Ericsson, dünyadaki 3'üncü IMS merkezini Türkiye'de açacak

Sebahat Bağbars

Ericsson, Türkiye'de gerçekleştirmeyi planladığı çok kapsamlı yatırım hedeflerini açıklamak üzere, “Ericsson Türkiye ve Yakın Gelecek" adıyla 5 Eylül 2007'de The Ritz Carlton'da bir toplantı gerçekleştirdi. ARGE ve teknik destek alanlarında yapılacak büyük eleman alımına ek olarak üniversitelerle birlikte geleceğe dönük uzman eleman yetiştirilmesinde rol alacak olan Ericsson, ayrıca tüm bölge ülkelerine hizmet verecek dünyanın üçüncü “IMS Merkezi”ni de Türkiye'de açacak.
Ericsson, Türkiye'de belirlenen üniversiteler ile birlikte yürüteceği üç yıllık bir proje başlatıyor. Bu üç yıllık proje süresince; üniversitelerin Elektrik, Elektronik, Telekomünikasyon, Bilgisayar, Endüstri, İşletme Mühendisliği ve Fizik Mühendisliği bölümlerinde okuyan toplam 120 son sınıf öğrencisi, Ericsson bünyesinde kapsamlı bir Telekomünikasyon eğitimi görecek. Her yarıyıl başına 1000 YTL burs ile eğitim masrafları karşılanacak olan öğrencilere Ericsson'daki eğitimleri boyunca sektör bilgilerinin yanısıra, mezuniyet projelerinde bilgi paylaşımı ve teknik destek, yerel ve uluslararası staj desteği sağlanacak. Yüksek lisans öğrencileri için yarı zamanlı iş imkânı, kariyer danışmanlığı, Ericsson'un teknik bilgi ve belgelerine erişim hakkı ile bir yıllık sürecin ardından yapılacak değerlendirme sonucunda Ericsson bünyesinde iş imkânı da sunulacak… Ericsson, bu projeyle Türkiye'deki yetkin genç eleman sorununa, eğitim sürecinde sektör tecrübesi ve bilgisi kazandırarak destek olacak ve geleceğin başarılı isimlerinin yetişmesinde büyük rol oynamayı amaçlıyor.
Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş ve Servisler Ağı bölümünden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özgür Tohumcu'nun da katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda hayata geçirilmesi planlanan yenilikleri Ericsson Türkiye Genel Müdürü Anders Lindblad açıkladı. Lindblad, Ericsson'un Türkiye'nin bir sonraki nesile doğru gelişmesinin bir parçası olmak istediğini ve bu nedenle de son 10 yılda mobil kısmına ağırlık vererek birçok yeniliğe imza attıklarını belirterek; “yenilikçilik bizim en önemli varlığımız” dedi. Ericsson'un dünyadaki 3'üncü IMS (IP Multimedia Subsystem-İnternet üzerinden çoklu ortam alt sistemi) merkezinin Türkiye'de kurulacağını açıklayan Lindblad: ''Önümüzdeki üç yıllık dönemde 300 kişiye istihdam sağlayarak büyüyeceğiz. Ericsson olarak gençliğe yatırım yapacağız. 3 yıllık bir süre içerisinde ARGE konusunda 300 kişi istihdam edeceğiz. Önemli olan nokta ise, Ericsson'un “IMS Merkezi”ni Türkiye'de açacak olmasıdır” dedi.

Türkiye ve İsrail ARGE işbirliği ve “yeşil” baz istasyonu
Ericsson Türkiye Genel Müdürü Anders Lindblad toplantıda; Ericsson Eureka programı kapsamında TÜBİTAK ve İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenecek olan projelerden ve İskandinav mimar Thomas Sandell'in tasarımı ile, yenilikçi “yeşil” baz istasyonu sahası kavramına da değindi. 30 Temmuz 2007'de başlayan ve 9 Ekim 2007'de sonlanacak olan çağrıya başvurular TV ve Çoklu ortam Servisleri, Konum Bazlı Servis ve Uygulamalar, IP Bazlı Servisler, Gelişmiş Ses Servisleri gibi teknoloji alanlarında olması gerekiyor. Projelere sağlanacak olan destek projenin niteliğine göre şekillenecek. ARGE harcamalarının % 60'ı, KOBİ'lerin ise % 75'i hibe olarak desteklenecek. Ortak çağrı için ayrıntılı bilgi ( http://www.ericssonpartnerport.com/eureka ) adresinden temin edilebilinecek. Ericsson'un yenilikçi bir baz istasyonu olgusuyla hayata geçirdiği “Ericsson Tower Tube” adı verilen bu estetik saha kavramı ise, yapı malzemelerindeki seçimlerle geliştirilmiş. Esnek beton kulelerin renklendirilme ve operatörün belirli istekleri doğrultusunda çevresiyle bütünlük teşkil ederek ya da yerel halk için etkileyici bir işaret olmak üzere markalandırılma imkânı bulunuyor. Yeni tasarım, standart tasarımdan farklı olarak, baz istasyonu kulenin üzerine yerleştiriliyor. Böylece kendisi ile anten arasındaki mesafe de kısaltılmış oluyor. Bu hücre ağı için kapasite ve kapsama yarar sağladığı gibi aktif soğutmaya gerek kalmadığı için enerji tüketimini de % 40'a kadar azaltıyor. %60- %70 oranında daha az yer kapladığı için kurulumu da daha kolay olan tasarım bağımsız yapısı ile operatörlerin, koruma bariyerleri ihtiyacından ve kontrol ile bakım masraflarından kurtuluyor.

