"Türkiye'de Telekomünikasyon: Serbestleştirmeyi nasıl hızlandırırız?"

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği Telkoder, geçtiğimiz ay düzenlediği panelle telekom sektörünü biraraya getirdi.

15 Ağustos tarihinde düzenlenen 'Türkiye'de Telekomünikasyon: Serbestleştirmeyi nasıl hızlandırırız?' başlıklı panelde, Telekomünikasyon Kurumu ve Hazine Müsteşarlığı temsilcilerinin yanı sıra özel sektörden birçok yetkili Türk Telekom'un özelleştirilmesi ve Türkiye'de telekomünikasyon sektörünü tartıştı.
Yöneticiliğini Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı ve Eser Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak'ın yaptığı panelde; Telekomünikasyon Kurumu Üyesi Abdullah Raşit Gülhan, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Tan, Koç Bilgi Grubu'ndan Telkoder Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Murat Ardaç, Telkoder Üyesi ve Oytelnet Genel Müdürü Murat Özbilen ve Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürü Melek Us yer aldı.
Telekomünikasyon sektöründe son birkaç senenin değerlendirildiği toplantıda, günümüze kadar gerekli yasal zeminin oluşturulduğu ve gerekli kurulların hayata geçtiği, bu aşamadan sonra ise uygulamada hız kazanılması ve kurum/sektör işbirliğinin arttırılması gerekliliği vurgulandı.
Serbestleşmeye kısa bir dönem kala yapılması gerekenleri ise Telkoder ve Eser Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak şöyle sıraladı:


"Serbestleşme için öngörülen 2003 yılı sonu öne çekilmeli"
"Pazarın büyümesi için ruhsat/genel izin verilmesi hızlandırılmalıdır. Hakim durumdaki işletmecilerin aşırı düşük veya yüksek fiyat uygulamaları önlenmeli, faaliyetleri iyi değerlendirilmelidir. Arabağlantı konusu çözülmelidir. Altyapı hizmetlerine hızla ruhsat verilmelidir, gerçek rekabet ve ucuzluk bu yolla sağlanabilir. Internet üzerinden ses aktarımı (VoIP) konusunu çözüme ulaştırmalıyız, hırsız-polis oyunlarını bitirmeli, uluslararası görüşmeleri 90 yerine 10 Cent'e sağlayabilmeliyiz. Ayrıca serbestleşme için öngörülen 2003 yılı sonu öne çekilmeli, serbestleşmeyi erteleme çabaları kesinlikle önlenmelidir. İşletmeci kuruluşları kararsızlığa sürüklemekten vazgeçilmelidir."
Telkoder'in sektörde diğer derneklerin boş bıraktığı bir yeri doldurduğunu belirten, hakim durumundaki büyük işletmeler dışında ruhsat ve genel izinle telekom servisi veren orta ve küçük boy firmaların bir örgütünün olmadığına dikkat çeken Arıak sözlerine şöyle devam etti: "Bu firmalar 15 Mart 2002 tarihinden itibaren ruhsat ve genel izin almaya başladılar. Aslında Türkiye'de liberalleşmenin bayrağını da bu firmalar taşıyorlar. Biz bu firmaları örgütlemek amacıyla kurulduk. Örneğin malzeme üreten firmalar bizim derneğimize dahil değiller. Çünkü onların düşünceleri, çıkarları ve sorunları farklı. Farklı örgütlerin ortak çıkarlar için birbirlerine destek olmaları tabii ki normaldir. Ancak malzeme üreticileri olsun, işletmeciler olsun her grubun kendi içinde örgütlenmesinin en doğru ve tutarlı yapı olduğunu düşünüyoruz". Türk Telekom'un serbestleştirilmesinin geciktirilmesinin sadece sektör için değil Türkiye için de büyük kayıp olacağını belirten Arıak, "Bu konuda çok gecikmiş durumdayız. Gelişmiş hatta orta ölçüde gelişmiş hiçbir ülke yok ki bu serbestleştirmeyi seneler önce tamamlamamış olsun. Bir yasa ile serbestleştirme tarihi belirlenmiş. Bu tarihin ertelenmesi için mantıklı bir gerekçe söylenemez. Yatırımcılardan işletmecilere, yerli ve yabancı kuruluşlara kadar herkes kendini bu tarihe göre ayarlamışken erteleme tartışmalarının ortaya çıkması bile çok kötüdür. Bu tartışma bir an önce bitmeli. Aksine, tarihin öne çekilmesi için neler yapılması gerektiği konuşulmalıdır. Bu konuda Telekom Kurumu da bizim gibi düşünmektedir ve bu yönde çalışmalar da gerçekleştirmiştir. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı harcayacağız" dedi.
Lisans yönetmeliğinin önemine değinen Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Tan, bu yönetmelikle lisans alan kuruluşun yönetmeliğe aykırı davranması halinde yaptırım uygulama imkanının ortaya çıktığını söyledi ve düzenlemeler konusunda Avrupa'dan örnekler verdi.

