|
yılındaki liderliklerini korurken, 5 şirket ise
birinciliklerini diğer bilişim şirketlerine bıraktı. İnterpro
İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2000 araştırması sonuçlarına
göre, ilk 10 sıralaması ve kategori birincileri şöyle:
Geçen yıllarda da olduğu gibi; Bilgi Teknolojisi Ana Kategori
Birincisi: IBM Türk, İletişim Teknolojisi Ana Kategori Birincisi:
Türk Telekom oldu.
Bilişimin devlerini buluşturan gecede, ödül töreninin ardından
Türk bilişim sektörünü ayrıntılı bir şekilde rakamlarla ele
alan, alanında tek İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2000 araştırma
katalogu verildi.
TBV ve TBD "Bilişim"in tanımını
yeniden yapsın
Merih Işın
İnterpro araştırmasına göre, Türkiye'nin "İlk
500 Bilişim Şirketi" açıklandı. Yıllardır eleştiriyor,
bazen dergimizin sayfalarından kamuoyuna da duyuruyorum. Bu
işi de, sırf "iş olsun" diye yapmıyorum.
Zaman harcıyorum, araştırıyorum. İnterpro A.Ş. Genel Müdürü
Sayın Zafer Kurdakul'un da araştırma katalogundaki giriş yazısında
söylediği gibi; "Gelecek yıllarda yapılacak çalışmalara
destek olsun diye yapıyorum."
Eleştirilerime başlamadan önce, böyle yapılmasına karşı da olsam;
çalışmayı gerçekleştirenleri kutluyor, zaman ayıranları tebrik
ediyorum. Hatalarla dolu olsa bile. Konuyla ilgili başka bir
çalışma yok ki!
Açıklanan bilgiler üzerinde gerektiği kadar çalışmadım. Ancak
yine de önemli bulduğum aksaklıklara değineceğim. Öncelikle,
sizlere çok önemli birşeyi tekrar edeceğim. Bu araştırma; EITO
(European Information Technology Observatory - Avrupa Bilgi
Teknolojileri Gözlemcisi) modeli esas alınarak hazırlanmakta,
sonuçlar İngilizce'ye de çevrilerek ülkemizin sektör bilgileri
olarak Avrupa ve tüm dünyaya iletilmektedir. Beni en çok rahatsız
eden konu da zaten budur. Eksik, yanlış ve kendi içerisinde
tutarsız bilgilerle dolu Türkiye raporu, ülkemi yanlış tanıtmaktadır.
Türkiye'ye yapılması düşünülen yabancı sermaye ve kaynak aktarımı
yanlış yönlendirilmektedir.
Araştırma katalogunun giriş bölümünde araştırma metodolojisi
açıklanmıştır. Detaylı olarak; "Açıklanan rakamların ve
toplamlarının, kesinlikle kuruluşların ve alt sektörlerin pazar
payınları ifade etmediği" anlatılmıştır.
Ancak nedense; her listenin son sütunu, şirketlerin ve toplam
pazar paylarının açıklamasına ayrılmış. Ayrıca, listelerin yanındaki
açıklamalarda ve birçoğunun başlığında sadece sıralamalar ve
şirketlerin ne kadar pazar payı elde ettikleri detayları ile
tekrar edilmiş, başkaca bilgi verilmemiştir. Metodolojideki
açıklamanın tam tersinin ısrarla uygulanmasındaki amaç nedir?
2000 yılında satılan GSM telefon sayısı rekor düzeyde olmuş,
GSM'in ülkemize geldiği andan 2000'e kadar satılan telefon toplamı
kadar telefon satılmıştır. Araştırmaya göre, 2000 yılında GSM
telefon satışındaki bu muhteşem artışa rağmen, 1999'daki Bilişim
500 araştırmasında belirtilen 717 trilyonluk toplam GSM telefon
satışına erişilememiş, toplam satışlar 702 trilyon olarak gerçekleşmiştir.
Buna; ortalama ABD dolar kurunun 1999'da 409.000 TL, 2000'de
ise 622.000 TL kabul edildiği de ilave edilirse, 1999 yılına
göre yaklaşık %50 geri gidildiği anlaşılır. Yani, ya geçen yılki
rapor ya da bu yılki rapor çok yanlıştır.
