Ekim ayı başında piyasaya sunacağı 50 ve 55 serisi
GSM telefon ürünleriyle atağa geçecek olan Siemens Mobile'nin mali
yılı bu ayın sonunda bitiyor.
SON bir sene içinde
organizasyonel değişiklikler yaşayan ve yeni ofisine taşınan bölüm hızlı
bir tempoyla yeni mali yıla hazırlanıyor. "Mobil iletişim ürünleri
ve çözümleri sunan firma" kimliğini ön plana çıkarmak yönünde çalıştıklarını
vurgulayan Siemens Enformasyon ve Komünikasyon Bölümü Mobil İletişim
Ürünleri Satış Müdürü Levent Kocatürk'ten son bir yılın değerlendirmesini
ve geleceğe yönelik stratejilerini öğrendik.
Yeni mali yıllarını açmak üzere olduklarını söyleyen Levent Kocatürk,
son bir senede bünyelerinde gerçekleştirdikleri çalışmaları ve değişiklikleri
şöyle anlattı:
| "Siemens Mobile'da göreve başladığımda
öncelikle ekibimizi oluşturduk, görev dağılımları yapıldı ve müşterilerle
tanışıldı. Siemens Mobile olarak ekibimizi büyüttük. Satış ekibi
olarak beş kişiye ulaşmış durumdayız. Bana bağlı çalışan ürün
müdürü arkadaşlarımız var. Burak Önel, KVK ve Genpa kanadından;
Gökalp Ekşi, Başarı Elektronik ve Netcell'den; Selda Yaran, Aria
kanadından ve Fuat Bozkurt, DECT ürünlerimizden sorumlu olarak
çalışıyor. O günden bugüne kadar yaptıklarımıza bakacak olursak;
ilk olarak günün koşullarına ve yeni hedeflerimize uygun olarak
kanal ve satış stratejimizi gözden geçirdik. O dönemde GSM telefon
tarafında tek iş ortağımız olan Netcell'le çalışırken, KVK ve
Genpa ile yeniden el sıkıştık. KVK ve Genpa ile eskiden çalışılıyor
olmasına karşın uzunca bir ara verilmişti. Sonra Başarı Elektronik'le
distribütörlük anlaşması imzaladık. Böylece GSM telefon tarafında
dört iş ortağına ulaşmış olduk. Aria ile beraber bu sayı beşe
çıkmış oldu. DECT ürünler tarafında sadece Tesan ve İnterkom'la
çalışırken yine KVK'yı, Genpa'yı ve Başarı'yı DECT |
|
telefonların satışına dahil ederek bu tarafta da
bir kanal genişlemesi yarattık. Daha sonra da satış politikalarımızla
ilgili yenilikleri iş ortaklarımızla paylaştık."
Son bir senede gelinen
yer
"İlk olarak 45 serisini Ekim'den itibaren pazara tanıtmaya başladık.
Bu serinin bir elemanı olan C45 adlı ürünümüzü Kasım ortasında pazara
sunduk. Ürünün pazardan çok talep görmesi getirilmesinin vakit almasına
neden oldu. Gigaset 4000 serisini Ocak ayından itibaren tanıtmaya
başladık. Zaten o dönem 35 serisi ürünlerimiz C35, M35 ve S35 vardı.
C35 o seri içinde en savaşçı olan ürünümüzdü. Strateji olarak yavaş
yavaş 35 serisini geri çekip 45 serisini ve yeni savaşçı ürünümüz
olan C45'i piyasaya sürdük. C45 Aralık ayında yirminci ürünken, Ocak'ta
on ikinci oldu. Şubat ayında ilk ona giren ürün, Mart ayından itibaren
hep ilk beşin içinde yer aldı. Bayi ve tüketici tarafında, distribütörlere
yönelik çeşitli etkinliklerle ve reklam destekleriyle ürünün arkasında
yoğun olarak durduk. Ürün ilk beşe girdi ve bu durum hala devam ediyor.
