Kurulduğu 2003 yılından bu yana Vodafone Kurumsal Çözüm ortağı olan Biotekno, İlk 500
Bilişim Şirketi Türkiye 2006 araştırmasında, 2006 yılında en fazla büyüyen bilişim şirketi ödülünü alırken en başarılı e-ticaret platformları arasında da ilk 5'te yer aldı. Biotekno Genel Müdürü İlhan Öney 'le 4 yıllık süreci ve yeni projelerini konuştuk.
Biotekno'nun kuruluş amacından bahsedebilir misiniz?
Firmamız 2003'de kuruldu. Kuruluş tarihimizde Vodafone yoktu, Telsim vardı. Ben bilişim teknolojisi kökenliyim. İş Bankası'nda bilgi sistemlerini yönettim, oradan da emekli oldum. Bir sene dinlendikten sonra bir iş kurmak istedim. İş alanı olarak da GSM (Global System for Mobil Communication - Mobil haberleşme için küresel sistem) sektörünü uygun gördük ve rahmetli ortağım Orhan Ergün ile beraber şu an Vodafone Kurumsal Çözüm Ortağı olan firmamızı, Biotekno'yu kurduk. İlk olarak yavaş yavaş da olsa Telsim'le SMS/KMS (Kısa Mesaj Servisleri) konusunda çalışmaya başladık. Ki o zaman kısa mesaj ticareti %30'luk bir seviyeye gelmişti. Biotekno olarak biz sadece kurumsal olarak çalışmaya başladık ve öyle de devam ediyoruz. İlk olarak kısa mesaj servisleri (JetSMS – www.jetsms.net) ile başladık ve çok doğru bir yerden başladığımızı düşünüyoruz. Çünkü KMS, telefonla bütün bilgileri taşıyabilen bir sistem. Telefona bir sistem yüklemek istiyorsanız bunun için KMS aracı oluyor ve ondan sonra yüklemeyi gerçekleştirebiliyorsunuz.
O zaman piyasaya doğru bir giriş yaptığınızı söyleyebiliriz.
Aslında biz JetSMS'i, yeni projeler için nakit getirecek bir motor gücü olarak düşünmüş ve hayata geçirmiştik. Böylece başka projelere yönelebilecektik. Benim eski bir bankacı olmamın, banka sistemleri yönetmemin ve tasarlamamın büyük faydasını gördük. Çünkü kısa mesaj işinin alt yapısını da banka sistemlerindeki tarzda bir ağ şeklinde kurguladık. En yukarıda operatör, altında Biotekno, bizim altımızda bayiler ve en altta da müşteriler yer alıyor. Böylece yapımız; sanki bir bankanın şubeleri, şubelerine bağlı etkileşimli sistemleri kullanan müşterileri şeklinde oluştu.
Kontör fikri nasıl çıktı peki?
Kısa mesaj hizmeti verdiğimiz Telsim Shop'lardan biri bize neden telefon kontörü işine de girmediğimizi sordu. İçimizde kontörlü hat kullanan olmadığı için bu konuda pek bilgimiz yoktu, o dünyayı tanımıyorduk. Ve böyle bir soru sonrasında bizi birinciliğe taşıyacak işimize, kontör işimize geçtik. İlk filizlenme 2004'te oldu. 2005'in başında sistemi kurguladık ve elbette ki o dönemdeki tüm alternatif modelleri inceledik, sonunda hazırladığımız projeyi o dönemin Telsim yönetimine sunduk. Çok kapsamlı toplantılar yapıldı. Biz yapmak istediklerimizi ayrıntıları ile anlattık. Onlar da tamam, biz de böyle bir şey istiyorduk dediler ancak önümüze 4 hedef koydular. Hedeflerden biri kontör yüklemesini yaygın olarak elektronik platforma çekmekti ki, hâlâ kontör kartlarıyla yapılan yüklemenin oranı Türkiye pazarında %80, %90'lara varmakta. Biz kontör işine 2005'in Kasım ayında başlayabildik ama gerçekte bu proje 6 ay önce hayata geçirilecekti. Ancak biliyorsunuz TMSF geldi ve projemiz derin bir incelme altına girildi. Sonuç olarak geç de olsa onaylandı ve piyasaya çıktık. Neredeyse 2 yılımız dolacak ve biz çok güzel bir ivmeyle yürüttük projemizi. Ulaşmadığımız il ve ilçe kalmadı.
