Telekomda kamu yansımaları...

Fatma AĞAÇ
fatma@telepati.com.tr

Kurum başkanlığına Ömer Arasıl getirildi
Öte yandan, Fatih Mehmet Yurdal'ın Avrupa Radyokomünikasyon Ofisi'nde uzman olarak göreve başlamasıyla boşalan Telekomünikasyon Kurumu Başkanlığı'na Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Arasıl getirildi. Ulaştırma Eski Bakanı Oktay Vural'ın danışmanlığını da yapan Arasıl'ın atanmasına ilişkin kararname, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından da onaylanarak, 2 Ağustos 2002 tarihli Resmi Gazete'de yayınlandı.
1956 Ankara doğumlu olan Arasıl, lisans eğitimini Ege Üniversitesi'nde; yüksek lisans ve doktorasını Dokuz Eylül Üniversitesi'nde tamamladı. Arasıl, doktora sonrası çalışmalarını ABD'de 1986 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. James Buchanan'ın yanında özelleştirme ve iktisat politikaları konularında yaptı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölüm Başkanlığı, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Müşavirliği ve Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü görevlerinde de bulunan Arasıl'ın, özelleştirme, iktisadi istikrar ve istikrar politikaları, kamu açıkları ve finansal serbestleştirme konularında çalışmaları ve
çeşitli yayınları bulunuyor. Arasıl evli ve iki çocuk babası. Bu arada, Telekomünikasyon Kurumu'nda başkan yardımcılığı görevlerini yürütürken kurul üyeliğine seçilen Hüseyin Edis ve Faruk Cömert'in yerine de atama yapıldı. Edis'in yerine başbakanlıkta görev yapan Esat Çıplak kurum Başkan Yardımcısı olarak atanırken, Faruk Cömert'in yürüttüğü Başkan Yardımcılığı görevini de yine Kurum'da daire başkanı olarak çalışan Ertuğrul Karaçuha üstlendi.
Telekomünikasyon Kurumu Başkan Yardımcılığına atanan Doç. Dr. Ertuğrul Karaçuha, 1963 Ankara doğumlu. İ.T.Ü. Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezunu olan, yüksek lisanslarını, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü'nde Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği ile İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde İktisat-Kamu ve Yerel Yönetim İdaresi ile Girişimcilik alanlarında; doktoralarını ise Ç.Ü. ve İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü'nde Elektronik Mühendisliği ile İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde İktisat-Maliye alanında yapan Doç. Dr. Ertuğrul Karaçuha, Telekomünikasyon Kurumu'nda Tarifeler Dairesi Başkanı olarak çalışıyordu. Doç. Dr. Ertuğrul Karaçuha, evli ve iki çocuk babası.
Telekomünikasyon Başkan Yardımcılığına atanan Esat Çıplak ise 1962 Vezirköprü doğumlu. G.Ü. Basın ve Yayın Yüksek Okulu mezunu olan Esat Çıplak, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri olarak görev yapıyordu. Esat Çıplak, evli ve bir çocuk babası.

Ulaştırma Bakanlığı'na Naci Kınacıoğlu atandı

Mecliste 3 Kasım için erken seçim kararı alınması üzerine, Anayasa'nın 114'üncü maddesi gereğince, Oktay Vural'ın Ulaştırma Bakanlığı'ndan ayrılması üzerine bakanlığa bağımsız bir isim atandı. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu Ulaştırma Bakanlığı'na getirilirken, atamaya ilişkin kararname, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından da onaylandı.
Ulaştırma Bakanlığı'nda düzenlenen devir teslim töreninde konuşan Vural, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 3 Kasım 2002 tarihinde seçimin yenilenmesine ilişkin kararı üzerine, Anayasa'nın 114. maddesi gereği görevimden ayrıldım. Yerime Sayın Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu atandı. Kendileri, Türk hukukuna büyük hizmetler vermiş, önemli insanların yetişmesine vesile olmuştur. Görevimi kendisine devretmekten bahtiyarım. Sayın Bakanımızın Ulaştırma Bakanlığı'na ve Türkiye'ye önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum" dedi.
Ulaştırma Bakanı Naci Kınacıoğlu ise "Böylesine önemli bir görevi üslenmekten mutluluk duyuyorum. Sayın Vural büyük bir kabiliyetle, bulunduğu süre içerisinde Bakanlık görevini yürüttü ve başarılı oldu" diye konuştu. Bakan Kınacıoğlu sözlerini, "Kısa bir süre görev yapacağız. Ama süremiz kısa diye işleri oluruna bırakmayacağız. Bu kısa sürede, Bakan arkadaşımızın yarım kalan projeleri üzerinde çalışma gayreti içinde olacağız. Bu azimle başladığımız işleri bitirme fırsatı bulacağımıza inanıyorum" şeklinde sürdürdü.
Devir teslimin ardından Ulaştırma Bakanlığı personeli, Vural'a bir veda töreni düzenledi. Oktay Vural, Bakanlık personelinin alkışları arasında kendi kullandığı özel otosuna binerek Ulaştırma Bakanlığı'ndan ayrıldı.

Telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin başvurularının ikincisi yapıldı

Telekomünikasyon işletmecileri 2'inci Tip Telekomünikasyon Ruhsatı ve Genel İzin almak için Telekomünikasyon Kurumu'na ikinci başvurularını yaptılar.
2'inci Tip Ruhsat ve Genel İzin kapsamında olup, lisans ücretleri Telekomünikasyon Kurulu
kararı ile tespit edilmiş olan Uydu Telekomünikasyon Hizmetleri İşletmeciliği, Uydu Platform İşletmeciliği, GMPCS Mobil Telefon İşletmeciliği, Telefon Mesaj Servisi (0900'lü hatlar) ve Internet Servis Sağlayıcılığı (ISS) hizmetlerini halihazırda Türk Telekom ile yaptıkları sözleşme çerçevesinde kendileri adına yürüten şirketler en son başvurularını 4 Ağustos 2002 tarihinde yaptılar.
Firmalar, Telekomünikasyon hizmetleri sunmak veya altyapıları kurmak ve işletmek isteyen şirketlere 2'inci tip telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin verilmesine yönelik usul ve esasları düzenleyen "2'inci Tip Telekomünikasyon Ruhsatı ve Genel İzin Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ"in yürürlüğe girmesini takip eden 6 aylık sürenin bitimine karşılık gelen 4 Ağustos 2002 tarihine kadar yetki belgesi almak için mevzuata uygun olarak Telekomünikasyon Kurumu'na başvurdular.
İşletmeciler böylece Tebliğ'in Türk Telekom ile sözleşme yapmak suretiyle 2'inci Tip Telekomünikasyon Ruhsatı veya Genel İzin kapsamındaki telekomünikasyon faaliyetlerini içeren geçici birinci maddesindeki hükmü yerine getirdiler.

Alptürk Telekom Genel Müdürlüğü'nden ayrıldı

Yaklaşık üç yıl önce Fatih Mehmet Yurdal'ın Türk Telekom Genel Müdürlüğü'nden Telekomünikasyon Kurumu Başkanlığı'na atanmasıyla birlikte Telekom Genel Müdürlüğü'ne getirilen İbrahim Hakkı Alptürk, milletvekili erken genel seçimlerinde aday adayı olmak için görevinden istifa etti. Alptürk Türk Telekom Konferans Salonu'nda kurum çalışanlarına yaptığı veda konuşmasında, MHP Kocaeli Milletvekili adayı olduğunu açıkladı. Alptürk veda konuşmasını duygusal bir üslupla yaparak, "Yaşamımın sonuna kadar çalıştığım kurumu unutmayacağım. Biz nereden gelip nereye gittiğimizi çok iyi biliyoruz. Milletimin her alanda savaşacak bir askeri olacağım" dedi.
Türk Telekom üzerinde yoğunlaşan eleştirileri duygusal ve ince esprili üslubuyla karşılayan ve zaman zaman da sert tepkiler göstermesiyle tanınan Alptürk, telekomünikasyon sektörüyle hep iyi ilişkiler kurmayı başardı. Alptürk, Türksat 2C Uydusu'nun fırlatılması, Telekom'un Yeniden Yapılandırılması ve daha birçok önemli projeyi gerçekleştirme yolunda önemli adımlar atılmasını sağlayarak, Telekom'un geçen yıl 1,6 trilyon kar etmesinde önemli payı oldu. Telekom'un hep yurtdışına açılmasından yana olan ve yurtdışı projelere ilgi gösterilmesini önemseyen Alptürk, Koç Bilgi Grubu-Telekom Konsorsiyumu'nun Bulgaristan Telekom İdaresi özelleştirme ihalesine girmesine öncülük etti. Alptürk, Telekom personeliyle kurduğu iyi diyaloglarıyla da anılırken, 8 Mart Kadınlar Günü'nde tüm kadın personele Internet üzerinden kutlama göndermesi sempatiyle karşılandı. Alptürk, düzenlediği kampanyalarla Telekom müşterilerine ucuz tarifeli telefon görüşmeleri yapma olanağı sağlarken, dağıtılan hediyelerle de çekilişlere katılan müşterilerin yüzlerini güldürdü.
Alptürk'ten boşalan Telekom Genel Müdürlüğü'ne Genel Müdür Yardımcısı Elahaddin İçer vekalet ediyor. Seçimlere kadar da böyle sürmesi bekleniyor.