GPRS uyumlu ürünler olarak piyasaya sunduğumuz S45 ve ME45'in ardından
sıra MP3 çalarlı SL42 ve SL45'e geldi. Daha sonra Amerika pazarına
da uygun olan üç bant özellikli S40 pazarda yerini aldı. DECT ürünler
tarafında ise 3000 serisini yavaş yavaş geriye çekip 4000 serisi ürünleri
ileri sürdük. 4010 Classic, 4010 Comfort, 4015 Classic ve 4010 Micro
gibi ürünlerden oluşan Gigaset serisinde oldukça iddialıyız. Özellikle
4010 Micro üst seviye bir ürün olmasına karşın orta seviye ürünlerimizden
daha fazla satılıyor. Tüketici GSM telefon görüntüsünden dolayı bu
ürünü çok benimsedi. DECT ürünlere olan talep her geçen sene artıyor.
Ben bunu insanların GSM telefonlara olan alışkanlıklarıyla bağdaştırıyorum.
İnsanlar sokakta yaşadıkları rahatlığı evlerinde de istiyorlar. Öte
yandan görüldükçe ve yayıldıkça da insanlar arasında bir talep oluşuyor.
İş ortaklarımız ve üreticilerden aldığımız geri bildirimlere göre
şu anda DECT ürünlerinde % 60'lık bir pazar payımızın olduğunu söyleyebiliriz.
Bir önceki dönem bu oran % 45 civarındaydı ve biz yaklaşık % 20'lik
bir artış gerçekleştirdik. DECT alanında çalışan 4-5 tane firma var.
Piyasada bizim dışımızda Panasonic, Audioline, Doro ve Karel'in getirdiği
OEM markaları var. Ericsson da vardı ama bu konuda pazardan çekildi.
DECT pazarında yakaladığımız payı daha da arttıracağımıza inanıyoruz.
Pazarın yeteri kadar büyük olmaması tek engelimiz. Bu nedenle pazarı
biraz eğitmek ve büyütmek gerekiyor. Bizim stratejimiz bu olmalı."
Pazar payları, gelecek yeni ürünler, beklentiler
"GSM telefonlarda en son gelen Haziran ayı raporlarına baktığımızda
ilk dokuz ayda % 8,5'luk bir pazar payı elde ettik. Geçen senenin
ilk dokuz ayına baktığımızda bu rakam yaklaşık % 6'da duruyordu. Burada
da, pazar payımız itibarıyla % 40'a yakın bir artış sağlamış durumdayız.
Yakın zamanda 50 ve 55 serilerimizi piyasaya sunacağız. Bu seriden
M50 ürününü Mart ayında gerçekleştirilen CeBit Fuarı'nda tanıtmıştık.
A50 ve C55 gibi ürünlerimizi de Singapur'da yapılan CommunicAsia Fuarı'nda
tanıttık. Bu ürünleri Ekim ayında başlayan yeni mali yılımızla birlikte
piyasaya sunmaya başlayacağız. 45 Serisi için geçtiğimiz yıl toplu
bir tanıtım yapmıştık. Küresel strateji değişikliğimiz doğrultusunda,
bundan sonra her iki ayda bir yeni bir ürün sunmayı planlıyoruz. Dünyaya
baktığımızda mobil telefonlar üst ve alt uç olarak ikiye ayrılıyor.
Ortada ise çok fazla bir hareket yok. Dolayısıyla ürün portföyü ve
tasarımı yapılırken bu koşullara göre bir yapılanmaya gidiliyor. Teknolojik
gelişmeler orta ucu üst uca doğru gitmeye zorladı.
Tüketici hazır olmadığı ya da yeterince eğitilmediği halde firmalar
pazar yaratmak ya da ciro yapmak adına birtakım teknolojileri vaktinden
çok erken getiriyorlar. Hızlı verinin tarihine şöyle bir bakarsak,
HSCSD (High Speed Circus Switch Data) geldiğinde çok az operatörde
olduğunu görüyoruz. Bu teknoloji Türkiye'de hiçbir şekilde tutmadı
ve buna yatırım yapan operatörler için ölü bir yatırım olarak kaldı.
Arkasından WAP erişimi geldi ancak bu kez uç birimler zamanında piyasaya
çıkmadı. Daha sonra GPRS geldi. Bu teknoloji ise bir durgunluk yaşıyor.
