Dünya devleri, Hazar ve Orta Asya ülkeleriyle
Caspian Telecoms etkinliğinde 2. kez İstanbul’da buluştu
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Bu konferans,
bölgesel bir kalkınma modelinin altyapısının oluşturulabilmesi bakımından
önemli bir fırsattır. Dünya ile bütünleşme amacı güden ve serbest
piyasa ekonomisine uyum sağlamaya çalışan, dolayısıyla komünikasyon
altyapılarını süratle yenilemek durumunda olan dost ve kardeş ülkelerle
kurumsal ve kalıcı bir işbirliği temel hedefimizdir.”
2. Türkiye, Orta Asya
ve Hazar Bölgesi Ülkeleri Telekomünikasyon Konferansı ve Fuarı (Caspian
Telecoms Exhibition & Conference), 14-16 Nisan tarihleri arasında
Hilton Convention & Exhibition Centre’de gerçekleşti. Dergimiz Telepati’nin
“Ana Medya Sponsorluğu”nu üstlendiği fuar ve konferansın organizasyonunu,
bölgede çeşitli konularda fuar ve konferanslara imza atan Business Event
Management (BEM), yine uluslararası etkinlikler gerçekleştiren ITE Group
PLC’nin Türkiye ofisi E Uluslararası Fuar Tanıtım Hizmetleri A.Ş. (EUF)
ve Kazakistan ofisi ITE Central Asia (ITECA) üstlendi.
| Ana
sponsorluğunu Turkcell’in üstlendiği organizasyona destek veren
kurum ve kuruluşlar ise şöyle sıralanıyor; T.C. Ulaştırma Bakanlığı,
Telekomünikasyon Kurumu, Türk Telekom A.Ş., Uluslararası Telekomünikasyon
Birliği (ITU), Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası, Avrupa İmar
ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa Telekomünikasyon Standartları
Enstitüsü (ETSI) ve UNDP.
Bölge ülkelerinin telekomünikasyon alanında gerçekleştirdikleri
çalışmaları aktardıkları ve tecrübelerini paylaştıkları Konferans,
bu bölgede yapılacak yatırımların yoğunlaştırılması ve sektörel
anlamda yeni işbirliklerinin gerçekleşmesi yönünde firma ve
ülkelere yeni kapılar açtı.
Konferans’a Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Özbekistan,
Gürcistan, Tacikistan ve Afganistan’ın bakanları ve üst düzey
yetkililerinin yanı sıra Avrupa Komisyonu, Birleşmiş Milletler,
Dünya Bankası, ITU, EBRD ve UNDP delegeleri katıldı. Ayrıca
firma üst düzey temsilcilerinin yer aldığı Konferans’ta; telekom
kuruluşlarının serbestleştirilmesi ve tekelleşmenin sona ermesi,
transit haberleşme potansiyeli, |
|
telekom hatlarının sayısallaştırılması, İnternet
teknolojileri gibi konular ele alındı.
Etkinliğin bu sene ilk defa gerçekleşen fuar bölümünde ise, bölge telekom
sektörünün önemli firmaları, standlarında sadece profesyonel ziyaretçilere
ürün ve hizmetlerini tanıttılar.
Türkiye
Konferans’ın açılışında ev sahipliğini Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer
Arasıl, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ekinalan ve
TÜTED Başkanı Tayfun Türkalp yaptı.
“Bölge ülkeleri olarak işbirliği yapmalıyız”
Küreselleşmenin en önemli ateşleyicisinin komünikasyon teknolojilerindeki
hızlı ilerleme olduğunu belirten Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım,
dolayısıyla dünyanın her ölçekte küçüldüğünü, toplumlararası
etkileşimin arttığını söyledi. Çağımızda bilginin ve paylaşılmasının
önemine değinen Yıldırım, komünikasyon teknolojilerinin etkisiyle
ulusların bilgi toplumu olma yolunda önemli adımlar attıklarını
vurguladı. Stratejik öneme sahip olan ve dünya enerji kaynaklarının
büyük bir kısmını barındıran Hazar coğrafyasının gelişmesinin
bölge ülkelerinin ortak çabası ile mümkün olabileceğini söyleyen
Bakan Yıldırım sözlerine şöyle devam etti: “Toplumların birbirlerini
daha iyi tanımaları ve anlamaları ile tesis edilebilecek barış
ortamının güvence altına alınması da yine telekomünikasyon
işlevinin etkinliğine bağlı olacaktır. Uluslararası toplumun
beraberce gelişmesi ve refahın geniş kitlelere yayıldığı adil
bir dünya düzeninin kurulması bizlerin telekomünikasyon alanında
göstereceği gelişmelerle paralellik göstermektedir.”
|
|
Bilgi toplumunun 21. yüzyıla damgasını vurduğunu
söyleyen Binali Yıldırım, yaşanan hızlı değişimde Türkiye’nin
de atılımlar gerçekleştirdiğini belirtti. Bu kapsamda gerçekleştirilen
çalışmaların hem hizmet kalitesinin artmasına neden olduğunu,
hem de bu hizmetlerin yaygınlaştığını söyleyen Yıldırım, Türk
telekomünikasyon sektöründe son yıllarda yaşanan önemli gelişmeleri
ve mevcut durumu şöyle özetledi:
“Türk Telekom halihazırda uydu hizmetlerinden kablolu TV’ye,
İnternet’ten denizaltı hatlarına ve uydu haberleşmesine kadar
telekomünikasyon altyapısı ve işletilmesi alanındaki tekel
konumunu sürdürmektedir. Mobil telekomünikasyon hizmetlerinin
sunulması maksadıyla 1994 yılında Türk Telekom ile işletmeciler
arasında yapılan Gelir Paylaşımı sözleşmesi ile piyasanın
bu kanadında kısmi serbestleşme sağlanmıştır. 1998 yılında
ise Ulaştırma Bakanlığı’nın GSM lisanslarını işletmecilere
vermesiyle mobil pazar serbestleşmiştir. Telekomünikasyon
sektöründeki en önemli yapısal değişiklik 29 Ocak 2000 tarihinde
yürürlüğe giren 4502 Sayılı Kanun ile gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu kanun ile sektörde politika belirleme, düzenleme
yapma ve işletmecilik fonksiyonları birbirinden ayrılmıştır.
Bu çerçevede, telekomünikasyon sektörüne yönelik düzenlemeleri
yapmak üzere idari ve mali özerkliğe haiz Telekomünikasyon
Kurumu kurulmuştur. Aynı Kanun ile Türk Telekom, Kamu İktisadi
Teşebbüsü statüsünden çıkarılarak ticari işletmeci yapısına
dönüştürülmüş, her türlü telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye
ve telekomünikasyon altyapısını işletmeye yetkili kılınmıştır.
|
|
Söz konusu Kanun ile, telekomünikasyon şebekeleri
üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva
eden telefon hizmetlerinin yürütülmesi ve bazı istisnalar
dışında tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi
2003 yılı sonuna kadar Türk Telekom’un tekelinde bırakılmıştır.
Dinamik bir pazar yapısına sahip olan telekomünikasyon sektörü,
son yıllarda hızlı bir gelişme eğilimi göstermiştir. Bunda
hiç kuşkusuz GSM pazarının serbestleştirilmesi büyük rol oynamıştır.
Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye’de de GSM abone
sayısı son yıllarda çok hızlı artış göstermiş olup geçtiğimiz
yıl içerisinde ilk defa olarak PSTN abone sayısını geçmiş
bulunmaktadır. Sektörde bugüne kadar kaydedilen gelişmeler
önemli olmakla birlikte yeterli değildir. 59. Cumhuriyet Hükümeti’nin
programı ve hazırladığı Acil Eylem Planı çerçevesinde öncelikli
olarak, halihazırda birden çok kanun ile düzenlenmiş olan
telekomünikasyon mevzuatının toparlanması, dağınıklığın giderilebilmesi,
sektörde serbestleştirmenin hızlandırılması ve AB müktesebatına
uyumlu lisans, arabağlantı, evrensel hizmet, numaralandırma
ve benzeri düzenlemelerin gerçekleştirilmesi amacıyla sektörü
bütünüyle düzenleyen tek bir kanun çıkarılması hedeflenmektedir.
Ayrıca Acil Eylem Planı çerçevesinde Telekomünikasyon Kurumu
tarafından yetkilendirme, arabağlantı, ortak yerleşim ve tesis
paylaşımı, geçiş hakkı, yerel şebeke ile kablo TV şebekesinin
erişime açılması, kullanıcı hakları ve numaralandırma gibi
konulardaki düzenlemeler tekel süresince
|
|
hazırlanacak ve gerekli alt düzenleyici işlemler
tamamlanacaktır. Türkiye olarak yaptığımız çalışmalar sonucunda edindiğimiz
tecrübeleri dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya her zaman hazırız. Telekomünikasyon
pazarı bölgesel işbirliği çerçevesinde ele alınmalı ve bölgesel sınırların
dikkate alınacağı bir piyasa olarak düzenlenmelidir. Bu konferans, bölgesel
bir kalkınma modelinin altyapısının oluşturulabilmesi bakımından önemli
bir fırsattır. Dünya ile bütünleşme amacı güden ve serbest piyasa ekonomisine
uyum sağlamaya çalışan, dolayısıyla komünikasyon altyapılarını süratle
yenilemek durumunda olan dost ve kardeş ülkelerle kurumsal ve kalıcı
bir işbirliği temel hedefimizdir. Bulunduğu coğrafyada barış ve istikrar
ortamının tesisi için büyük çaba gösteren ülkemizin en büyük hedeflerinden
birisi her konuda bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini geliştirmek ve
işbirliğini arttırmaktır. Bu itibarla Türkiye Avrasya ülkeleri ile olan
ilişkilerine büyük önem vermektedir. Hazar Bölgesi denildiği zaman akla
zengin enerji potansiyeli gelmektedir. Kuşkusuz bu büyük potansiyel,
yabancıların da dikkatini çekmektedir. Zengin doğal kaynaklara sahip
olan bölgenin, gelecek yıllarda satın alma gücü açısından dünyanın önde
gelen bölgeleri arasında yer alacağına olan inancım tamdır. Ancak gerek
mevzuat gerekse altyapı açısından gelişmiş ülkeler düzeyinde bulunmayan
bölge ülkelerinin daha çok yabancı yatırımcıyı çekebilmesi ve bu suretle
gelişmiş ülkeler ile arasındaki farkı azaltabilmesi için süratle yeniden
yapılanması gerekmektedir. Ben Türkiye’yi Hazar Bölgesi ülkelerinden
ayırmıyorum. Türkiye’nin süratli bir şekilde çağa uygun düzenlemeler
yapması gerektiğine inanıyorum. Bütün plan ve programlarımız bu yöndedir.”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Bu konferans, bölgesel bir kalkınma
modelinin altyapısının oluşturulabilmesi bakımından önemli bir fırsattır.
Dünya ile bütünleşme amacı güden ve serbest piyasa ekonomisine uyum
sağlamaya çalışan, dolayısıyla komünikasyon altyapılarını süratle yenilemek
durumunda olan dost ve kardeş ülkelerle kurumsal ve kalıcı bir işbirliği
temel hedefimizdir.”