"Türk Telekom'un özelleştirilmesi 1994 yılında gerçekleşmiş olsaydı 2,8 milyar Dolar ile 5,4 milyar Dolar arasında bir büyüme gerçekleşecekti"

Panele Telekomünikasyon Kurumu adına katılan Kurum Üyesi Abdullah Raşit Gülhan, her zaman sektörün yanında olduklarını vurguladı. Telekomünikasyon Kurumu'nun 2002 iş planına göre 3 aylık bir gecikmesi olduğunu, ancak hızlı şekilde sorumluluklarını yerine getirmek için gayret gösterdiğini belirten Gülhan, vakıflaşma konusunda gerçekleştirdikleri çalışmalara değindi. Türkiye koşullarına uygun bir telekom yasasının gerekliliğini vurgulayan Gülhan, Türk Telekom'un tarifelerinde dengesizlik söz konusu olduğunu söyleyerek, "Tarifede bazı fiyat kalemleri çok yüksekken bazıları ise düşük. Bu konuda bir düzenleme sağlanacak" dedi.
Ulusal dolaşım konusunda yeni yatırımcıların sorunlar yaşadığını belirten Gülhan, bu konuda süregelen yargı sürecini şu şekilde anlattı: "Ulusal dolaşım konusunda esasları düzenledik. Ancak yargı esasları; düzenleyemeyeceğimizi, yönetmelik çıkarabileceğimizi söyleyerek çalışmaları durdurdu. Akabinde yönetmelik hazırlayıp bu yönetmelik esaslarına göre düzenleme yaptığımızı belirttiğimizde, yine durdurulduk. Şu anda konu uluslararası mahkemede görüşülüyor ve Eylül'de birinci aşaması sonuçlanmış olacak. Uluslararası hukuki süreç devam ederken dolaşım konusunda karar vermemiz mümkün değil". Rekabet Kurumu'nun da artık Telekomünikasyon Kurumu adına yetkili olacağını belirten Gülhan, iki kurum arası gerçekleşecek bir protokolle bu alanda çıkan karışıklıkların ortadan kalkacağını ve iki kurumun düzenli bir şekilde beraber çalışacağını
söyledi. Serbestleşmenin geciktirilmeden gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Gülhan, "Serbestleşme daha erken olsaydı sektörümüz şimdikinden çok daha büyük bir hacme sahip olacaktı. Serbestleşmenin daha erken gerçekleşmesi halinde telekom sektörünün gelişimi çok daha hızlı olacaktır. Bu konuda hazırladığımız rapora göre, OECD ülkelerini örnek alarak bir hesaplama yaptık. Bu analiz sonucunda, Türk Telekom'un özelleştirilmesi 1994 yılında gerçekleşmiş olsaydı 2,8 milyar Dolar ile 5,4 milyar Dolar arasında bir büyüme gerçekleşecekti. Serbestleşme küreselleşen dünyanın gerçeği. Bu konuda Avrupa ülkeleri arasında en geride kalan ülkeyiz. Kaldı ki Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkeler de serbestleşmeyi gerçekleştirdiler. Avrupa Birliği'ne girmek istiyorsak, serbestleşme konusunda Batı'yı model alarak çalışmaları hızlandırmalıyız" dedi. Eşit ve rekabetçi pazar koşullarının sağlanmasının sektörün gelişiminde katkısının büyük olacağını söyleyen Gülhan, "Yerli ve yabancı yatırımcıyı pazara çekebilmek için, bu konuda stratejimizi belirlemeliyiz" dedi.

