Hazar ve Karadeniz Telekom Bakanları,
Telekom Devlet Yönetici ve Düzenleyici Kurum Yetkilileri, 3.Caspian Telecoms
Fuar ve Konferansında buluştu
ORGANİZAZYONA,
ITU-Uluslararası Telekomünikasyon Birliği, ETSI-Avrupa Telekomünikasyon
Standartları Enstitüsü, Karadeniz Ekonomi ve İş Konseyleri, Avrupa
İmar ve Kalkınma Bankası, Dünya Bankası ve Çok Taraflı Yatırım
Garanti Kurumu, TÜTED, TÜYAD ve TBMPD dahil olmak üzere uluslararası
telekom organizasyonları ve uluslararası finans kurumlarının
üst düzey yöneticileri de katıldı.
Gerçekleştirilen konferanslarda; Hazar ve Karadeniz
Bölgesi Hükümet yetkilileri, bölgenin ekonomik ve sosyal istikrarının
gelişmesi açısından bilgi teknolojilerinin önemini vurguladılar.
Yetkililer ayrıca yeni telekom teknolojilerinin |
|
| uzun vade potansiyellerinin yanısıra, bölgesel
sabit hat modernizasyonu, uydu ve hücresel altyapı, ağ tekelciliğinin
önlenmesi, devam eden devlet telekom özelleştirme programlarının
yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu.
Türkiye, Hazar ve Karadeniz Bölgesi çerçevesinde
yapılan tek telekom etkinliği olma özelliğini taşıyan fuarın
açılışını, Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros ve
Telekomünikasyon KurumuYönetim Kurulu Üyesi Ayhan Beydoğan yaptı.
|
|
Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk
ve onur duyduğunu söyleyen Telekomünikasyon Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi
Ayhan Beydoğan, bu tür etkinlikler sayesinde telekom sektöründeki gelişmelerin
hız kazanacağını vurguladı.
Organizasyonun Fuar bölümüne katılımın da, geçen yıla oranla %65 arttığını
kaydeden Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros da, kaydedilen
bu gelişmenin telekom sektörü açısından umut verici olduğunu belirtti.
Bölgenin telekom yöneticileri hasret giderdi
Resmi basın sponsorluğu, bu yıl üçüncü kez Telepati aylık telekom
dergisi tarafından üstlenilen ve artık bir gelenek haline gelen, bu
yıl 14-16 Nisan tarihlerinde gerçekleşen ‘Caspian Telecoms’ organizasyonunun
konferans bölümü, oldukça yoğun ve doyurucuydu. Üç gün süren konferans
bölümünde çeşitli panellerde yer alan yöneticiler, görüş ve taleplerini
bildirdiler. Konferans sayesinde geçen yıllarda başlayan dostluklar
pekişti. Yeni yönetime gelen üst düzey bürokrat ve yöneticiler müstakbel
iş ortaklarını tanıdılar.
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Muammer Türker:
| Caspian Telekom Fuar ve Konferansları
dahilinde gerçekleştirilen oturumların ilkine katılan Ulaştırma
Bakanlığı Müsteşarı Muammer Türker, telekomünikasyon ve bilgi
teknolojileri alanındaki gelişmelerin insanların yaşamını değiştirdiğini
söyledi. Bilgi teknolojilerinin hayatı kolaylaştırırken, bir
yandan da yeni iş alanlarının oluşmasına katkı sağladığını belirten
Türker, bu gelişim ve değişim sürecinin kamu kurumlarını, hizmetlerini
daha ucuz ve etkin yapmaya yönlendirdiğini kaydetti. Tüm bu gelişmeler
dolayısıyla Başbakanlık tarafından e-dönüşüm projesi oluşturulduğunu
bildiren Türker, bu projede yer alan komitenin aynı zamanda e-stratejinin
de hayata geçirilmesini hedeflediğini dile getirdi. Türker konuşmasında
şu görüşlere yer verdi: |
|
“Bu dönüşüm sonucu ortaya çıkan sayısal uçurum insanlar arası haksızlığa
yol açıyor. Telekomünikasyon sektöründeki ortak çalışmalar, işbirliği
ve yeni projelerle toplumlar arasındaki sayısal uçurum ortadan kalkacaktır.
Özelleştirme akımı dünyada önemli mesafe katetti. Sektör, küreselleşme
adı altında büyük işletmeleri ülke dışına taşıyarak büyümeyi sağlayacaktır.
Özelleştirme ile artan hizmet kalitesi ve büyüme ile piyasadaki arz
ve talep dengesi yeniden oluştu. Özelleştirme ve serbestleşme sürecinin
telekomünikasyon ile ilgili olan muhtelif kesimlere faysdası olacaktır.
Bununla kaliteli hizmet ile kar marjlarının oluşacağı bir ortam sağlanacaktır.
Ülke ekonomisi açısından sisteme yeni dahil olacak işletmeciler sayesinde
kapasite fazlası değerler ekonomiye dahil edilecektir. Tüketici ise
ucuz, kaliteli, hızlı, farklılaştırılmış ve güvenli bir hizmet sunulacaktır.
Bilgi teknolojilerinin bu rekabetçi uygulamayla sürekli uygulamaya
konması hayatın her yerine yayılacak ve kolay iletişim sağlanacaktır.”
Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan:
| Bilgi teknolojileri alanında gerçekleşen
büyük devrimin, sanayi devrimine benzer bir gelişim gösterdiğini
söyleyen Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan, Türk Telekom’un
Türkiye’deki en karlı müesseseler arasında yer aldığını söyledi.
Üç denizin ortasında bulunan bir ülkenin işletmcisi olarak mümkün
olduğunca denizaltı hatlarından faydalanmaya çalıştıklarını belirten
Ekinalan, Türk Telekom’un dünyanın önde gelen şirketlerinden
biri olduğunu ifade etti. Sayısal iletişim teknolojilerinin geçen
yüzyılda olduğu gibi bu yüzyılda da önemli gelişmeler gösterdiğini
kaydeden Ekinalan, “Bu hızlı değişimin en önemli etkisi, gelişen
bilgi toplumları ve İnternet’in yaşamımızda önemli bir yere gelmesidir.
Türkiye ulusal İnternet ağının geliştirilmesi çalışmalarını sürdürüyor.
Türk Telekom’un TT.Net’i hizmete açmasıyla İnternet |
|
hizmet sağlayıcıları heryere ulusal hizmet sağlama
imkanı buldular.
Telekom pazarı Türkiye’de bu yılın başından itibaren tamamen serbestleşti.
Her ne kadar kazançların düşeceği beklense de Türk Telekom çok zarar
etmeyecektir. Sadece uluslararası telefon bağlantılarında biraz kazanç
kaybı yaşanabilir. Türk Telekom e-değişim politikası çerçevesinde Net
kapısı yedekleme ve veri hizmetlerini devlet ve özel sektöre sunmaktadır.
Ayrıca Türk Telekom, büyük şebekesi, bilgi birikimi, uluslararası hat
ve bağlantılarıyla işbirliğine açık bir kuruluştur” dedi.