“Ülkelerin gelişiminde enformasyon ve komünikasyon
teknolojileri önemli rol oynuyor”
Bilgi çağının getirileriyle yaşanan ekonomik
ve yapısal dönüşümün en belirleyici sektörlerinden birinin
EKT-Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri sektörü olduğunun
altını çizen Türkiye Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer
Arasıl, şöyle konuştu:
“Sektördeki gelişmelerin; gerek sürdürülebilir ve dengeli
bir ekonomik kalkınma gerek toplum refahı gerekse gelişmekte
olan ülkelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanmaları açısından
çok engin ve belirleyici bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz.
İşte bu genel kavram, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin
tamamında telekomünikasyon sektörlerine öncelik verilmesini
ve sektörün serbestleştirilmesini şart koşuyor. Bunların sonucunda
da şüphesiz günümüzde genel kabul görmüş olan piyasa ekonomisi
koşulları içinde düzenleyici otoritelerin varlığı ve etkinliği
de genel kabul gören bir alt eğilim olarak karşımıza çıkıyor.
Telekomünikasyon Kurumu kurulduğu günden bu yana sektörde
politika ve stratejilere uyumlu kalmak kaydıyla düzenleme,
yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma görevlerini yüklenmiş
durumda.” Bağımsız kurumların iki temel görevi bulunduğunu
vurgulayan Arasıl, bunların yapısal ve işlevsel görevler olduğunu
söyledi. Yapısal görevler saydamlık ve
|
|
tarafsızlık olarak ikiye ayrılırken, işlevsel görevlerde
ise düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma görevleri ön plana
çıkıyor. Arasıl, kurulların temel kuruluş tariflerinden birinin; sosyal
paydaşlarıyla ortak, birbirinden haberdar ve şeffaf bir biçimde nihai
kararları ortaya koyabilmek olduğunu söylerken, tarafsızlığın kendileri
için olmazsa olmaz bir konu olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
“Gerek teori gerekse pratik, düzenleme ile rekabet arasında ters yönlü
bir ilişki olduğunu kanıtlıyor. Bunun yanı sıra düzenleme süreci içerisinde
sadece bizde değil, gelişmiş ülkelerde de yaşandığı gibi eksik mukavele
olarak nitelendirdiğimiz bir hukuki problem karşımıza çıkıyor. Sektör
olarak düzenleme ve yetkilendirme süreci içerisinde ortaya çıkan temel
sorun olarak gördüğümüz hukuki aksaklıkları yaşayarak giderme ve ders
alarak en ideal düzeni sağlama gayreti içerisindeyiz. Telekomünikasyon
hukukunun yeterince oluşturulamamış olmasından kaynaklanan sorunlar
var ve bu durum yargı süreci içerisinde elimizin kolumuzun bağlanmasına
neden olmakta. Bunu iyi anlatamıyoruz. Bunun için çözüm önerimiz firmalar
veya bizden kaynaklanan tüm sorunlarda birinci derece mahkeme olarak
Danıştay’a gidilmesi ve bu makamın bu sorunun çözülmesini öncelikli
görevlerden saymasıdır. Bu problem çok önemli. Çözümlendiği anda pek
çok düzenleme ve yetkilendirme çalışmamızda ortaya çıkan zaman kısıtı
ya da zaman ötelemesi mazeretimiz de ortadan kalkmış olacaktır. Bunun
yanı sıra yetkilendirme ve uzlaştırma görevlerimizi de bütün yoğun tempomuz
içerisinde çok deneyimsiz olmamıza rağmen nitelikli personelimizle birlikte
hızla yerine getirme gayreti içerisindeyiz. Eksikliklerimiz, aksaklıklarımız
ve yetersizliklerimizi çok iyi biliyoruz. Sürekli şeffaf bir biçimde
bunları gidermeye çalışıyoruz. Ancak sektörümüzden isteğimiz, sorunlarımızı
yapıcı eleştirilerle, önce kendi içimizde çözümlemek yönünde bir yöntem
izlemektir. Şu ana kadar ağırlıklı olarak böyle geldik, bundan sonra
bunun artarak devam edeceği yolunda inancımız tamdır. Sektörde düzenleme
ve yetkilendirme görevinin kurumumuza verilmesi aslında Türkiye’deki
düzenleyici yapıya bir etkinlik kazandırmıştır. Uzmanlarımızın gerçekleştirdiği
araştırmalar, bizlerin genellikle çok başarısız olduğunu düşündüğümüz
pek çok alanda dünya devleriyle kıyaslandığında hiç de başarısız olmadığımızı
gösteriyor. Telekomünikasyon Kurumu, sosyal paydaşlarıyla olan işbirliğinde,
2002-2003 iş planını sektörle birlikte gerçekleştirerek ve kendisini
bir taahhüt altına sokarak samimiyetini göstermiştir. Verdiğimiz sözlerin
bazılarını tam zamanında gerçekleştirememiş olabiliriz. Ancak bunlar
çok kısa bir zamanda gerçekleştirilemeyeceği anlamına da gelmemeli.
Bu yüzden bizlere verilecek sektörel desteğin serbestleşmeye kadar bizim
için çok önemli olduğu kanısındayız.”
Şimdiye kadar Kurum tarafından verilen lisans ve ruhsatlardan bahseden
Ömer Arasıl, Kurum’un uluslararası açılımlarını iletti: “Serbestleşme
sonrası piyasaya yeni girişleri teşvik etmek ve sektörün daha etkin
bir piyasa yapısına kavuşmasına yönelik olarak yetkilendirme çalışmalarımıza
hız verdik. Kurumumuzca bu amaçla bugüne kadar ikinci bir ruhsat kapsamında,
19 adedi uydu telekom hizmetleri, 2 adedi uydu ortamı işletmesi, 5 adedi
GMPCS ve genel izin kapsamında 81 adedi ISS’ler için olmak üzere toplam
107 adet lisans verilmiştir. Telekomünikasyon Kurumu kendini sadece
yurt içindeki görevleriyle sınırlı görmemekte, küreselleşmenin ve sektörel
birlikteliğin doğal sonucu olarak uluslararası alandaki faaliyetlerine
de hızla devam etmektedir. Özellikle geçtiğimiz yıl Fas’ın Marakeş kentinde
yapılan Tam Yetkili Temsilciler Konferansı’nda ülkemiz 50 yıl aradan
sonra Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ni 4 yıl yönetecek olan
konsey üyeliğine seçilmiştir.”
Bölgedeki durumu da değerlendiren Arasıl; Sovyetler Birliği’nin dağılmasından
sonra Hazar Bölgesi’nde telekom sektörünün serbestleşmesi yönünde atılan
önemli adımlara rağmen, bölgenin gelişmiş ülkelerin halen çok gerisinde
olduğunu kaydetti ve ekledi: “Bölge ülkelerine bakıldığında, bizim anlamımızdaki
bir düzenleyici otoritenin pek çok ülkede tesis edilemediğini ya da
edilse de işlevsel anlamda etkin olamadığını gözlemlemekteyiz.”
“Türk Telekomünikasyon A.Ş.
serbestleşmeye hazır”
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin önemine değinen Genel Müdür Mehmet
Ekinalan, kuruluşun serbestleşme süreciyle ilgili bilgi verdi. Serbestleşmenin
ve özelleştirmenin sadece ülke kalkınması için değil bölgesel kalkınma
için de önemli olduğunu belirten Mehmet Ekinalan, serbestleşmeyle
sağlanacak olan sektörel gelişmenin yeni imkanların ortaya çıkmasının
yanı sıra yabancı sermayeyi çekerek, istihdam artışı da sağlayacağını
söyledi ve şöyle devam etti: “Serbestleşme ve özelleştirme aynı zamanda
bölgesel kalkınma için de çok önemlidir. Çünkü telekomdaki gelişmeler
yeni yatırımlara ve ülkelerarası işbirliklerine imkan sağlamaktadır.
Türk Telekom olarak serbestleşme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz
düzenlemenin önemine ve rekabete inanıyoruz”.
Ekinalan, Türk Telekom’un kapasitesi ve çalışmaları hakkında bilgi
verdi: “Türk Telekomünikasyon A.Ş. olarak sahip olduğumuz sabit hat
sayısı yaklaşık 19 milyon. Bu hatların sayısallaşma oranı % 90. 75
bin ankesörlü telefonumuz var. Kablolu televizyon için 2 milyonluk
bir kapasitemiz ve 1 milyon abonemiz var. ADSL sayımız çok düşük,
3 bin. Üç uydumuz var. GSM 1800 operatörümüz olan Aycell ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş., GSM piyasasında yerini almıştır. 2001 yılında
son GSM servis sağlayıcısı olarak pazara girmesine karşın 1 milyon
aboneye ulaşmış durumdadır. 4-9 milyar Dolar’lık cirosu olan şirketimiz
bünyesinde 3 bin çalışana sahip. Önümüzdeki dönemde öncelikli olarak
kurumsal kaynak planlama ve müşteri ilişkileri yönetimi çalışmalarına
ağırlık vererek müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha iyi şekilde karşılamayı
planlıyoruz. Türk Telekomünikasyon A.Ş. olarak işbirliklerine açığız.”
“Biz komünikasyoncular insan hayatını kolaylaştıracak
sihirli bir güce sahibiz”
Konferans’ın bölge ülkeleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımı, yatırım
işbirliği, küresel telekom yatırımcıları ile ulusal telekom şirketlerinin
iş bağlantıları yapması yönünde önemli rol oynadığını belirten TÜTED
Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Türkalp, ayrıca konferans ile birlikte
oluşturulan fuar alanında, çeşitli üretici ve servis sağlayıcı ve
işletmeci firmaların son teknoloji ürün ve hizmetlerini inceleme olanağı
sağladığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Küreselleşen dünya için en önemli iki unsur ulaşım ve komünikasyondur.
Ulaşım ve komünikasyon teknolojilerindeki gelişmeye bağlı olarak,
kıtalar ve ülkeler arasında dolaşım hızlanıp kolaylaşmakta, kültürden
ticarete kadar her alanda kıtalar ve ülkelerarası ilişkiler hızla
artmaktadır. Ahlak kurallarından hukuk kurallarına kadar tüm manevi
değerlerde ortak düşünce yapısına doğru gidilirken; demokrasi, verimlilik,
kaynak paylaşımı konularında ilerleme sağlanmaktadır. Bölgeler ve
kişiler arası gelir dağılımındaki eksiklikleri ortadan kaldıracak
en önemli araç komünikasyon teknolojisidir. KOBİ’lerin dev şirketlerle
rekabetini sağlayan en önemli teknoloji İnternet’tir. Biz komünikasyoncular
insan hayatını kolaylaştıracak, demokrasiyi yayacak, kişisel gelişimi
arttıracak sihirli bir güce sahibiz ve bu konferansta bu gücümüzü
arttıracağız” dedi.
Kazakistan
Kazak Telekom ülkenin tek telekom operatörü
olarak çalışmalarını yürütüyor. Sabit hatlar, ulusal ve uluslararası
komünikasyon konusunda hizmet sağlayan kurum, serbestleşme
sürecine girmiş durumda. 2000 yılı Şubat ayında Kazakistan
Hükümeti’nin telekomünikasyon sektörünü geliştirmeye ve telekom
hizmetlerini serbestleştirmeye yönelik bir programı içeren
raporu kabul ettiğini belirten Kazakistan Ulaştırma ve Komünikasyon
Bakanlığı Komünikasyon ve Enformasyon Komitesi Başkan Vekili
Askar Zhumagaleiv, Kazak Telekom’un serbestleşme sürecinde
olduğunu kaydetti. Zhumagaleiv, serbestleşmenin gerçekleşmesiyle
elde edilecek avantajları ve serbestleşmeye nasıl geçeceklerini
anlattı: “Kazak Telekom tekel iken devlet sektörünün hiç esnek
olmayan tarifeler sistemi vardı. Bütün kontrol ellerindeydi.