Andersen memnun etmiyor

Türk Telekom'u özelleştirmeye hazırlamak amacıyla açılan 'danışmanlık ihalesi' sonucunda belirlenen Amerika kökenli Arthur Andersen firması yürüttüğü çalışmalarla Türk Telekom yönetimini pek memnun etmiyor. Telekom'un yeniden yapılanmasını bir anlamda da dönüşümünü sağlayacak projeye öncülük eden Andersen'in, projeye veri temini için Telekom'un fotoğrafını çekme çalışmasını tamamlamasıyla birlikte uygulamaya geçilecek. Andersen'in bugüne kadar sadece bilgi almakla yetindiğini ve bugüne kadar "Telekom'un şu eksikliği var, bakın siz şöyle yapıyorsunuz ama bu noktada eksik var, şunu yaparsanız daha iyi olur" anlamında bir görüşünün olmadığını belirten bir Telekom yetkilisi, Andersen'in yanlış olan uygulamalar konusunda Telekom yönetimini uyarması gerektiğini vurguladı. Yetkili, Andersen'in sürekli bilgi almakla yetindiğini yineleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Telekom olarak, gerçekten çok yanlış görülen uygulamalar var ise, bunları da bu aşamada, bizim fotoğrafımızı çekerken, görüp düzelttirmeleri; bu konuda biraz bizi uygulamaya yöneltmeleri lazım. Bunu eksik olarak görüyoruz. Yeterli düzeyde uzmanları yok. Gönderilen uzmanları fazla deneyimli değil. Belki deneyimli uzmanları vardır, şirket deneyimli olabilir ama çok yeni, tabiri caizse 'çok çaylak' uzmanlar geliyor zaman zaman. Türk Telekom'un işleyişini anlamaları açısından bakarsak, telekomünikasyon konusunda tam olarak uzmanlaşmamış kişiler bizde endişe yaratıyor tabii. Konuyu çok fazla bilmeyen insan bize nasıl yön verebilir? O da ayrı bir konu ve sakıncalı gibi görünüyor ama düzeltilmesi konusunda çabalar var."