Şu ana kadar operatörler de kapasite artırımına gitmediler ve ilk
yaptıkları yatırımla duruyorlar. Oysa GPRS uyumlu telefonlarda Class
10 ürünler piyasaya çıkıyor. Şimdi ise ÇOMS (Çoğul Ortam Mesaj Servisleri
- MMS - Multimedia Messaging Services) teknolojisi geldi ancak bu
konuda çalışmalar yolun çok başında. Şu anda operatörler arasında
ya da iki ayrı model telefon arasında mesajlaşma mümkün değil. Bunun
bir adımı olarak Siemens ve Nokia açık ortamları birlikte geliştirme
konusunda bir anlaşma imzaladı. Böylece önümüzdeki dönemde üretilen
yeni model Siemens ve Nokia telefonlarda, farklı model ve markadan
kaynaklanan uyumsuzluk sorunu ortadan kalkmış olacak. Bu, operatörlerden
de gelen bir talep. ÇOMS konusunda yaşanan karmaşadan dolayı biraz
duraksayarak pazarı gözlemlemeye karar verdik. ÇOMS uyumlu ürünümüzü
2 ay kadar daha piyasaya sunmayacağız. Yaşanan belirsizlik nedeniyle
şu anda ÇOMS uyumlu telefonlar çok pahalı. Ürünlerin fiyatları 750-850
milyon Lira civarında değişiyor ve tüketici bu parayı verdiği zaman
umduğu hizmeti alamadığında tepki gösterme riski söz konusu. ÇOMS
uyumlu ürünlerimizi sonbahardaki gelişmeler doğrultusunda pazara sunacağız.
O kanattaki ürünümüzün adı da, S55."
Kablosuz modül uygulamaları
"Bu sene başında yeni yapılanmadan sonra üzerine düştüğümüz bir
ürün grubumuz daha var: Kablosuz ürünler ve bu ürünlerle birlikte
gelen mobil yaşam. Kablosuz modüller (Wireless Modules) bugüne kadar
pek hak ettiği ilgiyi bulmadı. Kablosuz, GSM ve GPRS tabanlı olan
bu ürünler, terminal ve modül olarak ikiye ayrılıyor. Terminal diye
adlandırdıklarımız kapalı bir kutu görünümünde. Sizin için hazır gelen
bu ürünün sadece seri yuvadan bağlantısını yapıyorsunuz. Üzerine geliştirme
yapmak istiyorsanız ayrıca modülünü alıyorsunuz.
GSM 900 tabanlı M20 modelimiz var. Artık bu ürün geri plana düştü
ama Türkiye'de birtakım projelerde hala ciddi olarak kullanılıyor.
Daha sonra GSM 900/1800 tabanlı TC35'i piyasaya sunduk. En son olarak
GPRS Class 8 uyumlu MC35'i getirdik. Yakında ilk GPRS Class 10 özellikli
kablosuz modül olan MC45 ürününü Türk pazarına tanıtacağız. GPRS yaygınlaştıkça
bu tür modüllere de ilgi artıyor ve biz bununla ilgili çeşitli çözüm
evleriyle görüşmeler yaparak bu ürünlerin tanıtımlarını yapıyoruz.
İlk projeler üzerinde çalışmalar başladı. Bunlardan birinde Başarı
Telekom M20 terminallerimizi kullandı. M20'lerden sonra şimdi TC35'leri
alarak projelerine devam ediyorlar. Ayrıca devam eden birtakım projelerimiz
var. Bu projeler bittikçe sizlerle paylaşmayı hedefliyoruz. Kablosuz
modüller uzaktan ölçü ve kontrol alanlarında çözüm getiriyor. GSM
şebekesi üzerinden Internet'e girme üzerine bir proje halen devam
ediyor. Aynı zamanda saha satış otomasyonu üzerine çalışmalar gerçekleşiyor.
Sonuçta bu modülle, dizüstü bilgisayarınıza takarak bile çalışabiliyorsunuz.
