Bence
Ders alınsa idi tarih tekerrür mü ederdi?
Geçtiğimiz günlerde, özelikle mobil telekomünikasyon dünyasında önemli gelişmeler oldu. Heyecanla beklenen UMTS/IMT2000 ihalesi için dört firma teklif aldı ancak 7 Eylül 2007 tarihinde yapılan ihaleye sadece bir işletmeci teklif verdi ve ihale beklendiği gibi ihalenin iptali ile sonuçlandı. Özerk bir düzenleyici kurum olan Telekomünikasyon Kurumu ve Kurum'un karar organı Kurul, her zaman olduğu gibi özenli bir çalışma ile tüm olasılıkları göz önüne alarak bir karar oluşturmuşlardır. Bize düşen, bu yöndeki karar ve gerekçelerini saygı ile karşılamaktır. Bu karar, Telekomünikasyon Kurumu'nun 3N teknolojisinin önemi konusunda farklı bir fikre sahip olduğu anlamına gelmez. Zira Kurum, 3N konusunda çalışmalara 2001 yılında çalışmaya başlamış ve geçen süre içinde ortaya koyduğu raporlar ile bu konuyu gerçekten tam olarak benimsemiş ve içselleştirmiştir.
Her büyük ihale bir oyun teorisini içerir. Hatırlanacağı üzere 1800MHz / 2N ihalesinde verilen fiyat ile işletmeci adaylarından birisi, Atlantik aşırı uçuşta uçakta yolcular için ayrılan iki koltuğu da satın alarak uçakta rahat bir uçuş keyfi yaşamayı hedeflemiş ve gerçekten de devlet tarafından uçağa alınan bir güvenlik görevlisi dışında başka yolcu uçağa girememişti.
Bu ihalede de işletmeciler kendi açılarından en yararlı gördükleri davranış biçimini sergilemişler ve sonuçta ihalenin iptaline giden süreç yaşanmıştır. Ancak, 80 ülkede 179 şebekede 137 milyon abone sayısına ulaşan ve HSDPA'nın şebekelerde kullanılması halinde, hızı teorik olarak 14 Mbps'e çıkabilen 3N şebekesinin Türkiye'de kurulması bir süre gecikmiş oldu. 3N gerekli idi veya değildi tartışmasını daha fazla girmeden, mobil telekomünikasyon ekosisteminin bu ve benzeri can sularına ihtiyaç duyduğu gerçeğini artık kabul etmemiz gerekmekte. Bu köşenin dikkatli okuyucuları gayet iyi hatırlayacaklardır ki, 3N'de yaşanan bu gelişmelerden çok önce 2N şebekelerde yaşanan bazı sıkıntıların ortadan kaldırılmasına yönelik için bazı çözüm önerileri getirmiştik.
Yaşanan bu dönemin tüm taraflar için üzücü, rencide edici olduğunu ve iş ilişkisinde güvenirlik konusunda erozyon etkisi yarattığını düşünmekteyim. Bu nedenle, önümüzdeki süreçte işletmecilerin Telekomünikasyon Kurumu ve Bakanlık ile ilişkilerinin daha resmi seviyede tabiri caiz ise, sınırlı bir seviyede gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.
Turk.internet.com'un sayın Dr. Tayfun ACARER'le röportajında, Kurum Başkanı 3N ihalesinin 2008 yılı içinde yapılabileceğini belirtmiştir. Sayın ACARER bu röportajında sürecin en baştan başlayacağını bildirmiş, -ki ihale iptal edildiğine göre böyle olması doğal- ve sürecin ancak tamamlanacağını belirtmiştir. Bu süreç içinde mevcut 2N şebekesinde yaşanan sıkıntılara çözüm bulunmalı. Çünkü 3N şebekesi tüm Türkiye'de yaygınlaşsa dahi, 2N şebekesi ekonomik ömrünü tamamlamadan nasıl olsa hizmetten çekilemeyecek.
Her neyse yaşanan bu süreçten, bu süreci nasıl yönettiğimizden hepimizin çıkaracağımız dersler var. Ama bir de başlıkta verdiğimiz ata sözü var. Hadi hayırlısı eskilerin dediği gibi yaşayan görecek.
Ankara 27.09.2007
|