"Trende 3 'Porche' gibiyiz"
Yetkili, atılan adımların ve tüm çabaların amacının Telekom'un sonuçta sağlıklı ve daha içerikli bir yapıya kavuşturulması olduğunu dile getirerek, Telekom'a ilişkin "Porsche marka arabalar çok hızlı giden araçlardandır. Kadranında saatte 350
kilometre yazan Porsche'yi, 70 kilometre giden bir trenin vagonuna koymuşsunuz, orada kullanıyorsunuz. Dolayısıyla Porsche'nin hızı trenin hızına eşit. Bizim son derece hızlı gitmesi gereken bazı hizmetlerimiz var" benzetmesini yaptı. Hızlı gitmesi gereken hizmetlerin en önemlilerinden birinin Internet olduğunu ifade eden yetkili, "O zaman ne yapacaksınız? Internet'i diğer hizmetlerden ayıracaksınız" diye konuştu. Yetkili, Telekom'un bütün konuları bünyesinde barındırması sonucunda biraz ağırlaştığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yük bindikçe ağırlaşıyor. Dedik ki; 'hafifleteceksiniz ki, Porsche'yi kendi yoluna koyacaksanız ki o zaman 350 kilometrede gitsin'. Öbür taraftan da yük azaldığı için tren (Telekom) eğer 70 kilometre ile gidiyorsa, Porsche'nin yükünü indirdiğinizde o da 80 kilometre ile gider. Dolayısıyla herkes kendi hızında gider o zaman, her hizmet kendi hızında gider. Mantık olarak son derece doğru. O zaman piyasa ile yarışabilirsiniz. Tabii hukuksal olarak bazı sıkıntılar doğurur mu bu bölünmeler, onu bilemiyoruz. Hizmetlerin her biri bir şirket haline geldikten sonra birileri bu şirketlerden birini satın almaya kalkarsa, ortaklık söz konusu olursa, yüzde 51 hissesini ya da 50'nin üzerindeki hisseyi alırsa, o zaman ne olacak. Bu şirketin holding içinde kalma meselesi nasıl olacak? Bunların yanıtları gerekli."

Durum değerlendirme toplantısı yapıldı
Telekom yönetimi ile Arthur Andersen uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen durum değerlendirmesi toplantısında, dönüşüm planı çerçevesinde yürütülen çalışmalar geniş çaplı olarak ele alındı. Toplantıya, Andersen'in Telekom'a şebeke, insan kaynakları, santrallar, bilişim teknolojileri ve iletişim teknolojileri konularında yardımcı olan uzman ve uzman grupları katılırken; uzmanlar deneyimlerini Telekom yetkilileriyle paylaştılar. Toplantıda, Andersen uzmanları hangi aşamalara gelindiğini aktarırlarken, uzmanlar çalışmaların artık belli noktaya geldiğini, Telekom Yönetim Kurulu'na, kurumun ağır giden yapıdan daha çevik yapıya kavuşturulması konusunda neler yapılması gerektiğini anlattılar. Telekom'un holdingleştirilerek, holdinge bağlı sekiz şirket oluşturup, bu şekilde yönetilmesinin daha iyi olacağını söyleyen uzmanlar; sekiz şirketin birbiriyle olan ilişkileri, yapacakları hizmetler, sabit telefon şirketinin altyapı şirketinden hangi hizmetleri alacağı, bunu nasıl paylaşacakları, hangi noktada hangisinin devreye gireceği konularında Telekom yönetimine bilgi sundular. Ancak Telekom yönetiminden holdingleşmeye ilişkin henüz net bir cevap alamayan uzmanlar, yönetimin isteği üzerine; sekiz şirket ayakları üzerinde nasıl durabilecek, bu şirketler kendi yağlarıyla kavrulabilecekler mi, bu şirketler kaynaklarını nereden temin edecekler, holdingleşme karlı mı olacak, yoksa batacak mı konularında yeniden bir etüt yapacaklar.
Bu etüdün çok iyi yapılması gerektiğini vurgulayan Telekom yetkilisi, "Başka ülkelerde buna benzer çalışmalar yapmışlar, onları da göz önünde bulundurarak, adımların sağlam ve güvenli atılmasını sağlayacak bir yapının ortaya koyulması gerekiyor" diye konuştu. Yetkili, uzmanların yapılan çalışmada, Telekom'un bölge müdürlükleri ile il müdürlükleri hakkında da bir teşkilatlandırma yapısı önerdiklerini belirtti. Yetkili, ancak Andersen'in her dediği harfiyen yapılacak diye bir şeyin söz konusu olmadığını belirtti.

Telekom'un değer tespiti için ayrı danışman

Türk Telekom'un özelleştirmesi kapsamında Değer Tespit Komisyonu'na danışman firma olarak, "Rothschild-Ernst&Young" konsorsiyumu seçildi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulan Değer Tespit Komisyonu tarafından açılan danışmanlık ihalesinin sonuçlandığı bildirildi. Açıklamada, ihaleye katılan 3 firma arasında yapılan değerlendirme sonrasında, 3 firmanın da fiyat teklifinin açıldığı ve yapılan (teknik-fiyat ağırlıklı) değerlendirme sonucu söz konusu konsorsiyumun birinci olduğu belirtildi.
'Rothschild-Ernst&Young' konsorsiyumunun, sözleşme imzalanması için görüşmelere davet edileceği kaydedilen açıklamada, böylece Türk Telekom'un özelleştirilmesi yönünde önemli bir adımın daha atıldığı ifade edildi.
Öte yandan, Telekom'un özelleştirilmesinin seçim nedeniyle 2003'e sarkabileceği belirtilirken, Kasım 2002'de bakanlar kuruluna sunulması beklenen satış yönteminin Aralık ayına kalabileceği bildiriliyor.