Dizüstü bilgisayara modülü takıp GPRS şebekesine ulaştıktan sonra
herşeyi yapmanız mümkün. Aynı zamanda benzer uygulamaların SX45i el
bilgisayarı-GSM/GPRS telefon bütünleşik ürünümüzün kullanılarak gerçekleştirildiği
projeler de var. Örneğin; Mobil@Med projesinde bu ürünler kullanıldı.
Bununla beraber ev iletişim ağı uygulamaları için, Simpad SL4 ve iGate
gibi ürünlerimiz var. Bunlara da önümüzdeki günlerde yoğunlaşacağız."
Mobil iletişimde toplam
çözüm portföyü
"Biz sene başında hep şu mesajı verdik: Siemens Mobile olarak
bir mobil telefon firması değiliz. Biz mobil iletişim ürünleri firmasıyız.
Rakiplerimizden de bu anlamda farklıyız ve mobil hayatı mümkün kılan
ürün ve çözümler Siemens'in mobil iletişim ürünleri içerisinde bulunuyor.
Bugüne kadar daha çok GSM ve DECT ürünler üzerine gidilmiş ama biz
şu anda bütün portföy üzerinde yoğun bir şekilde çalışıp yeni projeleri
duyuracağız."
Pazar beklentileri
"Geleneksel olarak pazara baktığımızda; sene başında GSM telefon
satış rakamını 3,5 milyon adet olarak öngörmüştük. Ama şu anda görünen,
senenin 2,75 ile 3 milyon arasında telefon satışıyla kapanacağı yönünde.
Zaten pazar ilk dokuz ay itibariyle 2,12 milyon adet civarına ulaşmış
durumda. Bu bizim beklentilerimizin yaklaşık % 15-20 altında bir sayı.
Bunun sebebi beklenmedik krizler, döviz kurunun çok artmış olması
gibi etkenler. Türkiye koşullarında iş yapmak bir 'meydan okuma',
sağlıklı tahmin yapmak ise büyük bir 'başarı'. Şubat'tan Nisan'a %
81 büyüyüp, Nisan'dan Haziran'a % 81 küçülen bir pazar pek yoktur.
Bu noktada üreticiler de, distribütörler de, bayiler de sıkıntılar
yaşıyorlar. İyi yanı ise; bu koşullar kesinlikle sizi dinç tutuyor.
Sürekli dinamik ve herşeye hazırlıklı olmanız gerekiyor. Tabii bu
noktada karamsar değiliz. 2002'de seçim rüzgarları ve çeşitli hareketlenmelerle
Türkiye'nin önünün açılacağını düşünüyoruz. Türkiye'nin genç nüfusundan
dolayı sahip olduğu potansiyelden ümitli olmak gerektiğine inanıyorum.
Bu anlamda Türkiye, Siemens'in yoğun şekilde odaklanacağı iki üç ülke
arasında yer alıyor ve Siemens, ülkemizdeki çalışmalarına daha da
ağırlık verecek. Bu nedenle biz çok ümitliyiz. Yeni ürünlerle güzel
işler yapacağımıza inanıyoruz."
Levent Kocatürk
1989'da TED Ankara Koleji'nden mezun olan Levent Kocatürk,
1989-1993 yılları arasında ODTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi'nde
okudu. 1993'de aynı bölümde telekomünikasyon üzerine yüksek
lisans öğrenimine başlayan Kocatürk, 93-95 yılları arasında
yüksek lisansa devam ederken TCDDİ'de Genel Müdürlük Tesisler
Dairesi'nde sinyalizasyon mühendisi olarak çalıştı. 1995'te
Karel Elektronik'e geçen Kocatürk, 1999'a kadar dört sene
Karel Elektronik'te iş geliştirme sorumlusu olarak hizmet
verdi. 99'da Ericsson Türkiye Ankara Ofisi'nde Türk Telekom'dan
Sorumlu Pazarlama ve Satış Müdürü olarak çalışmaya başlayan
Kocatürk, bir sene boyunca orada bu görevi yürüttükten sonra
İstanbul'a geçerek aynı görevi Turkcell'den sorumlu müdür
olarak sürdürdü. 2001'de Siemens Ailesi'ne katılan Levent
Kocatürk, evli ve bir çocuk babası. |
|
|