Tarifeleri oldukça düşük tutuyorlardı. Ayrıca piyasada bir
rekabet yoktu. Şimdi sektörün serbestleşmesiyle uluslararası
telefon konuşmalarına serbestlik getirilecek, tarifeler değişecek,
hizmet kalitesi artacak ve yeni teknolojilerin gelişmesi sağlanacak.
Ayrıca piyasadaki rekabet düzeyi ve kapasiteler artacak. Serbestleşmede
bir ön hazırlık dönemi var. Bu aşamanın ardından birinci ve
ikinci aşamalar gelecek. Ön hazırlık dönemi 2002-2004 yılları
arasında gerçekleşecek. Burada telekom sektörünün serbestleşmesi
için bütün ön şartları hazırlayacağız. Tarife kategorileri
arasındaki farklılıkları azaltacağız. Evrensel komünikasyon
da çok önemli. Şimdiye kadar karlı olmayan bu hizmetleri karlı
bir hale getirmeyi umuyoruz. Bu aşama şeffaf şartlar altında
|
|
yapılacak ve buna ulusal bütçeden fon sağlanacak.
Ayrıca rekabetçi bir pazarda uygun mevzuata da ihtiyaç var. Mevzuat,
serbestleşmeyi mutlaka içermek zorunda. Üzerinde çalışılan telekomünikasyon
yasası ile sektörde daha esnek bir sistemi kurmayı amaçlıyoruz. Çeşitli
değişiklik önergeleri bu yasa ile sunulacak ve parlamentonun da bu taslak
yasayı kabul edeceğini umuyoruz. Ayrıca yönetmelikler ve tüzükler de
hazırlanacak. Dolayısıyla bunlar sadece kağıt üzerinde kalmayacak, telekomünikasyon
sektöründe uygulanacak düzenlemeler olacak. Bu sektörün gelişmesiyle
ilgili olarak bir sonraki nokta, sektörde herhangi bir ayrımcılığın
olmaması. Pazar yeni kurallara ve ilkelere göre geliştirilecek. Operatörler
ile diğer ilgili makamlar arasında büyük bir şeffaflık olacak. Sektördeki
devlet kaynaklarının yanı sıra radyo frekanslarının ve kanalların dağıtımı
da yeni bir süreç. Hazırlık aşamasında bunun da mutlaka düzenlenmesi
gerekiyor. Ön hazırlık aşamasından sonra, birinci uygulama aşamasına
gireceğiz. Buradaki ana prensip serbestleşmiş uygulamaların başlamasıdır.
Bu aşamada, Kazak Telekom’un yine uluslararası bağlantılı konuşmalarda
münhasır hakları olacak. Bu haklarla diğer operatörlere uluslararası
konuşmalarda hizmet sağlayacak. Birinci aşamanın sonunda serbestleşme
sürecini sonuca ulaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda bu aşama sonunda
münhasır haklar ortadan kalkacak. Serbestleşme sürecinin ilkeleri hükümet
programına göre uygulanacak. Tam serbestleşme 2006’da gerçekleşecek.
Ama herşey ön çalışmalara ve serbestleşmenin nasıl gelişeceğine bağlı.
Genel olarak rekabetçi şartların hazırlanması, telekomünikasyon sektörüne
yatırımı da arttıracak ve bu sektörü yabancı yatırımcılar için cazip
hale getirecek. Piyasada adil bir rekabet ortamı yaratmayı istiyoruz.
Bu, zaman içinde gelişecek. O aşamaya kadar sektör istikrarını ve kalitesini
korumak zorunda. Kazakistan’da bu programın uygulanmasından sonra gerekli
ekonomik şartlar yerine getirilecektir.”
“Geleneksel telekom sistemlerimizi
yeniden yapılandıracağız”
Kazak Telekom’un son üç yılda hızlı bir ilerleme kaydettiğini ve karlı
bir şirket olduğunu belirten kurum temsilcisi Azamat Sırgabaev, Kazak
Telekom’un hizmet kapasitesi konusunda bilgi verdi:
“Bugün şirketimizin, 2,1 milyonu kullanıma açılmış olan toplam 2,4
milyon sabit hat kapasitesi var. Yerel şebekelerin sayısallaştırılması
% 45 oranında gerçekleştirildi. Şirketimizin yılda 380 milyon Dolar’lık
bir getirisi var ve net karımız 75 milyon Dolar. Ülkemizdeki ekonomik
kalkınma sayesinde de çok iyi krediler alabiliyoruz. Bugün yeterince
yüksek bir kredi puanına sahibiz. Kazak Telekom ülkedeki geleneksel
telekom operatörüdür ama gelirinin % 80’i uluslararası haklardan sağlanmaktadır.
Bu da kuruluş için şimdiye dek her yıl ne kadar yatırım yapıldığını
göstermektedir. Kazak Telekom’a yıllık 120-130 milyon Dolar kadar
yatırım yapılmaktadır. Bu yatırımların esas amaçları; telekom hizmetlerinin
kalitesini ve hacmini yükseltmek, aynı zamanda bu hizmetleri çeşitlendirmek.
Bizim yatırım politikamızın esaslarından biri de ülkemizin coğrafi
konumunun avantajlarından yararlanmak. Rusya ve Güney Doğu Asya arasında
bulunan ülkemiz bu stratejik konumunu bir transit ülke olarak kullanmaktadır.
Avrupa ile Asya arasındaki en kısa yol ülkemiz üzerinden geçmektedir.”
Kazak Telekom’un bilgi için güvenilir bir omurga oluşturduğunu belirten
Azamat Sırgabaev, gerçekleşen fiber optik çalışmasının finansal sistem
için oldukça talepkar bir proje olduğunu söyledi ve devam etti: “Fiber
optik projemiz Kazakistan’daki müşterilerimizin birbirleriyle bağlantısını
sağladığı gibi, ülkenin yurtdışıyla bağlantısını sağlamaktadır. Veri
iletimi açısından oldukça gelişmiş bir altyapımız var. Amacımız geleneksel
telefon sisteminde daha iyi bir modernizasyon sağlamak. Ama yeni cihaz
yüzdesi henüz çok etkileyici bir orana gelmedi. Bunun yanında bilgi
hizmetlerini ön planda tutuyor ve bunu daha da genişletmeyi planlıyoruz.”
Ulusal Bilgi Otoyolu Projesi hakkında bilgi veren Azamat Sırgabaev
şunları söyledi: “Bu projenin 1,2-1,6 milyon Dolar’a mal olacağı düşünülmektedir.
Burada fiber optik hatlar Çin’i, Almaata ve Özbekistan yoluyla Batı
dünyasına bağlamaktadır. Rusya’ya da Volga yoluyla bu bağlantı sağlanmaktadır.
Astrahan’dan Rostelekom’la bağlantı sağlıyoruz ve Çin’le de bir bağlantımız
var. Şu anda Kazak Telekom’un teknik kapasitesi, Çin’le Rusya arasında
karasal bağlantıyı sağlamak için yeterli. Kullanılan sistem ise SDM
16 teknolojisi. Burada bizim amacımız doğu kanadının Petra Pavlov’a
kadar tamamlanmasını sağlamak ve bunu daha da doğuya uzatmak. Ondan
sonra bu yeni kanadın mevcut hatlarla bağlantısı sağlanacak. Ayrıca
2004 yılında Cumhuriyet içindeki halkanın tamamlanmasını planlıyoruz.
Petro Pavlov’da yine bu halka tamamlanacak ve Kazakistan için tam
sayısallaşmış bir omurga tamamlanmış olacak.”
Kazakistan’da 75 noktadan fazla POP noktası bulunduğunu ve 105’i aşkın
sayıda bağlantıları sağlanmış durumda olan ‘node’ olduğunu söyleyen
Sırgabaev, bunların toplam kanal kapasitesinin saniyede 350 Megabit
kadar olduğunu ekledi. Sırgabaev, “Sonuç olarak tamamen sayısal bir
hizmet ağı sunmayı ve 2005 yılı itibariyle bunun tamamlanmış olacağını
düşünüyoruz. Ayrıca transit potansiyelimizi arttıracağız. Rusya’ya
ve Çin’e geçitler açılacak. Öte yandan Özbekistan’a ve diğer komşularımıza
da geçit açmayı sürdüreceğiz. Hizmetlerimizi en yüksek seviyede sunmaya
devam edeceğiz.”
Afganistan
Yaşadığı 23 yıllık zorlu savaş döneminin ardından
Afganistan, enformasyon ve komünikasyon alanında yeni atılımlar
yapma yönünde çalışmalara başladı. Amaçlarının vatandaşlarına
çağın gereklerine uygun komünikasyon imkanları sunmak olduğunu
söyleyen Afganistan Komünikasyon Bakanlığı Telekomünikasyon
Direktörü Mohammad Gull Kholmi, savaş nedeniyle sabit hatlarının
dahi sayısının çok düşük olduğunu belirtti. Ülkedeki altyapı
bölgenin hatta dünyanın en zayıf şebekesi durumunda. Sabit
hat kullanım oranı % 0,16 olan ülkede 45 senelik analog sistemler
kullanılıyor. Afganistan’ın tümündeki sayısal hat sayısının
40 bini geçmediğini söyleyen Mohammad Gull Kholmi, mobil bir
şebeke yapılandırmak istediklerini vurguladı. Kholmi ülkenin
enformasyon ve komünikasyon teknolojileri konusundaki girişimleri
konusunda bilgi verdi: “Afganistan’da bugün 30 bin hatlık
bir mobil şebeke açılması düşünülmektedir. Ülkede 32 vilayet
var ve bunlardan sadece beşinde şehirlerarası ve uluslararası
görüşme yapılabiliyor. Afganistan’da telekom hizmetlerini
tüm illere yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Kurulacak şebeke
ile tüm
|
|
vilayetler merkeze bağlanacak. Savaş tüm vilayetleri
birbirinden ayırdı. Bazılarının yerel hükümetleri var. Yetkilendirme
yapılacağı zaman merkezden taşra teşkilatına ulaşmak telekom servisleri
olmadan mümkün olmuyor. Uzak vilayetlerden birinde herhangi bir olay
olduğu zaman kara yoluyla 5 ile 7 gün arasında bir sürede merkeze haber
ulaşıyor. Halbuki telekom servisleri ile haberleşme kolayca sağlanabilir.
Kurulacak komünikasyon sistemi ile merkezi hükümetle bu yerel birimler
birbirine bağlanabilecek. Aynı zamanda devlet için de telekomünikasyonun
gelişmesi iyi bir kazanç kaynağı olacak. Komünikasyon servislerinin
gelişmesi ulusal güvenlik açısından da önem taşıyor”.
Öncelikle telekom konusunda yasal çerçevenin oluşturulacağını belirten
Kholmi, 1963 yılında ilk anayasanın yapıldığını ve bu anayasaya göre
telekomünikasyon hizmetlerinin sadece devlete ait olduğunu söyledi.
Yeni yasaların çıkarılması gerekliliğine değinen Kholmi, 3-5 yıl içerisinde
Düzenleyici Kurulun Afgan Telekom’dan ayrılacağını vurguladı ve şöyle
devam etti:
“Bu ayrım yapıldıktan sonra Afgan Telekom için gerekli yatırımlar yapılacaktır.
