Ben, dernekleri spor klüplerine veya siyasi partilere
benzetiyorum. Türkiye’mizde dernekler; aynı işi veya görüşü paylaşan
kişilerin zaman zaman biraraya gelmesi ve sohbet edilmesi amacı ile
kuruluyorlar. Elbette ki istisnalar var. Türkiye Elektronik Sanayicileri
Derneği, TESİD bunlardan bir tanesi. Amaçları ve hedefleri belli,
üyeleri tarafından maddi ve manevi desteklenen ve gerçekten üyelerine
ve sektöre birşeyleri verebilen bir dernek.
Telekomünikasyon sektörü çok geniş: Bilgisayar, komünikasyon yazılımı,
Internet, uydu sistemleri, telefon santralları, sabit ve mobil telefonlar,
TV ve radyolar, telefon şebekeleri hep sektörümüz içinde alt sektörler.
Ancak, herbiri tek başına artık birşey ifade etmiyorlar. Çözümler,
hep bütünleşik.
O zaman neden bir sürü dernek kuruluyor? Neden komünikasyon sektörüne
küresel bakamıyoruz? Birbirinin içinde olan alt sektörler ayrı ayrı
dernekleşeceğine, çalışma grupları oluştursalar ve tek bir çatı altında
toplansalar çok büyük bir güç oluşturmayacaklar mı?
Çalışma grupları, hedefleri doğrultusunda yaptıkları çalışma veya
isteklerini dernek aracılığı ile yurtiçi ve yurtdışında gerekli yerlere
iletebilseler daha rahat sonuç almayacaklar mı?
Yedi tane bilgisayar ve yazılım derneği, üç tane komünikasyon derneği,
iki tane işadamları derneği bir bütün olabilseydi, “Tüm Telekomünikasyoncular
Derneği” olsalardı...
En azından, bugün dünyada “standart” kabul edilmiş bir Türkçe bilgisayar
klavyemiz olurdu. Internet kullanımında dünyadan bu kadar geri kalmazdık.
Türk Telekom özelleşmiş olurdu. Yabancı sermaye, sektörümüze yağmur
gibi yağardı. ISDN hizmeti çoktan başlatılmış olurdu. Akıllı kartları
yaygın olarak kullanmaya başlamış olurduk. Bunlar bir çırpıda aklıma
gelenler. Herşey o kadar zor ki? Bayılıyoruz işleri karmaşık hale
getirmeye.
Ülkemizin en elit sektörüne hiç yakışmıyor. Aslında herşey o kadar
kolay ki, yeter ki bir bütün olabilelim. Yeterli bilgi ve insan gücüne
de sahibiz. İsteyelim yeter!
Saygılarımla,
Merih IŞIN