İBasis Orta ve Doğu Avrupa , Rusya BDT Direktörü Ted Franz:
| İBasis olarak, gerek özel gerekse kamu sektöründe
VoIP-İnternet üzerinden ses iletimi hizmeti sağladığını söyleyen
İBasis Orta ve Doğu Avrupa, Rusya BDT Direktörü Ted Franz, 90’dan
fazla ülkede şu anda kendi ağlarının yer aldığını belirtti. En
iyi uluslararası toptancı taşıyıcı seçildiklerini bildiren Franz,
geçen anneler gününde 19 milyon dakika taşıyıcılık yaparak en
büyük iletişim trafiğini gerçekleştirdiklerini ifade etti. Rusya’nın
hala VoIP için çok önemli bir pazar olduğunu kaydeden Franz,
“Rusya’ya gelen trafiğin %15’ini biz taşıyoruz. VoIP’de en önemli
konu yasal düzenlemelerdir. Dünyanın tüm bölgelerine ulaştığımızda
daha büyük marjlar elde edebileceğiz. SS7 ve C7 bağlantılarında
VoIP’in yazılım ve donanımının giderek arttığını görüyoruz. Normalde
SS7 ve C7 ile çalışan şirketlerin VoIP’e geçmesiyle sabit masraf
azalıyor” şeklinde konuştu. |
|
CIS Unit adına Nenad Stankovich:
| “Hazar Bölgesi büyük zenginliklere sahip bir
bölge ve bu bölgenin kaynaklarının zenginliğe dönüşmesi için
telekomünikasyon çok önemlidir. Ekonomik ve sosyal olarak ulusal
ve bireysel ortamda büyük fırsatlar sağlamaktadır. Bilişim teknolojilerinin
sorunları politika yapanları ve düzenleyicileri birtakım reformlar
yapmaya çağırmaktadır. Rekabetçi teknolojiyi geliştiren ortamlarda
ülkelerin ulusal gerçeklerine cevap veren hizmetler sağlanmalıdır.
Bilgi ve haberleşme teknolojilerinin altyapısı açısından özel
sektörü buraya dahil etmek için cazip ortamlar sağlanmalıdır.
Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri için bu alandaki reform yeni değil
ancak burada uyumlaştırılmış. Telekomünikasyon politikalarında
gelişmeyi sağlamak için her ülkede düzenleyici ortam çok önemlidir.” |
|
Intracom Bölgesel Müdürü Costas Kondossis:
| Elektrik sanayinde en büyük telekom
şirketi olduklarını söyleyen Intracom Bölgesel Müdürü Costas
Kondossis, yeni nesil erişim sistemleri ile hem sanayinin hem
telekom operatörlerinin bu konuda yaklaşımlarının değiştiğini
belirtti. Kullanıcının ihtiyacını yakından dinlemeleri ve buna
göre çözüm uygulamaları gerektiğini kaydeden Kondossis, “Kullanıcılarımıza
ödemekten zevk alacakları bir hizmet sunmalıyız. Biz sistem erişim
platformuna IAS diyoruz. Bu sistem fiber aracılığı ile çok yönlü
hizmet sunuyor. Tek noktadan çok noktalı radyo sistemlerine geniş
bant erişim sunuyoruz. Merkez fonksiyonları kullanıcıya devretme
sistemimiz var. Bunun için yeni nesil erişim optik hatları sistemi
kuruldu. Bu da geniş bant ve DSL sistemi ile yapılıyor.” şeklinde
konuştu. |
|
ITXE adına Martin Talbot:
“Teknolojideki büyük gelişmeler sayesinde serbestleşmiş
piyasalarda büyük atılımlar yapılabilecek. Pek çok kişinin beklentisinin
aksine serbestleşmede kazançlar artıyor. İnternet, artık bir
ana olgu haline geldi. Faturasız hizmetlerden faydalanılabiliyor,
bu ön ödemeli hizmetlerin yanısıra esas olarak ana şebekelerde
VoIP kullanılmaya başlandı. Serbestleşme öncelikle tarifeleri
düşürüyor ama bunun yan etkisi de var çünkü gelecekteki şebeke
piyasalarında giderek artışa ihtiyaç olacaktır. Serbestleşmenin
sağladığı çok büyük imkanlar var. Kontörlü uygulamalar, DSL üzerinden
geniş bant uygulamalarında da kullanılabiliyor.
VoIP serbestleşen piyasalara neler sağlıyor diye
bakarsak; esas olarak bizim |
|
sektörümüzde paradigma değişiminin telgraftan telefona
geçiş olduğu söylenir. Ama asıl olan PSTN hatlardan VoIP’a geçiştir.
PTT’ler artık VoIP cihazları kullanıyor. Şirketler gelecek kuşak şebekeleri
içinde VoIP kullanıyorlar ve bu alanda şahıs kullanıcılarda artıyor.
Kısacası PSTN yerine VoIP ile bağlantılanma ve uyumluluk sağlama giderek
önem kazanıyor”
Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros:
Kongrenin ikinci oturumunda konuşan Türk Telekom
Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros, Türk Telekom’un uzun yıllardan
beri sabit telefon, 1988’den bu yana da kablolu TV hizmeti sunduğunu
söyledi. 2002 sonu itibariyle sabit telefon abone sayısının 18
milyon olduğunu bildiren Toros, ADSL abone sayısının ise, 79
bine ulaştığını kaydetti. PSTN sabit hat servislerinin 14 bin
bireysel ve 4.5 milyon kurumsal müşteri tarafından kullanıldığını
ifade eden Toros, “Türkiye’nin 22 ilinde kablolu TV hizmeti var.
Kablolu TV’de 2.5 milyon kapasiteye sahip olmamıza rağmen 1 milyon
abonemiz var. Bu rakamı yıl sonuna kadar 1.5 milyona çıkarmayı
hedefliyoruz.
Bu yıl üzerinde önemle durduğumuz bir başka konuda
ADSL. 2004 yılı itibariyle |
|
burada 1 milyon müşteri hedefledik ve bu yıl sonu
ile 2 milyon ADSL kapasitesine ulaşacağız. WLAN için 500 ayrı
noktada merkez oluşturacağız. Yurtiçi ve yurtdışından gelecek talepleri
karşılamak üzere Ankara’da da çok büyük kapasiteli bir İnternet Bilgi
Merkezi oluşturduk. Denizaltı ve karasal kablolarda PSTN ve İnternet
ulaşımını sağlıyoruz. İstanbul’dan Girit’e kadar fiber optik kablo sistemi
projelendirdik ve bunu Türk Telekom Akdeniz Denizaltı Kablo Sistemi olarak
adlandırdık” diye konuştu.
Gilat adına Oren Most:
| “Gilat, bütün dünyada taşıyıcılar
için uydu ağı teknolojileri sunan bir şirket. Gilat 1997 yılında
İsrail’de kuruldu ve iki yönlü uydu iletişimi ile veri, ses ve
görüntü üzerine çalışıyor ve 2003 yılında 190 milyon Dolar gelir
elde ettik. VSAT teknolojisi üzerine çalışıyor ve tüm dünyaya
hizmet sunuyoruz. 10 yılı aşkın bir süredir MTBF ile çalışıyoruz.
2 ay önce yeni ürün ailemiz olan Sky Edge’yi müşterilerimize
sunduk. Bu geniş kapsamlı uydu platformu, veri, ses ve görüntüyü
tek platformda sunabilen bir sistem. Sky Edge uydu ve VSAT teknolojisinde
kaydedilen büyük bir gelişmedir. Gilat’ın Ar-Ge konusunda yaptığı
çalışmaların büyük bölümü bu ürün ailesini geliştirmeye odaklanmıştır.
Hazar Bölgesi’nde bulunuyoruz ve Gilat bu önemli ve yüksek potansiyele
sahip bölgede yoğun olarak çalışıyor. Kapasitesi en yüksek pazarımız
ise Rusya. Rusya’da
pek çok şirketin iletişim ağı için hizmet sunuyoruz. |
|
Hazar Bölgesi
çözümlerimize değinecek olursak; Gilat Peru’da kırsal telefon hizmetinde
büyük bir iletişim ağını yönetiyor. Kırsaldaki haberleşmede güvenilir
olmayan iletişim kaynakları var ve normal hatlardan hizmet çok zor.