Amaçlarımızdan bir tanesi de yeterli bilginin oluşturulması. Savaş süresince
sadece analog sistemlerle ilgili bilgi birikimimiz oluştu. Yeni teknolojiler
konusunda öğrenilmesi gereken çok şey var. Bu nedenle bilgili işletmecilere
ihtiyacımız var. Bu işletmeciler için pazarımızı cazip hale getirmeliyiz.
Bu noktada öncelikle telekomünikasyon yasasının hazırlanması lazım.
Özel sektörün hak ve yükümlülüklerini ortaya koyan, bağımsız düzenleyici
kurulun ve özel sektörün katılımını sağlayacak bir düzenleme yapılması
gerekmekte. Mobil ve sabit hatlar gibi dallarda lisanslama yapacak olan
bağımsız düzenleyici kurul, yalın ve şeffaf olacak. Ayrıca tüm hizmetler
için de bu kurul tarafından sınıf lisansları verilecek. Spektrum atanması
çok önemli. ITU’nun yardımlarıyla bunu gerçekleştiriyoruz. Ulaştırma
ve Komünikasyon Bakanlığı olarak bir GSM operatörüne lisans verdik.
Şimdi ikinci GSM operatörü için ihale açıldı. Burada üç operatör olacak
ve üçü birlikte çalışacak. Tüketici haklarının korunması da çok önemli
ve bu konuda da çalışmalar yürütüyoruz. Analog santralların yerine sayısallarını
koymayı planlıyoruz ve büyük şehirlerde kapasite artırımına gideceğiz.
Afganistan vilayetlerini üç gruba ayırdık. Bu vilayetlerde yeni santrallar
kuracağız. Öte yandan bir uluslararası omurga oluşturmayı hedefliyoruz.
4 milyondan fazla Afganlı yurtdışında yaşıyor ve Afganistan’daki akrabalarıyla
tek bağlantıları postaneler. 423 postaneyi halk komünikasyon merkezleri
olarak yapılandıracağız ve bu noktalarda İnternet erişimi sağlayacağız.
Küçük bir uydu şebekesiyle bunları hem Kabil’e hem de Kabil aracılığıyla
dünyanın geri kalan kısmına bağlayacağız. Afganlılar için dünya ile
bağlantı çok önemli. Bu nedenle özel sektörün yanı sıra, Afgan Telekom
da ülke halkına ucuz İnternet erişim hizmeti sağlamak için yatırım yapacak.
Sermayemizi geliştireceğiz. Şimdiye kadar ulusal telekomünikasyon politikası
tamamlandı. Şu anda bakanlar kurulunda görüşülüyor. Bakanlar kurulunda
kabul edildikten sonra yasa resmiyet kazanacak. Ulusal GSM ihalesinin
başarılı bir şekilde tamamlanması sağlandı ve bu konuda Monaco Telecom
ve Alcatel’le birlikte çalışmakta. İki ay sonra ikinci operatör de sistemlerini
Kabil’de çalıştırmaya başlayacak. Telekom eğitim merkezinin kurulumu
gerçekleşti. Dünya Bankası, geçekleştirdiği bir projeyle bakanlıklarımızı
birbirine bağlandı ve pek çok bakanlığımız ilk kez İnternet’e girmeyi
başardı. Biz büyük kentlerimizde uydu bağlantısıyla haberleşme sağlıyoruz.
ITU ile birlikte spektrum yönetimi ve frekans planlaması oluşturuldu.
Şimdi frekans ve spektrum anlaşması yapılıyor. Amerika ve İngiltere’nin
de yardımıyla teknik danışmanlık alarak eğitimlerimizi tamamlıyoruz.”
Kholmi ayrıca 2003-2004 yılları içinde yapılması gereken projeler hakkında
bilgi verdi:
“Bu projelerin başında iki aşamalı bir proje olan sayısal telefon hizmetlerinin
iyileştirilmesi ve 11 kente yayılması geliyor. 27,6 milyon Dolar bütçeli
olan bu proje ile ilgili henüz bir ihale açılmadı. İkinci proje, yerel
istasyonlarla uydu komünikasyonunun kurulması. VSAT bağlantılarımız
söz konusu ama kendi yapılarımıza ihtiyacımız var. Afganistan’da iç
ve dış haberleşme trafiğinin yönlendirilmesi için uydu şebeksiyle vilayetler
Kabil’le bağlanacak ve buradan yurt dışına bağlantıları sağlanacak.
Bu projenin finansmanı 5,5 milyon Dolar kadar olacak. Biz kendi şebekemizi
tamamladıktan sonra komşu devletlerle bağlantı sağlamak istiyoruz. Pakistan’a
olan bağlantı tekrardan kurulmakta. Bunu tamamladıktan sonra Tacikistan,
Özbekistan, Türkmenistan ve İran’la bağlantımızı kurabiliriz. ABD Ticareti
Geliştirme Dairesi tarafından desteklenen Ulusal Telekomünikasyon Omurgası
Projesi uzun süreli bir çalışma. Yaklaşık 35 milyon Dolar’a mal olacak
olan proje çeşitli aşamalarla gerçekleştirilecek. Afganistan’da yeni
hükümetin kurulmasından önce, devlet kullanımı için Ericsson tarafından
yeni şebekeler oluşturulmuştu. Şimdi Karzai bu sistemle ilgili sorun
yaşıyor. Çünkü acil komünikasyon sistemlerine ihtiyacımız var ve bu
sistemlerin mutlaka oluşturulması lazım. Spektrum yönetimi ve frekansların
tahsis edilmesi için 4 milyon Dolar ayrıldı. Şebekenin kurulmasına 2
milyon Dolar finansman sağlanacak. Fransa Hükümeti tarafından 3,5 milyon
Dolar’lık bir şebeke kuruluyor. Kapasitenin geliştirilmesi için işletme
ve politikayla düzenleyici kurulun ayrılması lazım. Bunun için çalışmalar
sürüyor. Ancak bunun maliyetinin ne olacağını bilmiyoruz. İyi bir faturalandırma
sistemi olması şart. Şimdi tüm faturalandırmalar elle yapılıyor. Bu
konuda iyi bir sistem planlıyoruz ve yaklaşık 2 milyon Dolar harcamayı
düşünüyoruz. EKT kurumunun kurulması konusunda bir çalışma söz konusu.
Bizim bunun için bir eğitim merkezi oluşturmamız gerekiyor. ITU’nun
katkılarıyla, eğitim merkezimizin oluşturulması için Cenevre’de 4,3
milyon Dolar’lık bir yardım yapıldı. Hawk İletişim Merkezi’nin kurulması
da 6 milyon Dolar’a mal olacak. Telekomünikasyon yasası için frekans
planlaması, televizyon yayını frekanslarının tahsis edilmesi, ITU ve
Birleşmiş Milletler tarafından karşılanacak. Bunun için 200 bin Dolar’lık
bir harcama öngörülüyor. Kapasitenin oluşturulmasında muhasebe ve finans
sistemleri için 500 bin Dolar’lık bir bütçe söz konusu. Telekomünikasyonda
eğitim için ise Birleşmiş Milletler ve Fransız Hükümeti’nin finansmanıyla
16 eğitim merkezi kurulacak. Cisco bizim için bir eğitim merkezi kurdu.
Yeni teknolojileri Kabil’de tanıtıyorlar.”
Tacikistan
Tacikistan coğrafi konumu nedeniyle telekomünikasyon
konusunda hızlı gelişme kaydeden bir ülke.
Eski Sovyetler Birliği döneminde Tacikistan’a haberleşmenin
gelişeceği bir ülke gözüyle bakılmadığını belirten Tacik Telekom
Başkanı Gulmahmad Kayumov, Sovyetler Birliği’nin yıkıldığı
dönemde ülkede sadece analog hatların olduğunu ve yalnızca
komşu ülkelerle bağlantılarının olduğunu söyledi. Kayumov
ülkenin telekom alanındaki gelişmesi hakkında bilgi verdi:
“Durumumuz çok zordu çünkü yurtdışındaki telekom sistemleriyle
bağlantı kuramıyorduk. 1 Ocak 1997’de 5,7 milyon Dolar’lık
bir çalışma yapılması gerekti. Şirketimiz ayakta kalma mücadelesi
vermekteydi. Çünkü aynı zamanda hem iç savaş söz konusuydu
hem de komşumuz Afganistan’da savaş yaşanıyordu. Telekomünikasyon
hatları bu çarpışmalardan büyük ölçüde zarar gördü ve bu olumsuzlukları
aştıktan sonra altyapımızı güçlendirmeye gidebildik. BDT ülkeleri
ve dünyanın geri kalanıyla bağlantımızı kurmaya başladık.
Biz çok avantajlı bir şekilde trafiğimizi mevcut hatlardan
faydalanarak yeniden yapılandırdık. Bu sayede tarifeleri de
düşürme imkanı bulduk. Şu anda ülkenin tümünde telekomünikasyon
sistemi bağlantısı sağlamış durumda ve transit hatlarımız
da hazır. Amacımız, borcumuzu önümüzdeki yıldan önce azaltmak.
Telekomünikasyon pazarının aktörleri artık ülkemizle ilgileniyorlar.
İnternet şu anda giderek yaygınlaşıyor. Bununla birlikte mobil
telefon komünikasyonu da artmakta. Bizim ülkemizdeki tüm
|
|
telekomünikasyon sistemi analog. Bu durumda günümüz
ihtiyaçlarına karşılık veremeyen bir sistemle karşı karşıyayız. Bizim
amacımız telekomünikasyon sistemimizde reform ve yeniden yapılanma gerçekleştirmek.
Yüksek teknolojili bir şebeke kuracağız. Hedefimiz telekom sistemimizde
sayısallaşmaya gitmek. Bunun için ek finansman kaynağına ihtiyacımız
var. Dünya Bankası tarafından bize tanınan olanaklardan büyük ölçüde
faydalanmaktayız. Duşanbe’de geleneksel hatlar yerine fiber optik kablolar
döşenmesi için yardım kullanımına başlandı. Son yıllarda faturalandırma
sistemimiz de giderek iyileşmeye başladı. Geliştirme çalışmalarımız
öncelikle Duşanbe’de telefon şebekesinin yenilenmesiyle başladı. Bunun
yanı sıra fiber optik kablo döşenerek ülkemizin hayati noktalarını birbirine
bağlayıp, tüm bu merkezleri de başkente bağlayacağız. Aynı zamanda çevredeki
vilayetlerde de çok sayıda proje yürütülüyor. Mobil telefon hatlarına
bakacak olursak, hızla beş telefon şirketinin işletmeye açılması sağlandı.
Ülkemizde yer alan haberleşme sistemlerini dünyadaki telekomünikasyon
sistemleri ile çok kısa zamanda bütünleştirmek isteğindeyiz.”
Özbekistan
Özbekistan’ın 2001 yılı başında bir dönüm noktası
yaşadığını belirten Özbekistan Komünikasyon ve Enformasyon
Ajansı Genel Direktör Vekili Agzam Izbosarov, bu dönemde bir
devlet başkanlığı kararnamesi yayınlandığını ve bu kararnamede
telekomünikasyon teknolojileriyle ilgili gelişmeler yer aldığını
vurguladı. Agzam Izbosarov, “Bu kararname ile telekomünikasyondan
sorumlu başbakan yardımcısı makamı oluşturulup ataması yapıldı.