Ericsson'un ülkemizde pazarlanan son kullanıcı ürünleri, yıllardır
K.V.K ve Gen-Pa tarafından dağıtılmakta ve bu ürünlerin ithalatı
da dağıtıcı firmalarca yapılmaktadır. Geçen yıl "Mobil
Telefon" kategorisinde %57 pazar payı ile birinci sırada
olan Ericsson, kategoriden tamamen çıkmış ve geçen yılki sıralama
otomatik olarak birer basamak yukarı kaymıştır.
Araştırmaya göre; "Mobil İletişim Altyapı Donanımı"
grubunda 1999'da iki kuruluş listede yer alabilmiş ve toplam
4 trilyon satış yapılmış, 2000 yılında bu grupta 4 firma yer
almış ve rakam 640 trilyon olmuştur. Acaba ülkemiz, 2000 yılında
gerçekten bu kadar gelişmiş olabilir mi? Ben buradan iddia ediyorum:
Değil 1999 çalışması, 2000 çalışması bile çok eksiktir. 2000
yılı için açıklanan rakamı önce iki ile çarpıp sonra da %10
daha arttırırsanız doğru rakama çok yaklaşırsınız.
Geçen yıl ile karşılaştırdığımızda, böyle bir acaip sonuca "Telefon
Gelirleri" kategorisinde de ulaşıyoruz. 1999'da toplamı
2 trilyon lira olan grup, 2000'de 17 trilyonu geçmiş. Acaba
diğerleri ne durumda?
Araştırma raporundan diğer bazı
ilginç enstantaneler
"Taşıyıcı Hizmetler"
grubunda "Mobil telefon satış" lideri K.V.K; Türk
Telekom, Turkcell, Telsim ve A-Tel gibi operatör firmalar ile
rekabet ediyor.
"Diğer Terminal Donanımı Geliri" grubunda "Mobil
telefon hizmetleri" birincisi Turkcell, Gen-Pa'ya rakip
olmuş.
"Mobil İletişim Altyapı Donanım Gelirleri" grubunda
ise yine Turkcell; Netaş, Ericsson ve Setkom gibi altyapı donanım
kuruluşları ile aynı sınıfta.
Telekomünikasyon nedir?
Kısaca; belirli bir zamanda, bir ya
da birden fazla uçtan, bir veya daha çok uçla yapılan haberleşmedir.
Haberleşme; ses haberleşmesi olabilir, veri haberleşmesi olabilir
veya görüntülü olabilir. Veya, hepsi bir arada olabilir. Peki
bu haberleşme ne ile yapılır? Son kullanıcıdaki uç terminal
ile yapılır. En uçta kullanılan terminal için altyapı gerekir
mi? Altyapı gerektirmeyen uç terminallerin mevcut olmasının
yanısıra, genellikle gerektirir.
Yine EITO'nun uyguladığı araştırma metodolojisine göre, araştırma
6 kategoriye ayrılmıştır. Ancak kategoriler İnterpro tarafından
bir alt alana daha ayrılmıştır. 1. kategori "BT donanımı";
bilgisayar donanımı, ofis donanımı ve veri iletişim donanımı
alt alanlarına ayrılmıştır. "Ofis donanımı" içerisinde
faks cihazları da mevcuttur ki, bunlar telekom donanımıdır.
İnterpro, "doğru" yapmış diyenler, ofislerindeki mevcut
kişisel bilgisayar veya el bilgisayarlarını da "ofis donanımı"
içinde sayılıp sayılmayacağını düşünsünler. Faks, bir telekom
donanımıdır. 1. kategorideki bir başka alt alan da, "Veri
İletişim Donanımı"dır ki, bu da telekom donanımıdır. Veri
iletişimi, bir komünikasyon biçimidir ve telekom donanımları
ile ilgili grupta yer almalıdır. Araştırmada bu grubun lideri
Cisco Systems olmuştur. Cisco'nun dünyadaki en büyük rakiplerine
bakacak olursak; dünya telekom devleri Nortel Networks, Alcatel,
Lucent, Siemens ve Avaya gibi kuruluşlardır. Zaten araştırmanın
"Telekom ağ donanımı" grubunda, "Ses ve veri
ağı hizmetleri sunmak için kullanılan gerekli donanım ürünlerini
içerir" açıklaması vardır.
İki yıl öncesine kadar, IT - Enformasyon Teknolojileri ve CT
- Komünikasyon Teknolojileri ayrı iki sektör olarak ele alınıyordu.