Türk Cumhuriyetleri Internet altyapısı beklemede

Üzerinde uzun süreden beri durulan Türk Cumhuriyetleri Telekomünikasyon ve Internet Altyapısını Güçlendirme Projesi (TİAG) beklemede. Türk Telekom'un, Türk Cumhuriyetleri'nin telekomünikasyon ve Internet altyapısının güçlendirilmesine ilişkin geçen yaz hazırladığı rapor doğrultusunda gündeme gelen proje, Ulaştırma Eski Bakanı Oktay Vural ile Türk Cumhuriyetleri'yle Eşgüdümden Sorumlu Devlet Bakanı Reşat Doğru'nun bir türlü bir araya gelememeleri dolayısıyla yaşama geçirilemedi. Geçtiğimiz Haziran ayı içerisinde iki bakanın bir araya gelerek konuyu ele almaları beklenirken, daha sonra erken seçim sürecine girilmesiyle proje yeniden unutuldu.
Proje Telekom tarafından mı yürütülsün, yoksa Telekom dışında yeni bir alternatif aransın mı konusunda ve projenin yapılabilirliliğiyle ilgili Türk Cumhuriyetleri'nde bir inceleme yaparak bir ön olurluluk raporu hazırlayan Telekom, raporu Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) Türk Cumhuriyetleri Bilgi Teknolojileri Çalışma Grubu'na sunmuştu. Ancak, Türk Telekom Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Bakanlığı ve Türk Cumhuriyetleri'yle Eşgüdümden Sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından desteklendiği belirtilen projenin gerçekleştirilmesi yönünde herhangi bir adım atılamadı. Projenin hazırlanmasından bugüne kadar geçen sürenin bir yılı aşması nedeniyle, o zamanki tespitlerin günümüzde geçerli olmayabileceği ve şartların değişmiş olabileceğini öne süren uzmanlar, inceleme yapılan ülkelerin başka seçeneklere yönelmiş olabileceğini vurguluyorlar. Uzmanlar, her ne kadar özel sektör firmalarından konuyla ilgilenenlerin olduğu bilinse ve onların aracılığıyla projenin gerçekleştirilmesi düşünülse de, Telekom'un işin içinde bulunmasının bir zorunluluk olduğunu belirtiyorlar.
22-24 Mayıs 2002 tarihleri arasında İstanbul'da yapılan, aralarında Türk Cumhuriyetleri'nin temsilcilerinin de bulunduğu ve dergimizin basın sponsorluğunu gerçekleştirdiği Hazar Ülkeleri Telekomünikasyon Konferansı sırasında, Telekomünikasyon Kurumu temsilcilerince ülkelerin kendi dillerine çevrilmiş; Türk Cumhuriyetleri Bilgi Teknolojileri Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ve projeyi anlatan bir metin Türk Cumhuriyetleri'ne bağlı ülkelerin temsilcilerine dağıtılırken, Ulaştırma eski Bakanı Oktay Vural da aynı konferans sırasında Türk Telekom eski Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk'e bölge ülkeleriyle yapılacak iletişimde mevcut uydu kanallarının kullanılması talimatını vermişti.