Ülkemizde pek çok telekom operatörü lisanslı olarak hizmet
veriyor. Özbekistan’da; 4 telekom operatörü, 7 mobil telefon
operatörü, 11 televizyon operatörü, 8 radyo operatörü, 16
kablolu televizyon operatörü, 70’den fazla da İnternet servis
sağlayıcısı bulunmakta. Devlet başkanlığı kararnamesi çıkarıldıktan
sonra bu operatörler ve servis sağlayıcılar için Özbekistan
Cumhuriyeti’nde belli haklar sağlandı. Telekomünikasyon operatörlerinin
abone sayısı 1,8 milyon ve telefon kapsama yoğunluğu 7,6’dır.
Mobil telefon abone sayısı 900 binden fazla ve 5,5 milyonluk
bir radyo kapsaması var. Televizyon yayını kapsama alanı ise
nüfusun % 90’ına ulaşmakta. Uluslararası komünikasyon hatlarının
uzunluğu 1,7 milyon kilometre ve 10,5 milyon kilometrelik
‘trunk’ hattı söz konusu. Sayısal ve optik kablo uzunluğu
ise 7,5 milyon kilometre. Bu kanalların % 70’i sayısal hatlardan
oluşmakta. Ayrıca sayısal hatlar % 55 oranında, analog hatlar
ise % 32 oranında kullanılıyor. Bunların içinde Alcatel ve
Siemens cihazları var. Öte yandan bir Japon şirketinin, bir
Çin şirketinin ve çok sayıda farklı ülke şirketlerinin cihazları
kullanılmakta.
|
|
65 binlik bir ‘trunk’ hacmi var ve bu da % 70’lik
bir kapasite ile çalışmakta. Esas mesele veri iletimi için gereken şebeke.
Devlet Başkanlığı Kararnamesi yayınlandıktan sonra, çok sayıda operatöre
belli haklar sağlandı ve bunlar belli istisnalarla vergiden muaf tutuldular.
Bu da operatör sayısında hızlı bir artış sağladı. İnternet kullanıcı
sayısı 16 bin ve İnternet hızı ise 18,5 Megabit. Amacımız bu hızı 32
Megabit’e çıkarmak. Dolayısıyla bunun için hem fiber optik kablo hem
de uydu erişim kanallarını kullanıyoruz. Öncelikli hedefimiz İnternet’i
geliştirmek ve bu servisi yeni standartlara uygun hale getirmek. 7 adet
mobil telefon operatörümüzden biri CDM 800, bir tanesi ise CDM 450 standardında
hizmet veriyor. Geçen yıl mobil telefon abone sayımız 190 bin idi. O
günden bugüne iki kat bir artış görüldü. Buna baktığımızda mobil telefon
erişiminin artık ülke ekonomisindeki yerini bulduğunu söylemek mümkün.
Hızlı bir gelişme izlenmekte ve telekomünikasyon pazarında önemli bir
yeri var. İki Amerikan şirketi ile bir Kore şirketi çok başarılı bir
şekilde ülkemizde işletme yapmaktalar. Biz bu konuda daha da gelişme
sağlamayı düşünüyoruz.”
Telekom konusunda çok sayıda yasa yürürlüğe konduğunu belirten Agzam
Izbosarov, bu
yasaları 1992 tarihli Komünikasyon Yasası, 1993 tarihli Telekomünikasyon
Yasası, 1999 tarihli Değiştirilmiş Telekomünikasyon Yasası olarak sıraladı
ve sözlerine şöyle devam etti: “Telekomünikasyonu düzenleyen yeni bir
yasa daha yürürlüğe kondu. Bunun dışında fikri mülkiyet haklarının ve
kurumsal mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin 1996 tarihli bir yasamız
var. Bilgisayar programlarının güvenliğinin sağlanmasına ilişkin bir
yasa da 2001 yılında çıkarıldı. Bunun yanı sıra bilgi kullanıcısı haklarını
koruyan çok sayıda yasa bulunmakta. 2002 tarihli bir yasa da bilgiye
erişim haklarının korunmasına yönelik olarak düzenlendi. En son geçen
yıl itibariyle çok ciddi bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmanın amacı
da elektronik sinyal yollanması ve fikri mülkiyet haklarına ait yasada
bir değişiklik yapılmasıdır. Değiştirilmiş halleriyle bu yasalar 2003’ün
sonuna kadar parlamentomuz tarafından onaylanacaktır.”
“Özbek Telekom’un özelleşmesi
için yabancı yatırım şart”
Özbekistan Kamu İktisadi Teşekkülleri Özelleştirme Kurumu; Dünya Bankası,
Özbekistan Hükümeti ve Kamu İktisadi Teşekkülleri’nin birlikte yapılandırdığı
bir kurum. Bu yapının esas görevi Dünya Bankası uygulamalarına göre
özelleştirme gerçekleştirmek. Özbekistan Kamu İktisadi Teşekkülleri
Özelleştirme Kurumu Genel Müdürü Ulugbek Vahabov, Özbek Telekom’un
özelleştirilmesi çalışmalarına değindi. Özbek Telekom’un 1,8 milyon
abonesi ile büyük çaplı bir telekom operatörü olduğunu söyleyen Ulugbek
Vahabov, operatör hakkında şu bilgileri verdi:
“12 bin km’lik hatta sahip olan Özbek Telekom’un komşu ülkelerle 24
geçidi var. Aynı zamanda 106 ülkeyle bağlantılı ve 200’den fazla operatörle
beraber çalışıyor. Bir anonim şirketimiz var ve bu organizasyon çatısı
altında beş ayrı şirket faaliyet sürdürüyor. Bunların hepsi uzman
kadrolara sahip. Özbek Cumhuriyeti fiber optik şebeke hattı ile Avrupa’yla
Çin arasında bağlantı sağlamakta. Aynı zamanda telekom altyapısının
% 55’i fiber optik kablo tabanlı. Bunların hepsi Özbek Telekom’la
doğrudan bağlantılı. Büyük İnternet servis sağlayıcılar kendilerine
açılan Pasifik kanalını kullanmaktalar. BBC gibi televizyon şirketleri
için de özel hatlar ayrılmış durumda ve bu hatların yüksek taşıma
kapasitesi bulunmakta.
Özbek Telekom hatları üzerinden % 60’ı şehiriçi, % 70’i şehirlerarası
olmak üzere görüşmeler yapılıyor. Özbek Telekom’un komünikasyon altyapısı
300 bin Dolar’dan fazla bir yatırımla gerçekleşti. Bu yatırımlar sayesinde
yeni teknolojiyi sunabilir hale geldik. Kurum her türlü telekom hizmetini
sunmakta ve bunlarla ilgili lisansları vermekte. Şu anda VSAT ve İnternet
hizmetleri giderek artan bir hızla veriliyor. Çok sayıda hizmet türünün
sunulmasıyla finansal sonuçlar da iyileşmiş durumda. Özbek Telekom’un
2002 yılındaki kazancı % 36 oranında büyüme gösterdi. Ayrıca hizmet
çapında da bir büyüme kaydedildi. Bu yıl ise % 37’lik bir büyüme beklenmekte”.
Bu ölçekte bir şirketin özelleştirilmesinin stratejik açıdan önemli
bir yabancı yatırım gerektirdiğine dikkat çeken Vahabov, bu konuda
Dünya Bankası’nın usulleri uyarınca uluslararası bir uzmanlar konsorsiyumunun
ülkeye çağırıldığını söyledi. Vahabov sözlerine şöyle devam etti:
“Bu grup Almanya’dan geldi. Özelleştirme için bir hukuk ve bir de
finans şirketi tuttuk. Danışmanlar hazırlık aşamasındaki araştırmaları
yaptılar ve ondan sonra da yabancı yatırımcılar için ülkemizle ilgili
bilgileri açıklanacak hale getirdiler. Özbek Telekom’un özelleştirilmesi
için gerekli tüm hazırlık çalışmaları başlatıldı. Bu amaçla şirketin
yapısı büyük ölçüde değiştirildi ve 14 taşra teşkilatı satıldı. Özbek
Telekom’un ek şirketleri de beş anonim şirket arasında dağıtıldı.
Aynı zamanda yeniden yapılanmaya gidildi. 200 milyon Dolar’lık borç
şirketin bilançosundan çıkarıldı ve şirketin varlıkları bırakıldı.
Tüm bunlar şirketin çekiciliğini arttırmış bulunmakta.
Özbek Telekom özelleştirilene ve yeni bir yapıya kavuşana kadar bu
borçları ödemeye devam edecek. 200 milyon Dolar’lık bu borç, şimdi
136 milyon Dolar’a düşmüş durumda. Bu da şirketimizin gerçekten kendi
zorluklarını aşıp sorunlarını çözebildiğinin en iyi örneğidir. Şirketin
değerleme çalışması yapıldıktan sonra Dünya Bankası’nın önerileri
uyarınca, dünya pazarındaki düşüşler nedeniyle önce kurumsal yatırımcılara
başvuruldu. Uluslararası ün kazanmış finans kuruluşları davet edildi.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile diğer finans kuruluşlarıyla
birlikte parametreler değerlendirildi ve uygulamalar hazırlandı. Avrupa
İmar ve Kalkınma Bankası, teknik açıdan politikaların ve sektörün
düzenlenmesi için çalışmakta. Aynı zamanda faturalama sistemlerimizin
de yenilenmesi söz konusu. Asya Kalkınma Bankası ise, enformasyon
sistem şebekesini hazırlamakta. Dünya çapındaki çalışmalarımızın süreceğini
rahatlıkla söyleyebilirim. Umudumuz bu çalışmalar sonucunda uluslararası
mali kurumlar açısından lehte bir karar oluşması ve kurumsal yatırımcıların
gelmesiyle ilk adımların atılmasının sağlanmasıdır. Bu yılın sonundan
önce özelleştirmeyi gerçekleştireceğiz.”
Kırgızistan
Kırgızistan 12 yıllık bağımsızlık geçmişi olan
genç bir cumhuriyet. Bu ülkede enformasyon ve komünikasyon
çalışmaları son dönemde yoğunluk kazanmış durumda. Kırgızistan
Cumhuriyeti Ulaştırma Bakan Yardımcısı Kenechbek Karacholov;
bilgi toplumu olma yolunda ilerlemekte olan ülkenin durumu
ve gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi:
“Cumhurbaşkanımız Davos’taki Dünya Forumu’nda yaptığı konuşmada
Kırgızistan’ın enformasyon toplumu olmayı seçtiğini belirtmiştir.
Dolayısıyla devlet programı bu yönde geliştirilmiş durumda
ve sektörün gelişmesi için adımlar atılıyor. Aynı zamanda
Cumhuriyetimizde hukuki çerçeveyi ve mevzuatları da hazırlıyoruz.
Enformasyon ve elektronik konularında 20 kadar yasa çıkardık.