Küreselleşen dünya ve iki sektörün birbirleri ile bütünleşen
çözümleri yeni bir sektör yarattı: ICT - Enformasyon ve Komünikasyon
Teknolojileri. "Bilişim" ise, "Bilgi" ve
"İletişim" kelimelerinden üretilmiş bir kavram. "Bilgi",
"Enformasyon" ile eş anlamlı değildir. "Enformasyon"un
kapsamı, kelime anlamı olarak daha geniştir. EITO araştırmasının
konusu, ICT sektörüdür. Bu yüzden araştırmanın orijinal kapsamında;
elektronik danışmanlık, radyo ve televizyon kuruşları, kablolu
servisler, uydu sistemleri, kablolu ve mobil iletişim sistemleri,
bilgisayar donanım ve yazılım üreticileri, faks, modem, yönlendirici,
dağıtıcı ve altyapı sistemleri, aksesuar ve diğer hizmet firmaları
dikkate alınmaktadır. Yani araştırmanın kapsamı, bilgi ve iletişim
teknolojilerinden daha geniştir. Eğer "Bilişim" kavramı,
"Enformasyon ve Komünikasyon" anlamında yaratılmış
ise; neden komünikasyon sektörü 1998 yılına kadar araştırma
kapsamına dahil edilmemiştir?
Sektörümüzdeki kuruluşlar, "Enformasyon ve Komünikasyon
Teknolojisi" şirketleridir, "Bilişim" değil.
Bilişim biraz daha dar kapsamlı, biraz daha teorik, biraz daha
akademik bir içeriği ifade etmektedir. Bizler pratik, günlük
hayatımızda kullanılabilir çözümlerle uğraşan, bunları da ticari
amaçla yapan kuruluşlar ve düşünce firmalarıyız.
Bana göre, TV üreticileri ve kuruluşları da birer ICT (Information
and Communication Technology - Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri)
şirketidir.
İnterpro'ya göre "Bilişim", üç sene öncesine kadar
sadece ofis makinaları ve bilgisayar kuruluşlarını ifade ediyordu.
O zamanlar "Bilişim 100" araştırması yapılırdı. Üç
senedir, "Bilişim 100" yerini "Bilişim 500"e
bıraktı ve telekom sektörü şirketleri de "Bilişim"
kavramına dahil edildi. Bu sene "Bilişim" biraz daha
zenginleşti, başına bir takı takılarak mobil bilişim anlamında,
"Mobilişim" haline geldi ve "Bilişim" bu
kavramı da içermeye başladı.
Aslında pek farkında değiliz ama, iki yıldır televizyon hizmet
ve üreticileri de ICT sektörüne dahil edilmiş durumda. Yine
EITO'nun metodolojisine bakarsak 5. grup içerisinde; "Kablo
TV Hizmetleri" alt başlığını kolayca görebiliriz. Bu ne
demek? Bu maddeye göre; kablo TV hizmeti şirketlerinin de yapılmış
olan "Bilişim 500" araştırmasına dahil edilmiş olması
gerekiyordu. Eğer "Bilişim" ICT anlamına geliyor olsaydı.
Diğer ICT şirketleri ile ilgili Bilişim 500 araştırmasında;
yazılım, hizmet ve altyapının yanısıra nasıl uç terminaller
de araştırmaya dahil edilmişse, bu konuda da uç terminaller
de mutlaka araştırma kapsamında olmalıydı. Uç terminalin TV
olduğu bu durumda listede; Arçelik, Beko, Philips, Panasonic,
Sony, JVC, Telefunken, Vestel gibi TV üreticileri, Türk Telekom,
Kablonet, Ultra Kablolu TV ile Siemens, Digiturk, Stardigital,
Cine5 gibi hizmet ve altyapı firmaları da bulunmalıydı. Hele
ki bugünlerde Internet'e artık TV'ler aracılığıyla da ulaşabiliyoruz.
Yani, "Bilişim"in yeni misafirleri TV'ciler geliyor,
söylemedi demeyin. Hep olmalıydı diyorum çünkü, metodolojide
yer almasına rağmen böyle bir çalışma ve liste, Bilişim 500
araştırma kataloğunda mevcut değil.