"Üreticilerle beraber konfederatif bir yapı oluşturulabilir"
Şu ana kadar telekom sektöründe çeşitli dernekleşme çalışmalarının olduğunu fakat bunların ağırlıklı olarak üretici firmalara hitap ettiğini belirten Telkoder Yönetim Kurulu Üyesi/Globalstar Avrasya Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Çetin Hakan Kural, derneğin kuruluşunu şöyle değerlendirdi:
"Biz operatörlerden oluşan bir dernek kurmaya çalıştık. Bunun nedeni, üreticilerin farklı ilgi alanları olması. Bu anlamda Telkoder'e gerçekten ihtiyaç olduğunu düşünerek biraraya geldik. Bu derneğin ortaya çıkışı, İkinci Telekomünikasyon Ruhsatı'nın ve Genel İzin tebliğinin özel sektör tarafından şekillendirilmesi için Telekomünikasyon Kurumu'ndan davet üzerine oldu. Biraraya geldikten sonra operatörler olarak tek ses haline gelmemizin son derece faydalı olacağını gördük. Bu amaçla yapılan nabız yoklamaları olumlu sonuç verince, derneğimiz faaliyete geçti. Sektöre ve bu anlamda Türkiye'ye katkısının büyük olacağına inandığımız bir çatıyı oluşturduk diye düşünüyorum. Üreticilere yönelik dernekler söz konusu. Bu derneğin kurulmasıyla üreticilerle beraber konfederatif bir yapı oluşturulabilir. Telekom İşadamları Derneği, Telekom Üreticiler Derneği ve Telekom Serbest İşletmeciler Derneği ayrı şemsiyeler altında ama tek bir çatı altına girebilir. Üstelik bu çok da büyük bir adım olur. Aynı yolu, farklı felsefeyle takip eden ama sonuçta amacı Türkiye'ye yatırım, katma değer ve istihdam sağlamak olan kuruluşlar olarak birarada çalışabiliriz". Serbestleştirmenin tarihinin ileri atılmasını intihar olarak değerlendiren Kural, "Bu herşeyden önce Türkiye'nin güvenilirliğine çok büyük darbe vurur. Bunun yanı sıra telekom servislerinin serbestleştirilmesi çok net bir şekilde katma değer üreten farklı farklı şirketlerin biraraya gelmesi demektir ki bu istihdam ve yatırım demektir. Bunun ötesinde Türk Telekom'un birçok atıl kapasitesinin kullanılır hale gelmesi bu şekilde sağlanacaktır ki bu Türk Telekom'un daha büyük hacimli satışlar yapması anlamına gelir" şeklinde konuştu.
Telkoder'in kuruluş amaçlarından birinin sektör sorunlarını piyasaya ve bu konuda karar veren mercilere aktarmak olduğunu söyleyen Telkoder Üyesi/Oytelnet Genel Müdürü Murat Özbilen, gerçekleştirdikleri ilk etkinlik olan panelin bu amacın bir yansıması olduğunu belirtti ve bu tip etkinliklerin devam edeceğini vurguladı.
Telkoder'in kuruluşunu çok olumlu karşıladıklarını ve ilk etkinliğin çok başarılı geçtiğini söyleyen Netone Genel Müdürü Cem Çelebiler, Telekom Kurumu'ndan ve Hazine Müsteşarlığı'ndan etkinliğe katılım olmasını ümit verici olarak değerlendirdi ve "Bu sektöre gerçekten önem veriliyor ve takip ediliyor. Bu kurumların temsilcilerinin burada bulunması sektörü dinlemeye hazır olduklarını ifade ediyor" dedi.
TISSAD'da yeni bir yapılanma arifesinde olduklarını söyleyen BNet Genel Müdürü Hakan Akan, dernek olarak Telkoder'e üye olmak üzere olduklarını belirtti.

Telkoder
Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (Telkoder), Türkiye'de telekomünikasyon hizmetleri sektöründe tam rekabet ve serbestleşmenin gelişmesine doğrudan katkıda bulunmak, telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren işletmeciler arasında yakın dayanışma ve işbirliğini oluşturarak hizmet kalitesini ve verimliliği yükseltmek, sektörde yer alan şirketlerin güçlenerek dünyaya açılmaları ve dış pazarlarda rekabet edebilmelerini sağlamak amacı ile 26 Haziran 2002 tarihinde kuruldu. Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan Telkoder, ileri ve en ucuz haberleşme olanaklarının sağlanması, ülkemizin uluslararası arenada büyük bir haberleşme merkezi olabilmesi için serbestleşme ve rekabeti savunan işletmecilerin derneği.
Telkoder üyeleri Telekomünikasyon Kurumu'ndan Ruhsat ve Genel İzin almış veya alacak firmalardan oluşmakta. Bu kapsamda Telkoder, Türkiye'de yerleşik, yerli ve yabancı sermayeli, Türk yasalarına göre kurulmuş telekomünikasyon işletmecisi firmalardan AT&T Türkiye, Comsat Türkiye, Eser Telekom, Globalstar Avrasya, Infonet Türkiye, KoçNet, Miltel, Oytelnet, H.Ö.Sabancı Holding ve Satko öncülüğünde kuruldu
.