| |
Kanun-e
Telsim’in lisansı
HANİ
şu inek hikayesi vardır ya, Türkiye’nin GSM lisanslarına ilişkin
tecrübesi de ona benzemeye başladı. Su nerde? İnek içti. İnek nerde?
Dağa kaçtı. Dağ nerde? Yandı, bitti, kül oldu. Aria’nın lisansı
nerde? Aycell ile birleşti. Aycell’in görev sözleşmesi nerede? Dağa
kaçtı. Telsim’in lisansı nerde? Yandı bitti kül oldu.
Telsim’in lisans sözleşmesinin başına bir şeyler gelecek gibi gözüküyor.
Gün geçmiyor ki, gazetelerde Telsim’in lisansına haciz konduğuna
veya Telekomünikasyon Kurumu’nun Telsim’in lisansını askıya alacağına
ilişkin haberler çıkmasın. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Gelin
bu ay Telsim’in lisansının başına hangi şartlarda neler gelebileceğini
salt hukuk perspektifinden ele alalım.
Telsim, abonelerine sunmakta olduğu telekomünikasyon hizmetlerini;
406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu (“Kanun”), Telekomünikasyon
Hizmetleri Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ve Telekomünikasyon Kurumu
ile imzalamış olduğu imtiyaz sözleşmesi (“Sözleşme”) çerçevesinde
yürütmektedir. Kanunun 2 (f) maddesi uyarınca “Telekomünikasyon
Kurumu ... milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği
gibi yürütülmesi amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde
tesisleri tazminat karşılığında devralmaya ya da ağır kusur halinde
imtiyaz sözleşmesini ... iptal etmeye yetkilidir.” Kanun milli güvenlik,
kamu düzeni ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi gereksinimleri
kavramları konusunda hiçbir açıklamada bulunmamaktadır. Bu kavramların
içi Telekomünikasyon Kurumu tarafından doldurulacak ve gerekli olduğu
takdirde İdare Mahkemeleri Telekomünikasyon Kurumu’nun bu kavramları
kullanış biçimini denetleyeceklerdir. Dolayısıyla Telekomünikasyon
Kurumu kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi
gerekçeleri ile Telsim’in lisansını iptal etmeye veya yine kendi
belirleyeceği tazminat karşılığında tesisleri devralmaya yetkilidir.
Aynı hüküm Yönetmeliğin 50’nci ve 56’ncı maddelerinde de yer almakta,
ancak Yönetmeliğin 50’nci Maddesi’nde yetki belgesinin askıya alınmasından
bahsedilmektedir. Ayrıca Yönetmeliğin 36’ncı Maddesi uyarınca Telekomünikasyon
Kurumu ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış bir işletmecinin hisselerinin
%49 ve fazlasının Kurumun izni olmaksızın devredilemeyeceği de belirtilmektedir.
Telsim’in lisansına ilişkin en önemli ancak kamuya açık olmadığından
burada ele alamadığımız tek belge Sözleşme’dir. Ancak Sözleşme’nin
hükümlerinin GSM 1800 ihalesi için hazırlanan ihale şartnamesinde
yer alan imtiyaz sözleşmesi örneği ile benzerlikler taşıdığı varsayımından
hareket edersek; yine bazı sonuçlara varmamız mümkün olacaktır.
Örneğin bu tip imtiyaz sözleşmesinin bir maddesi Sözleşme’nin hangi
şartlarda feshedilebileceğini belirtmektedir. Fesih nedenleri işletmecinin
iflası, işletmecinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işletmeciye
tahsis edilen frekanslar dışında frekansların kullanıldığının tespit
edilmesi ve işletmecinin lisans ücretini ödememesi bulunmaktadır.
Bu maddede yer alan şartların hiçbirinin henüz gerçekleşmediğini
varsaymak mümkündür. Bu durumda acaba Sözleşme ile Kanun ve Yönetmelik
hükümleri arasında bir uyumsuzluk olduğu söylenebilir mi? Bu uyumsuzluk,
imtiyaz sözleşmesini imzalayan devlet kurumu ile telekomünikasyon
işletmecilerini denetleyen devlet kurumunun aynı kurum, Telekomünikasyon
Kurumu olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır.
Sonuç olarak belki Telekomünikasyon Kurumu’nun Sözleşme çerçevesinde
Telsim’in lisansına ilişkin yapabileceği işlemler pek fazla değildir.
Ancak hem Kanun hem de Yönetmelik Telekomünikasyon Kurumu’na son
derece muğlak ve geniş yetkiler tanımaktadır. Telekomünikasyon Kurumu
bu yetkileri kullanacak veya kullanabilecek midir? Kullanırsa Telsim’in
bağlı olduğu grubun bankasına BDDK tarafından el konulmasından daha
iyi (veya inandırıcı) bir gerekçe ileri sürebilecek midir? Böyle
bir gerekçe ileri sürerse Pamukbank’a el konulduğunda Turkcell’in
lisansı niye iptal edilmedi diye soranlar çıkacak mıdır? Ya da belki
de en önemlisi, aslen teknik bir kurul olan Telekomünikasyon Kurulu’nun
Aria’nın açtığı 2,5 milyar Dolar’lık tahkim davası ve Aria ile Aycell’in
birleşmesinden sonra yine son derece politik bir oyun olan Telsim’in
lisansı oyununda başrol oyuncusu olarak yer almasını beklemek adil
midir? Değildir herhalde. Adil veya değil, eğer yanıp kül olacaksa,
dağı yakacak olan Telekomünikasyon Kurumu olacak gibi gözüküyor.
25 Ağustos 2003
|