Orada İnternet, uzaktan eğitim ve haber yayınları gibi hizmetler sunuyoruz.
Bu sistemden, Tibet ve Kolombiya’da da var.”
Eutelsat S.A Bölgesel Satış Direktörü Ali Korur:
| “Eutelsat bir uydu şirketi. Gelecekte
varolan uydu sayılarımızı 3’e düşüreceğiz ancak kapasitemizi
arttıracağız. Eutelsat; video uygulamaları, profesyonel veri
iletişimi ve geniş bant uygulamaları olarak 3 pazarlama bölümüne
ayrılmıştır. Avrupa’nın önemli yayın birliği EBU’nun uydu şebekesini
biz kapsıyoruz. Ayrıca özel ve kamu televizyon yayıncılarının
kendi şebekelerini başka yayıncılarla bağlantılandırıyoruz. Gelirlerimizin
%25’ini profesyonel veri iletişimi oluşturuyor. Mesajla yer tespiti
ile, kurumsal sektöre hitap ediyoruz. Geniş bant ile İnternet servis
sağlayıcılarına hizmet sunuyoruz. Çok çeşitli müşteri ve kullanıcı
profilimiz var. Video uygulamaları ana faaliyet alanımız ve kazancımızın
%70’ini buradan sağlıyoruz. Biz analog uydu hizmetlerini 1980’li yıllarda
Avrupa’da ilk başlatan şirketlerden biriyiz. Sayısal yayın |
|
ise, 1990’larda Eutelsat ile gerçekleşti.
Bugüne dek 800 radyo ve TV istasyonu bizim uydularımızı kullanarak
yayın yaptı. 2003 yılında Eutelsat tarafından ulaştırılan TV kanalı
ile 110 milyon konuta ulaşmayı hedefliyoruz. Katma değerli hizmetlere
de yatırım yaptık. Böylece, yeni telekom şirketlerini cesaretlendirdik.
Çünkü onlar, yeni teknolojiye yatırım yapmaktan korkuyorlardı”.
İntelsat
Avrupa Bölgesel Başkan Yardımcısı Yuli Wexler:
“İntelsat olarak temelde ses hizmeti sunarak
başladık, ancak şimdi çok çeşitli ürünler sunuyoruz. Topraktan
uyduya bağlantılar ve geniş bant ile çalışıyoruz. Hazar Bölgesi,
uydular için çok uygun bir yer. Sabit hatların kullanım oranı
çok düşük ve tele yoğunluk 2002’de %21 olarak görünüyor. Rusya
bizim için büyük bir pazar. Burada 2 büyük şirketin iletişim
ağını tüm bağlantılarıyla birlikte biz yapıyoruz. Hint, Atlantik
ve Pasifik Okyanusu Bölgesi’nde 3 büyük uydu kapasitesi sunuyoruz.” |
|
Acecomm Stratejik Müşteriler Direktörü Dr. Aydın Ülkücü:
| “1983 yılından beri 65 ülkede
uygulamalarımız var. ‘Mediasyon’, birbiriyle uyumsuz iki taraf
arasındaki bağlantıyı kolaylaştırıcı uzlaştırma sistemidir. Karlılık
açısından uzlaştırmanın önemi aynı İstanbul’un iki kıta arasında
hakim konumda oluşu gibidir. İnternet santralı gibi tüm sistemleri
birbiriyle bağdaştırabiliyorsunuz, böylece karlılık artabiliyor.
Yayınlanan bilgiler ışığında bakılınca kazanç kaybının pek çoğu,
müşteri bilgisi eksikliği ve merkezi dosya kaybı nedeniyle oluşuyor.
Uzlaştırma uygulamalarında her türlü veri uzlaştırılabiliyor.
Burada soyutlaştırma yapılıyor, yani veriler tek bir dile çevriliyor.
‘Doğrulama’ ile kayıtları en hızlı şekilde teminat altına alabiliyorsunuz.
Bu pek çok yerde yapılabiliyor. Genellikle faturalama sisteminin
en uç noktasında uygulanıyor, dolayısıyla
sistem zorlanıyor. Oysa bunun her aşamada |
|
uygulanması tıkanmaların
önünü kesecektir. ‘Korelasyon-Bağdaştırma’ ise, farklı bir uygulama
sistemidir. Verinin bütünleştirilmesi ile 5-6 kullanım kaydı tek bir
telefon görüşmesinde ortaya çıkabiliyor. Bizim amacımız şebekenin pürüzsüz
akışını sağlamak”
Hughes Network Sistemleri adına Dr. Arunas Slekys:
| “Biz %82’sine News Corporation’un
sahip olduğu ve VSAT’ları ilk defa icat eden şirketiz. Ayrıca,
video ve geniş bant hizmetlerinin dünyadaki en büyük hizmet sağlayıcısıyız.
Yapılan en son pazar analizine göre en büyük hizmet sağlayıcı
seçildik. 85 ülkede 600 binden fazla hizmet birimimiz var. Kitle
pazarına yayılmanın başındayız. 300 bin direkt yol geniş bant
noktamız var. ABD’de 200 bin bireysel kullanıcımız var. Uzaktan
öğrenim video konferansında ayda 34 milyon bantlık bir taşıma
gerçekleştiriyoruz. Geniş bantın ticari işlemlerdekiki değeri
tüm dünyada tanınıyor ve sınırlar ötesine geçiyor. Aynı hücresel
olguda olduğu gibi ekonomi ile büyüme arttıkça işletmeler geniş
banta ihtiyaç duyuyor. Avrupa ve Amerika İnternet kullanıcı sayısında
eşitlenmiş durumda. Bu bilgi çağına geçip geçmeme değil, ne |
|
zaman geçilecek durumudur. Bu durum, önce İnternet’te
başladı ve geniş bant uygulaması sayesinde
İnternet çıtası giderek yükseliyor. Uydu, İnternet video ve işletme
sanal şebekelerine kadar ulaşabiliyor ve tüm bunlarda medya zenginliği
ses taşıyıcılarından çok daha iyi”
Iskratel adına Mitja Jelnikar:
| “Biz Slovenya kökenli bir şirketiz.
Iskratel’de 1000 kişi çalışıyor ve biz sürekli büyüyoruz. Amacımız;
mevcudun üzerinde ilerleme kaydetmek. Şirketimizin tüm dünyada
41 operatörle yaptığı çalışmalar var. Uluslararası ve uzun mesafeli
hizmetlerde ortaya çok cazip bir teknoloji çıktı. Biz yerel sistemleri
kurduk ve zamanla sayısal ve analog sistemlerin NGN’e dönüştüğünü
göreceğiz. 5-6 yıl içerisinde mevcut iletişim ağları NGN’e dönüşecektir.
NGN’e geçişle birlikte İnternet trafiği de artacaktır. Bu geçiş
3 dönemde gerçekleşecektir; paket iletişim ağı kurulması, çeşitli
şirket ve iş abonelerinin NGN’ye geçişi ve son olarak diğer abonelerin
NGN’ye geçişi gerçekleşecektir. Geleneksel üretici olarak bizim
rolümüz ne olacak? Bu hizmetlerin gelişmesi 2 yönde olacaktır.
Birincisi iş sektöründe, |
|
ikincisi ise yerleşim alanlarında. Dolayısıyla,
hizmetlerimizin birinci ya da ikinci paketini kullanmak mümkün olacaktır.
NGN’in yönetimi de her iki alanda çalışabiliyor olmasıdır. Çok hizmetli
erişim bizim en önemli ürünümüzdür”.