"Telekom'un karşılıksız parasal destek sağlaması zor"
Bu ülkelere yönelik Telekom'un iki uydusunun bulunduğunu ve bu uydular üzerinden Türk Cumhuriyetleri'nin Internet bağlantıları ve diğer iletişim ihtiyaçları konusunda hizmet üretebileceğini belirtilirken, Telekom'un, artık özelleştirilme yolunda bir kurum statüsünü kazanmış olması nedeniyle TİAG Projesi'nin gerçekleştirilmesine karşılıksız olarak parasal destek sağlamasının söz konusu olamayacağı vurgulanıyor.
Başka kaynaklardan finansman sağlanması durumunda Türk Telekom' un TİAG Projesi'nin hayata geçirilmesi konusunda somut projeler gerçekleştirmeye istekli olduğu ifade edilirken, projenin şu andaki fiyat yapılanmasının uydudan hat kiralanması yolu gerçekleştirilmesine elvermediği, ancak projenin Telekom tarafından bölge ülkelerindeki telekom idareleri veya firmaları ile kurulacak ortaklıklar eliyle yürütülmesinin mümkün ve yararlı olacağı dile getiriliyor.
TİAG Projesi konusunda Türk Telekom'un ticari olarak kar sağlayacak girişimlerde bulunmasının mümkün ve yerinde olacağı vurgulanırken, uygun bir iş modeli olarak, sözü edilen ülkelerde, Telekom'un, o ülkenin telekom idaresiyle ortak girişim yapmasının uygun olacağı belirtiliyor.

ADSL ihalesi sonuçlanamıyor

Türk Telekom'un önceki yıl açtığı ve bu yılın Şubat ayında sonuçlandırılması beklenen Geniş Bantlı Internet Erişimi (ADSL) ihalesi bu defa da seçime ve rekabet yetersizliğine takıldı. Tahmini büyüklüğü 100 milyon Dolar'ı bulan ve iki firmaya verilmesi beklenen 500 bin adetlik 'port' kurulmasını amaçlayan projenin ihalesine 11 firma katılmış, teknik nedenlerle 8 firma elenmişti. Geri kalan 3 firmadan (IBM/Cisco Konsorsiyumu, Koç Sistem/Lucent Konsorsiyumu ve Siemens) fiyat alınmasına karar verilmişti. Ancak, IBM/Cisco Konsorsiyumu'nun ihaleden çekilmesi ile Koç Sistem/Lucent Konsorsiyumu ve Siemens'in teklifleri değerlendirmeye alınmıştı. Değerlendirmesi süren 2 firma arasında son fiyat konusunda yeterince rekabet koşulları sağlanamadığı belirtilirken, önerilen fiyatların çok yüksek fiyatlar olduğu bildiriliyor.
ADSL hizmetlerinin başlaması ile birçok kurumsal ve bireysel hizmet çok hızlı bir şekilde kullanıcıya eriştirilebiliyor, sistem üzerinden ses, veri ve televizyon yayınları iletilebiliyor. Telefon konuşmaları aksatılmadan Internet'e bağlanma imkanı bulunuyor. Telekom iki yıl içinde 2 milyon kullanıcıya erişmeyi hedeflerken, ADSL uygulaması 22 santralda 3 bin 500 kullanıcıyla deneme hizmeti olarak veriliyor. Telekom'un hizmetin yaygınlaşması aşamasında Internet Servis Sağlayıcıları'nı da devreye sokacağı öğrenilirken, Telekom, bakır kablo üzerinden telefon, TV ve Internet yayınlarının aynı anda geçmesine olanak tanıyan RADSL teknolojisinin test çalışmalarını da sürdürüyor.

Mobil telefon görüşmeleri ucuzladı

Türk Telekom, mobil telefon (NMT) ücret tarifelerinde 1 Ağustos'tan itibaren yüzde 20 ile 52 arasında değişen oranlarda indirim uygulamaya başladı.
Daha önce indirimsiz olarak 12 saniyede bir kontör atışına göre ücretlendirilen NMT'den NMT'ye ve sabit telefondan NMT'ye yapılan aramalar, indirimli uygulamayla birlikte 15 saniyede bir atacak. Aramalarda bir kontör, birinci indirim uygulanan saatlerde 21,4 saniyede, ikinci indirim uygulanan saatlerde ise 25 saniyede bir atacak.
Aramaların 1 dakikalık ücreti, tüm vergiler dahil normal tarife uygulanan saatlerde 236 bin Lira, birinci indirim uygulanan saatlerde 165 bin 200 Lira, ikinci indirim uygulanan saatlerde ise 141 bin 600 Lira olarak belirlendi.
Telekom'dan yapılan açıklamada, aylık sabit ücretin de kaldırıldığı bildirilirken, Ağustos 2002 tahakkuk döneminden itibaren sabit telefonda olduğu gibi, aylık abonman ücreti uygulamasına geçilerek, abonman ücreti karşılığında kontör verilmeye başlandı. Yeni uygulamaya göre, o ay içinde kullanılmayan kontör, bir sonraki aya aktarılmayacak.
Öte yandan Telekom; kablo TV ve özel devre ve Kablo-Net Internet erişiminden alınan yüzde 26'lık KDV oranının yüzde 18'e düşürüldüğünü bildirdi. Telekom'dan yapılan açılmaya göre, söz konusu indirimle birlikte, önceden 40 milyon olan bireysel kablo TV bağlantı ücreti 37 milyon 500 bine, aylık ücret 6 milyon 100 bine ve nakil ücreti ise 8 milyon 900 bine düştü.