Kontör kartı ile sanal kontör modeli arasındaki farklar nelerdir?
Kontör kartları bir sürü coğrafi koşuldan etkilenebilir ki ön önemli şey, zaman konusunda da negatiflikleri olması. Çalınma riski çok yüksektir ki kontör kart para demektir ve bu nedenle de dağıtımı da oldukça zordur. Biz sanal kontör serüveni öncesinde kontör kartın fizikselde yani üretimden satışa kadar geçen tüm süreçlerini inceledik ve mekanize ettik. Mekanize ederken de bu kontörün elektronik olarak sahada, tüm satış noktalarında ve en kılcal noktaya varana kadar götürülmesini sağladık ve bu projemiz hem zaman kazanma açısından, hem de yaşanabilecek olumsuzluklardan sıyrılma konusunda oldukça başarılı bulundu ve çok tuttu. Biz Türkiye'ye çok güzel bir model öğrettik ki bizden sonra bizim modelimizin kısmen benzerini yapan Vodafone içinde ve alternatif kanallarda kaba tabirle merdiven altında da böyle birimler ortaya çıktı. Biotekno olarak kontör işinde Vodafone'un ticari anlamda en büyük cirosunu yaptıran şirket biziz.
O zaman iş modelinizden bahsedelim. Nasıl bir model önerdiniz ki bu kadar çabuk ve başarıyla ilerleyebildiniz?
Bizim uyguladığımız model, dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan bir modeldi ve ilk defa Telsim'de uygulandı. Türkiye'de şu anda %19, % 20 seviyesine gelmiş sanallık yurtdışında % 70 % 80 seviyesinde ve çok fazla yayılmış durumda. Yayılım noktaları merkezden satış noktasınadır. Operatör bir aracıyla satış noktasına verir. Kontör yükleme kartının ticareti ise öyle yürümez. Fizikselde toptancılar vardır, toptancı ara toptancıya verir. Dükkâna kadar gelir, dükkânda kasaya konur çünkü kontör para demektir. Bankolara satıcının elinde ve satılacağı kadar çıkarılır. Gün sonunda ne kadar satılmış ne kadar kalmışın hesabı yapılır. Bizim yapımızda ise bu fiziksel dağıtım zincirindeki her safha ve bir dükkânın belli bir saatte açılması ve kapanmasının güvencesi vardır. Dükkânınızı kapattığınız zaman bilirsiniz ki satış durdu ve kimse sizin bir malınızı paraya çeviremez. Yani özetle dükkânın açılması, kapanması ve kişilerin risk limitleri; tüm zincirleri elektronik olarak sanki fiziksel gibi sanal tasarlandı.
Sanalı Türkiye'ye biz öğrettik. Şimdi bakarsanız bir sürü firma var böyle çalışan. Model açık bir model çünkü… Ben kontörü blok alıyorum ve kendi yapım altında olan Vodafone Shop'lara ve bayilerine veriyorum. Daha doğrusu onlar benden talep ediyor ve kontör alıyor. Onların altında şu anda 8 bin 9 yüze varmış kontör satış noktası ve alt bayi var. Oralara da blok olarak satılıyor. Sonuç olarak; hem ‘Shop' hem alt bayilerden abonelere satılıyor. Biz Türkiye'ye bir şeyin sanal satılabileceğini ve aboneler tarafından da sanal kabul göreceğini anlattık.
8 bin 900 noktadan bahsettiniz. Peki, bunların alt yapısını nasıl oluşturdunuz?