Rohde&Schwarz adına Leon Silvert:
“Rohde-&Schwarz olarak altyapı hizmetleri sağlıyoruz
ve Almanya’da pazar lideriyiz. Müşterilerine sisteme erişim sağlayabilen
tek kuruluşuz. Çok satıcılı bir altyapı sağlıyoruz. Müşteri ya
da operatör bu altyapıyı gerçekleştiriyor. Tek tesisli sistemler,
küçük ve orta boyda sistemler, ulus çapında sistemler ve taşınabilir
sistemlerimiz var. |
|
Cboss adına Timofey Kuzmenko:
| “Telekomünikasyon şirketleri için
yazılım geliştiriyoruz. Ayrıca, BSS, OSS, MIS, IN gibi çözümlerin
üstünde çalışıyoruz. 2004’ün başında Fujitsu şirketinden OBS
bölümünü aldık. Bu, dünyadaki birçok taşıyıcı tarafından kullanılan
bir ürün. 18 ülkede 130 binden fazla taşıyıcı çalışıyor. Rusya,
Hazar, Batı Avrupa ve Pasifik Bölgesi’nde çok etkiniz. Tüm dünyada
40 milyon aboneye sahibiz. Piyasa büyüdükçe taşıyıcılar farklı
hizmetleri kullanıcıya sunmaya çalışıyorlar. Ücretlendirme merkezi
abone veri tabanlıdır. Burada, tek bir faturalama sistemi söz
konusudur. Bizim tüm hizmetleri kapsayan faturalama sistemlerimiz
var, tüm dünyadaki taşıyıcılarımız da bunu kullanıyorlar.” |
|
Bercut adına Valentin Orekhov:
| “Operatöre gelir sağlayan sistemler
hizmet sağlama sistemlerinin altyapısıdır. Bu yaklaşım teknolojisi
ile de alakalıdır, çünkü bilgi teknolojilerinin ortaya çıkmasında
etkisi vardır. Firmamızın kullandığı bilim ve üretim merkezimiz
var. Yeni nesil teknolojinin kullanılmasında birtakım standartlar
mevcut. Yeni yapılar ve yeni mimariler bu sürece yeni analizler
ekledi. Ayrıca bu sürece şebekeler arası protokollerde dahil
edildi. 3 ana yaklaşım tipi kullandık. Bugün, yeni altyapıların
oluşum aşamasında hızlı ve etkili olarak para getirebilmesi için,
sadece ekipman geliştiricilerin değil, operatör ve içerik sağlayıcılarında
bu sürece dahil edilmeleri gerekmektedir. Genel olarak tipik
operatörlerin içinde bulunduğu durum görülüyor. Servis sağlayıcılar,
merkezde çok farklı imkanlar sunuyor. Bugün abone sadece sesli
kanallarda değil, video görüntüler ve polifonik kanallarda da
etkileşime hazır. |
|
Eş zamanlı olarak tüm bu teknolojilerin
bakımını da üstlenmek gerekir. Sonuç itibariyle, altyapı, tüm bileşenleri,
tüm iş mantığı ve anlayışıyla beraber, bir sinerji içinde hizmetlerine
etki yapmalı ve abonenin hizmetleri kolay kullanması sağlanmalıdır.
Hizmet altyapısının şu işlevsel bileşenlere ihtiyacı var; yaklaşım
ve diyalog erişimini sağlamalı, ayrıca genel erişimi ve sistemin faturalandırılabilmesini
sağlamalıdır”
Netcracker adına Julie Wingerter:
“OSS bir tutkal gibi, müşteri ağları
ve iş takımlarını birarada tutan bir sistemdir. Tele yönetim
Forum’unun çıkardığı haritalandırma modeli içinde işletim ve
altyapı modelleri önerilmiştir. İşletimde OSS büyük önem taşır.
Rekabet her gün biraz daha artıyor ve şirketler artık yatırımlar
için gelir sağlayamıyor. Müşterilerden gelen, daha hızlı, daha
iyi hizmet talebi karşısında şirketler zorlanabiliyor. OSS bu
durumlarda tercih ediliyor.
Faturalandırmaya hızlı başlamak gerekiyor ki, daha
iyi hizmet verilebilsin. SBC gibi şirketler günde 2000 Dolar’lık
sipariş alıyorlar, eğer teslimatı daha hızlı yaparlarsa bu kazanç
daha da artacaktır. Danimarka’da bulunan
hizmet sağlayıcı büyük bir |
|
şirket OSS kullandıkça üretkenliğini %25
arttırdı. Mühendislik ve teknik personeli de birlikte çalıştırabildi.
OSS bir optik taşıyıcıda faturalandırma süresini 9 aydan 15 güne indirdi.
OSS’in esası envarterdir. Yani müşteri siparişini alıp, bunu envanter
merkezinde bağdaştırıp yine müşteriye sunuyorsunuz”
Pirelli adına Gert Hoefman:
| “Fiber optik kablolar genellikle
Telekom sektöründe kullanılıyor. Bu kablolar, koruyucu bir tabaka
içerisinde tüplerin içerisine yerleştiriliyor. Bizler müşterilerimize
yaklaştıkça aramızdaki kablolar küçülüyor. Müşteriye yakın yerlerde
esnek bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Bugün kabloların büyük kısmı
tüplerin içinde bulunuyor. Bu kabloların şişirilme teknolojisi
ise genellikle kabul görmüş bir yöntemdir. Şişirilmiş fiberler
5-7 mm’lik kanalların içinde bulunurlar. Fiberlerin şişirme işleminde
kullanılması, bize sadece bunları istediğimiz yerde kullanma
imkanı sağlıyor. Yani, fiber seçimi tamamen firmaların parametrelerine
bağlıdır. Daha geleneksel fiberler ve çoklu işlevli fiberler
de mevcut. Önümüzdeki 2-5 yıl içerisinde tek işlevli fiberlere
geçilecektir” |
|
Logica CMG adına Harun Şengül:
| “Logica ve CMG 2002’de birleşerek
bu şirketi kurdular. Uluslararası bir şirketiz ve dünyanın pek
çok yerinde ofisimiz var. Telekom çözümleri satıyoruz ve bundan
büyük kazanç sağlıyoruz. 1993 yılında kısa mesaj servisini ilk
geliştiren şirketiz. WAP uygulaması da 1997 yılında bizim tarafımızdan
başlatıldı. Tüm dünyada gönderilen kısa mesajların yaklaşık %70’i
bizden geçiyor. Yerel durumlara göre yerel çözümler geliştiriyoruz.
Kısa mesaj servislerinin kontörlü telefonlarda da uygulanması
büyük çığır açtı. Mobil veri olarak adlandırılan kısa mesaj servisleri
operatörlerinin kazancının %15’ini sağlıyor. Operatörlerin kazancına
bakınca, Filipinler’de %35’inin mobil veri alışverişinden kaynaklandığını
görüyoruz. Bu oran, Hazar Bölgesi’nde ise hala %5 civarında.
Dolayısıyla, hala büyük bir kazanç imkanı var. Yani operatörler,
bu bölgede küçük yatırımlarla büyük kazançlar elde edebilirler” |
|
Dulat Orazalinov:
| “Şu anda Kazakistan’da 7684 kırsal yerleşim
birimi var. Bu birimlerin 519 tanesinde ise, birey sayısı 50’nin
altında. Sayısal telekomünikasyon şebekesi oranı ise, %53 oranında.
