Başar Tunçel

btuncel@altera.gen.tr


Bay Meraklı

Yeterince güvende misiniz?

Geçtiğimiz günlerde bir PC dergisinde bir başlık gördüm: “Kablosuz Ağ Şifreleri Nasıl Kırılır?”. Yazan arkadaş sağolsun kablosuz ağların kırılabilmesi için gereken tüm yazılımları ve adım adım yönergeleriyle eksiksiz bir yazı hazırlamış. Bir de şöyle belirtmiş “Bu yazıda anlatılan yöntemleri deneme ve geliştirme amaçlı olarak kendi ağınızda kullanabilir ve buna göre açıklarınızı tespit edip güvenlik önlemlerinizi artırabilirsiniz.” Fakat nasıl önlem alınacağına dair pek bir bilgi yok, sanırım sonraki sayıya saklamış olmalı.

Eskiden “hacker-korsan" dediğimiz kişilerin bilgilerine saygı duyardık. Onlar da üstün bilgileriyle bizim bilgisayarlarımıza girmeye tenezzül etmez, tabiri caizse bizim mahremiyetimize saygı gösterirlerdi. Görünen o ki, artık yaygın dağıtımı yapılan PC dergilerinde bile bu işler en ince detayıyla anlatıldığına göre, çoluğun çocuğun eline düşeceğiz. Çünkü bu işlemi yapmak için bir şey bilmenize gerek yok. Yönergeleri adım adım takip edebilecek kadar dikkatli ve biraz da sabırlı olursanız işlem tamam. Yan komşunuzun limitli ADSL hattını sömürüp, dünya kadar para ödemesine sebep olabilirsiniz. Bilgisayar ağına sızıp mahremiyetine el uzatabilirsiniz. Üst kattaki işyerinin bilgisayarlarına zarar verebilir, çuvalla teknik servis parası ödemelerine, müşteri kaybetmelerine neden olabilirsiniz. Olsun varsın, siz artık kablosuz ağlara sızabilen bir ‘hacker'sınız...

Önüne geçebilir misin?
Şimdi diyeceksiniz ki, bu bilgilerin tümü İnternet'te var, yapmak isteyen zaten araştırır, bulur ve yapar. Ben buna katılmıyorum. Burada bir teşvik sözkonusu. Bugün işinin ehli bir çilingir ya da tecrübeli bir hırsız dışında kimse sizin kilidinizi açmayı denemez. Ama gazetede “10 adımda sıradan kilitleri açma yöntemleri” diye bir makale yazarsanız, tecavüz edilen hane sayısı bir anda artar. Evinizi nasıl daha güvenli bir hale getirebileceğinizi anlatmak başka şey, kilit açma yöntemlerini afişe etmek bambaşka bir şey. Her şeyi daha iyi algılayan ve uyum sağlayan bir genç nesil geliyor ve cihazlar arası etkileşim arttıkça, farkında olmadan daha çok açık verir hale geliyoruz. Bu anlamda bu yazımı bitirmeden birkaç tehdit ve korunma yönteminden bahsetmeden geçmek istemiyorum. Tamamen engellemek imkansız belki ama, caydırıcı olması bakımından önemli. Çelik kapı gibi... Açılamaz değil, ama uğraştırır.

Tehdit: Keylog, yani bilgisayarda yazdığınız her şeyin arkada çalışan bir program tarafından kaydedilmesi işlemine verilen isim.

Örnek tehlike: İnternet kafeye gidiyorsunuz, İnternet bankacılık hesabınıza giriyorsunuz ve bilgisayarda tuşladığınız her şey kaydediliyor. Ertesi gün hesabınız boşalıyor...

Korunma: Bilgisayarınızı başıboş bırakmayın. Güvenmediğiniz insanlara kullandırmayın. İnternet bankacılığı gibi uygulamalarda ekrandaki sanal klavyeleri kullanın.

Tehdit: Kablosuz ağa sızılması

Örnek tehlike: Bilgisayar ağınıza bir bilgisayar eklenir, bilgilerinize ulaşabilir, İnternet'inizi kullanabilir, limitli ise ciddi faturalar ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Korunma: Kablosuz ağınızın ismini değiştirin ve isimi görünmez yapın veya yaptırın. Şifreyi çok uzun, sayılı ve rakamlı karışık kombinasyonlardan oluşturun. Ara ara yönetici programa girerek kimlerin bağlı olduğunu kontrol edin.

Tehdit: Truva atları

Örnek tehlike: Bilgisayarınızda bir IP kapısı açar ve oradan tüm girişleri serbest kılar. Denk gelirse bilgisayarınız saldıran kişiye tamamen açık hale gelir. Tüm dosyalarınız ve bilgileriniz görünebilir, yok edilebilir.

Korunma: ( http://www.spybot.info/tr/index.html ) adresinden Tamer Yamak tarafından Türkçeleştirilmiş SpyBot programını indirip kurun ve bilgisayarınızı denetleyin.

Bilgisayarınızda tahmin ettiğinizden daha çok ve değerli bilginiz var. Güvenliğinden evinizin kapısı kadar emin olmanızı tavsiye ederim. Hele de saldırmak, tecavüz etmek böylesine teşvik edilirken...