Bu noktaların hepsi benim alt yapım ve benim sistemimi kullanıyor. Hepsi bana İnternet'ten ulaşıyor. Hepsinin İnternet'e bağlantısı var. Son derece gelişkin, sanki bir banka gibi tasarlanmış bir sistemimiz olduğunu belirtmiştim zaten. Sistemimiz ise şöyle çalışıyor: Benim ekranımdan bayi bana siparişini elektronik olarak verir. Ben hemen onun bankasına giderim, parasını alır ve malını veririm. İsterse siparişini bir düzene de oturtabilir. Mesela benim stokum belli bir miktarın altına yani kritik bir noktaya düşerse yükleme yap diyebilir. Dolayısıyla da sistem hemen onun bankasına gider parasını alır ve kontörünü satar. Kontör tica
reti peşin çalışılır ve para demektir. Bazı dinamiklerden dolayı kısmen vade çalıştırdığımız çok az müşteri gruplarımız da var. Ama esas itibariyle peşin çalışılır. İş Bankası ve Garanti Bankası otomatik çalışır. Tüm banka kredi kartlarıyla da alabilirler istedikleri zaman. 7/24 bu zincir Vodafone Shop'la benim aramda çalışır. Vodafone Shop'la alt bayisi arasındaki ilişkide aynı şekilde düzenlenmiştir. Eğer Vodafone Shop alt bayisine kredi limiti açarsa benden bu kadar malı çekebilir diye, aralarında böyle bir güven ağı varsa, alt bayide malı satarken kontör biterse otomatik sistem bayisine sipariş geçer. Bayiin stoku yetmiyorsa bana sipariş geçer. Böylece 7/24 el değmeden Türkiye'nin her yerine kontör yayılır.
Bu projeyi oluşturmak ne kadar sürenizi aldı?
Bu projeyi oluşturmak bizim 8-9 ayımızı aldı. O zamandan bu zamana kendisini iyileştire iyileştire, saha dinamiklerini arttıra arttıra bugüne geldik. Biotekno olarak bizim her zaman bir mor ineğimiz var. Çünkü rakip bir firma bana yaklaştığı an, yeni bir projemizi çıkarmalıyız ortaya.
Peki, şu ara hiç mor ineğiniz var mı?
Evet, şu an piyasaya çıkmayı bekleyen iki mor ineğimiz yani projemiz var. Birinci projemiz, sanal kontörün Türkiye çapında yayılması konusunda bir çığır daha açacak diyebilirim. Zaten şiarımız şu; Vodafone kapsama alanı neredeyse bizim Vodafone sanal kontör orada. Sinemada, yolda, aklınıza gelebilecek her yerde bir kişi ön ödemeli hat yani kontörlü hat kullanıyorsa kişi istediği yerden kontör satın alabilecek. Dağ başında nerede olursa olsun bir yerde mutlaka bir satıcı karşısında olacak. Bu sistem son derece rahat kullanılabilecek ve yaygınlaşacak bir sistem olacak.
Bir tüyo daha vereyim size. Biz mobil telefona bir program yazacağız. Mobil telefonlar İnternet'e bağlanıyor ve dünyanın hemen her yerinde GPRS var. Tamam, 3N'ye geçiyoruz ama bu bizim için bir şey ifade etmeyecek çünkü 3N çok yoğunlaştırılmış yerlerde olacak ve kırsal kesime hitap etmeyecek ilk aşamada. Bu nedenle GPRS bizi uzun yıllar götürecek. Yani GPRS'in olduğu yerde bizim programımız olacak.
Ya güvenlik?
Güvenlik herkes gibi bizim için de çok önemli bir konu. Bizim yaptığımızın etkileşimli bankacılıktan farkı yok. Sistemimiz zaten banka gibi. Bizde bir sürü yerin hesabı var. Bayiin hesabı bizde. Bayiin müşterisinin hesabı da bizde. Dolayısıyla son derece üst seviyede de güvenlik önlemlerimiz var. Ayrıca yedekleme önlemlerimiz de var. Bugüne kadar kimse kıramadı sistemimizi. Sistemimiz üç tane şifre girer. IP ve başka kontroller yapar ondan sonra tanır. %90'a yakın otomatiktir. Hem toplu kısa mesajı hem etkileşimli kısa mesajı çok iyi kullanırız. Kişi şifresini mi unuttu? Çok rahat kısa mesaj atıp şifresini öğrenebilir. Telefon numarası güvenlik halkamın altındadır. Biri sizin şifrenizi başka bir yerde denemeye kalkarsa otomatik olarak bloke olur sistem. Çünkü kasaya girildiği an tüm kontör stoku orada görülebilir ki şu ana kadar böyle bir sorun yaşamadık.
