Kenan CAVNAR

 

Danışmanın dediği

Hayret çok da memnunum diyordu!...

Son zamanlarda gerek şirket yönetimi gerekse çalışanlar arasında sıkça konuşulan konu, artık kimin şirketinden memnun olup olmadığının eskisi kadar net bir şekilde anlaşılamaması. Böyle bir giriş sonrasında, içinizden peki ya çalışan memnuniyeti araştırmaları bunun için yapılmıyor mu zaten diye düşünmeyin..Tabi ki birçok kurumsal şirkette bu araştırmalar yapılıyor ve sonuçları da verimli bir şekilde değerlendiriyor ancak benim bahsedeceğim konu biraz işin kör noktasını oluşturuyor.
Önümüzde 2 temel soru var; ilki çalışma ortamında yaptığı işten, çalıştığı şirketten memnun olduğunu dile getiren çalışanların kısa zamanda işyerlerinden ayrılmaları, ikincisi ve bana göre en vahim olanı, yıllardır işinden memnun olmadığını söyleyip de artık bir memur gibi görevine devam eden çalışanların varlığı. Çalışan memnuniyeti araştırmaları bu farklı kategoride olan çalışanların oranlarını rahatlıkla gösterebilmekte. Ancak sorun, her iki durumun kaynağının çabuk çözümlenmesi mümkün olmayan sorunlara dayanmakta.
Çaycısından yöneticisine kadar herkesi mutlu ve memnun edebilmek…Peki nasıl?  Çalışanları, profillerine uygun pozisyonlarda görevlendirmek, onlara kariyer beklentilerini karşılayan kariyer yolları önermek, piyasa koşullarında rekabet edebilir bir ücret vermek, çalışanların motivasyonlarını ve dolayısıyla performanslarını etkileyen unsurların başında gelir. Çalışanların beklentilerini doğru karşılayabilmek önce doğru tespit mekanizmalarının kurulmasına bağlıdır. Çalışan Memnuniyeti araştırmaları, çalışanların kurumun insan kaynakları uygulamaları konusundaki görüşlerinin alınarak beklentilerinin belirlenmesinde rol alan en önemli araçlardan biridir. İnsan Kaynakları uygulamaları anlamında “işletme körlüğü”nün önüne geçilmesini sağlaması açısından son derece yararlı olan bu uygulamaların yararlı olabilmesi takibinde iyileştirilmesi gereken, acil önlem alınması gereken alanlar üzerindeki aksiyon alabilme becerisinde yatmaktadır. Yoksa tek başına sorunu tespit etmek hiç kimseyi arzu ettiği noktaya taşımaz.
Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır; çalışan performansı ile çalışan memnuniyeti birbirine sımsıkı bağlıdır. Çalışanların daha iyi performans sergilemeleri için önlerindeki engellerin kaldırılması, motivasyonu arttırabilmek için hangi faydaların optimize edilebileceği, etkin kurumiçi iletişimin sağlanması gibi pek çok husus memnuniyeti etkileyeceği gibi, bu durum şirkete bağlılığı da arttıracaktır. Günümüzde, şirkete bağlı olup üretkenlikten uzak çalışan tiplerine de sıklıkla rastlamak mümkündür. Bu tip çalışan kitlesi, memnun olup da gidenlerin gitmelerinde ne kadar etkilidir onun üzerinde durup düşünmeyi gerektirmektedir. Öyle ya kimse ben memnunum deyip de üç gün sonra gitmeyi istemez.. ta ki sizi birilerinin gitmeye zorlamasına kadar hele bir de şirket yönetimi ile bu kitlenin yapıları uyumlu bir hal alırsa o zaman sorunun cevabı nettir. Zaten memnun değildi ve gitti. İşin en kötü tarafı şirket yönetiminin çalışanların menfaatine çalıştığı ve elinden geleni yaptığı bir zamanda işinden memnun olanların gitmesidir.
Hayret çok da memnunum diyordu diyenleri, memnum değilim ama bağlıyım diyenlerden daha titizlikle takip edip, onların üzerine eğilmek belki kısa vadede daha önemli sonuçların alınmasında önemli rol oynayacaktır. 
Sevgiyle kalın…
Kenan Cavnar


Köşe Yazarları
Danışmanın Dediği