Ericsson ve Deutsche Telekom, mikrodalga şebekesi için “Dış Kaynak Kullanımı Hizmetleri” anlaşması imzalıyor
Ericsson ve dünyanın en büyük sabit hat operatörlerinden biri olan Deutsche Telekom “Dış Kaynak Kullanımı Hizmetleri” alanında altı yıllık bir iş ortaklığına imza attı. Stratejik olarak önem taşıyan anlaşma, Deutsche Telekom'un Almanya'daki mikrodalga şebekesinde yer alan operasyon ve hizmetlerini kapsıyor.
İşlem sürecinin bir parçası olarak T-Com'un yaklaşık 200 çalışanı dünyanın lider telekom ve servis sağlayıcısı Ericsson'a transfer edilecek. T-Com aktif mikrodalga değerleri ve ilgili operasyon etkinliklerini Ericsson'a devredecek. Ericsson bu noktada Deutsche Telekom AG'nin Almanya'daki planlama, uygulama, operasyon ve saha servisleri de dahil tüm mikrodalga bazlı linklerinin operasyon ve tahakkuklarının sorumluluğunu üstlenmiş oluyor. T-Com aynı zamanda, devam eden dış kaynak kullanımı hizmetleri anlaşmasının bir parçası olarak Ericsson'dan kapasite alımı yapacak.
Ericsson Küresel Servisler Birimi Üst Düzey Yöneticisi Hans Vestberg: “Şebekenin yüksek kalitesini korumak ve aynı zamanda müşterilerimizin maliyetlerinde etkinlik yaratmaya yardım etmek dışında, önümüzdeki yıllar içinde müşteri yelpazemize yeni müşteriler ekleyerek, mikrodalga şebekeler operasyonunda karlılığı artıracağımızdan eminiz. Bu anlaşma, dış kaynak kullanımı hizmetlerini Almanya'da büyüyen bir alan ve başarı hikayesi yapma yönündeki stratejimize temel oluşturacak. T-Com'dan aramıza katılacak olan uzman çalışanlara da gerçek bir evrensel oyuncunun uluslararası yayılımında etkileyici kariyer imkanları sunacağız.” şeklinde konuştu.
Bugün, Mikrodalga şebekedeki veri trafiğinin büyük çoğunluğu Ericsson'un sağladığı sistemler üzerinden aktarılıyor. Deutsche Telekom/T-Com ile gerçekleştirilen bu anlaşma, Ericsson'un mikrodalga ve dış kaynak kullanımı hizmetleri alanındaki lider pozisyonunu destekliyor.

Ericsson'a en iyi ‘Managed Services' ödülü
Ericsson, 18 Eylül'de Londra'da gerçekleşen Mobil Eğlence Ödülleri töreninde, Napster Mobil'in dünya çapındaki başarılı uygulaması ile En İyi ‘Managed Sevices-Yönetilen Servisler' ortamı ödülüne layık görüldü. Her kategorideki birinciler, içerik endüstrisindeki 400 üst düzey yöneticinin katıldığı oylama ile seçildi. Mobil Eğlence Ödülleri, içerik alanındaki başarılı çalışmaları öne çıkarırken, eğlence uygulamaları yaratan şirketler kadar onların dağıtımında rol oynayanları da değerlendiriyor.
Küresel Servisler'den sorumlu Başkan ve Ericsson Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hans Vestberg konu ile ilgili olarak; “Müşterilerimize ek olarak, mobil eğlence endüstrisinin de Napster Mobil'i ve diğer müzik-içerik servislerimizi takdir etmesi bizi onurlandırdı. Ericsson'un, çoklu ortam alanında yenilikçiliği ve küresel servisler organizasyonumuzu destekleyen çok güçlü çözümleri bulunuyor” şeklinde konuştu.
Çoklu ortamdan Sorumlu Başkan ve Ericsson Genel Müdür Yardımcısı Jan Wäreby: “Müzik, SMS/KMS-Kısa Mesaj Servislerinden sonra en popüler ikinci mobil veri servisi ve sayısal tüketimin yolunu açıyor. ‘Managed Services'imiz ve çoklu ortam tekliflerimiz müşterilerimize alanındaki en iyi müzik servislerini sunuyor” dedi.
Napster Mobil, Ericsson'un yönetilebilen servisler çözümlerinin bir parçası. Ericsson bu teklifiyle uçtan uca servisler sağlıyor, sistem bütünleşmesini üstleniyor ve günlük operasyonların yönetimini gerçekleştiriyor. E ricsson, teknoloji alanındaki liderliği ile mobil ve geniş bant İnternet haberleşmesinin geleceğini şekillendiriyor. 140'dan fazla ülkede, sağladığı yenilikçi çözümler ile Ericsson, dünyanın en güçlü haberleşme firmalarının yaratılmasında önemli rol oynuyor.