Orta Asya’da belli kurumlarını ve telekom sektörünü bu şekilde
düzenlemeye kavuşturan tek ülke biziz. Hukuki çerçeve çalışmaları
devam ediyor ve enformasyon toplumunun altyapısını geliştirmeye
çalışıyoruz. Öte yandan enformasyon ve telekomünikasyon şirketleri
için altyapıyı kuruyoruz. Kırgız Telekom, dünya standartlarına
göre sabit hatların yanı sıra mobil bağlantılar sağlıyor ve
posta hizmetleri sunuyor. Komünikasyon teknolojilerinin hızla
ilerlediğini görüyoruz. Elektronik komünikasyonu sağlayabilmek
için, çoklu hizmet sunabilen şebekelere ihtiyacımız var. Kırgız
Telekom 1998’den itibaren telekom sektöründe en önde gelen
şirket durumunda. Bugün için çok yüksek düzeyde enformasyon
teknolojisine sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. %
|
|
28 oranında bir sayısallaşma söz konusu. Bütün
büyük şehirler telekom şebekesi tarafından kapsama altına
alınmış durumda.1994’te ilk telekomünikasyon projesinin çalışmaları
başladı ve bu proje 1998’de tamamlandı. Farklı sayısal istasyonlar
kuruldu. Uydu bağlantıları ile Japonya, Çin, Hindistan, İsrail,
Almanya, İngiltere ve pek çok Avrupa ülkesi ile sayısal omurgada
bağlantılarımız sağlandı. 1996’da sayısal şebekeyi yapılandıran
yeni bir telekomünikasyon projesi ele alındı. Bu proje Arap
finansmanı aracılığıyla gerçekleştirildi. Kırgızistan’da bugüne
kadar 15 adet sayısal lisans verildi. Bu proje dahilinde ülkenin
güneyindeki aboneler yeni sayısal santrala kavuştular. Ayrıca
fiber optik kablolarla sistem kuruluyor. Kırgızistan topraklarındaki
fiber optik hatların uzunluğu 180 km. Bişkek’te gerçekleşen
bir proje ile telekom sektörünün ülkemizde modernleşmesi sağlanıyor.
320 bin Dolar’lık sistem ve 130 km’lik fiber optik hat kuruldu.
Bişkek ve Kırgızistan’ın diğer bölgelerinde modern fiber optik
bağlantılar var. Kırgızistan’da 16’dan fazla İnternet hizmet
sunucusu var. İnternet erişim hızı 12 Megabit. 2000 yılındaki
abone sayısı sadece 2300 iken bu rakam bu yıl çok arttı. İnternet
abone sayısı ülke nüfusunun % 15’i oranında. Gelişmiş ülkelerle
aramızda büyük bir uçurum var. Bu Kırgızistan’ın gelişmesini
engelliyor. Dünya teknolojisini ve dünya tecrübesini kullanamıyoruz.
Uluslararası destek olmaksızın bunu yapmamız mümkün değil.
Yabancı yatırımın gelmesi şart. Aynı zamanda istikrarlı bir
devlet politikasına ihtiyacımız var. Bu nedenle altyapının
kurulması
|
|
çalışmalarını sürdürüyoruz. Ülkemizde yavaş yavaş
telekomun serbestleşmesi politikasını izliyoruz. Bu yılın Ocak ayında
telekomdaki tekelcilik sona erdirildi ve serbestleşme süreci başladı.”
“Özelleştirme kalkınmanın en
önemli parçalarından biridir”
Kırgız Telekom’un özelleştirilmesinin, programın öncelikli maddelerinde
yer aldığını belirten Kırgız Cumhuriyeti Devlet Mülkiyet Komisyonu
Başkan Yardımcısı Anatoli Makarov, bu doğrultuda bütün lisans ve izinlerin
hazırlandığını ve özelleştirme programının reform çerçevesi içinde
kabul edildiğini söyledi. Makarov sözlerine şöyle devam etti:
“Özelleştirme bizce kalkınmanın en önemli parçalarından bir tanesi
ve Kırgızistan’ın gelişmesi için en önemli altyapılardan biri. Stratejik
özelleştirmede telekom hisselerinin % 51’i özel sektöre devredilecek.
İhaleye katılım süresi 2002 yılının Aralık ayında tamamlandı ve bütün
başvurular sona erdikten sonra incelemeler başladı. İhalenin şartları
basında yayınlandı ve 4 ay boyunca ihaleyle ilgili bütün bilgiler
dünyaya yayıldı. 13 şirket ihale için başvurdu. Başka şirketlerin
de katılma olasılığı var. Katılımcılara uygulanan herhangi bir sınırlama
yok. 2003 yılının Haziran ayının ortasında ihale sonuçları açıklanacak.”
Kırgız Hükümeti’nin özelleştirmeyle herşeyden önce şirketin yönetiminin
iyileşmesini istediğini belirten Makarov, sözlerine şöyle devam etti:
“Kapasitelerin karşılanması ikinci GSM şebekesinin kurulmasından sonra
daha olumlu yöne doğru yönelecek. Telekomünikasyon bir ulusun kalkınma
stratejisinin anahtar sektörüdür. Özellikle bölgesel hizmetler ve
eski İpek Yolu üzerindeki yayılma ile erişim çok önemli. Uluslararası
finans organizasyonları olan Dünya Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma
Bankası’nın destekleri ile özelleştirme çalışmaları devam ediyor.
Burada bağımsız düzenleyici yetkili makam Devlet Telekomünikasyon
Ajansı düzenlemeleri yapıyor. Operatörler kendi lisanslarını aldıktan
sonra çalışmaya başlayacaklar. Uluslararası komünikasyon yine devletin
ekipleri tarafından incelenecek. Tarifelerin onaylanması yerel hizmet
gelirlerini arttıracak. Mobil hizmetlerde ikinci GSM lisansı verildi.
Bu Kırgız Telekom’un bir alt yapısı olan KT Mobil’e verildi. Birinci
GSM operatörü Bitel 2001-2002 yıllarındaki abone sayısını 20 binden
50 bine çıkardı. Burada hala çok büyük bir büyüme potansiyeli var.”
Gürcistan
İnsanların ve ülkelerin gelişiminde bilginin
büyük önem taşıdığını belirten Gürcistan Ulaştırma ve Komünikasyon
Bakanlığı temsilcisi George Kakuberi, Gürcistan’da lokomotif
sektörlerden birinin telekom sektörü olduğuna dikkat çekti.
George Kakuberi ülke telekom sektörü hakkında bilgi aktardı:
“Gelişmiş ülkelerin ekonomileri bize çok iyi birer örnek oluşturuyor.
Telekomünikasyon sektörü Gürcistan’da ekonominin çökmemiş
olduğu belki de tek sektörüydü. Üstelik yeni modern teknoloji
ve hizmetlerle yavaş yavaş gelişen bir sektördü. Geçiş dönemlerinin
karmaşıklığını göz önüne alacak olursak Gürcistan özellikle
telekom sektöründe serbestleşmeyi tercih etti. Serbestleşme
telekom sektörünün gelişmesi için çok önemli. Ayrıca bu, sektörde
adil rekabet şartları altında özel sektörün gelişmesini düzenleyen
bir sistem. Burada Gürcistan ekonomisinin yeniden yapılanması
devlet tarafından sağlanıyor. Devlette bir telekomünikasyon
komisyonu kuruldu. Bu komisyon hizmetlere lisans veriyor,
tarifeleri tespit ediyor, kaynakları ve frekansları dağıtıyor.
Aynı zamanda sayısallaşma kaynaklarını düzenliyor. Gürcistan’da
sektörün gelişmesi için ortak bir politika uygulanıyor ve
standartlaşma konusunda adımlar atılıyor. Komisyon, ulusal
şebekelerin gelişmesi için çalışan bir kurum. Gürcistan’ın
devlet bakanı özellikle hizmetlerin standartlaştırılması için
bir komisyon kurulmasını destekledi. Bu komisyon sektörün
gelişmesindeki problemlerin çözülmesine yardımcı olmuştur.
|
|
Devlet politikasında özellikle enformasyon toplumu
oluşturularak ülkenin gelişmesi ana amaçtı ve telekomun tüm ülkede gelişmesi
hedeflenmişti. Ekonominin yeniden düzenlenmesi ve yapılanması konusunda
reformlar öngörüldü. Burada enformasyon ve telekomünikasyona öncelikler
verildi. Bunlar enformasyon toplumunun altyapısını teşkil eden şeylerdir.
Böylece istikrarsızlıklardan ve adaletsizliklerden kaçarak bir ortam
kurmaya çalışıldı. Amaç, ülke nüfusunun hepsine eşit hizmet götürmekti.”
Küresel projelerin komünikasyonun artmasına neden olduğunu söyleyen
Kakuberi, Gürcistan’ın henüz birtakım eksikleri olduğunu özellikle kırsal
kesimde haberleşme anlamında kopukluklar olduğunu ifade etti. Kakuberi
ülkenin telekom konusundaki yol haritasına değindi:
“Gürcistan dünya bilgi toplumu ile bütünleşmek istiyor. Dolayısıyla
küresel haberleşme şebekelerine girmemiz gerekir. Caspian Telecoms bölge
ülkeleriyle bize ortak alanlarda çalışma anlamında büyük fırsatlar sunuyor.
Telekom altyapısının geliştirilmesi görevinin yanı sıra, Ulaştırma ve
Komünikasyon Bakanlığı’nın bir başka faaliyet alanı da altyapının sosyal
süreçlere hazır hale getirilmesi ve piyasadaki yeni sektörlerin gelişmesini
sağlamaktır. Mesela e-ticaret Gürcistan’da yeni kuruluyor ve mevzuatta
bu konuda maalesef eksiklikler var. Bu, ülkedeki hizmetlerin yeterli
olmaması sonucunu doğuruyor. Bu alanda uluslararası şirketlerin katılımıyla
Gürcistan’da mutlaka rekabeti arttırmak gerekir.”
Azerbaycan
Azerbaycan adına konuşma yapan Azerbaycan Cumhuriyeti
Haberleşme Bakanlığı Danışmanı İltimaz Mamedov, ülke telekom
sektörü hakkında bilgi verdi:
“Azerbaycan’ın tek telekom operatörü olan Aztelekom, ülke
çapında telekom hizmetleri veriyor. Ayrıca yalnızca Bakü’de
telekom hizmetleri veren Bakü Telekom ile Nahçıvan şehrinde
yerel ve şehirlerarası haberleşme hizmetleri veren kurumumuz
Nahçıvan Telekom var. Bu şirketler dışında yerel telekom hizmetleri
veren Katel ve Urtel gibi organizasyonlar da Azerbaycan telekom
sektöründe hizmet veriyorlar. Mobil telefon hizmetlerini Bakücell
ve Azercell şirketleri sunuyor. Bakücell 1994’te ilk olarak
GSM hizmetleri vermeye başladı. Azercell ise ondan iki yıl
sonra çalışmalarına başlamış olmasına rağmen bugün verdiği
hizmetler açısından daha geniş bir alana yayılmış durumda.
1991 yılında Bakü şebekesi uluslararası şebekeye bağlandı.
O dönemde Bakü’den sadece Gürcistan ve Türkmenistan’a bakır
kablo hatlar mevcuttu. Ayrıca bakır kablolarla Rusya üzerinden
yalnızca üç kanalla uluslararası konuşmalara açık bir şebeke
vardı. Bağımsızlık ilan edildikten sonra hızlı bir gelişme
yaşandı. Azerbaycan, telekom firmaları tarafından gerçekleştirilen
çalışmalar sonucunda; Türkiye, İngiltere, Almanya, ABD, İtalya
gibi dünyanın birçok ülkesine haberleşme imkanına kavuştu.
1999’da kurulumu başlayan TAE, uluslararası fiber optik ana
kablo sistemini oluşturuyor. TAE hattı ile İran üzerinden
birçok dünya ülkesine fiber optik hatlarla erişim sağlanmış
|
|
durumda. Uluslararası kanalların sayısı diğer kanallarla
beraber 1500’e erişti. Telefon abonelerinin sayısı 1991’den bu yana
hızlı bir yükseliş göstermiştir. 2002 yılının sonunda 921 bine ulaşan
sayının, bu yılın ilk yarısında 1 milyona erişmesi hedeflenmekte. Resmi
kayıtlara göre 100 aileye düşen telefon cihazlarının sayısı 57 olarak
görünmekle birlikte şehir merkezlerinde bu sayı 80’e, Bakü’de ise 100’e
ulaşmış durumda. Azerbaycan’da haberleşmenin yeniden düzenlemesi için
çalışmalarımız sürüyor. Bu doğrultuda, şehirlerarası santrallar kuruldu.