Biraz daha ileri gitmek istiyorum. Böyle giderse, seneye "Beyaz
Eşya" da "Bilişim"e katılacak. Electrolux'ün
İsveç'te, Arçelik'in Türkiye'de başlatmak üzere olduğu bilgisayarlı
buzdolapları, uzaktan erişimli fırın, kombi ve diğer beyaz eşyalar
"Bilişim" kavramı içinde yer alacaklar. Ancak, "Bilişim
500" 2001 araştırmasına dahil edilecekler mi? Bilemiyorum.
Ayrıca, otomotiv sektöründeki gelişmeyi de yabana atmayın.
Yazımın başlarında da belirttiğim gibi beni en çok rahatsız
eden; yanlış, eksik ve kendi içerisinde tutarsız istatistiklerle
dolu bu Türkiye raporunun bizleri Avrupa ve tüm dünyada temsil
edecek olmasıdır.
2000 yılında 10 milyon adet civarında GSM telefon satıldığını
ve ülkemizde 5.000 civarı GSM satış dükkanı olduğunu düşünürsek
ve hatta orta ölçekli bir dükkanın ayda 300-500 telefon sattığını
biliyorsak, buna bir telefonun ortalama fiyatının 150 milyon
olduğu verisini ilave edersek; bir dükkanın yıllık cirosunun
1 trilyon lira olacağını rahatlıkla hesap edebiliriz.
2000 yılı araştırmasındaki 500. şirketin cirosunun 145 milyar
olduğu biliniyorsa, sizce yapılan sıralama ve "Bilişim"
yani, ICT sektörünün toplam hacmi nasıl bir değişiklik gösterir?
Peki listede başka kimler yok?
Araştırmayı yapan arkadaşlar bana
"sorduk ama cevap alamadık" demesinler. Tahmin etselerdi.
Nasıl çekinmeden Telsim'i, Ardabahçe Bilgisayar'ı, Lucent Technologies'i,
Silicon Graphics'i, Bekdata'yı, Avery Dennison'u, Eretek'i,
Tuncer Pazarlama'yı ve diğerlerini tahmin etmişler. Onları da
tahmin etselerdi.
Düşünün bir kere: Finans sektöründe araştırma yapıyorsunuz ve
hatta ülkemizi temsilen sonuçları dünyaya duyuracaksınız. İş
Bankası, Akbank, Yapı Kredi ve Garanti Bankaları size cevap
vermiyor. Siz de onları pazarda yok sayıp, araştırma yaptık
diye ortaya çıkıyorsunuz. Bana, sen yap da görelim diyenlere
cevap: Böyle iş yapacağıma hiç yapmam. Ama iki sene önce yazdığım
gibi, birikimlerimi karşılıksız paylaşmaya hazırım. Bilgi paylaştıkça
büyür.
Türkiye ICT sektörünün en büyük iki fuarı; İnterpro'nun düzenlediği
Bilişim ve Rönesans'ın düzenlediği Compex fuarları katılımcılarından
kimler bu listede yok bir araştırın lütfen.
Nerede Motorola, Nokia, Avaya, Globalstar, Time, Pargem, Beko,
Arçelik, Iridium, Albim, Yıldız Bilgisayar, Sony, STS, Mep,
Kablonet, Ultra Kablolu TV, e-sat ve sayamadığım yüzlerce ICT
şirketi?
Ama bunun bile açıklaması var: Bilişim 500 araştırma katalogunun
metodoloji bölümünde: "İlk 500 Bilişim Şirketi çalışmasında
yer alması gerektiği düşünülen şirketler"den bilgi alınmış.
Beyler lütfen! Sizler bir "düşünce eseri" yaratmıyorsunuz,
sadece varolan gerçekleri listeleyeceksiniz.
Top 500 "Bilişim" companies in Turkey has been announced
TBV and TBD have to describe
"Bilişim" again
Merih Işın
The first "Bilişim 500" companies
in for the year 2000 in Turkey has been announced by Interpro.
I have criticized the results of the research for years and
sometimes informed about it to the public in the pages of the
Telepati Magazine. I am not doing this job "so as to seem
busy". I am sparing a lot of time to analyse the research
every year. Recently, I am trying to give some support to the
next years' research, which is demanded by Zafer Kurdakul, the
General Manager of Interpro - in the first page of the research
catalogue.
Before beginning my criticism, I have to congratulate the team
who have spent time on the research although it is not reflecting
the real market values. Wrong or right, there is no alternative.