Bir yıl önce, 2003-2005 Telekom Geliştirme Programı hükümet tarafından
onaylandı. Böylelikle sektörün gelişmesi amaçlandı. Serbestleşmenin
ana amaçlarından biri, telekom genel hizmetlerinin tarifelerinin
yeniden gözden geçirilmesidir. Bu serbestleşme, dünya piyasasının
talep ve gereklerini gözardı etmiyor. Şehirlerdeki abonman ücretlerinin
yükseltilmesi konusunda da çeşitli tedbirler alınmalıdır. Abonman
sayısının artması için mali açıdan cezbedici tedbirlerde düşünülüyor.
Serbestleşme sürecinde, operatörlere, uluslararası ve şehirlerarası
hizmet veriminde eşit şartlar uygulanacaktır” |
|
Kazakistan Başbaşkan 1.Yardımcısı Askar Bishigaev:
| “Kazak Telekom ulusal bir telekomünikasyon
operatörüdür. Şirket olarak borsaya kayıtlıyız. İyi bir kredi
değerimiz var ve her yıl yaklaşık 150-180 bin yeni abone kazanıyoruz.
Bunun yanı sıra, mobil haberleşme anlamında da en büyük GSM operatörünün
%49’una sahibiz. Kazak Telekom aynı zamanda, tüm telekomünikasyon
faaliyetlerinin %56’sına sahip. Bu yıl 10.kuruluş yıldönümümüzü
kutlayacağız. 1998 yılında optik kabloları döşemeye başladık,
1999’da ise; tüm şehiriçi, şehirlerarası ve uluslararası görüşmeleri
%100 oranında sayısallaştırdık. Abone sayımız ise 2 milyon civarında.
Serbestleşme sonucu daha çok ticari amaç güden bir şirket olacağız
ve kaliteyi arttırırken gelirlerimizi büyütüp, şirketin pazar
değerini arttıracağız” |
|
Afganistan İletişim Bakanı Yardımcısı Mohammad Asem:
| Organizasyon kapsamında düzenlenen
konferansların 2.gününde konuşan Afganistan İletişim Bakanı Yardımcısı
Mohammad Asem, Afganistan’da telekom sektörünün büyük ilerleme
kaydettiğini söyledi. Çok sayıda operatörün çok uygun fiyatlarla
kaliteli hizmetler sunduğunu belirten Asem, özel sektör yatırımlarının
teşvik edilmesinin en önemli yaklaşım olduğunu kaydetti. Afgan
telekomunun devlet teşekkülü olmasına karşın her türlü özel yatırıma
açık olduğunu ifade edin Asem, “Afgan İletişim Bakanlığı ülke
çapında 2 tane mobil hücresel telefon lisansına izin verdi. Şimdiye
kadar GSM şirketleri 180 milyon Dolar yatırım yaptılar. Bu iki
GSM şirketi, servislerini yıl sonuna kadar Afganistan’daki ilave
şehre götürecek ve gelirlerini 100 milyon Dolar arttıracaklardır.
Ayrıca bakanlığımız 65 milyon Dolar’lık |
|
bir başka proje ile Afganistan’ın 33 ilinde 115 bin
haberleşme ağı kuracaktır. Böylelikle sesli
konferans ve sesli İnternet hizmeti mümkün olacaktır. 3300 km’lik optik
fiber omurgası kurma projesi uygulanmaktadır. 15 tane enformasyon teknoloji
eğitim merkezi kuruldu ve bakanlığımız bu merkezleri bütün illere yaymaya
çalışıyor. Şimdiye kadar kaydedilen
ilerleme çok olumlu ama mükemmellikten uzaktır. Çünkü Afganistan nüfusunun
çok küçük bir kısmı bu hizmetlerden yararlanabiliyor. Bunun nedeni ise,
telekom operatörlerinin yeterli ağ şebekelerini oluşturamamış olmalarıdır.
Ayrıca, piyasada gerçek bir rekabet yok ve dolayısıyla fiyatlar çok yüksek”
Mongolya İletişim Bakanı Byamba
Jıgjıd:
“Bugün tüm dünyada telekomünikasyon olmaksızın
yaşamamız, çalışmamız ve gelişmemiz mümkün değil. Dünyanın 3/2’si
Asya’da yaşıyor. Enformasyon teknolojilerinin gelişmesi açısından
Asya’dan beklenecek çok şey var. Çünkü, bu bölgedeki ülkeler
düşük bilgi teknolojileri gelişimine sahipler. Bence tüm dünyada
BT-bilgi teknolojileri gelişmeli ve herkes bu konuda katkı sağlamalıdır.
Son dönemde BT’de Mongolya’da önemli gelişmeler yaşandı ve bilgi
teknolojisi hizmetleri 15 katına çıktı. Hizmetin, %50’si özel
sektör tarafından gerçekleştiriliyor” |
|
Intelsat adına David Geiling:
| “Intelsat 1970 yılında faaliyetlerine
devlet kuruluşu olarak başladı. Ancak. 1990 yılında özelleşti.
Orta Asya’da telekom sektörünün gelişiminde bazı zorluklar yaşandı.
Çünkü burada nüfus yoğunluğu çok düşük. Ölçek ekonomisi pek çok
ülkede oluşmadığından mobil teknolojileri bile sağlıklı büyüyemedi.
Kazakistan dünyanın 8. büyük ülkesi ama 18 milyon nüfusa sahip.
Bu nüfusun çoğunluğu da ülkenin aç noktalarına yayılmış durumda.
Dolayısıyla, bölgeler arasında bağlantı sağlamakta zorluklar
yaşanıyor. Varolan dağlık bölgeler altyapı açısından engel teşkil
ediyor. Gelişmede yaşanan zorlukların bir nedeni de borçlanma
veya devlet desteği ile projelerine başlayan şirketlerin iflas
etmeleri. Ayrıca, yatırım yapanların
kazançlarını kendi ülkelerine götürmelerinin kısıtlanması, bölgeye
yapılan yatırımı engelledi. Biz sektör olarak artık belli bir noktaya
geçtik, yani kendimizi fiberle rakip |
|
görmüyoruz. Biz daha çok tamamlayıcı teknolojiyiz. Çok
gelişmiş karasal altyapı olmadığı zamanlarda biz devreye giriyoruz ve
bu bağlantıyı uyduyla yapıyoruz. Intelsat olarak Orta Asya gibi pazarlarda
yatırım yaparken kendi şebekemizi iyi bir yerel ağ ile yapılandırdık”
Gürcistan İletişim Bakanı Tamar Suluhia:
“Telekomünikasyon sektörünün 2003
geliri 189 bin Dolar oldu, yani %36 arttı. Bu sektörün ülke gelirindeki
oranı ise çok az arttı. Gürcistan’da 30’dan fazla uluslararası
İnternet servisi operatörü var. Bu sektördeki hükümet kontrolü
aslında çok yoğun değil. 30 İnternet sağlayıcıdan sadece biri
devlete ait. Varolan 4 mobil operatörde ise, devletin hiç payı
yok. Politika olarak serbestleşmeye bakacak olursak;
Bilgi teknolojileri sektörünü serbestleştirdik
ve bunun için yasal taban hazırlandı. Uluslararası standartlarda
kararlar alındı ve şeffaflık standardını da tam anlamıyla uyguluyoruz.
Gürcistan pazarına daha çok operatörün katılmasını istiyoruz. |
|
Bakanlık politikayı yapan taraftır,
ancak Gürcistan’da Ulusal İletişim Kurulu var ve tüm düzenlemeyi bu
kurul yapıyor. Serbestleşme ve adil rekabet bizim için çok önemli.
Özellikle iç ve dış piyasadan gelecek yatırımcıları çekmek için de
bu büyük önem taşıyor. Bu sektörde ayrımcı olmayan bir politika güdüyoruz.