Bakü’nün yanı sıra ülkenin diğer bölgelerinde santrallar yenilendi.
Bakü ile Nahçıvan arasında uydular vasıtasıyla komünikasyon sağlanıyor.
Azerbaycan içinde ve komşu ülkelerle fiber optik hatlar aracılığıyla
komünikasyon sağlamış durumdayız. Ulaştırma Bakanlığı bu yılın Ekim
ayına bütün şehirlere ulaşan sayısal ağlar kurmayı planlıyor ve bu konuda
çalışmalarımız sürüyor. Azerbaycan’da uydular aracılığıyla dünya çapında
yayınlanan 4 ulusal televizyon kanalımız var. Televizyon yayınlarının
kapsama alanı %100. Ülkede her yerde televizyon yayını sağlanabiliyor.
1999’dan bu yana radyo yayınlarında da %100 kapsama alanı sağlanmış
durumda. Cumhuriyetimizde İnternet erişiminin tam olarak ve geniş ölçüde
sağlanması için çalışıyoruz. Çabalarımız sonucunda bütün telefon hatlarıyla
İnternet’e erişim sağlanabiliyor. İnternet erişimi telefon servislerine
oranla daha ucuz, böylece halkımızın bu hizmetten daha rahat yararlanabiliyor.
Video konferans hizmetleri de veriliyor. Eğitim konusunda bu hizmetten
yararlanmak mümkün. Bu konuda çalışmalara öncelikle Bakü ve Nahçıvan
gibi büyük şehirlerde başladık. Eğitim programları hazırladık. Ülkenin
bölgesel bilgisayar ağı Bakü’deki bütün hatları kapsıyor. Bu hizmeti
Azerbaycan’daki bütün şehirlere yaymayı planlıyoruz.”
Caspian Telecoms Fuarı’ndan…
Konferans’ın yanında bu yıl ilk kez fuarla da desteklenen
uluslararası Caspian Telecoms etkinliği boyunca katılımcılara bölge
telekom sektörü ile ilgili yorumlarını ve neden burada olduklarını
sorduk.
Ted Franz
iBasis Orta ve Doğu Avrupa, Rusya
ve Hazar Bölgesi Satış Direktörü
“iBasis dünyadaki en geniş çaplı operatörlerden biri. AT&T,
MCI Worldcom ve Telenor gibi müşterilerimiz var. Kısa dönemde
yaşanacak olan serbestleşme nedeniyle Türkiye çok önemli ve
heyecan verici bir pazar. Türkiye pazarında yer alan ve alacak
olan telekom firmalarıyla bağlantı kurmak amacındayız ve bu
yönde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Rusya, Kazakistan, Özbekistan,
Ermenistan, Afganistan gibi etkinlikte yer alan bölge ülkeleriyle
burada bağlantılar kurduk. Bu bölgede, özellikle Türkiye’de
ofis kurmak için düzenlemeler ve serbestleşme sonunda pazarın
nasıl bir pozisyon alacağını görmek zorundayız. Serbestleşme
sonunda bu pazarda bize ihtiyaç olacaksa burada bizi temsil
edecek bir organizasyon kurmayı düşünebiliriz. Hem BT hem
de telekomünikasyon firmaları ile çalışmak niyetindeyiz. Benim
ümidim Türk Telekom’la beraber çalışmalar yürütmek. Aynı zamanda
GSM operatörleri gibi alternatif taşıyıcılarla da çalışmalar
yapılacak. Türkiye’de henüz herhangi bir çalışmamız olmadı.
Fakat uluslararası alanda özellikle telekom operatörleri ve
Internet telefonu konusunda birçok deneyimimiz söz konusu.
iBasis’le iş yapmanın bir katma değeri de, sahip olduğumuz
tecrübe ve teknolojiyi ortaklarımızla paylaşıyor olmamız.
iBasis uluslararası taşıyıcı pazarında bir numaraya oturmuş
durumda. Bizimle aynı kulvarda koşan AT&T, Sprint, Wordcom,
ITXC gibi firmalar var ancak biz onlardan daha üstün durumdayız.”
|
|
Adriaan Van Der Graaf
New Skies Satellites Avrupa Satış Direktörü
Hollanda merkezli bir uydu servisleri şirketiyiz. Bu alanda
hizmet ve ürünlerimiz var. Küresel kapsama alanına sahip 6
adet uydu sunuyoruz. Küresel kapsama alanına sahip uyduları
olan 4 firmadan biriyiz. Uydularımız Atlantik, ABD, Avrupa,
Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ve Uzak Doğu’yu kapsıyor. Ana
hizmetlerimiz telekom firmaları için ‘teleport’ ve İnternet
servis sağlayıcılar için katma değerli hizmetler. Firmamızın
Türkiye kanalından sorumluyum. Dolayısıyla Türk firmalarıyla
çalışmak, onlara uydu servisleri satmak ve katma değerli servisler
sunmak için fırsatlar arıyorum. Bu etkinlik bize yeni bağlantılar
sağlamak için fırsatlar sunuyor.
|
|
David Cooper,
EBRD Telekomünikasyon, Enformasyon ve Medya Takımı Kıdemli
Bankacısı
“EBRD olarak amacımız eski Sovyetler Birliği ülkeleri pazarını
güçlendirmek. Bölgede bu konferansa katılan Türkiye, İran
ve Afganistan hariç 27 ülkede çalışmalarımızı yürütüyoruz.
Dolayısıyla Hazar ve Orta Asya ülkeleri bizim ilgi alanımıza
giriyor. Bu bölgede telekom projeleri için yaklaşık 200 milyon
Dolar yatırım yaptık. Bu etkinlikte yer alan birçok operatör
de bizim müşterimiz. Aynı zamanda yeni yatırımlar anlamında,
konferansta yer alan diğer şirket temsilcileriyle de görüşüyoruz.
Şu anda halihazırda Kazak Telekom, Tacik Telekom ve Kırgız
Telekom’u geliştirmek için projeler finanse ediyoruz. Aynı
zamanda Özbek Telekom gibi operatörlerin yanında özel firmalarla
da görüşmelerimiz devam ediyor. Çünkü ana hedefimiz özel kuruluşlarla
çalışmalar yapmak.
Firmaların finansal yardım almaları için öncelikle iyi bir
iş planı yapmaları gerekiyor. Çünkü biz ekonomik değeri olan
projeler için katkıda bulunuyoruz. Ayrıcalıklı finansman sağlamıyoruz.
Proje finansmanı yapıyoruz. Gerçekçi pazar tahminlerine sahip
projeler arıyoruz. Ana amacımız firmalara yardım etmek ve
iyi bir iş yapılandırmak. Rekabetçi fayda ve uzun vadeli finansal
destek sunuyoruz. Dolayısıyla firmalar telekom projeleri için
gerekli olan sermayeye farklı periyotlarla sahip olabilirler.
Kredilerin geri dönüşü 5 ila 7 yıllık vadelerle olabilir.
|
|
Organizasyona geçen yılki katılım çok iyiydi. Bu
yıl daha da iyi olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda birçok bağlantı kurma
fırsatımız oldu. Bu etkinlik müşterimiz olan ve yeni müşteri olmaya
aday firmalarla buluşmak için çok yararlı. Ayrıca İstanbul Batı Avrupa’dan
ve Hazar Bölgesi’nden gelenler için çok uygun bir nokta.”
Munzer Kayyem
Tecore Genel Müdürü
“Biz ABD merkezli bir firmayız. TDMA ekipmanları üreticisi
olarak başlayan firmamız, 1995’ten bu yana GSM ekipmanları
da üretmekte. Bizim çalışmalarımız daha çok anahtarlama ağırlıklı.
GSM operatörleri için yazılım bazlı esnek bir çözüm sunuyoruz.
Operatörler için anahtarlama konusunda çok özel bir çözümüz
var. Mobil anahtarlama merkezini, HLR ve VLR, GPRS, ön ödemeli
sistemler ve kısa mesaj servisi ile tek bir kutuda birleştirdik.
2 bin ila 5 bin aboneye sahip küçük ve orta ölçekli operatörlerle
çalışmalarımız var. Büyüdükleri zaman büyük harcamalar yapmak
zorunda kalmayacaklar. Sistemimizi yüklemek, çalıştırmak ve
işletmek çok kolay. Bu sistemi işletmek için birçok mühendise
ihtiyaç yok. Ürünümüz çok zengin ve teknolojik özelliklere
sahip. Operatörlere ilerlemeleri için yeni özellikler ve avantajlar
sunuyoruz. Yazılım bazlı bir çözüm. Radyo tarafında baz istasyonu
kontrolörleri üretiyoruz. Tümüyle yazılım bazlı bu ürün açık
sistem üzerinde geliştirildi. GPRS ve EDGE için hazır olan
üründe sadece yazılımı yeniliyorsunuz ayrıca bir donanım yatırımı
yapmanıza gerek yok. Aynı zamanda havai baz istasyonları sağlıyoruz.
Bu ürün, düşük hacimli alanlarda yüksek kapsama alanı sağlamak
için operatörlere büyük avantaj sağlıyor. Bunu minimum fiyatla
gerçekleştiriyoruz. Böylece operatörler kapsama alanlarını
birçok mikrodalga ekipmanı ya da fiber yatırımı yapmadan
|
|
sağlayabiliyorlar. Firmamızın esnek yazılım anahtarlama
çözümleriyle ve radyo tarafındaki gelişmiş teknolojimizle, bölgedeki
öncelikli olan küçük ve orta ölçekli operatörlere çözümler sunmayı amaçlıyoruz.
Burada olmamızın sebebi de bu. Organizasyon boyunca birçok firma ile
tanıştık ve onların çalışmalarını inceledik. Aynı zamanda o insanların
bizim çalışmalarımızdan etkilendiklerini gördük ve olumlu cevaplar aldık.
ABD’de çok güçlü bir pozisyonumuz var. ABD merkezli bir firmayız ve
dünyanın diğer bölgeleriyle henüz ilgilenmeye başladık. Ekim 2002’de
Dubai’de bir ofis açtık. Bu, dünyanın diğer bölgelerine ilk atılımımız
oldu. Amerika’da GSM operatörleri pazarının yaklaşık % 30’unu kapsıyoruz.
ABD dışında dünyada büyük bir potansiyel olduğunu gördük ve bu yüzden
atılımlar yapıyoruz.”
Brian Betron
Voiceware Systems Genel Müdürü
“Firmamız 18 yıllık bir Amerikan telekom işletmesi. Ön ödemeli
sistemlerde 1991’den beri telekom çözümleri sağlıyoruz. 26
ülkede konumlanmış durumdayız. Dünya çapında 220 müşterimiz
var. Bölgede Bulgaristan ve Yunanistan’da müşterilerimiz var
ve şimdi de Ankara’da birtakım çalışmalar yürütüyoruz. Ön
ödemeli sistemler, telekom pazarı için çok iyi bir alan. Ön
ödemeli mobil servisler ve ön ödemeli telefon kartları var.
