teknolojiye uyumu gerektiriyor. Kategori 6 uygulamalarına eğitimimizde detaylı olarak yer verdik. Seminerlerimize 3 şehirde 200’e yakın firmadan, 500’e yakın katılımcı iştirak etti. İki günlük seminer sonunda 64 sorudan oluşan bir sınav yapıyoruz. Sınavda başarılı olan katılımcılara sertifika veriyoruz. Eğitim seminerlerimiz, Türkçe olarak Türk uzmanlar tarafından veriliyor.”