Tarife ve fiyatlar yatırımcıları cezbedecek şekilde belirleniyor. Ayrıca,
yolsuzlukla mücadele için yapısal reformlara çok önem veriyoruz ve
Ulusal Bilgi Teknolojileri Kalkınma Projesi hazırlıyoruz. Gürcistan
için herhangi bir yatırım düşünüldüğünde, fiziki güvenlikte engel teşkil
ediyordu. Dolayısıyla, dışarıdan gelecek yatırımcılar için fiziki güvenlikte
sağlıyoruz”
AO ElectroSvyaz adına Merab Kankava:
| “Biz omurga ve bölgesel hatlarla
tüm Gürcistan’ı kaplayan bir şebeke halinde çalışıyoruz. Elektronik
bağlantılarla 60 ayrı bölgeyi birleştiriyoruz. 1999 yılından
beri burada özelleştirme kapsamında muhtemel bir yatırımcı bekleniyor.
Fakat teknik yenilenme konusunda her türlü insiyatifin önüne
geçildi. Ekonomik durum değişiyor. Çünkü operatörlerin devreye
girmesi ile, kaçınılmaz bir teknik yenilenme sözkonusu. Modernizasyon
açısından 2 sene öncesine kadar çok ümitsizdik. 30-40 yıl öncesinin
teknolojilerine sahiptik ve bunlar günümüz ihtiyaçlarına cevap
vermiyordu. Çeşitli yabancı firmaların çekilmesi ile bize bu
yenilemeleri gerçekleştirdik. Artık 100 binin üzerinde çağdaş
telefon hizmetleri ve uydu telefon bağlantıları sağlanıyor. Şirketimizi,
bölgesel operatörden uluslararası operatör haline getirdik. Tabi
teknik |
|
başarılarımız, ekonomik başarıları da beraberinde
getirdi. Zararda olan bir şirketken kısa sürede kara geçtik ve tüm bu
yenilemeleri kendi iç kaynaklarımızla gerçekleştirdik”
Fuar, bu yıl ikinci kez düzenlendi
15-17 Nisan tarihlerinde ise, Hilton Convention Center’da
konferanslara paralel fuar bölümü gerçekleştirildi. Bölge ülkelerine
ürün ve hizmet sunmak isteyen kuruluşlar ve yerel telekom şirketlerinin
katıldığı bölüm geçen yıla nazaran daha hareketliydi.
Spintek, telekom çözümlerinde iddialı
Spintek Ceo’su Kaya Bağ, Türkiye’de 1997’den beri ‘Bilgi
Teknolojileri’ sektörüne profesyonel yaklaşım ve kaliteli servis anlayışını
yerleştirmek amacıyla organize olduklarını söyledi. Telekom operatörleri
ve İnternet servis sağlayıcılarının hizmet sunabilmeleri için çeşitli
sistemler kurduklarını belirten Bağ, bu konuda uzmanlaştıklarını ifade
etti. Geçen zaman içerisinde pazarın kendilerini yönlendirdiğini kaydeden
Bağ, vizyonlarını geliştirerek uzmanlık alanlarını çeşitlendirdiklerini
bildirdi. Bağ, “Uzmanlaştığımız alanlardan en önemlisi, kurulduğumuz
günden beri, gelirlerimizin önemli bir kısmını oluşturan kurumsal şirketlere
yerel alan ve geniş alan ağları kurmak. Tekstilden kimyaya kadar her
sektörden müşteri potansiyelimiz var” dedi.
Bir buçuk sene önce kendi bünyelerinde bir telekom çözümleri
bölümü oluşturduklarını dile getiren Bağ, Türkiye’de 2004’ün Ocak ayından
itibaren Türk Telekom tekelinin kalkmasının ardından ortaya çıkacak
olan alternatif operatörlere, çözüm geliştirmek amacıyla hazırlandıklarını
söyledi. Geçen yıl İstanbul Cebit Fuarı’ndaki katılımcılar arasında,
telekom çözümleri sunan tek firmanın Spintek olduğunu belirten Bağ,
şunları söyledi:
“ Bunun Türkiye’nin gündemindeki en önemli konu olmasına
karşın hiç ilgi görmemesi ve şirketlerin orda örnek çözümler sunmaması
sektörümüz açısından üzücü bir olaydı. Kurduğumuz telekom çözümleri
departmanında alternatif operatörlerin ihtiyaç duyabilecekleri her
türlü ürün bulunuyor. Ayrıca, bu şirketlerin ihtiyaç duyabilecekleri
altyapıda ödeme sistemleri, sesli yanıt sistemleri, ön ödemeli kart
servisleri verebilmek üzere yazılım ve donanımlar da sunmaktayız. Bunun
yanında, müşterilerimize Sanal Özel Ağ hizmetleri de veriyoruz.”
“Veri arşivlemede iş ortağımız HP”
Müşterilerinin depolama ve arşivleme konusuna büyük önem
göstermeleri nedeniyle depolama, arşivleme ve merkezi sunucu sistemleri
departmanı kurduklarını kaydeden Bağ, “Bu konuda HP ile yaklaşık 1
yıldır yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Yani HP’nin sertifika, sunucu
ve arşivleme iş ortağıyız. Bütün bu servisleri telekom operatörlerine,
İnternet sağlayıcılarına,Türkiye’de bulunan sanayi ve serbest bölgelere
yönelik çözümler üretmeleri açısından oluşturduk” şeklinde konuştu.
Servis hizmetlerinde ‘Spinser’
“Ürünlerin satışının gerçekleşmesinin ardından servis
hizmetleride büyük önem taşıyor. Spintek servis departmanını, satışın
cazibesinden etkilenmemesi ve elemanların hoyratça kullanılmaması için
ayrı bir anonim şirket olarak oluşturdu. Spinser’de Spintek’in teknik
elemanları bulunmasına karşın yönetimi tamamen ayrıdır. Ayrıca, Spinser’in
zaman paylaşımı, finans kaynaklarının kullanımı ve Türkiye’de yayılması
tamamen bağımsız olarak geliştirilmiştir. Türkiye’nin her ilinde servis
verebiliyoruz”
“Müşterilerimizi gereksiz yatırımlardan sakınıyoruz”
Spintek’in en önemli amaçlarından biri, müşterilerinin
çıkarlarını gözeten doğru konfigürasyonları yapmak ve onları gereksiz
büyüklükteki yatırımlardan sakınmaktır. Türkiye’de yapılan en büyük
hata; müşterinin ihtiyaç duyduğu değil, bütçesine sığan ürünleri satmak.
Ancak, biz bu yanlış bütçelendirmeyi önlemeyi ve müşterilere doğru
bir iletişim ağı tasarımı yapmayı hedef edindik. Müşterilerimize istedikleri
ürünü değil, ihtiyaç duydukları ürünü veriyoruz. Spintek, yeni bir
departman hazırlığına girdi. İnternet üzerinden ses iletimi (VoIP)
ve şirket için santral çözümleri sunacağız. Şirket içi haberleşme verimliliğinin
artması gerekiyor, bu da veri haberleşme ve ses sistemlerinin birleşmesi
ile olur. Biz de buna uygun ürünler seçtik ve orta ve büyük ölçekli
şirketlere uygulayabileceğimiz Müşteri İlişkileri Yönetimi-CRM’de içeren
VoIP santral sistemleri tasarladık. Dünyada bu konuda lider olan şirket
ürünlerini birleştirerek, bu yıl içinde müşterilerimize sunacağız.”
diye konuştu.