This year, I am going to mention about logical conflicts. First
of all, I have to indicate a very important result of the research
using the principles of EITO (European Information Technology
Observatory). The results are going to be translated into English
and will represent Turkish ICT market in Europe and all over
the world. So, the report having lack of information and some
faults will cause a misunderstanding for the companies in the
related markets that are thinking of investing in Turkey.
There is a note in the methodology part of the research catalogue
saying, "The announced results and percentages do not indicate
the companies' market shares and the total size of the market".
But every statistical list has a column showing the percentage
of the market shares of the companies and the grand totals of
the sub markets and also gives the total amounts including detailed
information in the explanation part of the charts. You can easily
realize the conflict in most of the 'headers' of the explanation
of the statistical lists.
In the year 2000, parallel to the world trend, the number of
the 'sold' GSM mobile phones broke a record in Turkey also.
This number was nearly equal to the number of the phones sold
in the past five years. In 1999, the average of 1 US Dollar
was taken as 409,000 TL and 622,000 TL in 2000. The total amount
of "Mobile Phone Market" was 717,000 billion TL in
1999, and it was 702,000 billion TL in 2000. Then it means;
we are 50 % down compared to last year, although we broke a
record. So, we can easily say that, the research done last year
or the results of this year are very inaccurate. In "Bilişim
500" research done in 1999, Ericsson was the leader of
the "Mobile Telephone" category. In the year 2000
research Ericsson is not in the list, with an explanation that
Ericsson is no longer importing. However, we know that there
is only two Ericsson GSM distributors in Turkey and they have
been doing their own importing for six years since the beginning
of their agreement with Ericsson.
In 1999, there were only two companies in, "Mobile Communication
Infrastructure Hardware" sub-group having 4,000 billion
TL of market revenue totally. In 2000, we see four companies
in the same group with revenue of 640,000 billion TL in total.
I claim that, both are wrong. If you want to get the truth;
first, multiply the 2000 result by two and add 10 % to it. You
will get more accurate revenue.
You can find another conflict in "Telephone Revenues"
sub-group. The total revenue raised from 2.000 billion TL to
17.000 billion TL.
The leader of the "Mobile Telephone Seller" sub-group,
KVK, is in hard competition with the operator companies such
as Turk Telekom, A-tel, Turkcell and Telsim in the "Carrier
Services" category.
Also, the report shows that "Mobile Telephone Services"
leader, Turkcell, is competing with Gen-Pa, in the "Other
Telephone Hardware" category.
Again Turkcell is in the same class with the communication infrastructure
companies such as Nortel Networks, Ericsson and Setkom in the
"Mobile Communication Infrastructure Hardware" sub-group.
What is Telecommunication?
It is the communication between one
or more node at a time. The communication can be voice, data
or video communication or it can be integrated. How do we communicate?
We use various kinds of devices to communicate. These are called
communication terminals. Do all of the terminals need an infrastructure?
Yes, most of them do. End users mostly do not deal with the
infrastructure. They pay attention to the terminals although
99% of the terminals need an infrastructure.
If we come back to the methodology of the research, we can see
that the research has been separated into 6 main categories
by EITO. However, if we look carefully at the research done
by Interpro we can also see that, the main subjects have sub-areas,
which are added by Interpro. The first category, "Information
Technologies" is separated into three, such as Computer
Hardware, Office Hardware and Data Communication Hardware.
Fax machines are included in the 'office hardware' section of
the research. Fax machines are office equipment, but they are
communication terminal. Then fax machines in your office are
communication hardware. Also, 'Data Communication Hardware'
is communication hardware and these two sub-areas must be analysed
in "Telecommunication Network Hardware" group. In
addition to this; in the research methodology, "Telecommunication
Network Hardware" is explained as "Every kind of telecom
hardware that is needed to supply services for data and voice
communication".
This is also another main
conflict.
Up until two years ago, IT - Information
Technologies and CT - Communication Technologies were separate
sectors. The converging solutions create the new sector: ICT
- Information and Communication Technologies. The Turkish word
"Bilişim" is the combination of two words: "Knowledge
and Communication". But, "knowledge" does not
mean "information". Information includes knowledge
and means more then knowledge. So, knowledge based companies
are different from information based companies. According to
EITO, the name of this research is "ICT research"
mainly because of these reasons. So it is clear that, why every
company related to communication and information technologies
are taking part in EITO researches. Consultancy, radio and TV
services, cable services, satellite systems, fix and mobile
telephone devices, infrastructure and cabling, accessories,
system and application software, computer hardware, facsimile
and wireless equipment are all parts of ICT sector. If the concept
word "Bilişim" was created by the thought of the combination
of the words "information and communication", why
were the related companies not included in the research before
1998?