Bunların dışında uluslararası trafikte de ön ödemeli sistemler
kullanılıyor. Türkiye bu henüz yok. 2004’de Türkiye pazarı
serbestleşiyor. Serbestleşen pazar için öncelikli kalem İnternet
üzerinden ses iletimi. Bu konuda, uluslararası telefon görüşmeleri
için çok iyi olduğunu düşündüğümüz çözümler sunuyoruz. Bu
etkinlik bizim için çok önemli. Burada pazarın ihtiyaçlarını
görmek için bulunuyoruz.
Ekipman ve hizmetlerimizi müşterilerimize birebir satıyoruz.
Asya, Ortadoğu bölgesi ve dünyanın birçok yerinde çalışmalarımız
var. Kendi telefon firmasını kurmak isteyen herkese odaklanmış
durumdayız. Ön ödemeli telekom çözümleri konusunda ilerliyoruz.
Firmalarla bu sistemleri kurmak konusunda görüşüyoruz. En
son Güney Kıbrıs’ta bir elektrik firması ile ülke çapında
ön ödemeli telekom ağı kurmak için görüştük. Orta Amerika
ve çevre ülke firmalarıyla
|
|
çalışmalarımız oldu. Onlar ön ödemeli arama kartlarıyla
başladılar, sonra mobil ön ödemeli sistemler kullandılar ve ön ödemeli
çevir sesi konusunda çalıştık. Faturalı sistemlerde para kazanmak çok
zor. Faturalı sistemlerde her ay faturalama yapmak gibi değişik süreçler
var. Dolayısıyla telekom firmaları ön ödemeli sistemlere kayıyorlar.
Dünyada bizimle aynı işi yapan 10 kadar firma var. Biz bu ülkeler içinde
en iyi üç içindeyiz. Biz kişisel bilgisayar bazlı ürünü gerçekleştiren
firmayız. Bu anlamda rakiplerimizden farklılık gösteriyoruz.”
Chen Lijun
XAHT Uluslararası İş Geliştirme Müdürü
“Çin menşeli bir anten firmasıyız. Firmamız Türkiye’de çok
yeni. ‘Operator Orientation’ olarak adlandırdığımız yeni bir
çözümümüz var. Bu çözümde anten tasarımlarını gerçek kapsama
alanına göre yapıyoruz. Eğer operatör otoyolu kapsamak istiyorsa
buna yönelik antenlerimiz var. Burada sistem bütünleştiricileri
farklı fikirlere sahip olabilirler. Çünkü onların standart
baz istasyonları var. Tasarladığımız antenler operatörler
için otoyolu kapsıyor. Böylece operatörler ekipman giderleri
konusunda kazançlı çıkıyorlar. Bu nedenle buradayız. Bu ürünle
pazara yeni bir çözüm sunduğumuza inanıyoruz. Türkiye ve Hazar
Bölgesi 2003’te pazarlama planımız içinde yer alıyor. Burada
kendimizi tanıtmamız önemli çünkü, ekonomiler her zaman iyi
gitmiyor ve operatörler daha az maliyetli çözümlere yöneliyorlar.
Çin şimdi dünyanın üretim merkezi haline gelmiş durumda ve
ülke ürünlerinin fiyatları pazarda rekabetçi pozisyona sahip.
Bence bu bölge pazarına girmek için en uygun zaman. Türkiye’de
ofisimiz yok ama firmamız uluslararası çapta yer alıyor. Ben
kişisel olarak firmamızı temsilen Amerika, Japonya, Singapur,
Güney Afrika, Vietnam gibi birçok ülkede bulundum. Türkiye
pazarında bazı bağlantılarımız oldu ancak burada henüz herhangi
bir firma ile çalışmadık. Ancak bu kez burada bizi temsil
edecek ortaklarla anlaşmak niyetindeyiz. Türkiye’nin bölgedeki
rolü çok önemli.”
|
|
Rogalas Konstantinos
Intracom BT İş Geliştirme Bölüm Direktörü
“Hazar Bölgesi’nde, Türkiye’de yer alan ortağımız Gantek Teknoloji
ve Mikom tarafından temsil ediliyoruz. Aynı zamanda Rusya’da
bulunan ofisimiz aracılığıyla Rusça konuşan ülkelere ve onların
otoritelerine ulaşıyoruz. Bu şekilde Hazar Bölgesi’ne iki
kanaldan ulaşabiliyoruz. Ayrıca Balkanlar’da öncelikli bir
pozisyonumuz var. Bu kapsamlı bölgenin pazar ihtiyaçlarını
gayet iyi anlıyoruz, kültürünü tanıyoruz ve bu ülkelere çok
yakınız. Bu ülkelerle ortak bir tarihimiz var. Hedefimiz her
zaman kazandıran, abonelere katma değerli hizmetler sunan
ve daha fazla aboneyi tatmin eden projeler yaratmak. Bu hedefi
başarı öykülerimizde gerçekleştirdiğimiz görülüyor. Hazar
Bölgesi dışında aktif olduğumuz ülkelerdeki iş ortaklarımızın
Hazar ülkelerinde bir takım kablosuz geniş bant çözümleri
bulunmakta. Şimdi bu ülkelerdeki çözümlerimizin sürekliliğini
sağlama hazırlığındayız. Bölgedeki ülkelerin başında birçok
olanağa sahip olan Kazakistan var. Burada geçen yıllarda birtakım
çalışmalarımız oldu. Bölgedeki Azerbaycan, Özbekistan gibi
diğer ülkelerin de toparlanmaya başladığını görüyoruz. Hepsinde
çalışmalar yürütüyoruz. Ancak tabii ki bu ülkeler arasında
önceliği daha hızlı düzenlemeler yapan ve gelişenlere veriyoruz.
Caspian Telecoms etkinliğinde yer almaktan çok mutluyuz. Konferansta
bölgesel anlamda işbirlikleri ve bilgi aktarımı konusunda
verimli oturumlar gerçekleşti. Verimli
|
|
tartışma ortamları yaratıldı.
Bölgede gelişme hızlı şekilde gerçekleşmek
zorunda ancak öte yandan geleneksel bir yaklaşım da
söz konusu. Bu durumda reformların gerçekleşmesi
güçleşiyor. Bu birbiriyle çelişen iki
kavram, insanları birşeylerin oluşması için
yuvarlak masa etrafında toplanıp ellerinden gelenin en
iyisini yapmaya zorluyor. Bu durum ülkeler ve konferans için
özel bir boyut. Konferansın çok iyi olduğunu
düşünüyorum. İnsanlar burada buluşma
fırsatı buldular. Intracom olarak ilk kez geçen
yıl buradaydık. Önümüzdeki senelerde de
burada olmayı istiyoruz.”
Tektronix
Ortadoğu ve Türkiye Bölgesi Satış Müdürü
“Tektronix elektronik bileşenleri test eden ve ölçümleyen
bir şirket. Bu doğrultuda birçok test ve ölçüm cihazları sağlıyoruz.
Telekom konusunda çözümlerimiz var. Bu nedenle buradayız.
Protokol ölçme ve test cihazları, ağ izleme sistemi, baz istasyonu
alan ölçeri ve anten ölçer, spektrum ölçer gibi birçok cihaz
sunuyoruz. Tektronix bir ABD firması. Ben firmamızın ihracat
tarafında çalışıyorum. Türkiye’de Gate Elektronik ile beraber
çalışıyoruz. Aynı zamanda Ortadoğu’da sertifikalı kanal ortaklarımız
var. Afrika, Rusya ve Hazar Bölgesi’yle de bağlantılarımız
var. Orta Asya ülkelerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz ancak
bölgede Irak ve İran gibi hala erişmekte güçlük çekilen ülkeler
söz konusu. Bu ülkelerde yaygınlaşmak niyetindeyiz. Caspian
Telecoms’da yer almamızın nedeni Hazar Bölgesi’ndeki satışlarımızı
arttırmak. Rusya pazarında oldukça üstün olduğumuzu söyleyebilirim.
Orada çok dinamik bir pazar söz konusu. Kazakistan, Azerbaycan,
Gürcistan, Özbekistan ve bütün bölge ülkeleri büyük potansiyel
taşıyorlar. Bu bölgede aynı zamanda yerel bilgi birikimi olan,
bizim ürünlerimizi temsil edecek ortaklar da arıyoruz. Özellikle
telekom pazarında bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Çünkü bu
pazar bölgede çok hızlı büyüyor. Burada olmamızın bir nedeni
de bu. Burada ürünlerimizi sergilemenin yanı sıra, yeni firmalarla
tanışarak yeni
|
|
müşteriler kazanmayı amaçlıyoruz.
Aynı zamanda Hazar Bölgesi için yeni ortaklılar
kurmak da istiyoruz. Türkiye ortağımız Gate Elektronik’le
uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Bu
ortaklıkla bizim için önemli bir pazar olan Türkiye’de
büyümeye devam ediyoruz.”
Derek R. Mcclelland
Thales Antennas Limited Satış Direktörü
“Thales Antennas 35 farklı ülkede 65 bin çalışanı olan bir
firma. Ana çalışma alanımız savunma, uzay sistemleri ve son
zamanlarda enformasyon teknoloji ve servisleri üzerine çalışmalarını
yürüttüğümüz antenler. Anten tarafında iki iş bölümüne ayrılmış
durumdayız. Bunlardan biri mobil iletişim, dolayısıyla hitap
ettiğimiz alan telekom sektörü. GSM operatörlerini yakından
ilgilendiren çözümlerimiz bulunuyor.
Thales antenlerinin cirosu 50 milyon Euro. Avrupa’daki telekomünikasyon
operatörlerinin çoğunluğuna hizmet sunuyoruz. Mobil telefon
operatörleri için baz istasyonu konusunda bölge pazarına girmek
ve hizmet sağlamak istiyoruz. Türkiye’de bundan birkaç sene
önce Telsim ve Turkcell’le, onlar GSM ağlarını kurarken beraber
çalışmıştık. Bu firmalar şimdi servislerini daha fazla aboneye
yaymak ve daha büyük ağlara sahip olmak için çalışmalarını
sürdürmekteler. Onlara İngiltere’de ve Avrupa’da sunduğumuz
çözümleri vermeyi umuyoruz. Sadece Türkiye’de değil aynı zamanda
Hazar Bölgesi ülkelerinde de çalışmalar yapmak istiyoruz.
İngiltere’de operatörlere hizmet sunan başlıca anten sağlayıcısıyız.
İngiltere’de yeni bir 3. Kuşak operatörüyle beraber çalıştık.
Bu bizim için önemli bir başarı oldu. Çünkü geçen sene İngiltere’de
26 bin adet anten inşa ettik. Avrupa’da Belçika ve
|
|
Hollanda’da hizmet veriyoruz. İspanya’da Telefonica
için yerel bir üretim alanımız var. Telefonica bizim için Güney Amerika’ya
adım atmak için bir geçit.
Baz istasyonlarını istediğiniz gibi yerlere yerleştirmeniz mümkün değil.
Çalışmalarınızı yaparken yerel yönetimi, şehir planlamacılarını ya da
otoriteleri görmezden gelemezsiniz. Örneğin İngiltere’de gerçekleştirdiğimiz
çalışmalarda baz istasyonlarının görünürlüğünü minimuma düşürdük. Bizim
sunmaya çalıştığımız daha az görünür çözümler.
Ağ ihtiyaçlarını karşılayan çözümlerimizi operatörlere sunuyoruz. Her
ülkenin ihtiyaç ve istekleri farklı olduğundan biz operatörlerle çalışmayı
tercih ediyoruz.”
|