Thuraya, ürün ve hizmetlerini tanıttı
Türkiye, Rusya, Ermenistan, Afganistan,
Azerbaycan, İran, Gürcistan, Kazakistan, Türkmenistan, Ukrayna,
Bulgaristan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan’dan devlet
telekom delegeleri, BT ve telekomünikasyon profesyonelleri ile
işadamlarının ziyaretçi olarak katıldığı fuarda, Thuraya da bir
stand ile yer aldı.
Thuraya Genel Müdürü Hakan Çelikoğlu, Thuraya’nın
Orta Asya ve Hazar Bölgesi’nde yüksek satış potansiyeli bulunduğunu
belirterek şunları söyledi: “Thuraya 2003 yılında genişleyen
servis ağıyla daha geniş bir coğrafyaya kesintisiz haberleşme
imkanı sunmaya başladı. Orta Asya ve Hazar bölgesi de kapsama
alanımız içinde yer alıyor. Caspian Telecoms Fuarı’nda bu bölgelerden
kurum ve kuruluşlarla görüşerek ürünlerimizi ve hizmetlerimizi
yakından tanıtma fırsatı bulduk. |
|
Bu çerçevede fuarın önemli bir platform olacağını
düşünüyorum.”
Avrupa, Hindistan, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey ve Orta
Afrika bölgelerindeki 99 ülkeyi kapsayan Thuraya mobil uydu telekomünikasyon
sistemleri, 10 Haziran 2003 tarihinde fırlatılarak yörüngesine yerleştirilen
Thuraya 2 uydusuyla kapsama alanlarına Çin, Malezya, Endonezya, Singapur,
Tayland, Filipinler, Kamboçya, Vietnam, Japonya, Burma, Kore, Papua
Yeni Gine, Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti ve Moğolistan’ı da kapsama
alanına dahil ederek servis ağını daha da genişletti.
Küresel taşıyıcılar ve evrensel uygulamalar için, ethernet
üzerinden sağlanabilen Dünya’daki tek çözüm
| RAD Data Communications, düşük
ve yüksek hızlardaki SDH ve PDH devreler için taşıyıcı kuruluşlara
yönelik ve Dünya’da tek olan ethernet uygulamalarını sergiledi.
Sunulan yeni ürünler, SDH ve PDH
dönüştürücüleri üzerinden Gigabit ethernet, ethernet çoğaltıcısı ve
‘ethernet-over-SDH customer located equipment (CLE)’ birimlerini içeriyor. Bant
genişliği yönetimi, bağlantı kapasite düzenleme (LCAS) ve |
|
genel çerçeve protokolünü (GFP) destekleme önemli
fonksiyonlardan.
RAD Data Communications’da ürün yönetimi direktörü olan
Amir Karo, “ RAD olarak; PDH ve SDH altyapısı üzerinden anahtar teslimi
ethernet çözümleri, SDH çevirici birimleri ve Gigabit ethernet çeviricilerini
pazara sunuyoruz. RAD, SDH üzerinden ethernet ve PDH altyapı sistemi
cihazlarının ürün takımına sahip olmakla gurur duymaktadır” Dedi. Karo,
“Bu ürünler hem servis sağlayıcılar hem de son kullanıcılar için düşük
E1’den, tüm E1’e ve hatta n x E1 ve STM-1 hızlarına kadar çok çeşitli
ethernet servisleri sunuyor. Sonuç olarak, artık pazarda her türlü
taşıyıcı gereksinimi ve yerleşke uygulamaları için tek bir kaynak sağlayıcısı
var” Diyerek sözlerini tamamladı.
SDH dönüştürücüler üzerinden yeni Gigabit ethernet
RAD, organizasyonun Fuar bölümünde 2 yeni yüksek hızlı
ethernet dönüştürücüsünü de sergiledi. RIC-155 GE hızlı ve verimli
bir şekilde SDH ve PDH ağları üzerinden GbE trafiğini taşımak için
tasarlanmış, maliyet düşürücü bir STM-1 üzerinden Gigabit ethernet
geçiş yolu. Diğer bir dönüştürücü RIC-155A ise; bir tek STM-1 bağlantısı
üzerinden, dinamik olarak, iki farklı hızlı ethernet trafiğini yönetebilme
özelliğine sahip. Her iki ürün de, tüm SDH adaptörleriyle ile tam uyumlu
olarak çalışabilmekte. Bu da ürünleri, özellikle İSS’ler veya müşterilerine
geniş bant ethernet servisi sunmak isteyen taşıyıcılar için çok cazip
bir seçenek haline getiriyor. Ayrıca RIC-155 GE, büyük dosya transferleri
ve video akışlarındaki yüksek ağ verimliliği için 9000 bite kadar olan
‘Jumbo Frames’i de destekliyor.
Düşük hızlı ağlar üzerinden ethernet
Amir Karo, SDH/SONET ağ bağlantılarının bir çoğunun düşük
hızlı PDH kanallarının üzerinden yapıldığını açıkladı ve satıcılardan
çok azının küçük E1, E1 veya n x E1 üzerinden ethernet taşımacılığı
için taşıyıcı sınıfı çözümleri önerdiğini söyledi. RAD’ın yeni RICi-E1
ve RICi-E3 PDH’dan ethernete uyarlanmış dönüştürücülerini tanıtan Karo,
bu bir dönüm noktasıdır çünkü böylece E1 ve E3 hatları taşıyıcı yatırım
LAN trafiğinde PDH arabirimleriyle birlikte tamamen kullanılacaktır.
Ethernet servislerinin taşımacılığı veya farklı hızlardaki
PDH üzerinden farklı konumlardaki yatırım yerel alan ağlarının bağlantıları
genellikle pahalı WAN-geniş alan ağları yönlendiricilerin konuçlandırılmasını
gerektiriyor. Yüksek sermaye harcamalarından ziyade bu çözüm, ayrıca
hazırlama ve bakım için devam etmekte olan işletme giderlerini de zorunlu
kılıyor. Bunun tersine, RAD’ın yeni RICi cihazları çok ucuz ve kurulumu
da çok basit. Bu cihazlar, trafiği şeffaf olarak taşımaları ve protokol
bağımsız olmaları nedeniyle, LAN ayarlarında değişikliğe gerek de kalmıyor.
Bu da, ağ planlamasını sadeleştiriyor ve ana ağa bağlı olan farklı
LAN’ların tek bir LAN gibi çalışmasını sağlıyor. Buna ek olarak, SNMP
yönetim desteği, bütün ağın sabitlenmesine ve izlenmesine olanak sağlıyor.
Yeni cihazlar E1 ve E3 arasında köprü kuruyorlar
Fuarda RAD’ın akıllı çoğaltıcısı IMXi-4 de tanıtıldı.
IMXi-4 çoklu ve düşük maliyetli TDM E1 ve SHDSL hatları üzerinden LAN
ve yüksek hızlı veri trafiği taşıyor. Trafiği 4 E1 veya SHDSL bağları
üzerine ayırarak, şeffaf LAN servislerinin veya başka bir yüksek hızlı
veri akışının WAN’lar üzerinden geçişini sağlıyor. IMXi-4 ethernet
paketlerini şeffaf olarak taşırken, servis sağlayıcıların yeni nesil
cihazlarını TDM ortamında kullanabilmesini sağlıyor. Kablosuz erişim
sağlayıcılar, İnternet protokolü tabanlı cihazlar ethernet arabirimine
bağlantısını kullanarak, TDM ağı üzerinden ethernet tabanlı ana sayfaya
ulaşabilmekteler.