Aycell'in yeni kampanyası

Aycell, 29 Temmuz - 31 Ekim 2002 tarihleri arasında geçerli bir indirim kampanyası başlattı. Kampanya süresince aboneler, faturalı hatlarda yüzde 68, faturasız hatlarda yüzde 50'ye varan oranlarda indirimli konuşabilecekler. Kampanya süresince Aycell'den Aycell'e konuşma ücreti 150 bin Lira/dakika yerine 48 bin Lira/dakika, Aycell'den sabit telefonlara yönelik aralamalar 218 bin Lira/dakika ve kısa mesaj ücreti ise 48 bin Lira/mesaj olarak uygulanıyor. Uygulama, hem faturalı hem faturasız hatlarda sürüyor.
Faturalı hatlarda; Aycell'den Aycell'e arama ücreti 150 bin Lira/dakika'dan 48 bin Lira/dakika'ya,
Aycell'den sabit telefonları arama ücreti 370 bin Lira/dakika'dan 218 bin Lira/dakika'ya,
kısa mesaj ücreti ise 75 bin Lira/mesaj'dan 48 bin Lira/mesaj'a indirildi.
Faturasız hatlarda ise; Aycell'den Aycell'e yönelik aramalarda, 1 dakikada 4 kontör yerine 2 kontör düşecek. 5,5 milyon Lira'ya satılan 100'lük kontör kartları ile halen Aycell'den Aycell'e 25 dakika konuşabilen abone, yeni uygulama ile 50 dakika konuşabilecek. Aycell'den sabit telefonlara yönelik aramalarda, dakikada 10 kontör yerine, artık dakikada 5 kontör düşecek. 100 kontörlük karta sahip bir abone, Aycell'den sabit telefona yönelik aramalarda 10 dakika yerine 20 dakika konuşabilecek.

Ericsson, Aycell'e 800 baz istasyonu kuracak

Aycell, 800 baz istasyonunun yapımı için Ericcson'la 55 milyon Dolar'lık bir anlaşma imzaladı. Aycell, mevcut illerdeki kapsama alanının genişlemesi ve daha kaliteli hizmet verebilmesi için Ericsson'la anlaşırken, anlaşma 3 yıl için geçerli olacak.
Aycell, sözleşmenin ilk bölümünü oluşturan ve siparişi verilen 500 baz istasyonuyla, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa ve Muğla il sınırları içinde kalan bölgelerde kapsama alanlarını genişletecek. Bu yıl sonuna kadar tamamlanacak çalışmayla, söz konusu illerin kapsama alanı dışındaki ilçe merkezleri ile karayolları da kapsama alanına girecek.
Aycell, 35 il merkezini daha yıl sonuna kadar kapsama alanına dahil etmek amacıyla Netaş-Palmet konsorsiyumu ile önceki ay toplam 2.000 baz istasyonu içeren 145 milyon Dolar'lık bir sözleşme imzalamıştı.


Afganistan'da GSM lisansı verilecek

Afganistan Haberleşme Bakanlığı iki adet GSM lisansı veriyor. Bunlardan birinin halen Kabil'de faaliyet gösteren AWCC isimli firmaya verilmesinin öngörüldüğü ve diğer GSM lisansının ise yapılacak ihale sonucu verileceği bildirildi. İhaleye ilişkin bilgi ve başvuru belgeleri www.af-com-ministry.org adresinden temin edilebilir.