Kısa mesaj olarak çıktığınız yolda bakıldığında sizi zirveye çıkaran iş sanal kontör oldu diyebilir miyiz?
Her gün ortalama 50 bin kullanıcıya kontör satılıyor. Son 1,5 yıl içerisinde Vodafone abonelerinin 5,5 milyonu bizim sistemimizden geçmiştir. Hepsinin bilgilerine sahibiz. Mesela sık kontör alan aboneyi bile biliriz. Bir de Jet Kontör'ün bir diğer özelliği de istediğiniz kadar kontör yükleyebilmeniz. 100 kontör, 500 kontör gibi bir blok almak zorunluluğunuz yok. 3 ya da 5 kontör de yükleyebilirsiniz. Sanal Kontör, Vodafone'nin bir uygulamasıdır ve diğer operatörlerde yoktur. Örneğin bir öğrencinin 3 Lira'sı vardır kontörü bitmiştir 3 Lira'lık kontör alabilir. Yani ne kadar parası varsa o kadar kontör alabilir. Satışların %60'ı da buradandır. Biz de buna Paran Parça Kontör diyoruz. Paran kadar kontör anlamında… Satışlarımızın %60'ını bu parça kontörler %40'ını ise blok kontörler oluşturuyor. Bizim kontörümüzün bir özelliği de; kredi kartınızı kullandıkça nasıl puan kazanıyorsanız bizim kontörleri alan abonelerimiz de puan kazanır. Kontörümüz Jet Kontör, puanımız da Jet Puan'dır.
Bayide sadece siz mi varsınız?
Hayır, ama en yaygını, en alternatif çözümler sunanı, teknolojiyi en iyi kullananı biziz. En iyi biziz çünkü hizmetimiz çok iyi, çizgimiz çok düzgün. Cem Uzan zamanında başladık işimize. TMSF zamanında devam ettik. Vodafone zamanında da devam ediyoruz. Vodafone tarafında kısa mesaj servislerinde de en büyük ve en iyi çözüm ortağıyız.
Peki, sizi tercih etmelerinin sebebi bayi mi?
Vodafone'nin en yaygın sanal kontörüyüz. Ayrıca müşteriye özel promosyon yapma gibi, müşteriyi tanıma özelliğimiz var. Diyelim kullanıcı bir melodi alacak ya da başka bir uygulama indirecek; bunun için bir ödeme aracına, kontöre ihtiyacı var. İşte ben ihtiyacının ne olduğunu biliyorum ve kontör yüklediği anda da ben ona şu melodiyi şu kontöre yükleyebilirsin, herkese 20 kontör sana 10 kontör diyebiliyorum. Kendi çabalarımızla finanse ettiğimiz dön kartlar, çıkartmalar, blok notlar gibi pazarlama faaliyetlerinin de rolü var.
İki mor ineğiniz olduğunu söylemiştiniz?
Evet, doğru ikinci projemizle ilgili henüz herhangi bir açıklama yapmadık. İlk olarak sizle paylaşıyoruz. Üstü kapalı özetleyeyim. İş modelimiz gene bayi zinciri üzerinde. Şöyle söyleyebilirim bireysel çalışan bir modeli bayiye, bayilik zincirine öyle güzel adapte ediyoruz ki yine ben kurumsalım yine kurumsal zincirdeyim ama her bir kurumsal Vodafone Shop'unu elektronik ortamda bireylere hizmet verir şekle sokuyorum. Böylece bu projemizle birey ondan direk kontör satın alabilecek. Yani satıcı elektronik olarak satabilecek ve illaki müşterinin başında olmak zorunda kalmayacak satış yapabilmek için. Değişik bir iş modeli daha geliyor, diyebiliriz. Çalışması yapıldı onay gördüğü anda da duyuracağız.