The companies in our market are, "ICT - Information and
Communication Technology" companies. They are not "Bilişim"
companies. In my opinion, the word "Bilişim" is a
little bit too scientific and academic. TBD and TBV have to
explain "Bilişim" again. Does "Bilişim"
mean ICT? The ICT companies in Turkey produce solutions for
daily life and needs, mostly for the end users and their aim
is making trade. Although some of them have Research and Development
centres, they don't do scientific research and development.
In my opinion, TV hardware and service suppliers are also ICT
companies. According to Interpro, only computer and office machine
companies were "Bilişim" companies up until three
years ago. At that time, the name of the research was "Bilişim
100" and it was covering only office equipment and computer
hardware, software, service and consultancy. Three years ago,
by the unbelievable rise of the telecom sector, telecom companies
were added to the concept of "Bilişim" and the name
of the research was changed to "Bilişim 500". At the
beginning of 2001, we met a new concept called "Mobilişim"
by the increase of the usage of mobile terminals. They were
also added to "Bilişim". We are not very aware of
something also, if we look at the methodology of the research
again; we can see another sub-group indicated by EITO, "Cable
TV Services" which is not included in the "Bilişim
500" research. If you are taking the terminals of the ICT
equipment into consideration, then you have to add the terminals
of this sub sector, which are Televisions, to your research.
At least, we do not have to forget that people began to use
televisions for location-based services or as an Internet terminal
in many parts of the world. If this is the case, where are the
well-known companies such as Arçelik, Beko, Philips, Panasonic,
Sony, JVC, Telefunken, Vestel, Türk Telekom, DigiTurk, Stardigital,
Cine5, Siemens, Kablonet, Ultra Kablolu TV and other suppliers
and cable/satellite TV companies?
I think next year, "Bilişim" is going to be expanded.
But please, do not forget about the development in the 'white-good'
market. Nowadays, they are producing refrigerators, which have
computer devices on their doors, connecting to Internet and
intranet's. Also, there are some other white-goods, which are
controlled via remote mobile devices. Is Interpro going to add
every kind of electronic equipment to "Bilişim" concept
and resist not taking the related companies into consideration
in "Bilişim 500" research?
As I mentioned at the beginning, the lack of enough information
and the wrong results in the research disturbs me, by the thought
of being misunderstood by Europeans and other countries. It
is a fact that, about 10 million GSM phones were sold in the
year 2000 in Turkey. Also we know that, there were about 5,000
GSM shops in the country and an average shop sold 300-500 pieces
per month. If we think that an average mobile phone is about
150 Million TL, then it is easy to estimate that the yearly
revenue of an average GSM shop is about 1,000 Billion TL. There
were more than 1,000 shops that are not included in the list
with having that much revenue. If we look at the "Bilişim
500" list, we can easily see that the 500th company has
revenue of about 145 billion TL. Now please, just guess the
possible changes in the list and who are not included in the
research also?
Researchers may tell me that they have asked most of the companies
in this market what their revenues are, but they refused to
join in the research. If that is the fact; then they had to
guess, I could presume that they guessed the results of many
of the companies such as Telsim, Ardabahçe Bilgisayar, Eretek,
Tuncer Pazarlama, Lucent Technologies, Avery Dennison, Bekdata
and others.
Many participants of the well-known exhibitions like Bilişim
and Compex were not included in the research also. Where are
Nokia, Motorola, Avaya, Globalstar, Iridium, Time, Pargem, Beko,
Arçelik, Albim, Yıldız Bilgisayar, Sony, STS, Mep, Interline,
Kablonet, Ultra Kablolu TV, e-sat, Satko and hundreds of other
ICT companies?
Interpro gives the answer in the methodology part of the research
also. There is general information about the companies, which
were included in the "Bilişim 500": They have chosen
the companies b../nisan02/y thinking that they have to be part
of the research. What about the companies that they do not think
of as ICT companies, or don't they even know anything about
them?
Ladies and gentlemen!
You do not have to think about the companies. Please, try to
make a list of the facts.
|