SDH altyapısistemi üzerinden enternet trafiğinin
tam kullanımı
Müşterilerin, SDH ağları üzerinden yerel ağlara bağlanarak
sadece bant genişliğini kullanması ve bunun için ödeme yapmasını sağlamak,
servis sağlayıcıları için en büyük sorunlardan biridir diyen Karo,
bunun nedeninin; SDH ağlarının veri değil, sayısal ses için düzenlenmiş
olmasını gösterdi. SDH’da, alışıldık olunmayan hızlarda yerel ağ trafiğini
taşımak için mevcut olan SDH ağlarına ihtiyaç duyulması önemli bir
sorundur. Karo, “Düşük tanecikli 2 veya 1.5 Mbps’de istek üzerine ilave
bant genişliği sağlamak isteyen SDH operatörleri, artık müşterilerine
herhangi bir yükseltme yapmadan var olan ağları üzerinden, yeni nesil
servislerini kullanma şansı sunuyor,” dedi. Yeni görsel birleştirme
teknolojisinden, 2 Mbps’de (VC-12) veya 1.5 Mbps’de (VT1.5) yararlanmak,
ethernet üzerindeki veri akışının çoğalmasıyla sonuçlanıyor. Bu da,
ethernet trafiği için SDH hattının tam kullanımı anlamına gelmekte.
Bu nedenle RAD, fuarda FCD-155 SDH CLE üzerinden ethernet
ürünlerini de sergiledi. Bu ürün, görsel birleştirmeyi kullanarak,
ethernet trafiğini SDH görsel bellekleri içine, n x 2 Mbps’in (VC12)
veya n x 1.5 Mbps’in (VT1.5) çoğul artışları halinde geçiriyor. Buna
ek olarak, SDH ağı üzerinden ethernet trafiğini taşırken, FCD-155,
ilave TDM kanallarını da, toplam 4 E1 hattına, tek bir E3’e veya sub-STM-1
hattına kadar taşıyor.
3.kuşak haberleşme ağları için maliyet düşürücü hücresel
çözümler
RAD’ın yeni ATM ailesi serisi ACE-3x00 ürünleri, 2, 3
ve 4.nesil ağlarını kullanabilmek için gereken esnekliği ve yeteneği
sağlıyor.
RAD’ın yeni ACE-3200 ve ACE-3400 cihazları 3.nesil servislerinin
yaygınlaşması sonucunda ortaya çıkacak hızlı hücresel trafiğe olanak
sağlamak için tasarlandı. RAD Data Communications’da hücresel ve kablosuz
ağlar iş gelişimi yöneticisi olan Gabriel Junowicz’e göre yeni cihalar;
(E1) hatlarının kullanılabilmesi, eldeki kaynaklarının en ekonomik
şekilde değerlendirilmesi ve müşteriye güvenilir çoğul ortam 3.nesil
servislerinin ulaştırılmasını sağlayan çok uygun bir çözüm.
Yeni çözüm, CapEx ve OpEx’i düşürüyor
UMTS servislerinin ilk fiyatlarının belirlenmeye başladığı
bugünlerde, gezici mobil abonelerin çoğu 3.nesil sistemine hemen geçemeyecek
veya geçmek istemeyecek. Junowicz’in öngörülerine göre; bu nedenle
GSM hizmetleri bir anda 3.nesil ağlarıyla değişemeyecek ve bu iki sistem
daha uzun süre beraber işleyecek. 2.nesil’den 3.nesil’e olan uzun süreli
geçiş dönemi nedeniyle, 3.nesil uygulamaların 2.nesil sistemiyle beraber
kullanılması gerekecek . İki nesil teknoloji için de kullanılabilen
tek bir toplayıcı, CapEx ve OpEx için önemli tasarruflar sağlamakla
kalmayacak, hücresel GSM servis sağlayıcılarını CES ve UNI/IMA arasında
geçiş için gerekli esneklik ve yetenek ile de donatacak.
ACE-3200 ve ACE-3400 cihazları; ATM ile, hem GSM ekipmanına
AAL1 üzerinden bağlanarak CES servisleri sağlamak hem de IMA üzerinden
de UMTS’e bağlantı sağlamak amacıyla uygun şekilde tasarlanmış. Bu
çözüm, servis sağlayıcıların Node Bs ve 2.nesil merkez istasyonlarını
birlikte kurarak ve hücresel servisler için de aynı ağı kullanarak
harcamalarını en aza indirecek. ACE-3x00 ürünleri, farklı noktalardaki
trafiği toplayarak tek bir ATM bağlantısına yönlendirecek.
Esnek cihazlar
ACE-3200 ve ACE-3400’deki bağlantı yuvaları, TDM veya
ATM (UNI veya IMA) şeklinde programlanabilir olacak. Böylece servis
sağlayıcılar, tek tip cihaz alıp onu gerekli koşullara göre programlayabilecekler.
Bu özellik; operatör ve taşıyıcıları, her servis için gereken bağlantı
sayısının yükselmesi endişesinden kurtaracak. Ayrıca, servislerdeki
talep değişiklikleri için gereken yedek bağlantı yuvası bulundurma
zahmetinden de kurtaracak.
Geleceğe dönük garantili bir yatırım
ACE-3x00 ürünleri, ATM veya ethernet seçimli olarak sipariş
verilebiliyor. Bu da, taşıyıcının yatırımını koruyarak, IP/MPLS ağları
üzerinden 3.nesil’e yumuşak bir geçiş veya 4.nesil’e kolay uyum olanağı
sağlayacak.
ACE-3200, BTS/Node B konumundaki E1’leri birleştiriyor
ve operatöre ön şart olarak gereken E1 hat sayısını çok büyük ölçüde
azaltıyor. ACE-3200 ayrıca, taşıyıcıların bulunma noktasında (POP-Point
of Presence) da konuçlandırılabilir ve böylece taşıyıcılar GSM operatörlerine
servis sağlarken tasarruf yapabilirler. Bu ürün, 8 veya 16 bağlantı
yuvalı olarak sipariş edilebiliyor.
ACE-3400 bu yılın sonlarına doğru satışa sunulacak. Bu
modüler cihaz 32, 63 E1, 42 veya 84 T1 girişleriyle çalışabilir ve
özellikle taşıyıcının bulunma noktasında veya gezici RNC konumunda
konuşlandırılmak için tasarlanmıştır. Bu ürünler servisin kesintisiz
devamı için kolaylıkla değiştirilebilecek şekilde tasarlanmışlardır.
RAD Data Communications’da ATM ürün hattı müdürü olan Ilan Tevet’e
göre, ACE-3x00 ürünleri, piyasadaki en iyi ürünler olup, en uygun fiyata
satılmaktadır. Tevet sözlerini, bu ürünler, operatörlerin 3.nesil karşılamalarına
yardımcı olacak şeklinde tamamlıyor.
RAD
1981’de kurulmuş olan RAD Data Communications, ses ve
veri haberleşmesi ve telekomünikasyon uygulamaları için yapmakta olduğu
yüksek kalitede donanım üretimi ile, uluslararası pazarda yerini almıştır.
RAD çözümleri servis sağlayıcılara, küresel taşıyıcılara, evrensel
çözüm sunan kuruluşlara; veri ve ses haberleşmesi konusunda, alt yapıdan
başlayarak tüm gereksinimleri için karlı çalışma ve rekabetçi olabilme
imkanı sağlamaktadır. Şirketin yıllık üretimi 8 milyon birim ürün civarında
olup, dünyada iyi bilinen 150 operatör ve taşıyıcı kuruluş ile çok
çeşitli ortaklıklar tesis edilmiş durumdadır. Tüm dünyaya yayılmış
müşterilerine 105 ülkedeki, 200’den fazla RAD dağıtıcısı ve çözüm ortağı
ve 19 RAD ofisinden destek sağlanmaktadır.
RAD, dahili haberleşme ağı ve genel ağ çözümleri ile
konusunda bir dünya lideridir.